2010 yılını %30luk büyüme ile kapattıklarını söyleyen Makim Makina Teknolojileri San. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Tacettin İleri, 2011 yılında da aynı büyüme oranını yakalamak istediklerini belirtti.
SUBCONTURKEY: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Tacettin İleri: 1956 Kastamonu doğumluyum. Bütün eğitimim Ankarada geçti. 1979 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi elektrik mühendisliğini bitirdim. O dönemlerde kendi işimi kurmaya karar verdim ve o günden bugüne kendi işimi yapmaya çalışan bir imalatçıyım.
SUBCONTURKEY: Firmanız kaç yılında kuruldu? Üretimlerinizden bahseder misiniz?
Tacettin İleri: Furkan Mühendislik olarak 1982 yılında ortağım Ahmet Gönüllü ile beraber çalışmaya başladık ve 1984 yılında firmamızı limited şirkete dönüştürdük. 1993 yılında 2. firmamız olarak Makim Ltd.nin kuruluşunu yaptık. 2007 yılında da Hassas Döküm yapmaya başlayan üçüncü bir şirketimizi de katarak anonim şirket olarak tek çatı altında toplandık ve KOBİ Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş. ile ortaklığa başladık. Şu anda bünyemizde 85 kişi çalışıyor.
1982 yılında başladığımız tasarımı bize ait Furkan marka elektro erezyon tezgahı imalatı olan ana işimizi 2008 yılında Çin rekabetine dayanamayarak bırakmak zorunda kaldık. 1994 krizinde bu işimizde 5 ay sıfır sattık. O dönem değişik projelere girdik, onlardan kalıcı ve canlı olanı, kavramdan tasarımına üretiminden uygulamasına kadar tamamıyla Türkiye nin Mühendislik ürünü olan İstanbul AKBİL projesinin ekipman üreticiliğidir. Halen o işin devamı olan geçiş kontrol sistemleri, geçiş kapıları, turnikeler üretimine devam ediyoruz. Ciromuzun % 45ini bu işlerden sağlamaktayız. O dönemki projelerden bir tanesi de İhracat ürünümüz olan motorlu ayarlı döner bıçağı üretimiydi. Döner pişirme makinaları ile beraber bu üretimimiz ise ciromuzun yüzde 25ini kapsıyor. Bunların her ikisi de makine yapımından kalan elektro mekanik cihaz imalatı olarak kabul edilir.
Ayrı bir bölümümüz daha var, hassas döküm. Bu bizim bu yıl için büyüme alanı kabul ettiğimiz bölümümüz. Bizim yaptığımız işler yatırım malı, yatırım malı bir krizde ilk duruyor, en son açılıyor. 94 krizinde de firma olarak tamamen durunca, tamamen durmayacak bir iş olarak hassas döküm işine girdik. Ciromuzun yüzde 30luk kısmını da hassas döküm ürünlerimiz alıyor. Bunun dışında ise halen ne yapabiliriz diye düşünüyoruz. Bugünün dünyasında daha geçerli olan, Çin rekabetine takılmayacak bir ürün üretebilmek için arayışa devam ediyoruz.
2100 metrekare kapalı 4000 m2 açık alanımız var. ISO 9001 TSE TSEK belgelerimiz var. Yurtdışına gönderdiğimiz bütün ürünler CE belgesine sahiptir.
Toplam ciromuzun %25i ihracattır. İhracat miktarımızı daha da artırmak istiyoruz. Bunu sağlamak için son bir yıl içinde Avrupada 4 fuar, Dubaide ise 2 fuara katıldık .
SUBCONTURKEY: 2010 yılı firmanız için nasıl geçti, 2011 yılı için beklentileriniz nelerdir?
Tacettin İleri: 2010 yılı yüzde 30 büyüme gerçekleştirdiğimiz hedeflerimizi yakaladığımız bir yıl oldu. Fakat karlılık hedefini gerçekleştiremedik ama biz yine de memnunuz. Bu sene ilk 6 aylık dönemde seçim dolayısıyla geçen seneki tempomuzu tutarsak diye düşünmüştük ve bunu ilk 6 ayda başardık. İkinci 6 ayda atak yapmayı hedeflemiştik onu da başaracağımıza inanıyoruz.
Hassas dökümde kapasitemizin yüzde 60ını dolduruyoruz, bunu yüzde 100 yapmak istiyoruz. Geçiş kontrol sistemlerinde de sürekli yeni modeller çıkıyor, daha yüksek kar marjlı ürünleri üretmeyi hedefliyoruz. Yeni makine yatırımı yapmayacağız ama mevcutların verimlileştirilmesi konusunda çalışmalar yapacağız. Bu seneyi de yine geçen sene olduğu gibi yüzde 30 büyüme ile bitirmek istiyoruz. Firmamızda sadece Ar-Ge ile uğraşan 5 çalışanımız var. Yenilikçi olmazsanız veya maliyet düşürücü çalışmalar yapmazsanız pazarda ayakta kalma şansınız olmuyor. Biz de firma olarak kendi imkanlarımız la bunu gerçekleştiriyoruz.
SUBCONTURKEY: Müşterilerinizin sizi tercih etme nedeni nedir? 1. OSBde olmanızın size sağladığı avantajlar nelerdir?
Tacettin İleri: Ürünlerimizin sağlamlığı ve güvenilirliği bizi tercih etmelerinde rol oynuyor. Müşterilerimizle dostluk kuruyoruz ve ihtiyaçlarını karşılarken onların razı olmasını sağlamaya çalışıyoruz.
Biz buraya Ostimden gelmeyiz, Ostimden buraya gelince fabrika yapısına geçmiş oluyorsunuz. Dolayısıyla bu daha ciddi bir düzenin ve disiplinin sağlanması demek oluyor. İş yapma tarzı ve kapasitesi değişmiş oluyor. Özellikle atölye ortamından fabrika ortamına geçiş yapı değişikliği çok önemli. OSBye gelmemizle hem çalışanlarımız hem de iş yapma düzenimiz açısından ayrı bir disiplin sağlandı. OSB içerisinden bazı tedariklerimizi de sağlayabiliyoruz. OSBnin altyapısı enerji kalitesi daha iyi ve enerji maliyetleri ucuz . Bunlarda bizim için bölgenin avantajı oluyor.