Geçen ayki yazımızda ana sanayiye tedarikçi olmadan önce yapmamız gereken hazırlıklardan ilki olan kalite hazırlıklarından bahsetmiştik. Bu yazımızda kaliteden hemen sonra göz önünde bulundurmamız gereken fiyat konusunu inceleyeceğiz.
Otomotiv pazarındaki rekabet her geçen gün artmaktadır. Bu rekabetin etkilerini tedarikçiler de birebir yaşamaktadırlar. Pazarlıklar çok sıkı geçmekte, anlaşmalarda üç, bazen beş yıllık fiyat indirimi taahhütleri verilmektedir.
Fiyat Detaylandırması
Ana sanayinin satın alma prosesinde fiyat çok önemli bir ana başlık olarak bazı alt kriterlerle beraber incelenir. Bu kriterler, spesifik bazda her ana sanayide değişse de genel olarak ortaktır.
Bunlar;
•Toplam fiyat ve maliyet
•Yıllık fiyat indirim inisiyatifi
•Ödeme terminlerinde anlaşma
•Maliyet hesaplarında şeffaflık
•Garanti maliyetlerinde sorumluluk‘tur.
Toplam fiyat ve maliyet hesaplarında şeffaflık, ana sanayileri bir takım satınalma formatları hazırlamaya itmiştir. Bu formatlar (cost breakdown) hazırlanan fiyat teklifini detaylandırmaya ve değerlendirmeleri kolaylaştırmaya yaramaktadır.
Detaylandırma şu şekilde istenecektir;
1- Üretim maliyetleri
1.1-Malzeme maliyeti
1.2-İşçilik maliyeti
2- Satınalma maliyetleri
3- Geliştirme maliyetleri
4- Diğer maliyetler
5- Genel giderler ve kar
Dikkat edilirse, yukarıdaki beş madde içinde lojistik maliyetleri bulunmamaktadır. Küreselleşen dünyada artık dünyanın diğer ucundaki firmalarla da rekabet edilebilmesi gerekmektedir. Lojistik maliyetler bu yüzden daha da önem kazanmıştır ve genel olarak fiyat karşılaştırmalarında ayrı olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.
Satın almacıların elinde lojistikle ilgili veriler ve bazı katsayılar zaten bilinmektedir ve sizin lojistik hariç fiyatınıza kendileri tarafından eklenebilir. Buna rağmen yine de lojistik maliyetleri de hesaplanıp, fiyat tekliflerinde ayrı bir kalem olarak bulunur.
Lojistik maliyet hesabını etkileyen faktörleri ileriki yazılarımızda değerlendireceğiz.
Aynı şekilde yatırım maliyetleri de ayrı olarak hesaplanmalı ve detaylandırılmalıdır. Bununla ilgili makine, ekipman, kalıp, kontrol ve test ekipmanları maliyete dahil edilmeli ve proses iyi kurulduktan sonra hesaplanmalıdır. Öngörülemeyen üretim, kalite ve test ekipmanlarının fiyat anlaşmaları yapıldıktan sonra ortaya çıkması şirketin karlılığını azaltan bir kalem olacaktır.
İlk kez bir ana sanayiye teklif verecek tedarikçilerin tekliflendirdiği ürünlerin büyük çoğunluğu global sourcing, source change veya localisation diye adlandırılan, başında başka bir tedarikçiden tedarik edilmeye başlanmış fakat belli sebeplerden dolayı yeni tedarikçi aranılan parçalardır.
Bu parçalar VWde başlangıcından iki yıl sonra satınalma sistemine girer, Honda ve Renault gibi firmalarda ise yerlileştirme hedefi adı altında yıllık olarak belirlenir.
Bu tip parçalara teklif verirken göz önüne alınması gereken konular, bu parçaların hali hazırda bir satış fiyatı vardır ve bu parçalar için gerekli yatırım zaten mevcut tedarikçiye ödenmiştir. Toplam adet olarak da in başlangıcı geçildiği için düşük olacaktır.
Bazı tedarikçiler satış fiyatlarını hazırlarken toplam adet, dolayısıyla toplam ciroyu dikkate almaktadırlar. Bu stratejiyle giden şirketlerin dünyadaki otomotiv endüstrisinin konjonktüründen başlayıp, ürün verecekleri in satış rakamlarına kadar geniş bir çerçevede değerlendirme yapmalarında fayda vardır. Bazı şirketler ortasında bazı fabrikalarında yatırım arttırma veya yeni fabrika kurup aynı i orada da üretmeye başlama kararları verirken, bazı şirketler de aksine in tutmaması, yaşanılan mali kriz sebebiyle satışların düşmesi gibi durumlarda üretim düşürme, fabrika kapama reaksiyonlarını göstermektedirler. Bunlar pozitif veya negatif de olsa öngörülemezse sıkıntıya sebep olacaktır.
Kalitesizlik Maliyetleri
Toplam maliyet, yatırım ve lojistik maliyetlerini detaylandırıp ana sanayiye verdikten sonra önemli bir kriter de yıllık fiyat indirimleridir.
Bugün tüm ana sanayi satınalma departman hedeflerinden biri yıllık fiyat indirimlerine uyumdur.
Ana sanayi de tedarikçilerini yaşatmak zorunda olduğunun bilincindedir ve yıllık indirim isteklerini şirketlerin karlarından alma düşüncesinde değildir. Bu indirimlerin sürekli iyileştirme ve verimlilik çalışmalarından (kaizen, Value Engineering/Value Analysis) sağlanmasını talep etmektedir. Bu sebeple tedarikçinin belirlenme aşamasındaki ilk auditlerde titizlikle incelenen konuların başında sürekli iyileştirme çalışmaları gelmektedir.
Tedarikçiler hedeflerindeki ana sanayinin yıllık fiyat indirimi, sürekli iyileştirme sistemlerini iyi analiz edip, bu sistemleri kendi şirketlerine adapte etmek zorundadırlar.
Bu çalışmalar sistem gereği yapılan dökümantasyon işleri olmaktan çıkarılıp, şirketin karlılığını arttırıcı etkenler olarak benimsenmeli ve önemsenmelidir.
Yapılan araştırmalar ve istatistikler kalitesizlik maliyetlerinin bir buzdağı görünümünde olduğunu göstermektedir.
Bir takım şirketler bunları hesaplamaya ve kontrol altına almaya çalışsa da kalitesizlik maliyetlerinin gerçek anlamda azaltılarak %12-15 arasında tasarruf sağlanacağı öngörülmektedir.
Sıkı denetlemenin faydalarından biri olarak da bahsettiğimiz kalitesizlik maliyetleri şirketlerin ana sanayi ile çalışmadan önce hesaplamaları ve hızlı bir şekilde azaltmaları gereken fiyatı ilgilendiren önemli bir konudur.
Kalitesizlik maliyetlerini üçe ayırabiliriz;
1- Uygun ürünü elde etme maliyetleri;
Hatayı, oluşmadan önlemek için yaptığımız aktiviteler ve uygun parça için gereken kalite standartlarını belirlemek ve konfirme etmek için yapılan aktiviteler bir maliyet kalemidir.
2- İlk hata maliyetleri;
Hatalı ürünlerin müşteriye gönderilmeden önce düzeltmek için yapılan iç hata maliyetleri ve hatalı ürünün müşteriye gönderildikten sonra yapılan dış hata maliyetleri vardır. Bir de müşteri gerekliliklerini, beklentilerini aşan gereksiz haberleşme, bilgilendirme ve yüksek kalite standardına ulaşma da bir kalitesizlik maliyetidir.
3- Kalitesiz ürünlerin müşteriye gönderilmesi sonucu kaçan fırsatların maliyetleri;
Müşterilere ulaşan kalitesiz, uygun olmayan ürünlerin müşteride rahatsızlık yaratacağı ve bunun da yeni projelerde tedarikçi olamama veya işi geliştirememeye sebep olacağı açıktır.
Bu sebeple yapılan çalışmalar sonunda ürün, proses, malzeme, kalite ve hatta lojistik anlamdaki iyileştirmeler, kalitesizlik maliyetlerini azaltıp, parça satışındaki karlılığın yıldan yıla azalmasına engel olur, çoğu zaman artmasını sağlar.
Bu yazımızda; maliyet detaylandırmasının önemini, lojistik ve yatırım maliyetlerinin etkisini ve fiyat indirim taleplerinin artık kaçınılmaz olduğunu anlatmaya çalıştım. Bu şeffaflık, akıllara ana sanayiye teslim mi olacağız? sorusunu getirmemelidir. Rekabetin her zaman daha iyiye doğru gitmemizi sağladığını düşünerek, rekabet etmek için gereken iyileştirmeleri daha fazla zaman kaybetmeden yapmamız gerektiğini hatırlatmalıdır.
En önemli konuların başında karlılığımızı kemiren kalitesizlik maliyetlerini ortaya çıkarmalı, bunları tek tek analiz edip, bertaraf etmek için gerekli iyileştirme planlarını uygulamaya koymalıyız.
Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle…