2. ODGPde karar alma
2.1. Oylama
Ortak güvenlik ve dış politika sütununda kararlar oybirliği ile alınmaktadır topluluk politikalarının aksine. Çünkü üye ülkeler ulusal egemenlik kaygılarından ötürü, özellikle dış ilişkiler ve savunma alanında ulusal çıkarlarını gözetmektedirler. Bu nedenle NÇK kullanılmaz. Onun yerine yapıcı çekimserlik getirilmiştir ki bir veya birkaç ülkenin çekimser kalması oy birliği ile karar alınmasını engellemez. Ancak çekimser oy sayısı, oylamaya katılan üye devlet sayısının 3te 1ini geçerse karar alınmaz. Üç büyük veya 8 küçük devlet karar alınmasını engelleyebilir. Konsey üyelerinden biri ulusal çıkarlarını tehdit ettiğini öne sürerse ve red kullanırsa, o konuda karar alınmaz. Bu durumda Avrupa Parlamentosuna havale edilir.
2.2. Karar vericiler
Avrupa Konseyi
AB Antlaşmasının 13. maddesi ODGP konusunda yetkili organı belirlemektedir. Devlet ve Hükümet başkanlarından oluşan Avrupa Konseyi (Zirve), savunma konusunda da etkisi olan alanlar dâhil olmak üzere, ortak güvenlik ve dış politika konusunda genel yönelimleri ve prensipleri belirleme yetkisine sahiptir. Avrupa Konseyi, üye ülkelerin devlet veya hükümet başkanlarını ve Avrupa Komisyonu Başkanını bir araya getirir. Avrupa Konseyi üyelerine, dışişleri bakanları ve dış ilişkilerden sorumlu olan Komisyon üyesi eşlik ederler. İlke olarak dönem başkanlığını elinde bulunduran üye devletçe ağırlanan Avrupa Konseyi, yılda iki defa (genellikle Haziran ve Aralık aylarında) toplanarak Avrupa Birliğinin politik yaşamına ve gelişimine ilişkin kararlar alır. Savunmayı ilgilendiren konular dâhil, ortak dış ve güvenlik politikasının ilkelerini ve genel çizgilerini belirlediğinden, Zirve toplantıları, bu politikaların tartışıldığı en üst düzeyde bir platformdur.
Konsey
AB Antlaşmasının 13. maddesinde açıkça ifade edildiği gibi Konsey, Avrupa Konseyi tarafından tanımlanan genel yönlendirici ilkelere dayanarak, ortak dışişleri ve güvenlik politikasını tanımlamak ve yürürlüğe koymak için gerekli kararları alır (ABA m.13 (3)). Konsey özellikle ortak eylem ve ortak tutumlar benimseyerek, Avrupa Konseyine ortak stratejiler tavsiye eder ve bu stratejileri yürürlüğe koyar.(ABA m.13 (3) (1)) Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi, her üye devletin bakan düzeyinde temsilcilerinden oluşur. ODGP konuları, Genel İşler Konseyinde dışişleri bakanlarınca ele alınır. Genel İşler Konseyinin görüşmeleri, Daimî Temsilciler Komitesi (COPEPER) tarafından hazırlanır. Daimî Temsilciler (Büyükelçiler) bu alanda, öteki Topluluk politikalarında olduğu gibi hareket ederler. AB Antlaşmasının 25 (2). Maddesine göre Politika ve Güvenlik Komitesi, Konseyin sorumluluğu altında çalışmalarını yürütür. Politika ve Güvenlik Komitesi uluslararası durumu izler, Konseyin talebi üzerine veya kendi girişimiyle Konseye görüş bildirerek politikaların formülasyonuna katkıda bulunur ve kararlaştırılan politikaların uygulanmasına nezaret eder. Bir kriz durumunda, Politik ve Güvenlik Komitesi, ABnin krize vereceği yanıtın tanımlanmasında merkezî bir rol oynar.
Başkanlık
Her altı ayda bir, üye devletlerden biri, Avrupa Birliğinin başkanlığını üstlenir ve bu sıfatla, Avrupa Birliği Konseyine, Bakanlar Konseyine ve görüşmelerin hazırlanmasından sorumlu olan alt düzeydeki organlara (COREPER, Politika ve Güvenlik Komitesi, komiteler ve çalışma grupları) başkanlık eder. Dönem Başkanlığı, çalışmaları izler, Birlik adına üçüncü ülkeler ile politik diyalog yürüterek, ODGP konularında Birliği temsil eder. ODGP kararlarının uygulanmasından Başkanlık sorumludur. Bu temelde, uluslararası kuruluşlarda ve uluslararası konferanslarda Birliğin pozisyonunu ifade eder (ABA m.18).
Dönem Başkanlığına bu görevlerinde, Avrupa Komisyonu ile ortaklık içinde, Konsey Genel Sekreteri / ODGP Yüksek Temsilcisi yardım eder. Takip eden dönemde Başkanlığı üstlenecek üye devlet de Başkanlığa yardım edebilir. Bu dört aktör yani dönem başkanı, bir sonraki dönem başkanı, Komisyon ve ODGP Yüksek Temsilcisi Troika olarak adlandırılır. Amsterdam Antlaşması ile yapılan bu değişiklikten önce Troika mevcut dönem başkanı, bir önceki dönem başkanı ve bir sonraki dönem başkanlığından oluşmakta idi. Komisyon Troikaya çalışmalarında yardımcı olur. Troika ODGP alanına giren konularda Birliği dış ilişkilerde temsil eder.
Avrupa Parlamentosu
Kurucu anlaşmalarla kurulan kurumların başında gelen Avrupa Parlamentosunun, üye devletlerin halklarının demokratik siyasi iradesini temsil ettiği kabul edilmektedir. AB Antlaşmasının 21. maddesine göre Başkanlık, APye Ortak Dış ve Güvenlik Politikasındaki temel tercihler ve esas konular üzerinde danışmakla ve APnin görüşlerini almak ve bu görüşlerin en uygun şekilde dikkate alınmasını temin etmekle yükümlüdür. Parlamento, Başkanlık ve Komisyon tarafından düzenli olarak bilgilendirilecektir. Parlamento ayrıca Konseye soru yöneltebilir ve tavsiyelerde bulunabilir ve ODGPnin uygulanmasının ilerlemesi konusunda yıllık tartışma toplantıları düzenler. Parlamentonun Dışişleri, Güvenlik ve Savunma konuları ile ilgili Komitesi Başkanlıkla birlikte yılda dört kez özel bir konferans serisi düzenler. AP üyeleri uluslararası konferanslarda AB delegasyonu içinde yer alabilirler. Parlamento özellikle üçüncü ülkelerde insan hakları, temel hak ve özgürlüklerin korunması, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularında etkin çalışmalar yapmaktadır. Ancak şunu kabul etmek gerekir ki APnin ODGP ile ilgili yetkileri çok kısıtlıdır. AB Antlaşmasında kendisine danışılma yükümü bulunmasına rağmen bunun hukuki bir yönteme bağlanmaması pratikte bu danışmanın etkinliğini ciddi şekilde zayıflatmaktadır.
Avrupa Komisyonu
AB Antlaşması, Avrupa Komisyonunun ODGP alanında yapılan çalışma ile tam bir bağlantı içinde olmasını öngörmektedir (ABA m. 27). Bu bağlantı, Komisyonun öncü rol oynadığı Topluluk politikaları olan dış ekonomik ilişkiler, kalkınma işbirliği ve insani yardım konularıyla ODGPnin uyumlu olmasını sağlamak için gereklidir.
Komisyon Başkanı, AB Zirvesinde devlet veya hükümet başkanlarına katılır. Komisyon, Konseyin ve ona bağlı hazırlayıcı organların toplantılarında ve üçüncü ülkeler ile politik diyalogda yer alır. Üye devletler veya Yüksek Temsilci gibi, dış ve güvenlik politikası konularını Konseyde gündeme getirebilir ve Konseye karar için öneri sunabilir.(ABA m.22) Bununla beraber, Topluluk politikaları bakımından genellikle olduğunun aksine, Komisyon bu konuda tek girişim hakkına sahip değildir. Başkanlık gibi, Komisyon da, ODGP ile ilgili gelişmeler konusunda Avrupa Parlamentosuna bilgi verir. Son olarak Komisyonda dış politika ile ilgili sorumluluğun coğrafi alanlara göre şekillendiğini belirtmekte yarar vardır.
Konsey Genel Sekreteri / Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi
Antlaşmada Konsey Genel Sekreterinin aynı zamanda Ortak Dış ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi olması öngörülmektedir. Kimi zaman Bay ODGP olarak anılan Yüksek Temsilci, politik kararların formüle edilmesinde, oluşturulmasında ve uygulanmasında katkıda bulunur. Gerekli olduğu durumlarda, Başkanlığın talebi üzerine Konsey adına hareket ederek üçüncü taraflar ile politik diyalog yürütür.
Bu göreve ilk olarak eski NATO Genel Sekreteri Javier Solana Madariaga atanmıştır. Bu seçim Aralık 1998de Viyana Zirvesinin ortaya koyduğu bir gereklilik olan, Yüksek Temsilcinin güçlü bir politik profile sahip bir şahsiyet olması gerekliliği ile örtüştüğü söylenebilir. Bay Solana, bazı işlevleri 2001 sonunda Birliğe aktarılan Batı Avrupa Birliğinin de Genel Sekreteridir.
Genel Sekreter Yardımcısı ve Konsey Genel Sekreterliği
Genel Sekreter ve Genel Sekreter Yardımcısı Başkanlığa yardım eden, bütün düzeylerdeki Konsey çalışmasının hazırlıklarını yapan ve bu çalışmanın düzgün biçimde yürümesini sağlayan Konsey Genel Sekreterliğinden sorumludurlar.
Genel Müdürün yönetimi altında bulunan Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü (DİGM), üç önemli konuyu içine alır: dış ekonomik ilişkiler, ODGP coğrafî işleri ve Güvenlik ve Savunma Politikası için siyasi-askeri yapı. Konseyi ve ona bağlı organları bütün çalışmalarında desteklemek yanında, DİGM, kendi yetkisine giren alanlarda Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlar arasındaki politik diyalog ve çalışma ilişkisinin hazırlanması, yürütülmesi ve izlenmesinden sorumludur. Halen özellikle Birleşmiş Milletler, Avrupada Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, NATO ve Avrupa Konseyi (Council of Europe) ile ilişkiler güçlendirilmektedir.
Amsterdam Antlaşmasına ilişik bir deklarasyon ile kurulan politika planlama ve erken uyarı birimi yani Politika Biriminin adı Politika ve Güvenlik Komitesi olarak değiştirilmiştir. Bu Komite Yüksek Temsilcinin sorumluluğu altındadır. Politika ve Güvenlik Komitesinin personeli Konsey Sekreterliği, Üye Devletler, Komisyon ve Batı Avrupa Birliği (BAB) tarafından sağlanır.
Konsey Genel Sekreterliği nezdinde görevlendirilen üye devletlerin askerî uzmanlarından oluşan Avrupa Birliği Askerî Kadrosu (ABAK), doğrudan doğruya Yüksek Temsilciye bağlıdır. ABAKın görevi, ulusal ve çok-uluslu Avrupa güçlerinin belirlenmesi dahil, kriz yönetim operasyonları için erken uyarı, durum değerlendirmesi ve stratejik planlama sağlamak ve yardım ettiği Askerî Komite tarafından verilen talimatlara göre politikaları ve kararları uygulamaktır.
Üye Devletler
AB Antlaşmasında üye devletler, ortak dış ve güvenlik politikasını, sadakat ve karşılıklı dayanışma ruhu içinde etkin biçimde, kayıtsız şartsız desteklemeyi taahhüt etmişlerdir. Üye devletler, ODGP ile ilgili herhangi bir konuyu Konseyde gündeme getirebilir ve bu konuda Konseye öneriler sunabilir. Üye devletler, kendi ulusal politikalarının ortak tutumlara uygun olmasını temin ederler. Genel olarak Başkanlık tarafından savunulan bu ortak tutumlara uluslararası forumlarda destek verirler. Uluslararası kuruluşların ve konferansların görüşmelerine katılmayan başka üye devletlere, ortak çıkarları ilgilendiren bütün konularda bilgi verirler.
Üye devletler ortak eylemleri desteklemeyi taahhüt ederler. Yurt dışındaki diplomatik servisleri, ortak tutumların ve ortak eylemlerin uygulanmasını ve bunlara uyulmasını sağlamak için işbirliği yaparlar. Konsey Sekreterliği, Komisyon ve üye devletlerin başkentleri, mesaj alışverişi yapmalarına ve danışmalarda bulunmalarına imkân veren şifreli bir haberleşme sistemi yoluyla sürekli bağlantı içindedirler. Aday ülkeler de, şifreli bir bilgisayar şebekesi yoluyla Konsey Sekreterliğine bağlıdırlar.
Avrupa Birliği Ortak Dış ve Güvenlik Politikası (II)
Özel temsilciler
Antlaşma, Konseye, belirli politika konularıyla ilgili olarak yetkili özel temsilciler görevlendirme olanağını vermektedir. Özel temsilciler, doğrudan doğruya, ODGP Yüksek Temsilcisine karşı sorumludurlar. Yukarıda belirtildiği gibi Nice Antlaşması çerçevesinde, özel temsilciler nitelikli çoğunluk yöntemiyle atanırlar.
3. AGSP İLE KONSEYE EKLENEN YENİ DAİMİ ORGANLAR
AB başlangıcından itibaren birliğe yeni savunma politikası kazandırma sürecinin NATOnun mevcut kapasitesinin gereksiz bir biçimde tekrarı olmasından kaçınmış ve sürecin bir Avrupa ordusunun kurulmasını içermeyeceğini ifade etmiştir. Ancak üye devletler, 2003 yılına kadar 60 gün içinde konuşlanabilecek ve en az bir yıl boyunca görev yapabilecek 50.000-60.000 kişilik personele sahip ve Petersberg görevlerinin tamamını yerine getirebilecek bir askeri güç oluşturmaya gayret etmeyi kararlaş-tırmışlardır.
İlgili kararları almak ve bu operasyonları yürütmek için Avrupa Konseyi, Helsinki Başkanlık Raporunda Birliğin bu operasyonlar için gerekli siyasi rehberliği ve stratejik yönlendirmeyi yapabilmesi için yeni siyasi ve askeri yapıların Konsey içinde oluşturulmasını kararlaştırmıştır. Üye devletler bu alandaki siyasi gelişmeler üzerinde tam kontrolü ellerinde tutmak istemelerinden dolayı, askeri kriz yönetimi için oluşturulacak yeni yapılanmalar için Komisyonu değil, Bakanlar Konseyini seçmişleridir. Aynı başkanlık raporu ilk kez Savunma Bakanlarının da Avrupada ortak güvenlik ve savunma politikasına dahil etmeye karar vererek bir tabuyu daha yıkmıştır. Böylece Genel İşler Konseyi AGSPye ilişkin konuları tartışırken savunma bakanları da yer alacaktır. Bütün bunlara ek olarak rapor bir de şu an Brüksel de Konseyin içinde yer alan üç yeni daimi organ oluşturmuştur:
3.1. Siyasi ve Güvenlik Komitesi
Üst düzey büyükelçilik yetkilerinden oluşan bu komite doğrudan Konsey Genel Sekreteri ya da diğer adıyla ODGP Yüksek Temsilcisi başkanlık etmektedir. Özünde OGDPnin yeni askeri boyutunun merkezini teşkil etmektedir. Askeri kriz yönetimi, operasyonlarında Siyasi ve Güvenlik Komitesi, Konseyin yetkisi altında, operasyonun siyasi kontrolünü yapmakta ve stratejik yönünü belirlemektedir. Bu amaçla etkin ve hızlı bir karar alma süreci için uygun prosedülerin kabul edilmesi gerekmektedir. Siyasi ve Güvenlik Komitesi yönlendirici ilkeleri de Avrupa Birliği Askeri Komitesine gönderir. Söz konusu komite, ABnin krizlere göstereceği askeri tepkinin siyasi kontrolünü ve stratejik yönünün tayin eder. Bu nedenle AB Askeri Komitesinden gelen görüş ve tavsiyelere dayanarak Konseye sunulacak temel öğeleri (komuta zinciri, operasyon terimi, operasyon planı dahil stratejik askeri seçenekler) değerlendirir. Siyasi ve Güvenlik Komitesi, özellikle NATO ve ilgili üçüncü ülkelerle danışmanın artırılmasında büyük rol oynamaktadır.
3.2. Avrupa Birliği Askeri Komitesi
Normal şartlarda askeri ateşe olan askeri delegeler tarafından temsil edilen üye devletlerin Genel Savunma Başkanlarından oluşmaktadır. Bu komite, siyasi ve güvenlik komitesine askeri tavsiye ve önerilerde bulunacak ve kendinin de askeri yönünü belirleyecektir. Avrupa Birliği Askeri Komitesi Başkanı, savunma ile ilgili kararlar alınırken konsey toplantılarına da katılacaktır. Bu komite, çatışmanın önlenmesi ve kriz yönetimi alanlarında, AB üye devletleri arasında askeri danışma ve işbirliği için oluşturulmuş bir forumdur. SGKna yaptığı askeri tavsiyeler aşağıdaki konularla ilgilidir:
• Askeri yönleriyle kriz yönetimi teriminin geliştirilmesi
• Kriz yönetimi operasyonları ve durumlarının siyasi kontrolü ve stratejik yönüne ilişkin askeri yönler
• Potansiyel krizlerin risk değerlendirmesi
• Özellikle sonraki idaresi sırasında, kriz durumu ve etkilerinin askeri boyutu
• Üzerinde anlaşmaya varılan prosedürlere göre yetenek hedeflerinin değerlendirilmesi ve gözden geçirilmesi
• ABnin, AB üyesi olmayan Avrupalı NATO üyeleri, aday ülkeler, diğer ülkeler ve NATO dahil diğer kuruluşlar ile askeri ilişkileri
• Operasyon ve tatbikatların maliyet tahmini
Avrupa Birliği Askeri Komitesi, AB Askeri Personeli tarafından geliştirilen stratejik askeir seçenekleri değerlendirir, değerlendirmesi ve tavsiyeleri ile birlikte Siyasi ve Güvenlik Komitesine iletir. Komitenin atama ile göreve gelen, orgeneral rütbesinde daimi bir Başkanı bulunur. Başkan, tüm AB Askeri Komitesi toplantılarına başkanlık eder, SGKne katılır gerekli durumlarda. Savunmaya etkisi olabilecek Konsey toplantılarına da iştirak eder. Ayrıca kriz yönetimi hususunda, askeri konularda, AB Yüksek Temsilcisine danışmanlık yapar.
3.3. Avrupa Birliği Askeri Personeli
Helsinki raporu ile oluşturulan üçüncü organ ise, AB Askeri Personelidir. Bu organ da yine konsey yapısı içerisindedir ve askeri uzmanlık sağlamak, AB liderliğinde gerçekleştiilecek askeri kriz yönetimi operasyonlarının yürütülmesi dâhil AGSPyi desteklemekle görevlidir. AB Askeri Personeli, erken uyarı, durum değerlendirmesi, Avrupa ulusal ve çok uluslu güçlerinin belirlenmesi dâhil Petersberg görevleri için stratejik planlama yapmaktadır.
Kriz hallerinde, Avrupa Birliği Askeri Personeli, Siyasi ve Güvenlik Komitesi için Avrupa Birliği Askeri Komitesinin askeri tavsiyelerine temel teşkil edecek askeri stratejik seçenekleri aşağıda belirtilen aşamalar yoluyla geliştirir ve öncelik sıralaması yapar:
• Başlangıçta geniş askeri aktivite seçeneklerini tanımlar
• Bu seçenekleri daha detaylı bir şekilde geliştirecek ve inceleyecek dış kaynaklardan alınacak yardım için uygun planlama yapar
• Bu daha detaylı çalışmanın sonuçlarını değerlendirir ve gerekli olabilecek başka çalışmaları başlatır
• Uygun öncelikler ve tavsiyeler ile birlikte genel değerlendirmeyi Avrupa Birliği Askeri Komitesine sunar.
Askeri Personel, askeri seçeneklerin askeri olmayan yönlerine de katkıda bulunabilir.
Buradan anlaşıldığı üzere, karar verici olarak Bakanlar Konseyine gelene kadar tüm bu organlar ( AB Askeri Personeli AB Askeri Komitesine, o da Savunma ve Güvenlik Komitesine ve o da Konseye) birbirlerine tavsiye ve görüşlerini sunarlar.
SONUÇ
Avrupa Ortak Dış ve Güvenlik Politikası bağlamında gelişen Güvenlik ve Savunma Politikaları, takdire şayan taraflarıyla beraber eleştiriye de açık bir durum sergilemektedir. Her şeyden önce, birçok savaş görmüş olan Avrupa halkı artık savaşmak istememektedir. Bunu zaten ekonomiden başlayıp siyasi entegrasyona varan işbirliğindeki başarılı tutumlarıyla ispatlamıştır. Savaşmak istemediği için de savunma alanına harcama yapmak istememektedir. 50 seneyi aşkın süredir NATOda bulunan ama ABye henüz üye olamamış Türkiye ise NATO üyeliğinin de üzerine yüklediği yükle, askeri alanda oldukça yüklü harcamalar yapmaktadır. Amerikadan sonra askeri alandaki harcamaları en yüksek olan ülkelerden biridir Türkiye. Ancak AGSPye dahil edilmemesi, gözlemci statüsünde kalması, bu anlamda Türkiye açısından ciddi bir haksızlık anlamına gelmektedir. Yukarıda da bahsedildiği üzere, AGSP NATOdan tamamen ayrı bir oluşum değildir, kaynaklarda geçen tabiriyle ayrılabilir ama ayrı olmayan – separable but not separate bir yapıdır. Bu anlamda da teknik ve lojistik açıdan tamamen NATOya endeksli olması NATO ile bağını güçlü tutarken potansiyel Avrupa ordusunu zayıflatacak niteliktedir. Belki de de Gaulleün Avrupayı Avrupalılar savunur tezine karşı bir yumuşatma olarak kabul edilebilir.
Çok uzun zamandır Avrupa ile iyi ilişkilerde bulunan Türkiye için yükün bu kadar altında ama inisiyatifin bu kadar dışında kalması elbette Türkiye için pek hoş olmamaktadır. Bu anlamda, AGSP içerisinde Türkiyeye de yer verilmesi gerekmektedir. Ayrıca NATO ekseninde yapılan yatırımlar ve harcamalar Avrupadaki bu yeni oluşum için de bir kaynak oluşturduğundan Avrupa ülkelerinin kendi savunmaları için taşın altına ellerini daha çok uzatması gerekmektedir.
Başlarda NATO varken gereksiz sayılan bu oluşum, NATO içerinde ABDnin neredeyse tek lidermiş gibi, NATO ordusu kendi devlet ordusuymuşçasına keyfi davranışlarını nispeten dengeleyecek gibi gözükmektedir. Avrupanın artık ABD himayesinden silkinmeye çalıştığı, küresel, güçlü bir aktör olarak gücünü belli etmeye çalıştığı ama bunu henüz tek başına gerçekleştiremeyeceği açıktır. Realist paradigma içinde genelde güç ve güvenlik kaygıları ile adımları atılan bu girişimleri, ABDnin son günlerdeki gelişmelere bakarak NATOya başka yerlerde ihtiyacı olduğunu düşünürsek, evet, Avrupa artık kendi kendini savunabilmelidir.
Avrupa güvenlik ve savunması içerisinde, bir high politics olarak, oylama sistemindeki geleneksellik gözden kaçmamalı, diğer ortak politikalarda olduğu gibi nitelikli oy çokluğuna yer verilmemesi, Parlamentonun etkisizliği ve kararların son tahlilde Konseyden çıkması üzerinde düşünülmesi gereken konulardır. Bu bağlamda Avrupa Birliği vatandaşları ve Avrupa Birliği devlet başkanları arasında fikir uyuşmazlığının çıkması da muhtemeldir.
KAYNAKÇA
ARIKAN, Harun, AB Ortak Politikalar ve Türkiye, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası, Beta Basım, Ekim 2003
BOROMBAEVA, Elvira, Maastricht Antlaşması, Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ve AGSK ABnin Güvenlik Konseptinin Gelişimi, http://www.2023.gen.tr/eylul2001/maas.html
CAŞIN, Mesut H, Atlantik – Avrupa Savunma ve Güvenlik Politikalarında Yeni Fırsatlar ve Riskler, MSI Dergisi (Military, Science & Intelligence), 21.01.2005
CAŞIN, Mesut H, ÖZGÖKER, Uğur, ÇOLAK, Halil, Küreselleşmenin Avrupa Birliği Ortak Güvenlik ve Savunma Politikasına etkisi Avrupa Birliği, Nokta Kitap, 2007
ÇALIŞ, Şaban, Uluslararası Örgütler ve Türkiye, Çizgi Kitabevi Şubat 2006
DEMİR, Şeyhmus, Bir Askeri Güç Olarak Avrupa Birliği: İmkânlar ve Sorunlar, http://www.e-akademi.org
ÖZCAN, Mehmet, AB Ortak Dış ve Güvenlik Politikası, Journal of Turkish Weekly, http://www.turkishweekly.net/turkce/makale.php?id=18
ÖZDEMİR, Burak, Avrupanın Güvenlik ve Savunma Yapısı ve Türkiye, İktisadi Kalkınma Vakfı İKV: 171, Ekim 2002
ÖZGÖKER, Uğur, CAŞIN, Mesut, Avrupa Birliğinin Siyasal ve Ekonomik Temelleri, Arion Yayınevi, Ocak 2008, İstanbul
ÖZLEM, Kader, Avrupada Güvenlik Politikalarının Oluşum Süreci ve NATO-AB-Türkiye İlişkileri Açısından Analizi, http://www.turksam.org/tr/yazilar.asp?yazi=699&kat=21
RUPP, Michael, Avrupa Birliğinin Ortak Dış ve Güvenlik Politikası ve Türkiyenin Uyumu, İktisadi Kalkınma Vakfı Yayınları,
Mayıs 2002
Diğer Yardımcı Makaleler ve Internet Adresleri
ARINÇ, Müjde, Son Dönem Avrupa Birliği Gelişmeleri, TASAM, http://www.tasam.org/index.php?altid=1542
KONA, Gamze Güngörmüş, NATO, Avrupa Birliği ve Türkiyenin Çalışma Alanlarına İlişkin Olarak Geliştirdiği Güvenlik Politikaları, Güvenlik stratejileri, http://www.TURKSAM.or 27 Mayıs 2008–12–03
ÖZTÜRK, Prof. Dr. Osman Metin, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası ve TÜRKİYE, http://www.2023.gen.tr/eylul2001/avrupa.html
TÜRKER, Haşim, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası, Nobel Kitap, Şubat 2007, Ankara
http://www.euractiv.com.tr/
http://www.ikv.org.tr/pdfs/ortakdis.pdf
http://ec.europa.eu/external_relations/cfsp/intro/index.htm
http://www.ikv.org.tr/sozluk2.php?ID=962