Onları halk arasında 10 parmağında 10 marifeti var diye nitelendiririz. En iyi yapabildikleri ve hayatları kazandıkları bir işin dışında, diğer işleri de -para kazanmasalar dahi- başkalarının takdirini kazanabilecek kadar iyi yapan insanlar için kullanılır bu deyim. Çoklu beceriye sahip bu kişiler, diğer insanlar karşısında mukayeseli bir üstünlüğe sahiptirler. İş dünyasında da çoklu beceriye sahip çalışanlar, diğer çalışanlar arasından kısa süre içerisinde sıyrılarak anahtar personel konumuna yükselirler. İşverenler de esnek işgücüne (flexible workforce/multi-skilled workforce) sahip olabilmek için çalışanlarının farklı konularda becerilere sahip olmalarını arzu ve teşvik eder. Çoklu beceriye sahip olmak (multi-skilled employees) çalışan ve işveren için bir kazan-kazan (win-win) durumu oluştur-maktadır.

Değerli Hocam Sayın Deniz Gökçe yi çoklu beceriye sahip kişilere ilk örnek olarak vermek istiyorum. Üniversite öğretim üyeliği, ekonomi yazarlığı, spor yazarlığı ve yorumculuğu, TV programcılığı ve danışmanlık gibi birçok şapkayı başarıyla taşıyor.
Bir başka örnek Sayın Tülin Şahin, Sivaslı Cindy olarak podyumlarda tanındı. Mankenliğin yanı sıra, moda tasarımı, diyet ve sağlıklı yaşam üzerine kitap yazarlığı, spor hocalığı yapıyor. Çok sayıda yabancı dil bilen Tülin Şahin 2007 yılında yapılan bir röportajda: Güzel olmak avantajlı. Bir de bunun üstüne yetenek ve çalışkanlık eklenince her şey tamam oluyor. Güzelim" diye bir köşeye çekilip oturmamak lazım. Çünkü başarılı olmak, güzel olmaktan daha önemli diyor. Türkiye nin turizm tanıtım yüzü de olan Tülin Şahin, TBMM Uyuşturucu ile Mücadele Araştırma Komisyonunca uyuşturucudan uzak, başarılı, sportif, çalışkan, örnek yaşantısı ile 2009 yılı Haziran ayında Örnek Genç olarak seçildi.
Sayın Ramazan Kutlu yu Hürriyet Gazetesi nin Mayıs ayında yayınladığı bir röportaj sayesinde tanıdım. Çok sayıda takdir, başarı ve teşekkürname alan değerli imamımız aynı zamanda iyi bir hatip, müzisyen, belgeselci, dizi oyuncusu, TV programcısı, spiker, mimar, dekoratör ve ahçıymış. İşte size birbirinden çok farklı alanlarda çalışan çoklu beceriye sahip yurdumun insanları… Sadece isimlerini google arama motoruna yazdığınız zaman binlerce sayfaya ulaşabiliyorsunuz. Bunları uç örnekler olarak nitelendirebilirsiniz. Ama çevrenize baktığınızda çoklu beceriye sahip insanları kolayca fark edeceksiniz. Onlar adeta birer çekim merkezi haline gelmişlerdir. Çevreleri tarafından bilinir, sevilir ve takdir edilirler.
Ulu Önderimiz M. Kemal Atatürk ün 20.yüzyılın en büyük devlet adamlarının arasında sayılmasında en önemli etkenlerden bir tanesi de kendisinin çoklu beceriye sahip olmasıdır. Sadece asker Mustafa Kemal tüm bunları başarabilir miydi? Öğretmen, yazar, sanatsever, çiftçi, sanayici, iş adamı, sporcu, yönetici, politikacı gibi diğer becerilere sahip olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti bugün bu noktada olabilir miydi?
Çoklu Beceri ve Öğretim Sistemimiz
Her insan farklı yeteneklere sahiptir ve değerlidir. Herkes yeteneklerini keşfedip, yetenekleri doğrultusunda kendini geliştirmelidir. Tek tip insan yetiştiren programlarla şirketlerin veya ülkelerin başarılı olması ve insanların mutlu olması mümkün değildir. Bu noktada öğretim sistemimizin gözden geçirilmesinin şart olduğunu düşünüyorum. Çünkü mevcut uygulamaların, insanların farklı yeteneklerini geliştirmelerini teşvik etmediğini kendi yakın çevremden biliyorum. İlköğretimden üniversiteye kadar mevcut durum ümit verici değil. Liselere giriş için beşinci sınıftan sonra her yıl uygulanmaya başlanan Seviye Belirleme Sınavı (SBS) sebebiyle artık müzik, resim, beden eğitimi, tiyatro, bilgisayar, yabancı dil gibi diğer farklı yetenekleri ortaya çıkarabilecek derslere kimse önem vermiyor. Bu dersleri zaman kaybı olarak algılayan öğrenciler, bunların yerine sınav için etütlere girmeyi tercih ediyorlar. Robotlara dönüşen çocuklarımız için başarının tek kıstası SBS net sayısı olmuş. İşin acı tarafı yine bu günlerde yabancı sermayeli bir bankamız çok haklı olarak çocuklarımıza Tasarruf dersinin verilmesini tavsiye ediyor. Aksi takdirde Türkiye nin dış sermayeye bağımlı yaşayışının daha uzun yıllar devam edeceğini söylüyorlar. Ne dersiniz lise, üniversite sınavları derken çocuklarımız tasarruf dersine ilgi gösterirler mi? Öğrencilerine yetenekleri ve ilgileri doğrultusunda bölüm seçme şansı veren tek üniversitemiz olan Sabancı Üniversitesinin bu uygulamasını durdurmaya yönelik anlamlı(!) çabalara da yine bugünlerde şahit oluyoruz.
Mevcut öğretim sistemimiz farklı yeteneklerin gelişimine yeterince katkıda bulunamadığı için iş bireylere ve şirketlere kalıyor. Artık İnsan Kaynakları bölümünü Yetenek Yönetimi bölümü olarak nitelendiren şirketler oluştu. İşletmelerde çoklu beceriye sahip çalışanların bilinçli bir şekilde oluşturulması mavi yaka çalışanlarla başladı. Buradaki temel amaç esnek üretim kabiliyetinin kazanılması ve kişiye bağımlılıktan kurtulmaktı. Belli bir mühendislik geçmişine sahip olan okurlarım çalıştıkları şirketlerde vazgeçilemez işçi, usta ve ustabaşları ile karşılaşmışlardır. Hatta işverenlerin herhangi bir çatışma durumunda bu tip mavi yaka çalışanları kayırdıklarına da şahit olmuşlardır. Bu kişiler işletme içerisinde küçük birer krallık haline gelmişlerdir. Bilgiyi kendilerinde tutarak güçlerini ve gelirlerini artırmayı başarmışlardır. Arızaları sadece kendileri çözebildikleri için gerektiğinde üstlerini işi bırakmakla dahi tehdit eder hale gelebilmişlerdir. Çoklu beceriye sahip çalışanlar işletmenin kişiye bağımlığını azalttığı ve üretime esneklik kazandırdığı için işverenlerce de desteklenmektedir.
Talep ve Esnek İşgücü
Yaşadığımız çağda talep sürekli değişkenlik arz etmektedir. Talep azalış ve artışlarında işgücünün ayarlanabilmesi için çoklu beceriye sahip çalışanlara ihtiyaç duyulur. Örneğin normalde belli bir makine de iki vardiya çalışarak talebi karşılayabildiğiniz bir ortamda; dönemsel olarak ya da herhangi bir arıza sebebiyle üç vardiya çalışmanız gerekirse, bu makineyi problemsiz çalıştırabilecek üçüncü bir kişiye ihtiyaç duyarsınız. Eğer çalışanlarınızı önceden farklı makinelerde çalışma konusunda yetiştirmişseniz, bir elemanınızı bu makineye kaydırmakla meseleyi kolayca çözebilirsiniz. Aksi takdirde fazla mesailerle mevcut iki vardiyanızda çalışan kişilere aşırı yük bindirmek zorunda kalsanız da, bunu sürekli yapamayacağınız için kayıplara maruz kalırsınız. Bir de talebin azaldığı duruma bakalım. Eğer her makinenizi sadece bir adam çalıştırabiliyorsa, talebin daraldığı dönemde hiçbir çalışanınızdan tasarruf etme şansınız olmayacaktır.
Yine herhangi bir çalışanınız izin, hastalık veya tatil nedeniyle işe gelmediği zamanlarda, işin aksamaması için onun yerini alacak diğer bir çalışanın bu görevleri yerine getirmesi gerekebilecektir. Tüm bunlar bize neden çoklu beceriye sahip çalışanlara ihtiyaç duyduğumuzu açıkça ifade ediyor. İşletmelerde yöneticiler, altlarında çalışan kişilerin gerekli çoklu beceriler kazandıklarını takip etmeli, takımdaki insanların birbirinin görevlerini yapabilmeleri için tüm operasyonların kişiye bağlı olmayı gerektirmeyecek kadar basit ve anlaşılır olmasını sağlamalıdırlar. Çalışan yetenek geliştirme planları, yeterlilik matriksleri, rotasyonlar ve iş eğitimleri ile çalışanların gelişimi düzenli şekilde izlenmelidir.
Çalışanlara Çoklu Beceriler Kazandırmak
Mavi yakalılar üretim hatlarında genelde takımlar halinde görev yaparlar. Bu takımlar kendi bölgelerine verilen işleri talebe göre belirlenen zaman dahilinde gerçekleştirmekle yükümlüdürler. Takım lideri takımdaki her üyenin görevini yerine getirebilecek bilgi ve deneyime sahip olmalıdır. Takım üyelerinin herhangi biri eksik olduğu durumlarda diğerleri onun yerini alabilmelidir. Takıma yeni gelen üyenin işbaşı eğitimleri, takımın tüm görevlerini kapsayacak şekilde gerçekleştirilmelidir. Takım üyelerinin rotasyonla çalışma yerleri periyodik olarak değiştirilmeli, böylece bölgelerindeki tüm ekipmanları kullanabilmelerini ve operasyonları kusursuz öğrenebilmelerini sağlanmalıdır. Takımlar kendilerinden önceki ve kendilerinden sonraki takımların operasyonları bilmeli ve birbirlerini nasıl etkilediklerini tam olarak anlamalıdırlar. Yukarıdakilerin gerçekleştirildiği bir işletmede talepte herhangi bir değişiklik söz konusu olsa dahi, takımdaki üye sayısı buna göre sorunsuz artırılabilir veya azaltılabilirsiniz.
Beyaz yakalılar da aynı mavi yakalılarda olduğu gibi yetenek geliştirme planları, yeterlilik matriksleri, rotasyonlar ve iş eğitimlerine tabi tutulmalıdır. Bazı şirketlerde çoklu beceri geliştirme işi tamamen beyaz yaka çalışanların inisiyatifine bırakılmıştır. Çalışanlar yıllarca aynı iş tanımı çerçevesinde görev yapmak durumunda kalmış olabilirler. Bu tip şirketlerde çalışanların performanslarından tam olarak yararlanılamaz. Yıllardır aynı rutin görevi yapan motivasyonu düşük çalışanlar sonunda ya şirketten ayrılırlar ya da ayrılmak zorunda kalırlar. Öbür taraftan çalışanlarını sürekli gelişime yönlendiren ve onların farklı beceriler geliştirmesini destekleyen şirketler, iş tanımlarını her yıl yenileyerek ve çalışanları rotasyona tabi tutarak çalışan motivasyonunu yükseltebilir ve verimliliği arttırabilirler.
Çalışan Açısından Çoklu Beceri
Konuya bir de çalışan açısından bakacak olursak çoklu beceriye sahip çalışanların daha çabuk terfi ettiğini, daha iyi ücret artışları alabildiklerini ve kriz zamanlarında en vazgeçilemez Joker çalışanlar olduklarını biliyoruz. Çoklu beceriye sahip çalışanlar rotasyonla farklı alan ve ekipmanlarda çalıştırıldıkları için sürekli aynı işi yapan (rutin) çalışanlara göre daha motivasyonlu ve istekli çalışma sergilerler. Yeniliklere, öğrenmeye ve gelişmeye daha açıktırlar. Yukarıda sayılan sebeplerden ötürü, bireylerin kişisel gelişimlerine önem vermeleri ve çoklu beceri kazanmak için sürekli çaba göstermeleri gerekmektedir. Türkiye de birçok insan için okul bitince öğrenim süreci maalesef sekteye uğruyor. Oysa okul bir amaç değil bir araçtır. Kişiye belirli bir işi yapabilmesi için gerekli minimum bilgi ve yetenekleri kazandırır. Öğrenimini okul sonrası devam ettirebilen kişiler taş taş üstüne koyarak uzmanlıklarını pekiştirebilir veya farklı alanlarda da yeni bilgi sahibi olabilirler. Bireylerin çoklu beceri kazanmasındaki en önemli etken, kendi istek ve çabalarıdır. 10 parmakta 10 marifetiniz olmasa bile birden fazla beceriye sahip olmanız sürekli artan günümüz rekabetçi ortamında bir zorunluluktur. Yeteneğinizin hangi konuda olduğu çok önemli değildir. Önemli olan kendinizi geliştirdiğiniz alanlarda gerçekten iyi olabilmektir. Bugün hobi olarak yapmaktan zevk aldığınız şeyler dahi ileride size beklenmedik kapılar açabilir. İçinde bulunduğunuz ortamları bir yapboz (puzzle) olarak kabul ederseniz, hangi parçaya kimin ne zaman ihtiyaç duyulacağı hiç belli değildir. Siz elinizdeki yapboz parça sayısını (kolunuzdaki bilezik sayısını) arttırmaya çalışın. Bir gün birileri bunlardan biri veya birkaçına mutlaka ihtiyaç duyacaktır.
Değerli okurlar, her türlü istek, soru ve değerli yorumlarınızı yukarıda yer alan e-mail adresime bekliyorum. Unutmayın zaman en değerli varlığımız. Hepimiz az zamanda çok işler başarmak zorundayız. Haydi hemen harekete geçelim. Kendilerine faydası olmayan kişiler, kendilerini geliştiremeyen kişiler; çalıştıkları kurumları ve içinde bulundukları çevreyi ve nihayetinde toplumu da geliştiremezler. YERİNDE SAYANLAR İLERLEYEMEZLER! Önde olmak için öğrenmeye ve ilerlemeye devam…