SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Subat 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 58

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

İzzet Alper Yıldız
Profesyonel Yönetici (MBA) www.alperyildiz.com................................... ÇAĞDAŞ YÖNETİCİ ve YÖNETİM


Şirket İçi Girişimcilik


Girişimcilik (entrepreneurship) deyince ilk aklımıza gelen, daha önceden denenmiş veya tamamen yeni bir iş fikri ile kendi şirketlerini kuran cesaretli insanlar oluyor. Hepimiz bu girişimcilerin sıfırdan nasıl dev imparatorluklar kurduklarını bir yerlerde hayranlık ile okumuşuz veya duymuşuzdur. Bill Gates, Steve Jobs gibi modern çağın girişimci kahramanları, tıpkı Don Kişotun yel değirmenlerine saldırması gibi büyük bir cesaretle dönemlerinin endüstri devlerine kafa tutmuş ve başarılı olabilmişlerdir. Yaptıkları işe kendilerini o kadar inandırmışlardır ki, üniversite eğitimlerini dahi yarım bırakıp evlerinin bir odasında ya da küçük garajlarında sınırlı sermaye ile girişimcilik maceralarına atılabilmişlerdir. Elbette tüm girişimler başarı ile sonuçlanmıyor. Malesef büyük bir bölümü hüsran ile sona eriyor. Ancak başarılı girişimler sonucunda önemli yenilikler ve ilerlemeler gerçekleşebiliyor.

Bugün dünyada girişimcilik, gelişmiş veya gelişmekte olan tüm devletler tarafından desteklenmektedir. Ekonomileri canladırmada, yeni iş imkanları yaratmakta, ürün, hizmet ve süreçlere yenilikler getirilmesinde girişimciler önemli roller oynamaktadır. Ülkemizde de 1980lerden itibaren girişimcilerin sayısı hızla artış göstermiştir. Dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedef haline getirebilen ülkemizde, bu girişimcilerin payları elbette çok büyük olmaktadır. Uluslararası projelerde boy gösteren Enka, Tekfen, Rönesans gibi onlarca başarılı Türk müteahhitlik firmaları; tekstilde marka olmuş Mavi Jeans, Koton, LC Waikiki gibi niceleri; mobilyada ulusal ve uluslararası bayileri ile dikkat çeken İstikbal, Çilek, Bürotime gibi firmalar; hizmet sektöründe görev yapan Turkcell, Pegasus, TAV, Çelebi gibi büyüklükleri ile bölgemizde önemli söz sahibi olan şirketler; perakende ve medikalde dev zincirlere sahip onlarca firmalarımız ve artık sadece Türkiyeye değil global piyasalara ürün satabilen irili ufaklı yan sanayilerimizin çoğu geçtiğimiz 30 yıl içerisinde kurulmuş ve hızla büyümeyi başarabilmişlerdir.

Dünyada söz sahibi olmak isteyen bir Türkiyede girişimciliğin desteklenmesi bir devlet politikası olarak benimsenmektedir. KOSGEB gibi kurumlar aracılığıyla yeni girişimler teşvik edilmekte ve mevcutların geliştirilmesine katkılar verilmektedir. Eğitimlerden, iş planlarının oluşturulmasına; danışmanlıktan parasal yardım ve hibelere kadar çok geniş yelpazede girişimciler desteklenmektedir. Başlangıçta sınırlı bir sermaye ve birkaç kişiden oluşan bu küçük işletmelerde girişimci ana rolü oynarken zamanla diğer çalışanların da katkıları ile işletmeler ekonomik büyüklüklere erişmelidir. Başlangıçta itici güç girişimci olurken ilerleyen zamanlarda organizasyondaki diğer çalışanlar girişimcinin üzerindeki yükü alabilmelidirler. İşte bu noktada şirket içi girişimcilerin gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bill Gatesin Windowsu yaratmasının ardından Microsoftun yaşantımıza kattığı onlarca yeniliğin içerisinde şirket içi girişimcilerin katkısı belki de Bill Gatesten daha fazla bile olmuş olabilir. Yine aynı şekilde Appleın tüm başarısını sadece Steve Jobsa mal etmek ne kadar doğru olacaktır. Evet bu girişimciler ilk adımı atan önderlerdi. Ancak başarıların devamı şirketlerinde çalışan ve sürekli yenilik peşinde koşan şirket içi girişimcilerden geldi.

Şirket içi girişimcilik (intrapreneurship) ve yenilikçilik/inovasyon (inovation) son yılların popüler konularından olmakla birlikte aslında başarılı şirketlerin sürekli yaşadıkları bir gerçekliktir. Yenilikçi ve yaratıcı firmaların kar marjları her zaman mevcudu koruyan ve sadece verimlilikle marjlarını birkaç puan artırmaya çalışan şirketlerin çok çok üzerinde olmuştur. Bu yüzden şirket içi girişimcilik ülkemizde de tüm işletmeler tarafından teşvik edilmeli ve İK politikalarında yer almalıdır. Şirketlere büyümeyi sağlayacak esas ivme, bu tip çalışanlardan gelecektir.

Firmalar büyüdükçe daha bürokratik yapıları kullanmaya başlarlar. Bu da şirket içi girişimciliğin ve inovasyonun gelişmesi engelleyebilir. Günümüzde çağdaş işletmeler büyüklükleri gereği ve verimliliği yakalamak adına bürokratik organizasyonlar kursalar bile geleceklerini garantiye alabilmek adına yaratıcılık ve yenilikleri gerçekleştirecek olan kısımlarında organik organizasyonları tercih etmektedirler. Organik organizasyonlar tıpkı girişimçilikte olduğu gibi resmi kurallardan daha uzak, esnek ve hızlı karar alabilen yapılardır. Şirketlerin Ar-Ge, pazarlama, stratejik planlama ve süreç geliştirme bölümlerinde bu tip yapılara rastlanmaktadır. Bu bölümler üretim, kalite, satınalma vs gibi bölümlerin uymak zorunda olduğu firma içi genel kurallardan daha az etkilenirler. Bir nevi kendi iç bağımsızlıkları söz konusudur.

Ülkemizde şirketlerin çoğu küçük ve orta ölçekteki şirketlerden oluşmaktadır. Bunların büyük bölümününde aile veya kurumsallaşmasını tamamlayamamış patron şirketleri olduğu düşünüldüğünde şirket içi girişimcilik kolay uygulanabilir görünmeyebilir. Halka açık büyük şirketlerimizde dahi şirketin kontrolü halen bu aile mensupları veya patronların elindedir. Birçok şirkette üst düzey yöneticilerin kendi başlarına karar verme yetkileri sınırlıdır. Böylesi bir ortamda patronların şirket içi girişimcilere ihtiyaç duyacakları özgürlüğü vermesi güç görünmektedir. Ancak tamamen imkansız değildir. Şirketi büyütmeye ve geliştirmeye yönelik çabaların sadece aile üyelerinden ya da patronlardan gelmesi şirketlerin kendi entellektüel potansiyellerini tam olarak kullanamadıkları anlamına gelmektedir.

Ailede ikinci nesil veya üçüncü nesil çalışanlara, kendileri kanıtlamaları için verilen imkanlar bir anlam da şirket içi girişimciliğe örnek teşkil etmektedir. Evlatların, ebeveynlerin kurduğu şirketlere eklediği yeni faaliyet alanları bu tür bir girişimciliğin sonuçlarıdır. Bu sayede evlatlar kendi özgüven ve iş tatminlerini kazanırken şirketlerinin gelişmelerine de önemli katkılar sağlayabilmektedirler. Ebeveynlerinin sıkı kontrolünden kurtulup, kendilerini daha bağımsız ve özgür hissettikleri o çalışma alanında, başarılı olabilmek için var güçleri ile mücadele etmektedirler. Benzer durum profesyonel yöneticiler içinde geçerli olabilecektir. Patronun güvenini kazan yöneticiler, belli konularda şirket içi girişimcilere dönüşebilmektedir. Yurtdışında yeni kurulacak olan bir şirketin başına getirilen yönetici, daha fazla yetkilerle donatılacak ve önemli konularda kendi başına karar verebilecek bir otonomluğa kavuşabilecektir.

Şirket içi girişimci olmak için illa da aile üyesi veya patronun güvenini kazanmış üst düzey bir yönetici olmanıza gerek yoktur. Aslında liderlik kavramı gibi şirket içi girişimcilikte pozisyona (mevkiye) bağlı değildir. Çalışanın içinde o gücü hissetmesi ve kullanması ile alakalıdır. Genç bir mühendis, mevcut makinalarla farklı bir ürün üretmek için çaba harcıyorsa o da kendi çapında şirket içi bir girişimcidir. Öneri sistemlerine fikirlerini yazan her mavi ve beyaz yaka çalışan bir şeyleri değiştirmek istediği için bir şirket içi girişimcidir. Proje ekiplerinde ve iyileştirme çemberlerinde yer alan her çalışan aslında birer şirket içi girişimci değilde nedir o halde. Görüldüğü gibi aslında kavram yeni değil. Ancak işletmelerimizde bu bilincin aşılanması ve yaygınlaştırılması gerekiyor. Hem çalışanın hem de şirketlerin kazançlı çıktığı şirket içi girişimcilik, şirketlerin varlıklarını sürdürmelerinde ve gelişip büyümelerinde en önemli araçların bir tanesi olacaktır diyerek konuyu şimdilik sonlandıralım.

Sanatçılar seyircilerinin alkışları ile beslenir, yazarlar ise okuyucularından gelen geri bildirimlerle... Geçen ay yayınladığımız Şirket İçi İlişkiler Üzerine adlı yazıma sizlerden olumlu tepkiler geldi. Teşekkür ediyor ve her türlü geri bildirimlerin devamını diliyorum. Bazı okuyucularım eski yazılarıma nasıl ulaşabileceklerini soruyorlar. Genel bir hatırlatma yapmakta fayda var. SUBCONTURKEY web sitesine girdiğinizde Yazarlar kısmının en altında benim adımı göreceksiniz. Buraya tıkladığınızda önceki ay çıkan yazıma ulaşabiliyorsunuz. Yine aynı ekran üzerinden Yazarın Diğer Yazıları kısmını tıkladığınızda 2009 yılından bu yana yazdığım makalelerin tümüne ulaşabiliyorsunuz. Hepinize işlerinizde başarılar dilerken, gelecekte şirketlerinizi ileriye taşıyacak şirket içi girişimci olmak yolunda çabalamanızı rica ediyorum. Gelecek sayıda görüşmek üzere...

 

  İlgili Haberler

 

Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Geçmişle Hesaplaşmak… Salçalı Ekmek

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Şirketler Ritim Tutuyor
2011 Yılında Takım Tezgahı Sektörü
Enerji ve Sürdürülebilirlik
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi