Bugün, ürettiği sızdırmazlık ve titreşim emici yedek parça ürünleri otomotiv ve beyaz eşya sektöründe kullanılan SKT, Bursa Organize Sanayii Bölgesinde yer alan, 51 milyon adet/yıl kapasiteli 20 bin metrekarelik tesislerinde, yılda ortalama 23 milyon adet üretim gerçekleştiriyor. Egzoz Kutusu Süspansiyon Parçaları, Kauçuk Kaplamalı Metal Parçalar, Sızdırmazlık Contası ve Conta Takımları, Süspansiyon Elementleri üretirken, saç işleme faaliyetleriyle de öne çıkan SKT, alanında Türkiye pazarının yüzde 65ine hakim bulunuyor. SKTnin dış satım gerçekleştirdiği 24 ülke arasında, Almanya, Irak, İran, Polonya ve Romanya büyük payı alıyor.
Hem ana firmalar, hem de ana firmaların yedek parçalarını yöneten organizasyonlar için üretim gerçekleştiren SKTnin, aynı zamanda 19 adet bayiden oluşan bir satış ağı var. SKT Genel Müdürü Şevket Tüken, müşteri tarafında sipariş tahminlerinin önceden alınabildiğini, kısa süreli olan kesin siparişlerde çok fazla dalgalanma yaşanmadığını belirtiyor. Ancak, bayi ağı söz konusu olduğunda hızla yanıt verilmesi gereken acil ihtiyaçlar söz konusu olabiliyor. Şevket Tüken, içinde bulunulan rekabet ortamında, faaliyetlerini verimli ve kârlı sürdürebilmek için, minimum stok seviyesinde ve zamanında üretim yapmalarının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
ERPye geçiş kararı
SKT, kurumsal kaynak planlama ihtiyaçlarını IFSden önce kendi bünyesinde geliştirdiği yazılım çözümleriyle karşılamaktaydı. MRP ve muhasebenin ayrı ayrı çalıştığı ve her gün geliştirilen bir sistem söz konusuydu. Bu sistemi 1992 yılından bu yana geliştiren Bilgi Teknolojileri Müdürü Önder Mustafa Kurtoğlu, zamanında ihtiyaçları karşılayan bu yapının, artık yenilenmesi gerektiğini ve bu süreçte kurumsal bir paket arayışına geçilmesine karar verildiğini belirtiyor.
Karar aşamasında projenin sponsorluğunu yürüten ve SKT bünyesine 2008 yılında katılan Genel Müdür Şevket Tüken, ERPye geçişe yönelik önemli deneyimleri de beraberinde getirmiş. Yaygın kullanılan belli başlı uluslararası ERP paketlerinin geçiş projelerini yöneten Tüken, kuruluşa katıldığı 2008 Nisan ayından itibaren daha önce alınan geçiş kararını uygulamaya başlamış: 1992de, 1998de ve 2007de farklı kuruluşlarda önde gelen ERP çözümleriyle yürütülen projeler içerisinde uygulayıcı olarak yer aldım. Bu deneyimin SKTye hız olarak yansıması çok önemliydi. Üst yöneticilerimizin büyük desteği ve inancını arkamıza alarak, büyük bir hızla ERP projesini dört ay gibi kısa bir sürede hayata geçirdik.
Bu deneyim, çıkabilecek sorunları önceden görmek, doğru seçimleri yapmak, problemleri minimize etmek bakımından SKTye önemli bir avantaj sağladı. Tüken, hangi çözümün hayata geçirileceği konusunda, şu an pazardaki yaygın tüm teknoloji ürecileriyle görüştüklerini, Temmuz 2008de IFSde karar kılarak, Eylül ayında projeye start verdiklerini belirtiyor.
Neden IFS?
IFSin açık kaynaklı olması SKT proje ekibinin seçimindeki en önemli kriterler arasında yer aldı. Ayrıca, IFSin bakım ve onarım temeli ve otomotivde yaygın kullanılıyor olması kararda etkili oldu. Kullanılan veritabanı, nasıl bir büyüklük kapladığı, kuruluşa uygun düzeltmelerin kolayca yapılmasını sağlayan programlama dili ve kurumsal yapı da değerlendirildi. IFS, arkasındaki güvenilir firma, uzman danışmanlık hizmetleri, otomotiv sektöründeki deneyimi, dünyada ve Türkiyedeki başarı hikayeleri ve teknolojik özellikleri nedeniyle seçildi.
Uçtan uca entegrasyon
ERP geçişleri öncesinde bütünün ayrıntılarıyla düşünülerek, en doğru yapıyı entegre bir biçimde kurabilmenin önemine değinen Tüken, tüm süreçlerin tanımlanması, modellenmesi sürecine zaman ayırdıklarını belirtiyor. Geçişi hızla tamamlayabilmek için radikal kararlar almaktan çekinmediklerini de söyleyen Tüken, bu doğrultuda orijinal programın yüzde 100üne yakın kısmını korumayı hedeflediklerini hatırlatıyor.
Eylül 2008de başlayan ve 1 Ocak 2009da temel süreçler olarak canlıya geçirilen projenin modelleme dönemi 1.5 ay sürdü ve işe önce muhasebe, satın alma, satış, kalite, bakım, insan kaynakları temel modülleri ile başlandı. IFSin kendi içindeki yapıya uygun olarak, ürün ağaçları sıfırdan hazırlandı, eski sistemden bazı başlangıç bilgileri aktarıldı.
Proje Ekibi ERP anlayışının kuruma kazandırılmasında önemli rol oynadı
Üretim ve Planlama sorumlusu ve Proje Yöneticisi Musa Yılmaz, herkes için ERP çalışmasının yeni bir kavram olduğunu belirtiyor ve ekliyor; Öncelikle hızla ERP mantığına uyum sağlayıp benimsemek üzere bir çalışma gerçekleştirdik. Hem proje ekibi olarak bizim, hem de çalışanlarımızın ilk defa deneyimledikleri bir projeydi. ERPnin sağlayacağı faydalara önce bizler inandıktan sonra tüm çalışanlara bu mantığı yansıtmayı hedefledik.
Doğru donanımın alt yapısı hayata geçirildi
Projenin Yazılım ve Donanım Sorumlusu Onur Ağca, geçiş sürecinde IFS çözümü için de son derece uygun, yeni bir donanım altyapısı seçtiklerini söylüyor ve ekliyor: Yazılım ve donanım tarafında en uyumlu seçimleri yapmayı önemsedik. Oracle veritabanı zaten kendini kanıtlamış bir platform sağlıyordu ve IFSin bu platformla birlikteliği çok uyumlu idi. Donanım tarafında da doğru seçimleri yaparak; sunucu, veritabanı ve IFS üçlüsünün iyi bir birleşimini elde ettik.
Test ve eğitimler eş zamanlı yürütüldü
Modellemeler gerçekleştikten ve gerekli donanım alt yapısı kurulduktan sonra, veritabanı ayarı yapıldı ve IFS modülleri yüklenerek, test ortamı açıldı. Gerekli veriler girildi ve test sürecinde anahtar kullanıcıların eğitimleri de yürütüldü. Projenin hızlı tamamlanması için tercih edilen bu yöntem, IFSin 1 Ocakta hayata geçirilmesini sağladı ve ardından iyileştirmeler başladı.
Stok maliyetlerinde düşüş ve üretimde verimlilik artışı elde edildi
IFSin hayata geçirilmesiyle birlikte, üretim verimliliği yüzde 15 artarken, siparişe yönelik üretimde yüzde 40 iyileşme yaşandı ve daha sağlıklı bir stok yönetimi mümkün hale geldi. Stok seviyelerindeki düşüş açıkça görüldü. Hammadde stok maliyetlerinde yüzde 40, ara stoklarda yüzde 50yi geçen bir iyileşme oldu. Bitmiş üründe ise bu iyileşme yüzde 30 olarak yansıdı. Yalın üretim ve Kaizen çalışmalarıyla birlikte yeniden düzenlenen satın alma politikaları ile IFSin üretim modülü eşleştirilebildiği için etkili bir iyileştirme elde edildi.
Yüksek kalite, daha düşük maliyetlerle elde edilmeye başlandı
Kalite, SKTyi rakipleri arasında farklı kılan en önemli özellikleri arasında yer alıyor. Bu konuda yürütülen çalışmalarla birlikte üretim alanında gelinen nokta, IFS ile birleştiğinde çok önemli artılar elde edilmesini sağladı. Üretim kalitesi artarken, fireler azaldığı, daha hızlı üretim gerçekleştirilebildiği için maliyetler düştü. Zaman ve enerji kullanımı optimize edildi.
Detaylı maliyet ve karlılık takibi yapılabiliyor
Eski sistemle yapılamayan ayrıntılı maliyet takibi, IFS ile birlikte anlık izlenebilir hale geldi. Şevket Tüken, bu noktada en önemli şeyin zaman olduğunu vurguluyor: Zamanın maliyetini bilir ve zamanı minimize edebilirseniz maliyeti de düşürebilirsiniz. Böylece kapasiteyi en verimli şekilde kullanırsınız. Verimliliği sürekli kılmak için de sürekli iyileştirme yapmak durumundasınız. Biz, IFS ile zamanı daha iyi kontrol etmeye başladık ve dolayısıyla verimlilikte süreklilik sağlamak için gerekli ortama kavuştuk. Her sürecin bir zamanı var ve bu zamanların tutmadığı durumun nedenlerini görebiliyorsunuz. Kayıplarınızı ortaya çıkarıp, iyileştirmeye gidebiliyorsunuz. Ayrıca tanımlanan süreç ile uygulama paralel gidiyor mu takip edebiliyorsunuz. Artık daha iyi rekabet edebileceğimiz bir altyapıya kavuştuk.
2010 yılında da dönüşüm devam edecek
Web portal ve B2E modüllerini hayata geçiren SKT; mühendislik modülünü, B2Byi, e-ticareti ve kokpit yönetimini 2010 yılında hayata geçirmeyi hedefliyor. Şevket Tüken, yakında bayilerin web üzerinden sipariş verebileceklerini vurguluyor. Kuruluş bu süreçte, iş zekası tarafında da atılımlara hazırlanıyor. Firmanın bütünü içerisinde kişilerin performansını ve dolayısıyla firmanın performansını yakalayabilmek için de score card uygulamalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Kullanıcılar, IFSi ihtiyaçları doğrultusunda kullanabiliyor
Projenin Yazılım ve Donanım Sorumlusu Onur Ağca, IFSin getirmiş olduğu avantajların kullanıcı tarafında da yaşandığına dikkat çekiyor: Eski program, kullanıcılardan gelen istekler doğrultusunda sürekli büyüyor ve genişletiliyordu. Oysa ki IFS bünyesinde mevcut kullanıcıların ihtiyaç duyabilecekleri her şey bulunuyor ve kendileri sorgulayarak çözüm üretebilir durumdalar. Kullanıcılar kendi raporlarını IFS uzmanlarına ihtiyaç duymadan başarılı bir şekilde alabiliyorlar. Bu avantaj, bilgi teknolojilerinin işini de kolaylaştırıyor. Müdahale etmemiz gereken durumlarda da, IFSin üç katmanlı, açık kaynaklı, esnek yapısı, bize çok yardımcı oluyor.