Yalçıntaş, Dünyada krizin derinleştiği ekim ve kasım ayları geride kaldı. Türkiyede finans krizi riskinin yüksek olmadığı ortaya çıktı. Ancak küresel mali krizin Türk reel sektörünü derinden etkilemesine izin verilmemelidir. Bunun için de kamu yatırımlarının artırılması, istihdam yükünün hafifletilmesi, vergilerin ötelenmesi ve uygun şartlarda kredi temini anahtar öneme sahip dedi.
Yalçıntaş, piyasayı canlandırma önerilerini şöyle sıraladı: Doğrudan istihdam sağlayıcı kamu harcamalarının artırılması çok önemli. Kamu yatırımlarını artırarak devam ettirmek gereklidir. İşveren üzerindeki yükün de hafifletilmesini bekliyoruz. SSK işveren primlerinde yapılan 5 puanlık indirim çok büyük fayda sağladı. Bu dönemde imkanlar ölçüsünde yeni indirimler yerinde olacaktır. Ayrıca, işten çıkarma yerine, çalışma süresini geçici olarak azaltarak farkın İşsizlik Fonundan karşılanmasını içeren Kısa Çalışma Formülü, işçi ve işvereni kısa süreli de olsa rahatlatabilir. Öte yandan, vergilerin ötelenmesi ve özellikle KOBİlere uygun kredi sağlanarak finansman sorunlarının azaltılması gereklidir.
Başkan Yalçıntaş, global gelişmeler göz önünde bulundurularak alınacak başka önlemler de bulunduğunu kaydetti. Yalçıntaş, bunları şöyle özetledi: Geçici vergiler Mayısa ertelenmeli. Peşin vergiler uygun ölçüde taksitlendirilmeli. Üretimde kullanılan hammadde ile enerji maddeleri üzerinden alınan ÖTV ve KDV bir süre için indirilmeli. Reel sektör kredileri için bir Kredi Garanti Fonu oluşturulmalı. Dahili girdi kullanımı ödüllendirilmeli. Enerji zamları ertelenmeli. Ayrıca özel sektörün devletten alacaklarının geciktirilmeden ödenmesi de çok önemlidir.
Geçen iki aylık süreçte ülkemizde para piyasalarında kaynak açısından ciddi bir sorun yaşanmadığını belirten Yalçıntaş, şunları söyledi: Son gelişmeler iş aleminin ihtiyaçlarının gözetildiğini ve bizim önerilerimizin de ciddiye alındığını gösterdi. Gelir ve Kurumlar Vergisi ile KDV borçlarının taksitlendirilmesi, Eximbank kredilerinin artırılması, bankaların döviz mevduatları için Merkez Bankasında tuttuğu zorunlu karşılıkların yüzde 9a çekilmesi hep bu mantığın ürünü. Bugün giderilmesi gereken sorun ise kriz endişesi ile yatırım ve harcamalardan kaçınma korkusu ve dolayısıyla talep yetersizliğidir.
Perakende fiyatlar 2008 yılında ortalama %12.95, toptan fiyatlar ise % 11.44 artış gösterdi
2008 yılı Aralık ayında Perakende fiyatlarda %-1,11, Toptan fiyatlarda ise %- 2,29 oranında azalış kaydedilmiştir.
İstanbul Ticaret Odasınca hazırlanan 1995 bazlı Geçinme İndeksine göre, İstanbulda perakende fiyatlar, 2008 yılında ortalama %12.95, Toptan Eşya Fiyatları İndeksine göre toptan fiyatlar ise ortalama %11.44 oranında artış gösterdi. Söz konusu indekslerin bir önceki yılın aynı dönemi ile mukayeselerinde perakende fiyatlarda %8.60, toptan fiyatlarda %7.86 artış kaydedilmiştir.
Aylık değişim oranları itibariyle 2008 Aralık ayında perakende fiyatlarda %-1.11, toptan fiyatlarda ise %-2.29 oranında azalış görülmüştür.
