Akyapak ismi, Akbend ve Akdrill markaları ile birlikte her zaman yenilikçilik, çağdaşlık ve güvenilirliğin temsilcisi olarak geleceğe emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğini söyleyen Akyapak Makine Sanayi ve Ticaret A.ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Er, geleceğe yatırıma büyük önem verdiklerini ve bu bakımdan Ar-Ge departmanlarına sürekli yatırım yaptıklarını belirtti.
SUBCONTURKEY: Akyapak-ın kurumsal kimliği hakkında bilgi verir misiniz?
Orhan Er: Bükme, kesme ve delme makineleri ile metal işleme teknolojileri üretiyoruz. 5 kıtada 82 ülkeye ihracatımız var. Bursa-nın en köklü üreticilerinden biri olarak 2012-de 50. yılımızı kutlayacağız. Bir amacımız da üretim yaparken Yüksek Türkiye Teknolojisi mesajını da ileterek dünyada makine sektörünün öncüleri arasında söz sahibi ülkeler arasına ülkemizi de sokmak. Bu konuda çok önemli katkılarımız var. AKYAPAK, bugün grup olarak 25 bin metrekarelik kapalı alana sahip teknolojik üretim tesisleri ile hem Bursa hem de Türkiye için bir gurur kaynağıdır. 1962 yılında Bursa-da yola çıktığımız günden itibaren gösterdiğimiz azimle, yenilikleri ve teknolojiyi yakından takip ederek dünya çapında tanındığımız bugünkü konumumuza geldik. Üretim ve yönetim merkezimiz bugünde Bursa-da. Bu merkezimizde ve tesislerimizde devamlı eğitim desteğimiz 350 kişilik deneyimli kadromuz ile Türkiye-de ve dünyada teknolojiye şekil vermeye devam ediyoruz.
SUBCONTURKEY: Üretiminizi yaptığınız makineler ve kullanıldığı sektörler hakkında bilgi verir misiniz?
Orhan Er: 2 mm-den 200 mm kapasitesine kadar üç / dört toplu konvansiyonel ya da NC ve CNC kontrollü hidrolik silindir, sac, boru ve profil bükme, plazma kesim makineleri ve delik delme hatları üretiyoruz. Bu makinelerde bir çok ilke ve patente sahibiz. Otomotiv, denizcilik, havacılık, inşaat, ısıtma-soğutma, enerji, petrokimya, savunma sanayisi gibi küresel ekonomiye yön veren pek çok alanda müşterilerimize yüksek kaliteli üretim ve uygulama çözümleri sunuyoruz. Bugün Mitsubishi, Mercedes, Harley Davidson ve Rolls Royce gibi dünya devlerinin fabrikalarında, TAİ ve ROKETSAN ile de Türk Havacılık ve Savunma Sanayilerinde AKYAPAK makineleri çalışıyor. İstanbul Atatürk Havalimanı, Atatürk Olimpiyat Stadı, Formula 1 İstanbul Park tribünleri gibi ünlü yapılarla otomobiller, motorsikletler, gemiler, uçaklar, havaalanları, köprüler, statlar, çelik konstrüksiyon binalar, gökdelenler, rüzgar türbinleri, benzin istasyonları gibi hayatın hemen her alanında karşılaşılabilecek daha bir çok araç ve yapının üretim ve inşa süreçlerinde AKYAPAK makinelerinin imzası bulunuyor.
SUBCONTURKEY: İhracat faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
Orhan Er: Akyapak Türkiye-nin önde gelen firmalarından bir tanesi olarak ağırlığı ihracata veriyor. 82-den fazla ülkeye ihracatımız var. Bükme makinelerimizi dünyaya AKBEND, dünya-da da Türkiye-de de öncülerinden olduğumuz delik delme hatlarını da AKDRILL markası ile pazarlıyoruz. Son yıllara kadar ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerine ihracat yapan Akyapak rotasını yeni pazarlara çevirdi. Yeni ve zor pazarlar için sürekli bir araştırma içindeyiz. Aynı zamanda 2011-2012 yılı fuar programımız da hazır. Her yıl ortalama 20 fuara katılıyoruz. Türkiye-nin ve dünyanın en büyük sektörel fuarlarında dikkat çekici stantlarımızla yeniliklerimizi tanıtıyoruz. Bu arada, Türkiye İhracatçılar Meclisi-nin (TİM) 2010 Türkiye-nin ilk 1000 İhracatçı Firması Araştırması-nda 733. sırada yer aldık. Ekonomist Dergisi-nin, TEB (Türk Ekonomi Bankası) işbirliği ile yaptığı 2010 Anadolu-nun En Büyük 500 şirketi Araştırması-nda ise 493. sırada bulunuyoruz.
SUBCONTURKEY: Bursa-da olmanızın firmanıza sağladığı avantajlar nelerdir? Bursa-nın Türkiye ekonomisine katkılarını değerlendirir misiniz?
Orhan Er: Ülke ekonomisine her geçen yıl artmakla birlikte yaklaşık yüzde dördün üzerinde katkı sağlayan bir şehir Bursa. Dolayısıyla böyle bir katkının parçası olmak başlı başına bir gurur ve özgüven kaynağı. Böyle bir güç merkezinde üretim yapmak sunduğu imkanlar açısından büyük kolaylıklar sağlasa da sorumluluğunuzu da artırıyor. Bu bilinçle hep daha çok çalışmak ve farklılık oluşturarak öne çıkmak zorundasınız. Bu yönüyle Bursa hem zorlayıcı hem de stratejik konumunun gücünden dolayı bu zorlukları aşmada kolaylıklar sunan bir şehir. Burada büyük yarışın içinde olmak daha heyecan verici.
SUBCONTURKEY: 2012 yılı hedefleriniz nelerdir?
Orhan Er: Ürettiğimiz makinelerde kendi branşımızda dünyada ilk 5-teyiz. 2011-de krizin etkilerini tamamen silmekle beraber özellikle Avrupa ve Amerika-daki yeni kriz dalgalarına rağmen ciromuzu da arttırdık. 2012 yılının risk beklentileri olsa da daha iyi olacağına inanıyoruz.
SUBCONTURKEY: Makine sektörünün gelişimi ve 2023 vizyonunu değerlendirecek olursanız, firma olarak nasıl bir strateji izlemeyi düşünüyorsunuz?
Orhan Er: Akyapak geleceğe yatırıma büyük önem veriyor. Bu yüzden Ar-Ge departmanımıza sürekli yatırım yapıyoruz. Geliştirdiğimiz yenilikler bizi her zaman alanımızın öncüsü yapıyor. Silindir bükme makinelerimizi, eklediğimiz donanımlarla rüzgar kulesi bükebilecek şekilde geliştirdik. Artık rüzgar enerjisi sektöründe Akyapak-ın üretim çözümlerinin de hatırı sayılır bir yeri var. Çelik yapı işlerinde yüksek teknolojiye sahip ADM Delik Delme Hatları ile dünyada dahi sayılı üreticilerden biri konumundayız. Ürettiğimiz makinelerin CNC ve yazılım programları ile ilgili teknolojik altyapılarını da sürekli iyileştiriyoruz. En iyi en üst seviyede kaliteyi elde etmek için yıllarca taviz vermeden çalıştık, 2011 yılı ile birlikte de artık emeklerimizin karşılığını almaya başladık. Önemle altını çiziyorum, biz standart üretim yapmıyoruz. Özellikle CNC konusunda dünyadaki sayılı firmalardan biriyiz. Kriz döneminde ağırlık kazandırdığımız Ar-Ge çalışmalarımız sonunda Türkiye-de üretilmeyen dünyada ender üretilen makineler ürettik. Yeni ürünlerimizi Amerika, Avrupa, İstanbul ve Ortadoğu-daki sektörel fuarlarda sergiledik. Krize rağmen cirolarımızı artırdık. Bu özelliğimizle gelecekte de Akyapak hep birkaç adım önde olacak. Rakiplerimizin tersine kriz dinlemeyen yatırımlarımız ve projelerimiz ise sıkı çalışma süreçleri ile devam edecek.
SUBCONTURKEY: Son olarak eklemek istedikleriniz varsa onları da öğrenebilir miyiz?
Orhan Er: AKYAPAK-ı hem Türkiye hem de dünya genelinde ilk tercihlerden biri yapan özelliklerin başında titiz kalite kontrol süreçleri, imalatta kullanılan her bir parçanın özenle denetimden geçirilmesi ve dünyaca markalaşmış malzemelerin kullanılması geliyor. Sipariş kabulden mamul montajına kadar geçen tüm süreçlerde aynı yüksek kalite, yüksek hız temeline oturan müşteri odaklı yaklaşım, üretim felsefemizi oluşturuyor. Bu felsefe, çok az üreticinin ulaşabildiği müdahale ve çözüm hızı ile satış sonrası servis hizmetlerinde de kendisini gösteriyor. CE, ISO 9001-2000, Ukas 005, TSEK ve TURQUM sertifikaları ise kalitemizi ve yüksek standartlarımızı resmi olarak da kanıtlıyor. İşte tüm bu özelliklerden dolayı bizi seçenler bu seçimi neden yaptıklarını iyi biliyor.
Önümüzdeki yıl 50. yılımızı tüm bu başarılarımızı da arkamıza alarak gururla kutlayacağız. AKYAPAK ismi, AKBEND ve AKDRILL markaları ile birlikte her zaman yenilikçilik, çağdaşlık ve güvenilirliğin temsilcisi olarak geleceğe emin adımlarla ilerlemeye devam edecek.