SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Subat 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 58

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Uğur Özgöker
Kadir Has Üniversitesi, uozgoker@khas.edu.tr


KKTCde Ekonomik Yapıdaki Bozukluklar Artarak Sürerken Kıbrıs Rum Yönetimi AB Dönem Başkanlığını Devralmaya Hazırlanıyor


Ekonomik alanda fevkalade başarısız olarak Ülkemizi Cumhuriyet tarihinin en büyük ekonomik krizine sokan ağır hasta ve yaşlı Ecevit, çevresindeki olayları algılayamayan ve kendisini yazılı olarak sürekli uyaranların fikirlerini anlayamayan ve tepki veremeyen Bahçeli ve tamamen şahsi menfaatlerini muhafaza etmek ve yeni menfaatler elde etmek peşinde koşmaktan ülkenin yüksek menfaatlerini umursamayan Yılmazın liderliklerindeki ve Yılmazla tamamen aynı dürtülerle hareket eden fiili Başbakan bay yüzde 10 Özkan yönetimindeki DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti iktidarının son yılında AB Tam Üyelik  atağını başlatmıştı. 2002 seçimlerinde Ülkeyi soktukları felaketten dolayı Yüce Türk Milleti tarafından ağır şekilde cezalandırılarak liderleri siyasi mefta haline getirilip partileri de siyasetten silinen koalisyon hükümeti yerine seçimlerden sadece 1 sene evvel kurulan ve uluslararası tanınırlığı ve bilinirliği çok az olan bilindiği kadarıyla da olumsuz bir imaja sahip olan AKP tek başına iktidar olmuştur.

AKPnin ilk yaptığı iş AB ile ilişkileri siyasi gündemin birinci sırasına oturtmak sözde ülkeyi ABye tam üye yapmak için görüntüde topyekün bir seferberliğe geçmek olmuştur. Hükümet, Parlamento ve medyanın yanı sıra bütün STKlar da tabiri caizse bu amaçla gaza getirilmiş 4 sene AB ile yatılmış ve AB ile uyanılmıştır. Ancak bu dönemde temasta bulunduğumuz üst düzey AB yöneticileri ile AB üyesi ülkelerin nüfuzlu yetkilileri bizlere özel sohbetlerinde aslında AKPnin AB üyeliğini istemediğini hedeflerinin Orta-Doğu petrol zengini Müslüman Arap ülkeleri olduğunu, AKP yöneticilerinin mantalite olarak İslami fondamantelist ülkelere yakın olduğunu, şahsi menfaatlerinin ve gelecekteki büyük servetlerinin menbaanın da bu zengin Arap ülkeleri olduğunu ancak AKPnin AB üyeliğini büyük bir hevesle istedikleri gibi bir imaj yaratmaya çalıştıklarını ve takiye yaptıklarını söylüyorlardı. Biz ise Avrupalıların bu görüşlerine ihtiyatla ve septik yaklaşıyor ve Avrupalıların Türkiyeyi almak istemedikleri için bahane uydurduklarını zannediyorduk. Maalesef Avrupalılar haklı çıktı biz yanıldık. 9 yıllık AKP iktidarı; alternatifinin olmaması, geçmiş koalisyon hükümetinin ülkeyi ekonomik felakete sürüklemesi, belediyecilikten gelen pragmatik ve çözüme yönelik ekonomik politika uygulamaları ve petrol ile doğalgaz fiyatlarının tarihin en üst seviyesine çıkması ile ellerinde birkaç trilyon dolar mertebesinde muazzam Petro-dolar biriken zengin Arap ülkelerinden akan sıcak para girişi ile Ülkemizi bölgenin en güçlü iktisadi altyapıya sahip devleti hale getirmiş ve bu başarısı da Yüce Türk Milleti tarafından ödüllendirerek 3 kez üst üste girdiği bütün genel seçimleri oylarını artırarak kazanmıştır. Son seçim zaferinin üstünden 1 ay geçmeden Başbakan Sayın Erdoğan Kıbrıs sorunu yüzünden AB ile ilişkilerimizi dondurabileceğimizi ilk defa T.C. tarihinde üst düzey bir siyasi tarafından dile getirmiş ve gerçek niyetini ortaya koymuştur. Böylece batılı çevrelerin ve bazı iç siyasi odakların 10 yıla yakın bir zamandır dile getirdiği; AKP, AByi kullanarak öncelikle uluslararası alanda tanınırlılık ve itibar elde etmiş sonra da iç politikada TSKnın iç ve dış siyasetteki etkisini azaltıp giderek  sıfırlamış, önceki kamuoyu araştırmalarında halkın %92 oyu ile en güvendiği kurum olan TSKnın güveninirlik oranını düzenli ve sistemli yürüttüğü psikolojik harp taktikleri sayesinde %65lere düşürmeyi başarmıştır. Bu dönemde halkın Parlamentoya güven oranı ise %7 den %30lara çıkmıştır. AKP; muhalefet edecek parti ve etkili siyasi lider olmamasından da istifade ederek ülkede hükümetten sonra her zaman en güçlü konumda bulunan askerin gücünü yok ettikten sonra potansiyel olarak kendisine engel olabilecek ve muhalefet edebilecek bağımsız yargı, medya, siyasi partiler ile baskı ve çıkar gruplarını da AKPnin parlamentoda tek başına salt çoğunluğu sağlaması, koalisyonsuz tek parti iktidarının büyük avantajı, parti içi dini kurallar ve cemaat-tarikat adetlerinden gelen lidere mutlak itaat etme ve otoriteye kesin rıza gösterme geleneği sayesinde baskı, denetim ve mutlak kontrol altına alarak liberal demokrasi prensiplerinden, poliarşik yönetimden ve çoğulculuk  (pluarizm) düzeninden hızla uzaklaşarak gittikçe otoriter hatta totoliter bir yönetime doğru kaymaktadır. AKP iktidarı şu anda oligarşik bir yönetim şekli sergilemekle birlikte Başbakan Erdoğanın asıl hedefinin monarşi olduğu da basında etkili köşe yazarları tarafından sürekli gündeme getirilmektedir. Batılı yani ABD + Avrupalı birçok ünlü siyasetçi ve siyaset bilimcisi de aynı doğrultudaki görüşlerini zaman zaman kamuoyu ile paylaşmaktadırlar. Gelecek sene Kıbrısın AB dönem başkanlığını da bahane ederek sona erecek Türkiyenin AB üyeliği hedefi gölgesindeki Türk iç politikasındaki gelişmelere şimdilik nokta koyarak, dış politikaya ve Türkiyenin AB ilişkilerinde hem Rum-Yunan ikilisinin, hem Türkiyeye şaşı bakan Avrupalıların hem de Sayın Başbakanımızın bahane olarak kullandığı Kıbrıs ve KKTCde ki ekonomik yapıya göz atalım.

KKTC anavatan Türkiye ile birlikte 2011 yılını KIBRIS TANITMA YILI olarak ilan etti. Ancak KKTC Turizm Bakanlığı özellikle Türkiyede yapılacak tanıtım etkinlikleri ile ilgili faaliyetlerin organizasyonunu anlaşılamaz bir şekilde bu konularla ilgisi olmayan bir firmaya tevdi etti. Büyük paralar harcanmasına karşı hemen hemen hiçbir etkili ve ses getirecek, akılda kalacak, ulusal ve uluslararası basında yer alacak bir faaliyet gerçekleştirilemeden Kıbrıs Yılının sonuna geliyoruz. Bu arada Yunanistan, İtalya ve İspanya finansal kriz ve borç problemi ile karşılaştığı için turizmden gelir elde etmek için fiyatlarını düşürdüler, Yunanistan Batı Anadolu ( Ege ) adalarına yapılacak seyahatlerde vizeyi kaldırdı, kaliteyi yukarıya, fiyatları aşağıya çekti. KKTC Turizm-Kültür ve Çevre Bakanlığı tarafından ihalesiz olarak tanıtım işi ihale edilen ne idüğü belirsiz firma uyudu. Ne doğru dürüst tanıtım yapabildi ne de turizm gelirlerini artıracak organizasyonlar düzenleyebildi. Kısacası KIBRIS TANITIM YILInın beklenen getirisi İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti nin akıbetine benzeyerek büyük bir FİYASKO ile sonuçlanmak üzeredir.

KKTC de diğer önemli bir ekonomik realite piyasalarda yoğunlaşma yani KARTELLEŞME ve TEKELLEŞME eğilimidir. Bu satırların yazarı kurucu ekibinde bulunduğu Türk Rekabet Kurumunda çalışırken yıllarca bütün Türk Cumhuriyetleri gibi KKTC ekonomi bürokrasisini de senede 2-3 defa düzenlenen 1 haftalık Rekabet ve Serbest Piyasa Ekonomisi sertifikalı eğitim seminerlerinde ücretsiz olarak eğitilmelerini gerçekleştirmiştir. Ayrıca Kıbrıs Kalkınma Platformu Vakfını kurmuş ve en son Türk – Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odasını oluşturmuştur. Bu faaliyetlerde en başta önem verdiğim konu biran önce KKTC de bir Rekabet Kanunu ile Tüketicinin Korunması Kanunu nun çıkartılması ve kanunu uygulayacak olan KKTC Rekabet Kurumunun oluşturulmasıdır.

Uzun çaba ve telkinlerimiz sonrasında bu yılın başlarında KKTC Rekabet Kurumu kurulmuş olmasına rağmen henüz faaliyet gösterememektedir. Bu konuda 2 örnek vermek ve KKTC Rekabet Kurumunu harekete geçirmek istiyorum. İlki Renault otomobil markasının KKTCde tek yetkili servisi bulunmaktadır. Ercantan adlı bu firma TEKEL konumunda olduğu için Renault marka arabalara ait Türkiyede 40 TL olan bir elektrik kablosunu 900 TL + 15 gün beklemek şartıyla, 15 TL  olan bir cam düğmesini 350 TL,  40 TL olan bir su pompasını 450 TL fiyatla satmaktadır. Türkiyede tanıdığı olup da İstanbuldan tedarik imkanı olmayan KKTC vatandaşları da büyük kazık yemektedirler. En son kazık yiyen tüketicilerin ahının tutarak Ercantan firmasının iflas ettiğini öğrenmiş bulunuyorum. Ancak işleri devralan Özok firmasının da aynı Hakim Durumun Kötüye Kullanılması ve Tüketicinin İstismar edilmesi faaliyetlerine devam ettiğini büyük bir kızgınlıkla öğrenmiş bulunuyorum. KKTC Rekabet Kurumu ile OYAK-RENO Genel Müdürlüğünün acilen konuya el atmasını bekliyorum. İkinci örnek Arçelik firması ile ilgilidir. KKTCde hemen her evde Arçelik markası altında beyaz ve kahverengi eşya ve özellikle klima bulunmaktadır. Cihazlarda herhangi bir arıza olduğu zaman Arçelik servisine haber verilmesine rağmen bazen servis elemanlarının gelişi 2 haftayı bulmaktadır. 40 derece yaz sıcağında klima-buzdolabı gibi hayati elektrikli ev aletlerinin 15 gün çalışmamasının verdiği eziyeti hayal etmek bile zordur. Arçelik servisinden sonuç alamayan Kıbrıs Türkleri ile KKTCde yaşayan İngiliz ve Türk vatandaşları elektrikli ev aletlerini kendilerine satan Arçelik bayilerine şikayetlerini ilettiğinde Lefkoşada mukim Arçelik yetkili servisinin Güzelyurt-Mağusa-Lefke ve Girne gibi yerlerdeki Arçelik bayilerine kendi imkanları ile bile tamir-bakım-onarım yapacak Teknik Servis ekibi kurmalarına izin vermediğini teknik servis hizmetini sadece Lefkoşa ana bayiinin verebileceğini bunun aksi tutumda bulunacak satış bayilerinin bayiliklerinin iptali tehditi altında bulunduklarını ifade etmektedirler. Bu soruna da Koç Holding bünyesindeki Arçelik Genel Müdürlüğü ile KKTC Rekabet Kurumunun derhal müdahale etmesini talep ediyoruz. Son olarak KKTCnin en çok vergi veren ve en büyük ihracatını yapan firması olan Mey İçki Şirketine bağlı TAŞEL alkollü içki firmasının 14 çalışanının haksız grevi nedeniyle faaliyetlerini durdurmasıdır. Zaten imalat yapmayıp sadece şişeleme ve dolum işi yapan firmada sürekli kadroda bulunmayan huzuru ve ahengi bozan 2 geçici işçinin işten durdurulmasının bu işçilerin arkasında ise memleketim Güzel Mağusadan mebus olan sonra da Sayın Eroğlu hükümetinde ve devamındaki Sayın Küçük Hükümetinde ekonominin başına getirilen çok sevdiğimiz değerli bir arkadaşımızın-hemşehrimizin bulunduğu iddiası KKTCyi karıştırmıştır.  Bu satırların sahibinin Çalışma Bakanı Sayın Dr. Şerife Hanımla yaptığı birkaç görüşmede maalesef müspet sonuçlanmayınca Taşel in sahibi Mey İçki üretimi durdurmuş, şimdilik imalatı Kıbrısta taşerona vermiş, daha sonra da fabrikayı Bulgaristana taşımaya karar vermiştir. Firma üst düzey yetkilisinin yakın arkadaşım olması nedeniyle ısrarlı ricamı kıramayarak Mey İçki şimdilik KKTC kalmaya devam etme kararı almıştır. Ancak ekonomi ve ticaret hatır gönül dinlemez, para;  garantili ve karlı bulduğu yere kaçar. Onun için firma Kıbrıs ta kalma kararını değiştirmeden Ekonomi Bakanımızın soruna acilen çözüm getirmesi gerekmektedir. Kendisine inancım tamdır. Değerli dostum ve sevgili hemşehrime bu konuda her türlü desteği vermeye hazır olduğumu bir kez daha ifade ediyorum.

Sonuç olarak 2012de Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin AB dönem başkanı olacak olması Türkiyenin AB ile siyasi ilişkilerini askıya almasına ve akabinde siyasi bakımdan Türkiye – KKTC ilişkilerinin yeni bir boyut ve siyasi ilişki biçimi almasına neden olacaktır. Bu arada da KKTC de ekonomik altyapısına çeki-düzen vermeli Özelleştirme, Rekabet ve Tüketicinin Korunması kanunlarının uygulanmasına hız vermelidir.

 

  İlgili Haberler

 

Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Geçmişle Hesaplaşmak… Salçalı Ekmek

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Şirketler Ritim Tutuyor
2011 Yılında Takım Tezgahı Sektörü
Enerji ve Sürdürülebilirlik
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi