SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, PerÅŸembe

Ocak 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 57

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Yalçın İpbüken
yipbuken@lean.org.tr


Üst yönetimin en önemli işi müşterilerini bilmektir


Amerika Birleşik Devletlerinde otomotiv pazarı başta General Motors olmak üzere Ford ve Chrysler kontrolündeydi. 1990lı yıllarda GM, Amerikan pazarının %45ini tek başına kontrol ediyordu. GM, Ford aynı dönemde ilki 4,5, diğeri 7,3 milyar dolar kâr ederken 1993-1998 döneminde Toyotanın ortalama yıllık kârı 2,5 milyar dolardı. Hâlbuki günümüzde bu 3 Amerikan otomotiv devi yerlerde sürünmektedir, Amerikan senatosuna ve hükümetine avuç açarak kurtarılışı beklemektedir. Olayları yakından incelediğimizde en büyük nedenler:

• Üst yönetimlerin kibirleri, açgözlülükleri ve öğrenmekteki isteksizlikleri (bkz. e-mektup [Ekim 2008]),
• Ürünler konusunda sistematik olarak yanlış karar vermeleri,
• Başta Toyota olmak üzere rakiplerinin ne yaptıklarını çok iyi bilmelerine rağmen gördüklerini, öğrendiklerini hayata geçirememeleri,
• Müşterinin istek ve beklentilerine uygun ürünler yerine, çevreyi kirleten ve yakıtı adeta içen araçlar üretmekte ısrar etmeleri,
• Kısa vadeli çıkar peşlerinde koşmalarıydı.

1993 yılında Toyota G21 isimli gizli bir projeye başlarken GM, Ford ve Chrysler milyarları özel ticari araçlara (SUV) harcıyordu. Toyotanın G21 projesi enerji sarfını en aza indiren Hybrid yakıt kullanan Prius projesini hayata geçirmekle meşguldü. Toyota Yönetim Kurulu, fosil yakıt kullanımını en aza indiren, gelişmiş akülerle elektrik enerjisi kullanan, çevreyi en az kirleten, küresel ısınmayı en aza indiren araç projesi ile uğraşırken; GM, Ford ve Chrysler kısa dönem kârları ve astronomik yönetici primleri için enerji israfını en üst düzeye çıkaran Hummer tipi araçlarla uğraşıyor ve bu aracı ticarileştirmek için 1 milyar dolar harcıyordu. Askeri amaçlar için bir derece faydalı olan bu aracın ticari i 15 kmde yaklaşık 3,8 litre yakıt harcıyordu. Bugünlerde bu araca talep o kadar azaldı ki, GM Hummer üretimine ara verdi. Şu sırada tüm dünya ve Amerikada otomobil satışları %35-50 arasında azalırken, Toyotanın Prius aracına talep her gün artmakta ve insanlar sıra beklemektedir. Tüm dünya krizi büyük endişe ile yaşarken talep tam olarak ortadan kalkmamaktadır. Toyota, Honda, Nissan gibi otomotiv üreticileri, talep azalsa da günün koşullarına çok uygun ürünler sayesinde daralan piyasalarda tercih edilen firmalar olmaktadırlar. GM, Ford ve Chrysler Amerikan hükümeti ve parlamentosundan 25 milyar dolar yardım isterken Toyota ve Hondanın kârları azalsa da dimdik ayakta durmaktadırlar.
 
Tekstil sektöründe de inanması güç altüst oluşlar meydana gelmektedir. İspanyanın La Coruna şehrinden çıkan Zara isimli bir tekstil ve konfeksiyon ürünleri üreticisi ve satıcısı, bu sektörü tam manası ile dönüştürmektedir. Nike, Addidas gibi dünyanın en tanınmış markaları, dünyanın en pahalı üreticileri kendilerini Zara dalgasına uydurmaya çalışmak-tadırlar.
 
Eskiden konfeksiyon ürünleri yazlık, kışlık sezonlar için büyük partiler halinde uzun tasarım, temin, üretim, lojistik faaliyetlerinden sonra ürünler satışa sunulmak üzere vitrinlere konurdu. Uzun süre vitrinlerde kalır, satılanlar satılır, satılamayan ürünler yok pahasına elden çıkarılırdı.
 
Şimdilerde Zaranın iş ine uygun olarak yeni konfeksiyon ürünleri sıfırdan 3 hafta içinde dünyanın her noktasındaki mağazaların vitrinlerine yerleştirilmektedir. Tasarım 1 haftada, üretim ve malzeme temini 1 haftada, gönderme ve vitrinlere yerleştirme ise 1 haftada gerçekleştirilmektedir. Eskisine göre çılgınca bir yarış sürmektedir. Dünyanın her noktasındaki müşteri 3-4 hafta aralıklarla Zara mağazasına girdiğinde, kendine uygun özgün yeni lerin kendine uygun fiyatlarla sunulabildiğini bilmektedir.
 
Zaranın başı çektiği Nike, Addidas gibi markalar da kendilerini yeni şartlara adapte etmekte gecikme-mektedir.

Günümüzde her şeyin belirleyicisi hız, esneklik, farklılık, kalite ve rekabetçi fiyat gelmektedir. Bütün bunları yerine getirirken kârlı olmayı da becermek gerekmektedir. Zara trendleri inanılmaz bir örgütlenme ile yakından takip etmekte, müşterilerin yaşam tarzı ile yakından ilgilenmekte, yeni trendleri oluşturabilmektedir. Dünyanın her noktasına yayılmış olan mağazaları aracı ile her satış noktasından müşteri talep ve beklentileri ile ilgili bilgiler anında Zara merkezine akmaktadır. Satış ekipleri içinde moda tasarımcıları da yer almaktadır. Kararlar çok çabuk alınmaktadır. Üretilen miktarlar kısıtlı olduğundan gün gün satış noktalarından gelen haberlere göre aynı malın üretimine devam edilmekte veya üretimden kaldırılabilmektedir.
 
Bir şirketin en önemli işi müşterilerini bilmek, ihtiyaçlarını kestirebilmek, değer üretebilmektir. Müşteriler daha kendi ihtiyacının farkında olmadan, karşılanmamış, belirginleşmemiş ihtiyacının cevabı olan ürünü sunabilmek için müşterinin yanında olmak, içinde olmak gerekiyor. Üstelik bunu yaparken tam bir tevazu içinde olmak, ben bilirim dememek, kibirli davranmamak gerekiyor.
 
Kendi meslek yaşamımızda bu kibir tuzağına, ben bilirim tuzağına düşen mal sahipleri, güçlü kibirli üst yöneticiler gördük, tanıdık. Bu kişilerin nasıl kuruluşlarını zaman içinde zora soktuklarına tanık olduk. Bu kişiler önceki başarılarının büyüsü altında adeta müşterileri adına karar verir oldular. Müşterileri için en iyisini kendilerinin bildiklerine kendilerini o kadar inandırdılar ki, kimseye danışma ihtiyacını duymadılar, kimsenin fikrine önem vermez oldular. Yalnız sayılar, yalnız cirolar ve elde edilen dönem kârı ve sonunda elde ettikleri yıl sonu primleri onlara yetti. Teknolojide, rakiplerde olanlar, yapılanlar çok ilgilerini çekmedi. Zaman içinde değişimin dev dalgaları bu tür kişilerin firmalarını ciddi sıkıntılar içerisine soktular.

Yalçın İpbüken Kimdir?

1940 yılında doğan Yalçın İpbüken, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur. Evli, 2 çocuk, 4 torun sahibidir. İngilizce ve İtalyanca dillerini bilmektedir. İş hayatına The Tumpane Companyde Personel ve İdari İşler Şefi olarak başlayan (1964-1970) Yalçın İpbükenin Koç Grubu ile tanışması 1970 yılında Personel Müdürü olarak başladığı TOFAŞ Türk Otomobil Fabrikasında olmuştur (1970-1982).

2000 yılı Aralık ayına kadar Kofisa Trading Co. Ortadoğu Temsilciliği, Koç Holding Başkana Yardımcı (Otomotiv), Koç Holding Koordinator (Organizasyon ve Metot) görevlerinde bulunmuş, iş yaşamının son 3 yılında da i.d.e.a. İnceleme, Danışmanlık, Eğitim ve Araştırma Merkezi A.Ş.nin Genel Müdürlüğünü yapmıştır. Aynı şirketten 2000 yılı sonunda emekli olmuştur.

2001-2002 yıllarında Dünya Bankası tarafından desteklenen, Bureau of Educational and Cultural Affairs of the U.S. State Department tarafından sponsorluğu yapılan, SECI (Southeast European Cooperative Initiative) bölgesi ülkelerinde ticaret ve nakliye sorunlarını çözmeyi hedefleyen, Trade and Transport Facilitation in Southeast Europe projesi kapsamında hazırlanan Training Facilitation Component çalışmasının koordinatörlüğünü yürütmüştür. Bu proje, Dünya Bankası tarafından örnek çalışma olarak belirlenmiştir.

Yalçın İpbüken, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Yönetim Kurulu Üyesidir. Gençliğinde Galatasarayda basketbol oynamış (1953-1960), Genç Milli olmuş, TOFAŞ SAS kulübünü kurmuş ve Başkanlık yapmış (1974-1982), Türkiye Güreş Federasyonu Başkanlığı (1987-1988) yapmıştır. Sporun her seviyesinde görev almıştır.

Yalçın İpbüken 2002 yılı Haziran ayından itibaren Yalın Enstitü Derneğinin kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanıdır. Yalın Enstitü Derneği (www.lean.org.tr), başta James Womack ve arkadaşlarının teklifi ve desteği ile Türkiye sınırları dâhilinde Yalın Felsefeyi benimsetmek, yalın uygulamaları ülke genelinde yaygınlaştırmak ve uygulama destekli eğitim faaliyetleri yürütmek üzere Türkiye Cumhuriyeti yasaları çerçevesinde dernek statüsünde kurulmuş kar amacı gütmeyen bir kuruluştur.

Dünyayı Değiştiren Makine ve Yalın Düşünce kitaplarının yazarı James Womack tarafından 1997de ABDde kurulan Lean Enterprise Institute (www.lean.org) ve Prof. Daniel Jones tarafından İngilterede kurulan Lean Enterprise Academy (www.leanuk.org) Yalın Düşünce Sistemini tüm dünyada yaygınlaştırmak amacıyla eğitim faaliyetlerini sürdürmekte ve pek çok ülkede (Brezilya, Almanya, Hollanda, Polonya, Fransa, Avustralya, Çin, İspanya, Meksika, Hindistan, Danimarka, İtalya, Güney Afrika) aynı amacı paylaşan enstitülerin kurulmasıyla yaygınlaşmaktadır.

 

  İlgili Haberler

 

Yalçın İpbüken: Yalın Yönetim Felsefesinde Herşey Müşteri İle Başlar ve Müşteri İle Sonuçlanır
İhracatta Yeni Pazarlara Ulaşmak için-Turkish Automotive Suppliers Magazine
Otomotiv İhracat Adresleri
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.

  İlgili Yazılar

 

Yalın Dönüşüm için 100 günlük eylem planı
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi