SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Subat 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 58

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

İş Sağlığı ve İş Güvenliğinde Genel Bilgiler

Erol Kural
Kimya Mühendisi
İSG-İş Sağlığı ve İş Güvenliği Teknik Danışmanı ve İstanbul Adliyeleri Bilirkişisi

TERMİNOLOJİ

İş Sağlığının Genel Tarifi:
İnsan ile iş ilişkilerini sağlık yönünden inceleyen bilim dalıdır.

İş Sağlığının Geniş Kapsamlı Tarifi:
Çalışanların sağlıkla ilgili her türlü sorunları ile ilgilenen halk sağlığı dalıdır.

İş Güvenliği Nedir?
İş kazalarını, meslek hastalıklarını, yangınları ve sanayileşme hastalığı denebilen insan bunalımlarını ortadan kaldırmak veya azaltmak için yapılan çalışmaların tümüne denir.

İş Kazası Nedir?
Olaylar zincirinde beklenmedik ve hatalı bir davranış ya da teknik arıza nedeniyle ortaya çıkan, sonucunda her zaman bir sakatlanma, ölüm yada tahrip görülmezse bile belirli bir faaliyetin tamamlanmasını engelleyen olaydır.

Meslek Hastalığı Nedir?
Çalışma hayatında, işin yürütüm şartların nedeniyle ileri gelen hastalıklara meslek hastalığı denir.

Gürültü ve Etkileri
Ses, hava basıncındaki dalgalanmaların kulaktaki etkisinden ileri gelen bir duyudur. Gürültü ise genellikle istenmeyen ses olarak tanımlanmaktadır.

Aşırı gürültü, rahatı, güvenliği ve dolaylı olarak da verimliliği etkiler. Gürültünün giderek artması kişiler üzerinde önce rahatsızlık duygusu yaratmakta, arkasından konuşmayı zorlaştırmakta ve en sonunda işitme gücünü azaltmaktadır.

Aşırı gürültü içinde kısa süre bulunma bile geçici sağırlığa yol açabilmektedir. Bu tür sağırlık birkaç dakika içinde ortadan kalkabilir yada haftalarda, hatta aylarca sürebilir. Bu tür geçici sağırlıklar daha önceden var olan işitme duygusu eksilmelerinin de üzerine binebilmektedir.

İleri yaşlarda tiz seslere karşı olmak üzere, işitme duygusunda bir eksilme söz konusudur. Yaşlılıkta ileri gelen sağırlıkta gürültü düzenlerinin arasında bir ilişki yoktur.

Aşırı gürültü işe verilen dikkati azaltmakta, sinirliliğe yol açmakta, karşılıklı anlaşma olanaklarını kısıtlamakta, kişiler arasındaki ilişkiler üzerinde olumsuz sonuçlar oluşturmakta ve işitme duygusunun azalmasına kadar gidebilmektedir.

Gürültünün aşırı bir düzeye ulaştığı yerlerde kişilerin daha çok yanlışlık yapma eğiliminde oldukları saptanmıştır. Bu yanlışlıklar ise üretimin kalitesini etkiledikleri gibi önemli kazalara da yol açabilirler.

Aşırı gürültü gerçek bir tehlike kaynağıdır. Etkileri de birçok durumlarda sürekli ve son derece önemli olabilmektedir. Gürültünün azaltılması işçinin daha etkili, verimli, doğru ve güvenli olarak ve en az yoğunlukta çalışabilmesini sağlayan çalışma koşullarının yaratılmasında önemli bir etmen olmaktadır.

Endüstride Gürültünün Kaynakları

-Vurucu tipten dövme, perçinleme, çakma makineleri ile kesici, ezici ve şekil verici makineler

-Pompaların, kompresörlerin, türbinlerin, vantilatörlerin, jet motorların ve vanaların sıvı ve gaz itici etkileri

-Fırın ve motorların ateşleme gürültüleri

-Transformatör ve dinamoların yarattığı manyetik sesler

-Çevirici dişler, motor ve makinelerden gelen titreşim ve sürtünme sesleri

Fabrikalarda Gürültüyü Önleme Yol ve Yöntemleri

-Gürültünün çalışan personel üzerindeki etkileri, artan yoğunluk derecine göre, huzursuzluk, konuşmada güçlük çekme ve işitme duygusunun yitirilmesi olarak sıralanır.

-Fabrika dışına taşan gürültüler, o dolaylarda oturanların yakınlarına yol açmaktadır. Bu durumun fabrika seçiminde, kullanılacak sürecin saptanmasına ve genel yapı planlarında gözden uzak tutulmaması gerekir. Kurulu fabrikalarda ise daha gürültülü bir sürece geçmeden yada yüksek güçlü makineler yerleştirilmeden önce, dışarı taşabilecek gürültüyü hesaplamak gerekir.

-Çıkan gürültünün nicelik bakımından azaltılması, gürültü ile savaşta enerji yaratıcı gürültüyü sınırlamaktan daha etkilidir. Örneğin çok katlı fabrikalarda makinelerle taban arasına yalıtıcı malzeme yada amortisörler konulması gürültü düzeyini büyük ölçüde azaltacaktır.

-Gürültülü makineler olanaklar ölçüsünde, bir araya getirilip özel bir atölyede toplanmalıdır. Çok katlı fabrikalarda gürültülü makinelerin genellikle yeraltı katlarına yerleştirilmesi yoluna gidilmelidir. Yapıya bağlı olmaları nedeniyle gürültülerini duvarlardan titreşim yoluyla buralara ve öteki atölyelere itebilen makinelerin de ayrı bir yapıya yerleştirilmesinde yarar vardır.

-Gürültü kaynaklarını sessiz çalışma gerektiren yerlerden olanaklar elverdiği derecede uzak yerlere yerleştirilir. Büyük fabrika alanlarında böylece önemli bir gürültü azaltılma oranı elde edilebilir.

-Çatı yada tavan altına ses emici kaplama yerleştirilmesi, gürültü kaynaklarının birbirine çok yakın bulunmadığı, gürültünün vurucu tür makine ve gereçlerden ileri geldiği durumlarda başarılı sonuçlar vermektedir. Ayrıca, ses emici kaplamaların ısı yalıtımı amaçlarıyla kullanılabileceği de unutulmamalıdır.

BAŞLICA MESLEK HASTALIKLARI

Metal ve Metalsilerle Oluşan Meslek Hastalıkları

-Kurşun ve Kurşun Bileşikleri İle Zehirlenme: Görüldüğü başlıca yerler şunlardır; Kurşun madenciliği ve buna bağlı işlerde, kurşun izabesi, kurşun boya üretimi ve kullanılmasında, akümülatörler sanayi v.s.de kurşun buhar ve tozuna maruz kalmak.

-Manganez ve Manganez Bileşikleri İle Zehirlenme: Parkinson tipinde nörolojik belirtiler gösterir. Görüldüğü yerlerse; madenin elde edildiği ve kullanıldığı işyerlerinde toz ve dumanına maruz kalınan yerlerdir.

-Cıva ve Cıva Bileşikleri İle Zehirlenme Sonucu Çeşitli Belirtiler: Akut ansefalopati, erethizim, titreme, stomatit nefrit. Görüldüğü başlıca yerler; cıva madenciliği, izabesi, rafinerisi, cıva bileşiklerinin üretimi ve baz ekipmanın yapılması.

-Arsenik, Arsenikli Hidrojen ve Arsenik Bileşikleri: Deri lezyonları ulserasyonlar, dermotozlar, burun leziyonları, konjuktivler, akut gastroestestinal bozukluklar, hemoglobinuri nefrit. Bu maddenin üretilmesi ve kullanılması; arsenikli boyaların imali ve kullanılması, cam imalinde anhidrit arseniy kullanılması, ensektisit olarak kullanılması.

-Amonyak: Konjuktivit, blafarit, kronik bronşit. Görüldüğü başlıca yerler; Amonyak yıkama, kesif nitrit asit üretimi, amonyak üretimi, depolanması, kullanılması.

-KLDR: Stomatitler, mide bozuklukları ekzamatoz lezyonlar, diş bozuklukları.

Organik Maddeler

Organik Hidrokarbonlar:

-Formaldehit ve polimerleri; Ülserasyonlar, subakut, kronik ekzamatiform, dermatitler. Görüldüğü başlıca yerler; Formaldehit üretimi, solüsyonlar hazırlanması ve kullanılması.

-Karbon Tetraklorür; Nefrit hepatit, akut asabi arızalar. Görüldüğü başlıca yerler; Karbon tetraklorür üretimi, çözücü olarak kullanılması ve yangın söndürücüler.

-Karbon Monoksit; Baş ağrısı, baş dönmesi, kusma sekelli zehirlenmelerde mental ve nörotik bozukluklar. Görüldüğü başlıca yerler; Çok muhtelif endüstride.

Tozlardan Oluşan Akciğer Toz Hastalıkları (Pnomokonyozlar)

-Slikoz; Serbest silis oksitle oluşan akciğer fibrozu. Görüldüğü başlıca yerler; Maden ocakları, taş ocakları, seramik sanayi, dökümhane.

-Asbestoz; Amyant tozları ile oluşan bronko-pulmoner fibrozis. Görüldüğü başlıca yerler; Amyant üretimi, amyant tekstil sanayi, tecrit malzemesi üretimi.

-Bisinoz; Pamuk lifleri, yaprak ve keten, kenevir tozlarının inhalasyonu ile oluşan belli zamanlarda kendini gösteren astma nöbetleri olan fibrizis. Görüldüğü başlıca yerler; Tekstil sanayi, harman hallaç, fitil dairelerinde, çırçırlarda.

MADEN OCAKLARINDAKİ GAZLAR

Nitrojen (Azot) N2: Azot gazı renksiz, kokusuz, tatsız ve havadan hafif bir gazdır. Normal havanın karışımı %79 Azot ve %21 oksijen olarak kabul edilir.

Azot yanıcı ve zararlı bir gaz olmamakla beraber muhtelif oksitler müthiş zehirli olabilmektedir. Bazı durumlarda yüksek azot konsantrasyonları metal madenlerin tabakaları arasındaki boşluklardan intişar edebilmektedir. Zehirli olmadığından insanlara zarar gelmez. Azot genellikle dinamitlerin infilaktan sonra oluşturduğu gazlarda bol miktarda bulunur. 1 kilogram kara barut 87 ve 1 kilogram dinamit ise 135 litre azot neşretmektedir.

Karbondioksit (CO2): Karbondioksit, organik maddelerin oksidasyonu ile insan ve hayvanların solunumlarından oluşmaktadır. Renksiz, kokusuz, havadan ağır, tatsız bir gazdır. Havadan ağır olduğu için ocaklarda taban ve tabana yakın yerlerde bulunur. Kör bacalarda, kuyu tabanlarında ve kuyu yerlerde birikmektedir.

Karbondioksit insanlara solunum yolu ile tesir etmektedir. Zehirleyici olmakla beraber boğucudur. %0,5 oranında CO2 ihtiva eden normal bir hava karışımını teneffüs zorunda kalan bir insanın solunumu normal solunuma nazaran daha sık ve daha derin olmaktadır.

Şayet CO2 oranı %2yi bulursa solunum miktarı %50, %5i bulursa %300 artar. Eğer CO2 oranı %10u bulursa birkaç dakika gibi kısa bir zamanda boğulma vukuu bulur.

CO2 gazı -78,5 derecede katı hale gelmektedir. Kuru buz tabir edilen bu madde bazı batı ülkelerinde yangın söndürmede inert gaz olarak kullanılmaktadır. Sıvı haldeki CO2 ise bazı kömür maddelerinde patlayıcı madde olarak kullanılmaktadır. CO2 etkisini daha ziyade teneffüs edilen havada %3 -4 oranında bulunduğu zaman solunum güçleşmesi şekliyle göstermektedir. Bu oran %11,5e yükselince baygınlık ve şuur kaybı gibi olaylar vukua gelmektedir. Eğer bu ortamda kalınırsa birkaç dakika içinde boğulma ve ölüm oluşur.

Karbonmonoksit (CO): Havada normal şartlar altında bulunmayan renksiz, bedensel lezzette ve kokuda havadan hafifi (Ö.A 0,97) bir gazdır.

Karbonmonoksidin en mühim özelliği en düşük konsantrasyonlarının dahi zehirleyici ve öldürücü olmasıdır. Maden ocaklarında vukuu bulan grizu ve kömür tozu infilakları yüksek miktarda CO gazı teşekkülüne neden olmaktadır.

CO gazı yanıcı olduğundan terkibinde %12,5-75 CO ihtiva eden bir hava karışımında patlama olmaktadır. En uygun infilak ortamı %28 olan COin, yüksek sıcaklıklarda daha aşağı oranlarda da infilaka neden olabileceği tespit edilmiştir.

COin insan üzerindeki tesiri: Kandaki hemoglobin birleşmesi ve hemoglobinin dokulara oksijen taşıma kabiliyetini felce uğratması ile kendini gösterir. Hemoglobin karbonmonokside karşı çekiciliği oksijene nazaran 300 kat fazladır.

Oksijen (O2): Oksijen, havadan ağır  (Ö.A. -1,1) renksiz, kokusuz ve tatsız bir gazdır. Havadaki karışımı %21 oksijen solunum için en uygun karışımdır. Oksijen oranının azalması halinde bile muayyen bir süre yaşam devam etmektedir. Solunum yolu ile ciğerlerimize aldığımız havada oksijen oranı %20,922 iken dışarıya verdiğimiz havada oksijen oranı %17ye kadar düşebilmektedir.

Metan (CH4): Metan genellikle maden kömürü ocaklarında ve bazı durumda da metan ve benzerleri maden ocaklarında görülür.

Metan renksiz, tatsız, kokusuz, zehirleme hassası olmayan parlayıcı bir gazdır. Özgül ağırlığı 0,55dir. Kömür ocaklarındaki havada, 5-15 arası ve %12.10 ve daha fazla oranda oksijen karışımı bulunması halinde bu karışım aleve maruz kaldığı takdirde infilaka neden olabilmektedir. Metan, genellikle kafesli emniyet lambaları ve metan dedektörleri ile tespit edilmektedir.

Metan hava ile birleşerek grizu adı ile tanınan parlayıcı, patlayıcı ve tehlikeli bir gaz karışımı oluşturmaktadır.

Hidrojen Sülfür (H2S-Kükürtlü Hidrojen): Hidrojen sülfür çürük yumurta kokusunda, renksiz havadan ağır (Ö.A. 1) bir gaz olup kükürt birleşiklerinin ayrışması sonucunda oluşmaktadır.

Bu gaz bazı hallerde kükürt ihtiva eden dinamit ve barutların yanması sonucu meydana gelmekte ve ekseri kükürt madenlerinde patlayıcı maddelerin kullanılmasını takiben oluşmaktadır.

Kükürtdioksit (SO2): Sülfürdioksit, havadan ağır (Ö.A. -2,2) yanmaz, kuvvetli kükürt kokulu, tahriş edici ve boğucu bir gazdır. Sülfürlü maddelerin yanmasından oluşan bu gaz gözleri, burnu, nefes borusunu ve karaciğerleri tahriş etmektedir. Yüksek oranlardaki (SO2) %1 ve daha fazlası deriye tesir etmektedir.

Nitrojen Oksitleri - Azot Oksitler: Azot oksitleri (NO, NO2, v.s.) maden ocaklarındaki yangınlardan oluşan gazdır. Azot oksitleri nitratların ve nitratlı maddelerin ayrışması sonucu oluşmaktadır.

İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ MEVZUAT

Kanunlar:
-Belediye Kanunu, Umumi Hıfzısıhha Kanunu

-İşyerlerinin İş Güvenliği Yönünden Denetlenmesine ait Kanun

-Sendikalar Kanunu - Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu – İş Kanunu

Tüzükler:
-İş yerlerinin ve işçilere ait konutların ve sairenin haiz olması lazım gelen sıhhi vasıf ve şartlar

-İş yerlerinde meslek hastalıklarına ve bulaşıcı hastalıklara karşı alınacak tedbirler

-İş yerlerinde iş kazalarına karşı alınacak tedbirler

-İş yerlerinin kurulma ve işletilmelerine ait hükümler

-Ağır ve tehlikeli işler tüzüğü

-Parlayıcı, patlayıcı tehlikeli ve zararlı maddelerle çalışılan iş yerlerinde alınacak tedbirler hakkında tüzük

-Maden kömürü, maden cevheri ve taş ocakları işletmelerine ilişkin iş sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü

-İş sağlığı ve iş güvenliği kurullarına ilişkin tüzük

-Gebe ve emzikli kadınların çalıştırılma şartları ile emzirme odaları ve çocuk bakımı yurdu (kreşler) hakkında tüzük

-Kadın işçilerin gece çalıştırılmaları hakkında tüzük

-Yapı işlerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü

İŞ KAZALARI

Tarif ve Kaza Nedenleri:

Kaza; Belli bir zarar veya arızalanmaya neden olan, beklenmeyen ve umulmayan olaydır.  Kaza, planlanmamış, kontrolsüz ve beklenmeyen olay olup, sonuçta eşya veya kişinin arızalanmasına veya zarar görmesine neden olur.

Kaza, planlanmamış, umulmayan, çalışma faaliyetlerini kesintiye uğratan ve önleyen olaydır.

ERGONOMİ

Ergonomi: İnsanların anatomik özelliklerini, antropomik karakteristiklerini, fizyolojik kapasite ve toleranslarını göz önünde tutarak, endüstriyel ortamdaki tüm faktörlerin etkisi ile oluşabilecek, fiziksel ve psiko-sosyal stresler karşısında, sistem verimliliği ve insan-makine-çevre uyumunun temel yasalarını ortaya koymaya çalışan, çok disiplinli bir araştırma ve geliştirme alanıdır.

Ergonomide işin insana uyumu şöyle oluşur:
-Çalışılan yerin ve üretim araçlarının analizi ve düzenlenmesi

-Ses, aydınlatma, iklim, titreşim gibi iş çevresinin analizi düzenleme

-Çalışma ve mola zamanları, gece vardiyası gibi iş organizasyonun analiz ve düzenlenmesi

Ergonomide insanın işe uyumu ise şöyle oluşur:
-Kişinin işin içeriğine bireysel yatkınlığı, yaşı, cinsiyeti, bedensel yapısı dikkate alınarak yapılan işe yerleştirme

-İş öğretimi ve işe alıştırma

ÇALIŞMA DURUŞLARI VE DÜZENLENMESİ

Otururken, yürürken ve ayakta dururken vücudun nasıl taşınması konusu çok değişkendir ve Postür (Duruş) Biliminin konusudur. İş istasyonlarında çalışanlar faaliyetlerin türüne dayalı olarak oturarak, ayakta veya her iki duruma ait çeşitli postürler sergilerler.

Omurların (vertabralbones) üst üste karmaşık bir şekilde yığılmasıyla oluşması, postür için önemli bir yapıdır. Her omur diğerlerini üç noktadan destekler ki bunlar iki dayanak ve bir tabaktır.

Bu alanlar ayrıca kemikler üzerine giydirilmiş kıkırdak ile yastıklanmıştır.

KAYNAKLAR
-İş Sağlığı. Dr. Cahit ERKAN
-T.C. Çalışma Bakanlığı – İşçi Sağlığı Genel Müdürlüğü, Çalışma Rehber Kitapları
-Charles, A. Ergonomics and Safety in Hand Tool Desing
-T.C. Çalışma Bakanlığı – İşçi Sağlığı Genel Müdürlüğü, Eğitim Rehberi
-Patlayıcı ve Parlayıcı Maddelerle İlgili Yüzük, Resmi Gazete

 

  İlgili Haberler

 

Dünya Üzerinde 150 Ülkede 70.000 Organizasyon BSI Tarafından Belgeli
DRÄGER-den Polytron 7000
Endüstride Kullanılan Kimyasalların Meslek Hastalıkları ile İlişkisi -II-
Endüstride Kullanılan Kimyasalların Meslek Hastalıkları ile İlişkisi
Dräger Alcotest 6510, 6810 ve 3000

  İlgili Yazılar

 

Makine Koruyucuları
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi