İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan ve 31 senedir Net Civatada çalışarak sektördeki en eski profesyonel çalışanlardan biri olan Net Civata Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Berber, Net Civata ve bağlantı elemanları sektöründeki gelişmeler hakkında bilgiler verdi.
SUBCONTURKEY: Net Civata ne zaman kuruldu? Gelişimi ve üretimi hakkında bilgi verir misiniz?
Ahmet Berber: Net Cıvata, 1950li yıllarda kuruldu. Kurucularımız merhum Mustafa Ketenci, oğulları merhum Erdoğan Ketenci ve Ömer Er Ketenci ile beraber kurdular. Yaklaşık 20 sene kadar Ayvansaraydaki yerimizde imalata devam ettik, 1972 yılından beri de şuan ki yerimiz olan Sefaköyde imalata devam ediyoruz. Net Civata bir aile firmasıdır. Bağlantı elemanları konusunda Türkiyenin en büyük 3 fabrikasından biriyiz. Somun dışında her türlü bağlantı elemanı ve soğuk dövme parçaları üretme yeteneğine sahibiz. Üretim aralığımız, M4 ile M22 çap ve 220mm boya kadardır. Bildiğimiz kadarı ile ülkemizde 220 boya kadar soğuk dövme ile üretim yapan Net Civatadan başka fabrika yok. Otomotiv ve otomotiv yan sanayi ağırlıklı olarak çalışıyoruz, bunun yanı sıra beyaz eşya sektörüne de hizmet vermekteyiz. Üretimimizin %60ını Avrupaya ihraç etmekteyiz. Üretim yeteneği olarak sektörümüzün bir numarasıyız. Türkiyenin cıvata sektörü Avrupada çok iyi konumdadır. Kalite, teslimat ve fiyat konularında Avrupalı rakiplerimizi geçmiş durumdayız.
Kendi bünyemizde Türkiyenin en modern ısıl işlem fırınlarına sahibiz. Isıl işlem kapasitemiz 1450 kg/saattir.
Ürettiğimiz ürünlerin kaplamasını yine kendi kurduğumuz kaplama tesislerimizde yapıyoruz. Çinko kaplama tesisimiz; İsveç Volvo firması tarafından onaylanmış, Türkiyenin ilk ve tek ISO TS 16949:2002 Kalite belgeli tesisidir. Eski ismiyle Dacromet yeni ismiyle Geomet kaplamayı Türkiyeye getiren ilk lisanslı firmayız. Daldırma usulü bir kaplama çeşididir ve tuz testi dayanımı oldukça yüksektir. Kaplama tesisimiz %95 bize hizmet veriyor. Net Civata kalıp konusunda Türkiyeyi aştı. Rakiplerimizi küçümsemek amaçlı değil ama durum bu. Şunu da belirtmek gerekir; kurucularımız seneler önce kuruluş sırasında cıvata makinesi yaparak bu işe başlamışlar ve daha sonra cıvata imalatına geçmişlerdir. Makinecilik kökenimizde olduğu ve teknik detaylara tamamen hakim olduğumuz için, tüm kalıplarımızı kendimiz dizayn edip kendimiz yapıyoruz. Soğuk dövme kalıplarını yapmak büyük bir kabiliyettir. Türkiyede buna yaklaşan bir firma olduğunu da sanmıyorum.
Net Civatanın üretim kapasitesi yılda 8500 ton,30 trilyon ciromuz var. Büyük yatırımlar yaptığımız için tam kapasite ile çalışamıyoruz şuan. Sefaköyde yaklaşık 8500 metrekare alanda faaliyet gösteriyoruz. Firmamızda 205 kişi çalışıyor. Türkiyede FORD Q1 ödülüne sahip ikinci cıvata fabrikasıyız.
Çalıştığımız yerli firmalar arasında Tofaş, Türk Traktör, Ford, Arçelik gibi firmalar bulunmaktadır. Renaultun Türkiyeden cıvata aldığı tek imalatçıyız, ayrıca büyük otomotiv yan sanayi firmalarına da ürün veriyoruz. Yurtdışında direkt olarak ürün verdiğimiz firmalar ve endirekt olarak çalıştığımız firmalar var. Bosch Nünberg fabrikasının tek imalatçısıyız ve hatlarına direkt ürün veriyoruz. Dolaylı olarak Mercedes, Ford, Volvo gibi firmalara da cıvatalar veriyoruz. İhracatımızın tamamını Avrupaya gerçekleştiriyoruz.
SUBCONTURKEY: Yurt dışında fuarlara katılmadığınız halde bu ihracat başarısını nasıl yakaladınız?
Ahmet Berber: Reklam ve tanıtım konusunda firmamız biraz zayıf kalmış olabilir ancak bugüne kadar bizim tanıtımımızı; kaliteli ürünlerimiz, zamanında sevkiyatımız ve rekabetçi fiyatımız nedeni ile hep müşterilerimiz yaptı ve hala da yapmaya devam ediyorlar. Fuar ve reklam çalışması yapmadan böyle bir rakamı yakalamak başarıdır. Biz yaptığımız ürünlerle kendi tanıtımımızı yapıyoruz, ara mamul üretiyoruz ve kaliteyi arayan bizi buluyor. Müşterilerimizin bir kısmını biz bulduk, bir kısmı da bizi buldu. Yeniden yapılanma sürecinde çok güçlü bir pazarlama departmanı oluşturduk. Bundan
sonraki planlamamız içerisinde fuar ve tanıtım organizasyonlarımız olacak. Firmamız için kalite olmazsa olmazlardan biridir. ISO TS 16949 ve EN ISO 14001 belgelerimiz var. 2006 yılında Tofaşın verdiği TOFAŞ-FİAT kalite ödülünü alan ilk cıvata firmasıyız. Ucuzluk %100 bir etken değil, kalite standartlarımız Avrupaya ihracat yapmamızı sağlıyor.
Cıvata imalatı çok zahmetli bir iştir. Cıvata denilince insanın aklına bir tane demir geliyor ama bunda 0,01 mm hassasiyet ile çalıştığınızı, dakikada 200 tane cıvata yapan makineden çıkan cıvatanın sıfır hatada olmasının gerektiğini herkes bilmiyor. Bir arabada binlerce parça var ama enteresan olan cıvata olmadan bir otomobil üretimine başlayamıyorsunuz. Bu kadar stratejik bir ürün olmasına rağmen yeteri kadar değer verilmiyor. Çünkü değeri çok düşük ve kuruşlarla ifade edilen değerlere sahip, sakız fiyatına satamıyorsunuz.
SUBCONTURKEY: Krizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ahmet Berber: Kriz dönemi için hazırladığımız planlarımızı uygulamaya başladık. Temel olarak işçi çıkarmadık ve çıkarmayı da düşünmüyoruz. 3 vardiya üretime devam ediyoruz. Stoklarımızı makul seviyelere indirdik. Üretim %30 daraldığı için 3 haftalık senelik izne çıktık. Dünya çok büyük ve piyasanın binlerce ton bağlantı elemanına ihtiyacı var. Bu dönemde krizi iyi yöneten firmalar ayakta kalacaktır. Net Civata olarak, 2009 yılında 2008 yılının cirosunu yapacağımıza inanıyoruz. Bu krizi de başarı ile atlatacağımızı düşünüyorum.
SUBCONTURKEY: BaÅŸka eklemek istedikleriniz?
Ahmet Berber: Net Civata olarak çevreye duyarlıyız ve çevreyi korumak adına önemli yatırımlarımız oldu bununla birlikte sosyal sorumluluklarımıza sahibiz ve aldığımız tüm kararları bu temele oturtuyoruz. Şu anda ortalama kıdemimiz 13 senedir. Türkiyede böyle bir firma bulmak çok zordur. Yatırımlarımızdan sonra 65 kişi son iki üç yılda alındığı için bu ortalama biraz düştü.
Türk sanayicisi olarak Avrupanın en pahalı enerjisini kullanıyoruz. Bunun yanında sıfır teşvik var. İşçilik pahalı ama emeğiyle kazandığını hak ediyor. Enerji ve doğalgaza büyük paralar harcıyoruz. Enerji ve doğalgazda yapılacak teşvikler Türkiye sanayisi için gereklidir. Kriz fırsata dönüşebilir, bu da ancak ilgili sektörlere gerekli yardımların bir an önce yapılmasıyla olur.