Günümüzde birçok küçük ve orta ölçekli yan sanayi çalışmak için kendine ana sanayi veya Tier 1 OEMleri hedeflemektedir. 1960lardan gelen ve bugün Türk sanayisinin lokomotifi haline gelen otomotiv sektöründe özellikle sac parça, plastik enjeksiyon ve kauçuk sektöründeki yeni şirketler için bu potansiyel görülmektedir.
Her geçen gün artan maliyet baskısı, buna mukabil aynı oranda artmayan hatta yerinde sayan satış fiyatları, ana sanayi satın alma prosesini yeni ve daha düşük maliyetli yan sanayileri bulup, portföye katmaya zorlamaktadır.
Bilindiği üzere satın alma prosesinde düşük fiyat tek başına bir şey ifade etmemektedir. Hatta hiçbir zaman düşük fiyat şeklinde telaffuz edilmeyip, makul fiyat olarak tanımlanmaktadır. Ancak, fiyat konusundan önce gelen istek yüksek kalite dir.
Gelecekteki hedeflerini ana sanayi veya Tier 1 OEMleri ile çalışmak olarak belirleyen tedarikçiler bu iki beklentiyi karşılamak için göz önünde bulundurmaları gereken bazı noktaları iyi bilmeleri gerekmektedir.
Bu noktaları anlayıp, şirketlerinde içselleştirmeden, şirket kültürü haline getirmeden ya da en azından buna ulaşmak için bir plan, yol haritası belirlemeden hedefe ulaşmaya çalışmak çoğu zaman hayalden öteye geçemez. Bazen bir şekilde bu hedef yakalansa bile önceden öngörülemeyen maliyetler karşısında şirketler hem finansal hem de kaynak (özellikle insan) kullanımı bakımından zor günler geçirebilirler.
Peki, hedefini belirleyen şirketlerin ana sanayilerin kapısını çalmadan önce yapmaları gereken hazırlıklar nelerdir?
Hazırlıklar; Kalite Anlayışı
Günümüzde her ana sanayinin çalışma kültürü, prensipleri, vizyonu vardır. Öncelikle bunlar iyi etüt edilmelidir. Gerekirse bu konuda uzmanlaşmış şirketlerden danışmanlık desteği alınmalıdır.
Başlangıçta bilinmesi gereken ve tüm şirketlerin vizyon piramidinin en üstündeki basamak olan ortak konu müşteri memnuniyeti dir.
Müşteri memnuniyeti konusunda tedarikçiden beklenen temel prensip, sattıkları mal veya hizmetin çalıştıkları ana sanayiye değil, onlar üzerinden direkt olarak son müşteriye sattıklarının farkında olunmasıdır. Ana sanayi kendini müşteri memnuniyetine adamış durumdadır ve bunun aynısını tedarikçisinden de beklemektedir.
Bu yüzden şirketler vizyonlarını gözden geçirmeli, yapılan tüm işlerde müşteri memnuniyetini sağlayacak şekilde düzenlemelidir.
Bu vizyonu tamamlayıcı olarak kurum kültürünü ortaya koyup, şirketin var olma nedeni, vizyonu ve kültürünü tamamlayıcı olarak günlük operasyonları yönetmek için gereken yönetim politikalarını belirlemeli ve her kademede içselleştirmelidir.
Müşteri memnuniyetini koşulsuz sağlamak için ana sanayinin beklentilerini beş ana başlıkta inceleyebiliriz.
1- Kalite
2- Fiyat
3- Sevkiyat
4- Geliştirme
5- Yönetim
Tedarikçilerin ana sanayi ile çalışmadan önce şirket içerisinde sağlaması gereken ilk konu yüksek kalitedir.
Peki, kalite nedir? Kalite müşteri memnuniyet garantisi için en önemli faktördür.
Toplam Kalite Yönetiminde kalite beşe ayrılır;
1- Ürün Kalitesi
2- Hizmet Kalitesi
3- İş Kalitesi
4- Denetim Kalitesi
5- Kurum Yönetimi Kalitesi
Kalite sadece final kontrol prosesinde güvence altına alınmamalı, üretim boyunca tedarikin tüm proseslerinde uygulanmalıdır. Kalitenin sürekli iyileştirilmesi için en alt basamaktan en üste tüm seviyelerde tedarikçiden istekli ve yetenekli olması beklenmektedir.
Kalite seviyesini korumak ve yükseltmek için katı bir şirket planı yapılmalı, hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için gereken tedbirler belirlenmeli ve en önemlisi hedefler ve sonuçlar dikkatlice denetlenmelidir.
Bu sıkı denetleme bize;
• Müşteri gerekliliklerinin sağlandığına karar verebilmeyi,
• Gerçekçi hedeflerin ne olduğunu anlamayı ve gelecekteki prosesleri buna göre şekillendirmeyi,
• Uygun ürünler için gerekli standartları oluşturmayı,
• Çalışanlara, onların gelişimlerini sağlayacak aksiyon alma becerisini kazandırmayı,
• Kalite hedefleri önceliklerini belirleyebilmeyi,
• Kalitesizlik maliyetini hesaplayabilmeyi,
• Kaynakları etkin kullanıp kullanamadığımızı anlamamızı,
• Sürekli iyileştirme için gereken can alıcı noktaları görmemizi sağlayacaktır.
Bu süreci işletmek için gereken en önemli anahtar metot PDCA (Plan–Do–Check–Action ) çevrimidir.
Planlama (Plan) en üst seviye yönetim tarafından oluşturulup, en alt seviyelere kadar alt planlara detaylandırılmalıdır.
En üst seviye hazırlanan planlama genel olarak şirketin misyonu, vizyonu ve kültürünü içinde barındıran, geleceğe yönelik uzun vadeli planlar olmalıdır.
Bu planda belirlenen hedeflere göre alt seviye planlamalar detaylandırılmalı en alt basamağa kadar tüm öncelikler, hedefler, tedbirler ortaya konmalıdır.
Unutulmamalı ki planlama çevrimin en önemli kısmıdır, üzerinde uzun zaman çalışılması gerekmektedir. İyi düşünülmemiş, iyi araştırılmamış kötü bir planlama çevrimin geri kalanının iyi çalıştırılmasını engelleyecektir.
Yap (Do) kısmı aynı zamanda görevlendir kısmını da içermektedir. Hedeflere ulaşmak için görevlendirilen sorumlular belirlenmeli ve belirlenen aksiyonlar üzerinde çalışmalıdır.
Kontrol et (Check) alınan karşı tedbirlerin sonuçları kontrol edilmeli ve son olarak Aksiyon alarak (Action) hazırlanan plan gözden geçirilmelidir ve çevrim bu şekilde sürekli işletilmelidir.
Kalite faaliyetlerinin yürütülmesinde, üzerinde çalıştığınız prosesin daha iyi anlaşılmasında yardımcı olacak kalite kontrol araçlarının (QC Tools) etkin şekilde kullanılmaya başlanması önemlidir.
Bunlar yedisi geleneksel, yedisi de yeni nesil olmak üzere on dört tanedir.
1- Akış Diyagramı (Flowchart)
2- Pareto Diyagramı
3- Sebep-Sonuç Diyagramı (Fishbone Diagram)
4- Radar Diyagramı
5- Kontrol Tabloları (Check Sheet)
6- Histogram
7- Dağılım Diyagramı
Yeni nesil araçlar ise;
1- Benzerlik Diyagram (Affinity Diagram)
2- İlişki Diyagramı (Interrelationship Diagram)
3- Ağaç Diyagramı (Tree Diagram)
4- Matris Diagram
5- Önceliklendirme Matrisi (Prioritisation Matrix)
6- Süreç-Karar Tablosu (Process Decision Programme Chart)
7- Görev Ağı Diyagramı (Activity Network Diagram)
Bu araçların her biri tüm çalışanlar tarafından öğrenilmeli her faaliyette gerekli olan bir veya birden fazlası seçilip, kullanılmalıdır.
Ana sanayi Auditleri
Ayrıca, ana sanayilerin hepsi tedarikçilerinin TS-16949 sertifikasına sahip olmalarını ilk şartlardan biri olarak sunsa da bir tedarikçinin portföye girmesi için ana sanayinin kendi sisteminde olan ve özel istekleri belirten auditleri başarıyla geçmesi gerekmektedir.
Bu auditler her ana sanayide farklı olmasına karşın tedarikçinin genel kalite sistemini kontrol eden sistem auditleri (process audit) ve ürüne özel, belli bir ürünle ilgili prosesin incelenip analiz edildiği (product audit) auditler olarak ikiye ayrılır.
İlk defa ziyaret edilen bir tedarikçi için beklenti kalite sisteminin onaylanması yani proses auditinin başarıyla geçilmesidir. Volkswagen gibi bazı firmalar daha ziyaretleri öncesinde, tedarikçinin VW sistemine göre kendini değerlendirmesini (self-assessment) ve değerlendirme sonucunu bildirmesini ister.
Bu değerlendirmeler genelde 100 üzerinden puanlama şeklinde yapılmakta ve her ana sanayi kendi kabul kriterini kendisi belirlemektedir.
Örneğin Honda için 76 puan tedarikçinin auditi geçmesi için yeterliyken Volkswagen için bu puan 82 dir.
Buna rağmen genel olarak audit sonucunda tedarikçiler üç gruba ayrılırlar.
1- Auditte istenen puan alınır ve tedarikçi onaylanır,
2- Auditte hedef puan yakalanamaz ve bir dizi iyileştirilmesi gereken noktalar tedarikçiye bildirilir ve bir aksiyon planı dahilinde gerekirse ikinci audit yapılır.
3- Tedarikçideki sistemin beklentileri karşılayamayacağına hükmedilir ve tedarikçi reddedilir.
Dediğimiz gibi, proses auditler içerik ve uygulanış bakımından farklılık gösterse de genel olarak içeriğini şu şekilde sınıflandırabiliriz.
• Ürün Geliştirme
• Proses Geliştirme
• Makine - Ekipman
• Kalite Güvence
• Kalite Kontrol
• Satın alma
• Lojistik
• Personel ve
• Müşteri Memnuniyeti
Yüksek kalite, ana sanayi çalışanı için kendisine sunum yapan veya ziyarete gittikleri tedarikçilerden görmek istediği konuların başında gelmektedir. Elbette, her ana sanayinin kendi yöntemi, sistemi farklıdır fakat bu beş başlığı özümseyen, bunlarla ilgili aksiyonları belirleyip, tüm proseslerinde içselleştiren firmalar ziyaretler, auditler sırasında doğru göstergeler sunmakta, kendilerini doğru ifade etmektedirler. Bu durumun makyaj değil de her gün işleyen bir sistem olduğunu anlayan ana sanayi de böyle tedarikçilerle çalışmak için her türlü fırsatı kullanmak isteyecektir.
İlerideki yazılarımızda bu konuyla ilgili diğer yapılması gerekenleri ele almak üzere…