SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Åžubat 2012, ÇarÅŸamba

Temmuz 2009 Sayısı

Yıl : 6 | Sayı : 63

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Türk Otomotiv Sanayi Durum Değerlendirmesi

Türkiye otomotiv sanayinin vizyonu; Otomotiv Sanayii Tedarik Zincirinde Daha Fazla Katma Değer Üreterek, Avrupa Birliği İçindeki En Rekabetçi Üretim Ve Gelişmiş Bir Ar-Ge Merkezi Olmaktır şeklinde belirlenmiştir. 35 yıldır faaliyet gösteren Derneğimiz, Türkiyede otomotiv sanayini, vizyonu doğrultusunda geliştirmek üzere, OSD çatısı altında üye firmalar arasında her düzeyde Rekabet Öncesi İşbirliğini oluşturmayı hedeflemekte ve bu amaçla üyelerinin katkıları ile ortak çalışmaları planlamakta ve gerçekleştirmektedir.

GeliÅŸim sürecine baktığımızda, Türkiye deki otomotiv sanayi, kurulduÄŸu 1960lı yıllardan beri özellikle AB otomotiv sanayi ile yakın bir iliÅŸki içinde olduÄŸu görülmektedir. 1970li yıllarda ortakların lisansı altında  Teknik İşbirliÄŸi ile üretim baÅŸlatılmıştır. Bu iÅŸbirliÄŸi, 1980li yılların ortasında giderek artan yabancı sermaye katılımı ile Sermaye İşbirliÄŸi ne dönüşmüştür. Gümrük BirliÄŸi öncesinde de Japonya ve G.Kore otomotiv sanayii ile iÅŸbirliÄŸinde yeni adımlar atılmıştır.

Gümrük Birliği ile yaşanan tam rekabet ortamında Türkiyede üretim için işbirliği yapılan küresel firmalarla Türkiyedeki ortakları arasında daha yoğun bir entegrasyon gerçekleştirilmiştir. Kapasite artışı yanında özellikle küresel rekabet gücünü geliştirmek için teknoloji yenileme ve yeni model yatırımları ile Ar-Ge çalışmaları büyük hız kazanmıştır. Çağdaş üretim ve yönetim teknikleri yoğun eğitim programları ile uygulamaya geçirilmiş ve özellikle kalite yönetim sistemleri kurularak, firmalar bu açıdan da uluslararası kuruluşlar tarafından belgelendirilmiştir.

Bunun sonucunda küresel ortaklar Türkiyedeki ortak tesislerini, kendi küresel stratejik gelişme projeleri içine almıştır. Tam Entegrasyon olarak adlandırılan bu süreçte, Türkiyedeki sanayimiz kalite ve maliyet/verimlilik açısından artık dünya pazarlarına üretim yapacak rekabetçi bir duruma erişmiştir.

İç pazarımız AB ile Gümrük Birliği Kararının yürürlüğe girmesi ile birlikte tam rekabete açılmıştır. Sanayimiz, 1996 yılında gerçekleşen Gümrük Birliğinin son dönemi uygulamalarının yarattığı yoğun rekabet ortamının koşulları sanayimiz tarafından iyi değerlendirmiş, bir taraftan üretim tesislerinde teknolojik yenilikler yapılırken, Gümrük Birliğinin gereği olarak, Motorlu Araçlar Teknik Mevzuatı ile Rekabet Kuralları çerçevesinde Blok Muafiyet Mevzuatı uygulamaları, AB ile uyumlu olarak gerçekleştirilmiştir. Rekabetin gerektirdiği yeni ürünlerin üretimi devreye alınmış ve ilk ihracat çalışmaları başlatılmıştır.

Küresel sanayinin bir parçası olan Türkiyedeki motorlu taşıt araçları sanayiinde tüm tedarik zincirinde, üretilen ürünler ve üretim tesisleri küresel teknik mevzuat, çevre mevzuatı ve kalite yönetim sistemine bağlı bulunmaktadır. Bu mevzuattaki tüm değişimler eş zamanlı olarak ülkemizdeki otomotiv sanayi tesislerinde de uygulanmaktadır. Bu nedenle, ürünlerimiz, özellikle AB pazarı gibi son derece rekabetçi ve tüketicilerinin yüksek performans ve kalite beklentilerinin olduğu pazarda başarı sağlamaktadır. AB ile entegrasyon süreci ve ihracat projelerinde bugün elde edilen başarılar, Gümrük Birliği sürecinin iyi değerlendirilmesinin bir sonucudur.

2001 ve 2002 yıllarında ülkemizde etkili olan krizin ardından, özellikle 2003 yılından itibaren AB ülkeleri ile entegrasyon sürecindeki yoğun gelişmeler ile birlikte sanayimizin ihracat potansiyeli hızla gelişmeye başlamıştır. Türk Otomotiv Sanayi son yıllarda yapmış olduğu yatırımlar sonucunda üretiminin yüzde 80 gibi önemli bir kısmını ihraç edebilir hale gelmiş ve üretim adetlerini 2008 yılında 1.150 milyon adede yükseltmiştir. 2000 yılına göre ihracatımız beş kat artmış, sanayimiz Türkiye ihracat sıralamasında yedinci sıradan birinciliğe yükselmiştir.

Ancak bilindiği üzere, 2008 yılının son çeyreğinde ABDde finans araçları ve türevlerinin değer kaybı sonucunda geri ödeme sorunları ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak gelişen finansal kriz, hızla küresel bir nitelik kazanmış ve tüm pazarlarda talep düşüklüğü ortaya çıkmıştır. Öte yandan yurt içi pazardaki daralma da bu olumsuz koşulları güçlendirmiştir. Gerek yurtiçi pazar, gerekse ihracat adetlerindeki önemli düşüşler, 2009 yılında da etkili olarak devam etmiştir.

Bu olumsuz koşullara rağmen, otomotiv sanayi, üretim yapan 13 ana sanayi ve çok sayıda yan sanayi firmasının 2009 ihracatının Türkiyede üretilen araçlar için gereken parça ithalatını karşılamanın çok ötesinde; Türkiyeye ithalat yapan 41 markanın tüm motorlu taşıt aracı ile yedek parça ithalatını da karşılamış ve 3,3 milyar $ dolayında dış ticaret fazlası vermiştir. Kriz nedeni ile 2009 da azalan dış ticaret fazlası, 2008 yılında 5,5 milyar $ olarak gerçekleşmişti.

Öte yandan 2010 yılı Ocak ayından itibaren hemen tüm ürünlerde iç ve dış pazarlarda talebin ve buna bağlı olarak üretim artışının devam ettiği de görülmektedir. Krizden çıkışın ilk sinyallerini veren bu artışta, kısmen rahatlayan kredi piyasasının olumlu etkisi de bulunmaktadır. Özellikle yatırım malı olan ticari araçlarda gözlenen talep artışı da bu çıkışın bir göstergesi olarak kabul edilebilir.

Gerek iç pazar gerek AB pazarında bu yıl ek teşvikler olmamasına rağmen 2010 yılında bir iyileşme olacağı tahmin edilmektedir. Sonuç olarak 2010 yılının 2009 yılına göre daha iyi olacağı gözlenmektedir, olumlu gidişin devamı halinde üretimde de artış sağlanacaktır.

Sanayi stratejimiz, verimlilik artışı ve katma değeri yüksek yenilikçi ürünlerde üretimi arttırarak mevcut ihracat projelerine ek olarak yeni projelerin gerçekleştirilmesidir. Ayrıca, Mükemmeliyet Merkezi olabilmek amacıyla, Ar-Ge alanında yatırımlar yapmaya ve Ar-Ge faaliyetleri ile ilgili yatırımlarını da ülkemize çekmeye yönelik olarak, tedarikçi firmalarımız ile birlikte tasarım çalışmalarının geliştirilmesi yönünde yoğun çalışmalarımız sürdürülmektedir.

Sanayimiz adına olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiğimiz, 2009 yılında yürürlüğe giren Ar-Ge Destekleri Mevzuatı çerçevesinde, Sanayi Ar-Ge Merkezlerinin kurulması ve Ar-Ge alt yapısı ile ilgili çalışmalar devam etmektedir. Sanayimiz, kurulan 67 Ar-Ge merkezi içinde 20 adet Ar-Ge Merkezi ile ilk sırada yer almaktadır. Bu gelişmelere paralel olarak Ar-Ge alt yapısı için gerekli çalışmalar arasında yer alan Otomotiv Teknoloji ve Ar-Ge Merkezi (OTAM) ve ODTÜ Koltuk Test Merkezi kuruluşları tamamlanmış, Otomotiv Test Pisti kurma çalışmaları ise devam etmektedir.

Öte yandan yine bir çok gelişmiş ülke hükümetleri daha çevreci araçları teşvik eden politika ve regülasyonları uygulamaya almaktadır. Diğer taraftan AB regülasyonlarına göre, araç üreticilerinin belirli emisyon seviyelerine sahip araçların üretimini yapma ve belirli bir takvim çerçevesinde kademeler halinde bu seviyelerin düşürülmesi ile ilgili uyum zorunluluğu, üreticilerin üretim planlarını daha ekonomik ve çevreci araçlar yönünde yapmalarına neden olmaktadır.

Küresel otomotiv firmaları gelecek ürün planlarını bu talep doğrultusunda şekillendirmekte, daha çevre dostu ve daha az yakıt tüketen araçları ürün planlarına dahil etmekte ve bu araçlara ilişkin ürün geliştirme faaliyetlerine hız vermektedir. Bu gelişmelere paralel olarak, çevre ve diğer teknik mevzuat alanında AB ve diğer küresel mevzuat ile uyumlu olarak üretim yapan sanayimizde de, hibrid ve alternatif yakıt tüketen araçlarda geliştirme çalışmaları sürdürülmektedir. Yeni Ar-Ge mevzuatı ile birlikte, sanayimiz ileri teknoloji gerektiren ürünlerin Türkiyede tasarlanabilmesi daha geniş teşvik imkanına kavuşmuştur. Yakın gelecekte, Türk otomotiv sanayi firmalarının Ar-Ge bölümlerini daha da büyütmesi, ileri teknoloji olanaklarını kullanarak tasarım süreçlerinin doğrudan içinde yer alması ve sonucunda dünya pazarlarına rekabet düzeyi yüksek ürünler sunması, küresel rekabet koşullarında Türk otomotiv sanayinin güçlü varlığının önemli bir göstergesi olacaktır.

Bugün itibariyle otomotiv sanayi, üretiminin yüzde 80ini ihraç etmekte ve ihracatının yüzde 90ını AB ülkelerine gerçekleÅŸtirmektedir. Dünya Motorlu Araçlar Üreticileri BirliÄŸi (OICA) 2009 yılı verilerine göre, Türkiye 870 bin adetlik üretimi ile İtalya, Belçika ve Rusyanın önünde Dünya motorlu araç üretiminde 17. sırada yer almıştır. Sanayimiz, AB (27) sıralamasında toplam üretimde yedinci, hafif ticari araçta birinci, otobüs üretiminde ikinci,  otomobilde sekizinci ve kamyonda dokuzuncu sırada yer almıştır.

Yüksek kalite geleneği ve otomotiv kültürü yanında üstün iş gücü potansiyeli ile Türkiye küreselleşme sürecinde önemli adaylardan birisidir. Öte yandan esnek çalışma saatleri ile tesislerini etkin kullanma yeteneği; kendisini geliştirmiş, deneyimli ve yüksek teknoloji ve co-dizayn yeteneklerine sahip yerli yan sanayi; uluslararası teknik mevzuata uyum sağlamış olması, dünyada en önde gelen kalite standartlarında üretimi, gelişmiş enerji ve iletişim altyapıları ve yüksek işgücü verimliliği gibi güçlü yönleriyle, sanayimiz çok önemli avantaja sahip bulunmaktadır.

Son zamanlarda, küresel üretimin kuzeyden güneye, batıdan doğuya yeni merkezlere kaydığı gözlenmektedir. Bu nedenle, hem yeni model hem de mevcut ürünlerde kapasiteyi artırmaya yönelik orta vadeli kararlarda, birçok ürünün üretim merkezi olan Türk otomotiv sanayi firmalarının sahip olduğu üretimde özelikle işgücü maliyeti, kalite ve verimlilik gibi unsurların etkili olacağı beklenmektedir.

Özellikle Türk otomotiv sanayi, rakibi olarak değerlendirilen yeni AB üyesi ülkeleri ile kıyaslandığında; sahip olduğu yüksek işe bağlılık oranı ile çok önemli bir avantaja sahip bulunmaktadır. Otomotiv gibi karmaşık ve işe devam zorunluluğu gerektiren bir sanayide, işçilik maliyeti avantajının, bu önemli faktör ile birlikte değerlendirilmesi çok önemli olacaktır.

Diğer taraftan küresel pazarlarda da olduğu gibi, ülkemizde de otomotiv sanayinin 2007 yılındaki üretim ve pazar adetlerine tekrar ulaşabilmesinin, 3–4 yıl gibi uzun bir süre alacağı da bilinmektedir. Bu zor koşullar altında, otomotiv sanayi mevcut strateji ve hedeflerimizde bir değişiklik yapmamıştır. Yakın bir gelecekte; 2 milyon adet üretim, 1,5 milyon adet ihracat, 50 milyar $ ihracat geliri ve 600 bin istihdam hedefine ulaşmak üzere yoğun çalışmalarını sürdürmektedir.

Bu gelişmeler ile birlikte sanayimizin, AB ve Dünya sıralamasındaki yerini daha da yükselteceğini ve dünyada toplam taşıt üretiminde ilk on, ABnde toplam taşıt aracı üretiminde ilk üç ve Ar-Gede ilk beş sırada yer alacağı hedeflenmektedir.

Bir başka ifade ile sanayimiz,Mükemmeliyet Merkezi olma hedefi yolunda, bundan sonra da istikrarlı iç pazar ve ihracat projelerine bağlı olarak büyümek üzere yoğun çalışmalarını sürdürmektedir.

75. Platin Özel Sayısı vesilesi ile sanayimizin önemli yayın kuruluşları arasında yer alan ve sanayimizi ilgilendiren önemli konularda gündemi yakından takip eden SUBCONTURKEY Gazetesini başarılarından dolayı kutluyor, sanayimize olan destek ve katkılarının önümüzdeki yıllarda da devam etmesini diliyoruz.

 

  İlgili Haberler

 

Teknofil Mühendislik, Hava Filtreleri Performansının Ölçümü İçin Test Ekipmanı Geliştirdi
Ortem Yeni Projelerle Farklı Sektörlere de Yönelecek
Butek; Bursa Teknoloji Merkezi... Tasarımdan Üretime… Bursa-dan Tüm Dünyaya…
Otomotiv Sektörünün Sac şekillendirmedeki Kaliteli Tedarikçisi: ÜKS Üçler Kelepçe
MTG, Otomotiv ve Makina Endüstrisi İçin Üretiyor

  İlgili Yazılar

 

İkibinoniki-ye Bir Kala
Kıssadan Hisseler
Kriz ve IAA Fuarı
Krize Dair
Saklı Cennet
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi