TÜİK verilerine göre makina sektörünün ihracatı Kasım ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre % 11,7 oranında, ithalat ise % 38,6 oranında azalmıştır. Bu değerlerle Ocak-Kasım döneminde ihracat artışı % 20,1 olurken, ithalattaki artış ise % 4,4 olarak gerçekleşmiştir.
Makina imalatındaki düşüş ise, Ağustos 2008 den itibaren hız kazanmış olup, Ağustos ayındaki % 8lik imalat azalması Eylül ayında % 6,5 olmuş, Ekim ayından itibaren önemli değerlere ulaşmıştır. Ekim ayında % 11,1 Kasım ayında da % 10,9luk bir imalat azalması yaşanmıştır. Aralık ayında bu düşüşün biraz daha fazla olması beklenmektedir.
2007 yılı Kasım ayında % 75,1 olan kapasite kullanım oranı ise 2008 yılı aynı ayında % 69,9a ve Aralık 2008 ayında ise % 65,9a gerilemiştir.
Makina sektörü ile ilgili rakamlar, aslında ekonominin gidişini gösteren önemli göstergelerden birisidir. Makina satışlarının azalması, yeni yatırımların yapılması için uygun ortamın bulunmadığına işaret etmektedir.
Sektördeki gelişmelere bakarsak durgunluğun ilk sinyallerinin Ağustos 2007de % 1,7 azalma ile ortaya çıktığı görülmektedir. Eylül, Ekim ve Kasım aylarında bir miktar arış olmuş ise de Aralık 2007de % 16lık bir düşüş olmuştur. Ocak 2008 ayından itibaren Nisan ayı hariç imalat her ay % 2-5 aralığında azalmıştır. Yukarda belirtildiği gibi imalat azalması Ağustos 2008 ayından itibaren hızlanmıştır.
İmalatta görülen düşüşe benzer gelişme makina ithalatında ortaya çıkmıştır. Haziran 2008 ayında, geçmiş yıllara göre çok düşük oranda ve % 2,3 artan ithalat Temmuzda % 12,3 artış göstermiş ise de bir önceki yıla göre bir gerileme olmuştur. Ağustos ayında başlayan % 6,2lik ithalat azalmasından sonra Eylül ayında % 0,1lik ufak bir artış olmuş, Ekimde % 16,3 ve Kasımda da % 38,6lık önemli bir azalma gerçekleşmiştir.
Tüm bu rakamlar, 2007 yılı ortasında başlayan yatırımlardaki yavaşlamanın, 2008 yılı ikinci yarısından sonra hız kazandığını, acil konular dışında makina alımlarının ertelendiğini, yeni yatırım projelerinin ise gündemden düştüğünü göstermektedir.
Makina sektörü imalatının olumluya dönüşmesi, büyük ölçüde diğer sektörlerdeki gelişmelere bağlıdır. Hemen tüm diğer sektörler (turizm dahil) bir şekilde makina kullanmaktadır. Bu sektörlerde yatırımların ertelenmesi, yerli veya ithal makina talebini düşürmektedir. Yılın ilk yarısında pazarda önemli bir gelişme olması oldukça iyimser bir tahmindir. AB ve ABD pazarlarında da kısa sürede hissedilir bir gelişme beklenmemektedir. Ancak gerek Avrupa, gerekse ABD ve Uzak Doğu ülkeleri hükümetlerinin almakta olduğu önlemlerin 2009 ilk çeyreğinden sonra, yavaş da olsa bir iyileşme başlatması, bu gelişmenin ihracatımıza olumlu etki yapması mümkün gözükmektedir.
MÜLKİYETİ (MUHAFAZA) SAKLI TUTULMA KAYDI İLE MAKİNA SATIŞI
Makina satışlarının mülkiyeti muhafaza kaydı ile yapılıp yapılamayacağı konusunda tereddütler yaşanmaktadır. Özellikle kriz dönemlerinde, senet veya vadeli çeklerle ödenmek üzere teslim edilen makinaların, alıcı firmanın ödeme güçlüğü içine düşmesi, iflas etmesi, tesisteki makinalara haciz işlemi uygulanması durumlarında imalatçı veya satıcının mülkiyeti muhafaza etmesi büyük önem taşımaktadır. Burada konunun uygulanması ve kritik hususlar hakkında bilgiler verilmektedir
Mülkiyeti saklı tutulma kaydıyla yapılan satış sözleşmesi; satıcının, sözleşmeye bağlı olarak alıcıya teslim ettiği mal üzerinde, satış bedelinin ödenmesine kadar mülkiyetin devam etmesidir. Mülkiyeti saklı tutulma kaydıyla satış, kanunda alım satım sözleşmesine uygun düşen ve satış bedeli ödenmesini ileriye bırakılabilen diğer sözleşme türlerinde, ödenmeyen satış bedelini garanti altına almak amacıyla taraflar arasında serbestçe yapılmaktadır.
Medeni Kanun madde 762 uyarınca taşınır malların mülkiyeti saklı tutulma kaydıyla yapılan sözleşmelere konu olabileceği açıkça görülmektedir. Makina satışı, taşınır mülkiyetin kapsamında olduğundan; Mülkiyeti Saklı Tutulma Kaydı ile makina satışı yapılabilir.
Bu tür satışlarda dikkat edilmesi gereken en önemli konu, sözleşmenin alıcının yerleşim yerinde bulunan noterlikte yapılarak sicile kayıt ettirilmesidir. Bu gereklilik Medeni Kanun Madde 764 de Mülkiyeti saklı tutma kaydıyla yapılacak satım sözleşmeleri resmi şekilde ve devralanın yerleşim yeri noterliğinde özel sicile kayıt edilerek yapılır. şeklinde düzenlenmiştir.
Noterlik Kanunun madde 89 uyarınca mülkiyeti saklı tutulma kaydıyla yapılan sözleşmeler resen noter tarafından düzenlenme şeklinde yapılır. Yani tarafların hazırladıkları sözleşmenin noter tarafından tasdik edilmesiyle resmi bir şekil kazanabilecek bir sözleşme türü değildir. Noterin kendisinin düzenleyeceği sözleşme, tarafların imzalamasıyla ve Noter tarafından tutulan sicile tescili ile geçerli hale gelecektir. Tescil, mülkiyeti saklı tutma kaydıyla yapılacak sözleşmelerin temel unsurudur yani tescil olmadan mülkiyeti saklı tutulma sözleşmesinden bahsedilemez.
Mülkiyeti saklı tutulma kaydı sözleşmesi uyarınca, taşınır malın mülkiyetinin devri satış bedelinin ödenmesiyle kendiliğinden gerçekleşir. Bu durumda başka herhangi bir işleme ihtiyaç kalmadan mülkiyet kendiliğinden alıcıya devir olacaktır.
Satış bedeli ödenmeden önceki durum incelenir ise; henüz satış bedeli ödenmemiş olduğundan, alıcı malı iktisap etmemiş, dolayısı ile satılan malın sahipliği acısından bir değişiklik olmamıştır. Ancak taraflar arasında mevcut ilişkiden dolayı bir takım hak ve yükümlülükler doğmaktadır. Bu yükümlülükler şu şekildedir.
• Satıcı, hakkı tehlikeye düşerse Borçlar Kanunu madde 150/2 uyarınca gerekli muhafaza tedbirleri alabilir.
• Alıcının alacaklıları satılan makina üzerinde haciz koydurur veya alıcısı iflas ederse, satıcı satılan makina üzerinde iddiada bulunabilir.
Kararlaştırılan zamanda satış bedeli ödenmezse, satıcı akdi fesih ederek veya fesih hakkı saklı tutarak malın iadesini isteyebilir. Satıcı fesih hakkını saklı tutarak iade talebinde bulunduğunda fesih için mehil tayin etmek zorunda değildir.
Yukarıdaki bilgiler Sayın Jak Kamhi tarafından hazırlanan nottan alınmıştır. Kendilerine teşekkürlerimizi sunarız.