Türk Plastik Sektörü, AB ülkeleri içinde ispanya ile birlikte 4.cü büyük proses kapasitesine sahip. Kriz dönemlerinde bile gelişini sürdüren sektörün önümüzdeki 5 yıl içinde ABnin en büyük plastik sektörü olma gibi bir vizyonu var. 2009da yılda 5,1 milyon ton olarak gerçekleşen üretimin 2009 yılında 5,4 – 5,6 milyon ton seviyelerini bulması bekleniyor.
Sektörün 2008 yılına kadar yılda ortalama %15 büyüdüğü, 2009da küresel krizin olumsuz etkisi ile üretim seviyesinin aynı kaldığı, 15 milyar dolar üretim değeri ile yılda ortalama 6 milyar dolarlık katma değer yaratıldığı görülüyor. Son 2 yıldır, Kimya sektörü içinde %30lar düzeyindeki payla birinci ihracatçı konuma erişen sektör, 2009 da 3,5 milyar dolar direk ihracat yapmış ve 4,5 milyar dolarlık dolaylı ihracatla birlikte ekonomiye toplam 8 milyar dolarlık ihracat dövizi kazandırmış durumda. Diğer taraftan 200 binin üzerinde istihdam sağlıyor.

Türk Plastik Sektörünün, 2008 yılında 656 milyon dolar olan makine ve teçhizat yatırımı, küresel krizin olumsuz etkisi ile 2009 yılında %37 azalmış ve 414 milyon dolara gerilemiştir. 2010 yılında yatırımın 500 milyon dolara ulaşması beklenmektedir.
Sektörün plastik işleme makineleri ve aksam ve parçaları yatırımının 2007 yılına kadar %82si ithalatla karşılanıyordu. Ancak, bu oran son 2 yıldır %75e geriledi. Plastik işleme makineleri üretiminin %39u ihraç ediliyor. Plastik sektöründe firmalar, küresel krizden daha az etkilenen ülkelere yönelik ihracatlarını arttırarak, krizin olumsuz etkilerini azaltmaya çalışmışlardır.
Plastik ve Plastik işleme Makineleri Sektörlerinin Temel Amaçları
• Plastik hammadde de dışa bağımlılığı azaltılarak dış ticaret dengesini ülke lehine çevirmek,
• Plastik Mamul ve Plastik işleme Makineleri üretiminde teknolojik düzeyi arttırarak Katma değeri yüksek mamuller üretmek ve sektörün global pazarlarda rekabetini arttırmak,
• Plastik işleme makineleri sektöründe global pazarlarda marka yaratacak daha büyük ölçekli enjeksiyon ve ekstrüzyon makine üreticilerinin yaratılması, diğer firmaların ise bu firmalara ve global makine üreticilerine aksam ve parça üreten yan sanayi firmaları olarak organize edilmesini sağlamak,
• Plastik ve plastik işleme makineleri sektörlerinin verimliliğini yükseltmek ve sinerji sağlamak için firmaların organize sanayi bölgelerine taşınmasını sağlamak,
• Sektörün eğitimli ara eleman ihtiyacını karşılayacak ölçüde eğitim alt yapısını oluşturmak.
Sektörün Temel Amaçlarına Ulaşabilmesi için Neler Yapılmalı?
Sektörün vizyonunda belirlendiği şekilde, istikrarlı bir şekilde büyümesi, ihracatının sürdürülebilirliği ve sektöre doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının çekilmesi için;
• Makro ekonomimizde hızlı ve istikrarlı bir büyümenin,
• Düşük ve öngörülebilir enflasyon ve reel faiz oranlarının,
• ihracatı teşvik eden, ithalatı özendirmeyen ılımlı döviz kuru dalgalanmalarının,
• iç pazarı canlandıracak ve yatırımları arttıracak tedbir ve teşviklerin sağlanması gereklidir.
Sektörün plastik hammadde açığının kapatılması amacıyla;
• Yeni petrokimya tesislerine yatırım yapılmalı,
• PETKİM halen tümüyle ithal edilen ve katma değeri yüksek plastik hammadde yatırımlarını gerçekleştirmeli,
• Yeni petrokimya yatırımları ile hem üretim kapasitesi hem de ürün yelpazesi arttırılmalı,
• Rafineri - Petrokimya entegrasyonu sağlanarak nafta satışında katma değeri daha yüksek olan plastik üretimine öncelik verilmelidir.
Plastik sektörü, doğrudan yabancı sermaye yatırımları için potansiyel bir sanayi koludur. Yabancı sermayenin doğrudan yatırım yapabileceği aşağıdaki alanlar için cazip yatırım ikliminin yaratılması gerekmektedir.
• Yeni petro kimya tesislerinin kurulması,
• ithalatla karşılanan ve dış ticaret açığı verilen plastik mamullerinin üretimi,
• Katma değeri büyük mamullerin üretilerek ihraç edilmesi amacıyla, gelecekte hakim olacak teknoloji alanlarına yatırım,
• Plastik geri dönüşüm alt yapı yatırımları,
• Büyüme hızı gerileyen AB ülkelerindeki plastik mamul üretim tesislerinin Türkiyeye kaydırılması ve bu şekilde AB talebinin Türkiyede üretilip ABye ihraç edilerek karşılanması
• Petrokimya gibi stratejik önemi bulunan ve ekonomiye yüksek katma değer sağlayan petrokimya tesisleri, özel projeler kapsamına alınmalı ve özellikle yabancı sermaye için cazip yatırım olanaklarının sağlanması,
Sektörün büyümesi, katma değeri yüksek mamul üretimi ile mümkündür:
• Ar-Ge yatırımları konusunda öncelikler belirlenerek, Türk plastik sektörünün, katma değeri yüksek mamuller üretmesi ve ihraç etmesi amacıyla Ar-Ge ve Ür-Ge yatırımlarına ve yenilikçiliğe özel önem verilmelidir,
• KOBİler tarafından yapılacak Ar-Ge yatırımlarına en az %00 yatırım indirimi sağlanmalıdır,
• Plastik ihtisas organize sanayi bölgelerinde, üniversite - sanayi arasında Ar-Ge ye yönelik işbirliğinin yapıldığı ortak Ar-Ge merkezleri kurulmalıdır,
Hızla büyüyen sektörün eğitimli plastikçi ara eleman talebini karşılamak için;
• Plastik meslek liseleri inşaatı yurt çapında yaygınlaştırılmalı, Endüstri Meslek Liselerinin talep yetersizliği nedeniyle kapanan bölümleri yerine plastik eğitim bölümleri kurulmalı, bu konu devletin eğitim politikalarında yer almalıdır,
• Plastik sanayinin tüm süreçlerinde uluslararası standartlara uyum sağlayabilecek, bilgili, teknoloji ve kalite bilincini özümsemiş her kademede insan yetiştirecek eğitim altyapısı tesis edilmelidir,
• Sektörün ihtiyaç duyduğu alanlarda meslek standartları oluşturulmalı, eğitim programları açılmalı ve eğitim alan kişiler belgelendirilmelidir,
Büyük şehirlerde sıkışmış olan sektörün daha verimli çalışmasını sağlamak ve sinerji yaratmak için plastik özel ihtisas organize sanayi bölgelerinin kurulması amacıyla;
• Sektöre uygun arsalar tahsis edilmelidir,
• Mevcutların sorunları çözülmelidir,
• Plastik organize sanayi bölgelerine lojistik imkan verecek altyapı kurulmalıdır.
Sektörün ihracatını geliştirmek için;
• ihracat pazar kaybı yüksek olan ülke ve ürün grupları için özel tedbirler sağlanmalı, Tanıtım ve pazarlama amacıyla potansiyel dış pazarlarda ofisler açılmalı ve ikili toplantılar organize edilmelidir.
• Plastik işleme makineleri üreticisi firmaların geleneksel dış pazarlardaki daralmayı ikame edecek yeni dış Pazar araştırmaları yapılmalıdır.
• REACH uygulamalarının plastik sektörüne yaratacağı fırsatlar araştırılmalı ve yatırımcılar bilgilendirilmelidir
• Plastike yönelik saldırılara karşı Çevre ve Orman Bakanlığı desteği ile kamuoyu bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır,
• Geri dönüşüm desteklenmeli ve geri dönüşüm prosesi için uygulamalı projeler teşvik edilmelidir,
Büyük fabrika yatırımı yapan işletmeler çeşitli ve avantajlı krediler ile gelişmiş ülkelerden en az 5 yıl vadeli plastik işleme makineleri alabilirken, ülkemize daha düşük fiyatlı tek makine siparişleri kalmaktadır. Siparişin boyutu az olduğu için yeterince indirim yapılamadığından bu siparişler de Çin – Tayvan gibi ülkelere kaptırılmaktadır. Plastik işleme makineleri ihracatının geliştirilmesi için;
• Almanyadaki Hermes kredi sisteminin bir benzeri Türkiyede de kurulmalı, Exim Bank kredileri makine üreten KOBİ firmalarının kolayca ulaşabileceği kaynaklar haline getirilmelidir.
• Eximbank tarafından yurtdışındaki orta ve küçük ölçekli şirketlere kredi sağlanmalı ve bu alıcıların Türkiyeden ithalatı özendirilmelidir.
• Verilen desteklerin daha iyi tanıtılması, desteklerin kullanımının kolaylaştırılması (başvuru ve uygulama süresinin kısaltılması) desteklerden faydalanacak firma sayısının arttırılması sağlanmalıdır,
• Uzun vadeli ihracat satışlarında ihracatçıya kur ve vade garantisi getirilmelidir.
• Kredi garanti fonu geliştirilerek yatırım ve ihracatçı motive edilmelidir.
ithal edilen plastik işleme makine ve aksamlarının %80i ülkemizde üretilebildiği halde, kullanılmış makine ithalatında yaş sınırı kaldırılmış ve ithalat denetim altına alınmıştır.
• Kamu yatırımlarında yerli imalat oranının artmasını sağlayıcı tedbirler alınmalıdır.
• Gümrüklerimizde denetim mekanizmaları geliştirilmelidir. AB standartlarını sağlamayan plastik işleme makinelerinin Türkiyeye girmesi engellenmelidir.
• Piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinin yeterli düzeye çıkarılması, standardizasyon kontrollerinin tavizsiz gerçekleştirilmesi sağlanmalıdır.
• Makine ve yatırım mallarında yerli üretim için KDV indirimi yapılmalıdır. KDV oranı %8e, yatırım malları leasing uygulamalarında %1e düşürülmelidir.
Plastik ve plastik işleme makineleri sektörlerinin gelişimine yön verecek sivil toplum örgütlenmesinin yetersiz olduğu dikkate alınarak, sektörel sinerjinin sağlanabilmesi, sivil toplum örgütlerinin kamu otoriteleri karşısında daha güçlü ve etkin olabilmesi için;
• Plastik ve plastik işleme makineleri sektöründe faaliyet gösteren tüm üretici firmalar PAGDER çatısı altında birleşmelidir,
• Sektörün uluslararası rekabet gücünün arttırılmasını için şirket birleşmeleri ve stratejik ortaklıklar kurulmalıdır,
• Firmalar, verimliliklerini arttırmaları için PAGDER tarafından yürütülen tüm projelere katılmalıdır,
• Ar-Ge yapacak güce erişebilmeleri için küçük ölçekli firmalar arası birleşmeler sağlanmalı veya Ar-Ge konusunda stratejik işbirlikleri (ortak Ar-Ge merkezleri) kurulmalıdır.