•Dış Ödemeler Dengesindeki Bozukluk
Amerika 1. Dünya Savaş ından Avrupa nın en büyük alacaklısı ve başlıca finans kaynağı olarak çıkmıştı. Avrupa ülkelerinin ekonomileri savaşın yarattığı yıkım ve savaş borçları nedeniyle son derece zayıf bir konumdaydı. Amerika, Almanya ve İngiltere den tazminat alacaktı. Hükümet bu tazminatların altın olarak tahsil edilmesini istedi. Fakat dünyadaki altın stoğu yetersizdi ve zaten bu stokları Amerika kontrol ediyordu. Bunun üzerine, Amerika ya borçların mal ve hizmet olarak ödenmesi denendi fakat bu da Amerika nın kendi mal ve hizmet sektörünü olumsuz etkiledi. Yabancı malların Amerikan piyasasını işgal etmesini önlemek amacıyla gümrük duvarları konularak Amerikanın ulusal sanayisi korundu. Bu da İngiltere ve Almanya nın dış ticaretin küçülmesine yol açtı. Kendi ülkelerindeki talep azlığından dolayı da ellerindeki malları satamadılar, paraya dönüştüremediler ve borçlarını ödeyemediler. Sonuç olarak; Amerika borcunu tahsil edemedi. Oysa; Amerika, kendisine borçlu olan ülkeler için gümrük duvarlarını yükseltmeseydi, borçlarını o ülkelerden tahsil edebilirdi.
•Parada Altın Standardında Israr
Hoover başkanlığındaki Amerikan Hükümeti, ekonomi konusundaki tecrübesizliğinin bir göstergesi olan parada altın standardı ısrarından vazgeçmedi. Hükümet altına bağlı olmayan para basımını reddettiğinden piyasada para kalmadı ve ekonomik faaliyetler durdu. Bu sıkı para yönetimi ve akabinde faiz artışı reel sektörün küçülmesine yol açtı.
1929 BÜYÜK BUHRAN
Büyük Bunalımın Ortaya Çıkış Evreleri
Amerika da 6 ay öncesinden patlak veren Büyük Buhran kısa sürede dünya çapında bir ekonomik çöküntüye dönüştü. Bunun nedeni ise; 1. Dünya Savaşı ndan sonra ABD ve Avrupa ekonomileri arasındaki özel ve sıkı bir iletişimin olmasıydı. Amerika, savaştan yenik çıkan ya da ulusal ekonomileri bozuk olan ülkeler için en büyük finansör ve kredi sağlayıcıydı. Fakat Amerika ekonomisi çökünce Avrupa ya yapılan destekler de durdu ve yeniden yapılanma ve kurulmaya çalışılan refah sistemi de çökmeye başladı.
3 Ekim 1929 tarihinde borsanın ilerlemesi durmaya başladı. 21 Ekim Pazartesi günü oldukça zayıf bir gündü. Toplam satışlar 6.091.870 ile tarihteki üçüncü en büyük işlem hacmine ulaşmış, ülke çapında piyasayı takip eden on binlerce insan rahatsızlık verici bir keşifte bulunmuştu. Neler olacağını anlamanın bir yolu yoktu. Wall Street çökmeye başlamıştı. 24 Ekim Perşembe günü ise borsa dibe vurdu ve tarihe KARA PERŞEMBE adını geçirdi. Düzensizlik, korku ve karmaşa ile tanımlanan bu dönem öyle anılmayı hak ediyordu. O gün; 1929 yılı fiyatlarıyla 4.2 milyar dolar yok oldu. Sene sonunda ise; bu rakam 30 milyar doları buldu. 4000 banka battı ve bankaların batması ülke ekonomisinde güven kaybına yol açtı. Bu durum harcamaların, talebin ve üretimin en düşük seviyelere gerilemelerine neden oldu.
Büyük Buhran en çok sanayileşmiş ülkeleri ve özellikle Amerika ya borcu olan Almanya ve Büyük Britanya yı vurdu. 1929 un sonlarında Almanya da işsizlerin sayısı gittikçe arttı ve bu sayı 6 milyonu buldu. Büyük Britanya ise Almanya ya göre daha az etkilendi fakat sanayi ve ihracat sektörü derin yaralar aldı. Diğer ülkeler ise Büyük Bunalımdan 1931 yıllarına doğru etkilenmeye başladı. Büyük Buhran, Latin Amerika ülkeleri gibi ekonomisi hammadde ihracatına dayalı ülkelerin de ekonomik çöküşe girmesine neden oldu. Zaten Latin Amerika ülkeleri de 1920 li yılların sonuna doğru ekonomik krizdeydiler ve yeni çıkan tarım aletlerinin ve tarım metotlarının verdiği zarardan dolayı tarım ürünlerinin arzı talepten daha fazlaydı. Bu ülkeler ürünleri stoklama çalışmalarına girişmişlerdi. Fakat, stoklama yapabilmek için Amerika ve Avrupa dan alınan borçlar gerekliydi ama Amerika kredileri kesmişti. Bunun yanında bunalımdan etkilenen bir çok ülkede inşaat yapımları durdu. Fabrikalar, kurumlar ve ticarethaneler iflas etti. Milyonlarca insan işsiz kaldı ve açlığa sürüklendi. Ülkeler bu çöküntüden en az hasarla çıkmak için yeni gümrük vergileri koydular ve bunları arttırdılar. İthalata sınırlar getirerek yerli üretimi arttırmanın yollarını aradılar. Fakat bu kendi içlerine yönelme, uluslararası ticaret hacminin küçülmesine yol açtı.
Diğer yandan tarım ürünleri fiyatlarında %40-60 lık düşüş gerçekleşti. Bu da çiftçileri ve kırsal alanlarda yaşayan insanların hayatlarını kötü etkiledi. İnsanlar sebze ve meyve yetiştirerek yaşamlarına devam ettiler ve piyasadaki para aniden yok olunca insanlar ihtiyaçlarını takas yoluyla karşılamaya başladılar.İnsanlar maddi varlıklarını kaybetmeleri yanında bir de bunun sonucunda yaşam koşullarını ve ruh sağlıklarını da kaybettiler. Bunalımın etkileri 1939 a kadar devam etti.
1929 BÜYÜK BUHRAN SONUÇLARI
•Altın Standardının Yıkılması
1929 un en önemli sonuçlarından biri altın standardının yıkılışını kolaylaştırmasıdır. Bu buhran, ABD piyasalarında bir paniğe sebep olmuş ve daha sonra sanayi, üretim ve istihdam seviyesinde önemli düşüşlere neden olmuştu. Sonuç olarak; Amerika nın ithalatı azaldı ve dış dünyaya sağladığı krediler kesildi. Diğer ülkeler de bu duruma altın standardından ayrılarak ve dış alımlarına kısıtlamalar koyarak tepkilerini gösterdiler. Bu tepkiler dünya ticaret ve üretim hacminin düşmesine yol açtı. Büyük Buhran ile uluslararası mali alan karmakarışık duruma geldi. Evrensel altın standardı yıkıldı ve onun yerine birbirinden ilgisiz üç para bloğu oluşturuldu.
1. Kambiyo kontrolü uygulayan blok
2. Altın bloğu
3. Sterlin bloÄŸu
•Liberal Politikaların İtibar Kaybetmesi
Büyük Buhran politik uygulamalara da yol açtı. Amerikan halkı yaşanan bu krizden Hoover yönetimini ve tecrübesizliklerini sorumlu tutuyorlardı. Hoover yönetimi kriz karşısında önce hiçbir müdahalede bulunmamıştı. Bu yönetim, ekonominin ancak kendi haline bırakılarak dışarıdan müdahaleler olmayınca en doğru şekilde işleyeceğine inanıyordu ve zaten onlar için bu kriz geçici bir durumdu. Fakat zaman geçtikçe, fiyatların düşmesi ve ticaretin daralması devam etti. İnandıkları bu yöntemin kriz üzerinde olumlu bir etkisini göremeyen Hoover hükümeti müdahalede bulunmaya karar verdi ve gerekli önlemleri alarak eyalet ve yerel yönetimleri harcamalarını arttırmaya çağırdı. Vergilerde indirim uyguladı. Sanayicilerin yatırımlarına devam etmelerini ve fiyatlarda indirime gidilmemesini istemiştir. Fakat, müdahale kararı için artık çok geçti ve ayrıca yapılan müdahaleler krizin daha da derinleşmesine yol açtı. Bunun üzerine Amerikan halkı 1932 yılının sonlarında yapılan seçimlerde ekonomik sistemde köklü değişiklikler vadeden Demokrat Partili Roosevelt i Amerikan Başkanı olarak seçti.
Roosevelt in başa geçtiği 1933 yılı bunalımın etkilerinin en fazla hissedildiği yıllardan biriydi. Ekonomik karlılık çökmüştü. Talep eksikliği yaşanıyor ve insanların satın alma güçleri çok düşmüştü. Bunun üzerine; Roosevelt, New Deal olarak bilinen ekonomi programını hayata geçirdi. New Deal kapitalizmin serbest piyasa ekonomisinden kısa süreli bir geri adım olarak yorumlanıyordu. İşe öncelikle bankacılık sektörü ile başlandı. Merkez Bankası kuruldu. Mevduatlar devlet güvencesi altına alındı. Reel sektörde karlılığın artırılması hedef alındı ve devlet kontrolün kendi elinde olması şartıyla sanayicilere yüksek fiyat uygulaması izni verdi. Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı. Tarım sektörü için de uygulamalar gerçekleşti. Fakat yapılan bu uygulamalar birbirleriyle çelişir haldeydi. Devlet bir yandan fiyatların yüksek tutulması için üretime sınırlama getirirken diğer yandan da ne üretilirse üretilsin belirli yükseklikteki bir fiyattan bu ürünleri almayı vaad ediyordu. Bu da doğal olarak çiftçilerin daha fazla üretim yapmak istemelerine neden oluyordu. Roosevelt in devlet harcamaları politikası ise; denge politikası gibiydi. Sanayiciler devlet müdahalelerine karşı çıktıkları için Roosevelt yatırımlarını özel sektörün ilgilenmediği alanlarda yapıyordu. Yapılan bu yatırımlarla iş alanlarının kurulması böylece işsizliğin azaltılması ve düşük talep sorunun ortadan kaldırılması planlanıyordu.
Roosevelt in New Deal adı altında yapmış olduğu bu aktif müdahalelere rağmen kitlesel işsizlik ve ekonomik durgunluk tam anlamıyla aşılamadı yalnızca krizin etkileri bir ölçüde hafifledi.
•Keynes Devrimi
ABD yönetimi Büyük Buhran dan kurtulmanın yollarını ararken, Keynes inde bu konudaki fikirleri alındı. Keynes devletin piyasalara müdahale etmesi gerektiği inancındaydı.
Keynes ve Keynesçiler vergilerde kesintiye gidilmesini öneriyorlardı. Keynes e göre; firmalar üretim kararlarını beklenen talep düzeyine ya da beklenen toplam harcamalara bağlı olarak alırlar. Tüketiciler, yatırımcılar ve diğerlerinin daha fazla harcama yapmayı planlamaları halinde firmalar daha da fazla satış yapacaklarını umacaklar, dolayısıyla daha fazla üretim yapacaklardır. Bir başka deyişle, talep arzı yaratır. Keynes e göre, talep yetersizliğinden kaynaklanan eksik istihdamın ve işsizliğin giderilmesi için kamu harcamaları, gerektiğinde açık bütçe politikası ile arttırılmalıdır. Buna karşılık aşırı talebin ortaya çıkması, yani enflasyon durumunda ise, kamu harcamaları kısılmalı, vergiler arttırılmalıdır.
Sonuç olarak; 1929 yılının yarattığı koşullar Keynes tarafından yapılan devrimin ortamını hazırladı.
•Milliyetçilik ve Savaş
Büyük Buhran ın yarattığı sonuçlar hem siyaset hem de kamusal düşünceler üzerinde etkili olmuştur. 1930-31 yılları arasında her on iki devletten on tanesi askeri darbeyle hükümet ve rejim değişikliğine gitti. Bu değişim süresinde, Amerika Birleşik Devleti Başkanı Herbert Hoover gibi sağ partiler , Avusturya ve İngiltere deki gibi sol partiler yerlerini karşı görüşteki partilere bıraktılar. Bu olaylar 1931 de Japonya da, 1933 yılında ise Almanya da ulusalcı, savaş yanlısı ve saldırgan partilerin kazanmasına neden oldu. Bu gelişme, en uzun vadeli sonucu olan 2. Dünya Savaşı nın çıkmasına neden oldu.
Buhran sonucunda; Batı Avrupa da sağın gücü hızla artarken, sol güç kaybetmeye başlamıştı. Solun zayıflaması sadece komünist sınırlar içinde kalmamıştı. Almanya daki ekonomik güçlükler 1933 te in iktidara yükselmesine neden oldu. , 20 Nisan 1933 te kırkdördüncü doğumgününde, Yeni Almanya nın Lideri onuruna bütün bir ülke çapında gerçekleştirilen kutlamalarla olağandışı bir hayranlık gösterisine maruz kaldı. artık bir parti lideri değil, milli birliğin sembolü olma yolundaydı. Alman Sosyal Demokrat Partisi ortadan kalktı. Avusturya da Sosyal Demokrat Parti dağıldı, İngiltere de ise İngiliz İşçi Partisi üyelerinin yarısını kaybetti.
Büyük Buhran ın dünya siyasi tarihine bıraktığı en büyük değer milliyetçilik hareketleri, 1932 yılında Avrupa başta olmak üzere tüm dünyada hızlı bir silahlanma savaşının başlamasına neden oldu. Bu olay; 1939 2. Dünya Savaşının bir nevi ön hazırlığı gibiydi. Büyük Buhran döneminde; liberal anlayış büyük yara almış ve dünyada ekonomik- politik hegemonya için yarışan aktörler arasına Marksist komünizm de dahil olmuştu. Bu gelişmeler Avrupa yı hızlı bir silahlanma sürecine soktu ve ardından da İkinci Dünya Savaşı başladı ve dünya güçleri büyük bir mücadelenin içerisine girdiler.
Savaşla birlikte denizaşırı ülkeler Amerikan silah şirketlerinden cephane ve silah talebinde bulunmaya başladılar böylece Amerika da işsizlik oranı azaldı. 1941 yılına gelindiğinde ise; Büyük Buhran ın etkileri tamamen ortadan kalktı.
Almanya ise; Adolf in 1933 yılında iktidara gelmesiyle, yönetiminin başlattığı bayındırlık projeleri ve cephane üretimini çok hızlı bir şekilde genişletmesi ile buhranın Almanya daki etkisi 1936 yılında son buldu.
Büyük Buhran ın Türkiye ye Etkileri
Büyük Bunalım Türkiye yi Nasıl Etkiledi?
1929 Büyük Buhran ının Batı Dünyası için olduğu kadar, onu kendisine en geniş ölçülerde örnek almış ve onun bir parçası haline gelmeye çalışmış Türkiye için de iktisadi politikalar ve siyasal seçmeler bakımından bir dönüm noktası olduğu açıktır. 1929 yılında ayrıca Lozan Antlaşmasının iktisat politikasını kısıtlayan bazı hükümlerinin süresi doldu. Tesadüfen çakışan bu iki olay, Türkiye üzerinde dünya sisteminin baskılarını azalttı. 1929 da merkez ülkelerin ithalatı azalınca diğer çevre ülkeleri gibi Türkiye nin de ihraç ettiği ürünlerinin fiyatları azaldı ve ithalat kapasitesi daraldı. Türkiye, Büyük Buhranın etkilerinin en aza indirilebilmek için, ithalatı kontrol edilmeye ve ithal ikameci sanayiye yönelmeye başlandı. 1929-31 yıllarında dış ticaret kontrolü uygulandı. 1930 da Merkez Bankası kuruldu. 1933 te Beş Yıllık Sanayi Planı uygulandı. Sanayinin milli hasıladaki payı 1929 da % 10 iken 1939 da % 18 e yükseldi. 1930-39 yıllarında milli gelirin ortalama yıllık artış oranı % 6 oldu, fakat 1933-39 arasında ortalama % 9 a yükseldi.
Krizin ortaya çıkması ile birlikte o zamana kadar kendiliğinden işlediği ve müdahale gerektirmediği düşünülen piyasa mekanizmasının durduğu ve her ülkenin devlet politikasının ekonomiyi daha yakından yönlendirmesi gerektiği anlaşıldı.
Türkiye de iktisadi olduğu kadar, önemli siyasal bir seçme de yaparak liberal ekonomi politikasını bıraktı ve devletçilik ilkesini benimsedi. Devletçi politikaların temel niteliği, devletin tarım dışındaki üretim alanlarına doğrudan üretici olarak girmesidir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında desteklenen ve sanayileşmenin itici gücü olması beklenen özel sektörden beklenen atılımın çıkarılamaması, devleti doğrudan üretici olarak piyasaya girmek zorunda bırakmış ve 1930 sonrası sanayileşme çabalarının odağına devlet eliyle oluşturulan teşebbüsler oturtulmuştur. 1929 Buhranının Türkiye ekonomisini etki altına almasının ardından oluşan ekonomik ortamda yabancı sermaye girişlerinin yetersizliği, yerli özel sermayenin zayıflığı, devlet eliyle gerçekleştirilen yatırımları ve devletçi sanayileşmeyi 1930 lu yıllarda ekonomi politikalarının temel ekseni durumuna getirmiştir.
KAYNAKÇA
1. Selma Goldsmith, George Jaszi,Hyman Kaitz ve Maurice Liebenberg, The Review of Economics and Statistics, Åžubat 1954
2. John Kenneth Galbraith (2009),Büyük Kriz 1929,Pegasus Yayınlar
3. Ali Çimen(2007), Tarihi Değiştiren Olaylar, Timaş Yayınları
4. Lan Kershaw, 1889-1936 : Hubris, Birinci Cilt, İthaki yayınları, sf.487
5. Büyük Larousse
6. Ana Britannica
7. ABD Ticaret Birimi. Sayım Bürosu, Statistical Abstract of the United States
8. Thomas Wilson, Fluctuations in Income and Employment, 3. Baskı (New York: Pitman, 1948)
9. Only Yesterday (New York: Harper, 1931)
10. Prof. Dr. M. Burhan Erdem, İktisat Tarihi
11. Prof. Dr. Kemal Yıldırım, İktisat Teorisi
12. Prof. Dr. Mustafa Özer, Türkiye Ekonomisi
13. İlhan Tekeli/ Selim İlkin, 1929 Dünya Buhranında Türkiye nin İktisadi Politika Arayışları, Bilge Kültür Sanat Yayınevi, sf. 2
14. Z. Y. Hershlag Turning Points in The Economic History of Turkey Hacettepe Bulletin of Social Sciences and Humanities, Vol 1 (2) Aralık, 1969, sf. 121
15.http://www.ansiklopedi.turkcebilgi.com/B%C3%BCy%C3%BCkBunal%C4%B1m
16. http://www.ekodialog.com/Makaleler/1929buhrani/1929_buhran.html
17. http://www.bilbulpaylas.com/amerika%E2%80%99daki-1929-ekonomik-krizi/
18. http://senemre.blogcu.com/1929-buhran-yillarinda-turkiye_1226115.html
19. http://www.farkliyiz.com/forum/digerleri/39301-buyuk-depresyon.html
20. http://senemre.blogcu.com/1929-ekonomik-buhrani-ve-new-deal-ekonomik-istikrar-programlari_1226097.html