Ülkemizde bir elin parmakları kadar sınırlı sayıda olan ticari araç üreticilerimizden Anadolu Isuzunun Malzeme İkmal Müdürü M. Kemal Özer ile şirketlerinin satın alma süreçleri ve yan sanayicilerle ilişkileri hakkında bilgiler aldık.
M.KEMAL ÖZER kimdir?
19.05.1966 tarihinde Ankarada doğdu. 1983 yılında Aryemer Lisesinden mezun olduktan sonra 1987 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünü bitirdi. Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayinde,12.03.1990 tarihinde Üretim Planlama ve Stok Kontrol Müdürlüğünde Üretim Planlama Mühendisi olarak göreve başladı, 01.01.1997 tarihinde Üretim Planlama Şefi, 01.07.2006 tarihinden itibaren Üretim Planlama ve Stok Kontrol Müdürü olarak görev yaptı. 01.07.2009 tarihinden itibaren de Malzeme İkmal Müdürü olarak görev yapmaktadır.
Ülkemizde bir elin parmakları kadar sınırlı sayıda olan ticari araç üreticilerimizden Anadolu Isuzunun Malzeme İkmal Müdürü M. Kemal Özer ile şirketlerinin satın alma süreçleri ve yan sanayicilerle ilişkileri hakkında bilgiler aldık.
M. Kemal Özer; 250 yerli, 30 yabancı tedarikçi ile çalışan Şekerpınar fabrikasının yılda 7000 kalem malzeme alımı gerçekleştirdiğini belirtti.
SUBCONTURKEY: Global Isuzu ve Türkiye Isuzu tarihçesi hakkında bilgi verir misiniz? Kocaeli fabrikanızda neler üretiyorsunuz, kapasiteniz ve şuandaki üretim adetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
M. Kemal Özer: Isuzu Motors Limited, dünyanın önde gelen ticari araç ve dizel motor üreticilerinden biridir. Tarihi boyunca otomotiv sektöründeki yeniliklere öncülük etmiş olan Isuzu, 1936 yılında Japonyanın ilk dizel motorunu üretmiştir. Bugün de çevre dostu dizel teknolojisi araştırmalarının öncüsü konumundadır. 1936 yılında ürettiği Japonyanın ilk hava soğutmalı oto dizel motorundan bu yana 19 milyona yakın dizel motor üretmiştir. Isuzu ürünleri dünya çapında 130 dan fazla ülkede bulunmaktadır. Ayrıca Avrupa, Kuzey Amerika, Japonya ve Asyanın birçok bölgesinde de dizel motor üretim tesislerine sahiptir. Isuzudan başka hiçbir dizel üreticisi dünya çapında bu denli geniş bir dizel motor üretim ve satış ağına sahip değildir. 1000 cclik güç ünitesinden 24 litrelik ağır iş makinalarının motorlarına kadar geniş bir ürün yelpazesine sahiptir.
Anadolu Isuzunun deneyimi ve birikimi ise 1965 yılında kamyonet ve motosiklet üretimine başlayan Çelik Montaja dayanıyor. 1986 yılına kadar Skoda kamyonet üretimini sürdüren şirketimiz, 1983te Isuzu ile lisans anlaşması yaparak Temmuz 1984te İstanbul Kartaldaki fabrikasında Isuzu araçlarının üretimine başladı. 1999 yılında Gebze Şekerpınardaki yeni fabrikamıza taşınarak, Ağustos 1999dan bu yana üretimimizi burada sürdürmekteyiz.
Anadolu Isuzu Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. Anadolu Grubu, Isuzu Motors Limited ve Itochu ortaklığında halka açık bir anonim şirkettir. Ana faaliyet alanı ise hafif kamyon, kamyonet, küçük otobüs ve pick-up gibi ticari araçların üretimi ve pazarlanmasıdır. Şekerpınar fabrikamızdaki toplam üretim kapasitesi 13155 araçtır. Kriz öncesi dönemde üretimİ 7250 Kamyon, 2750 Midibüs olarak gerçekleştirirken, 2009 yılında üretim %75 oranında azaldı. 2010 yılı için ise kapasite tamamen talebe bağlı olarak değişkenlik gösterecektir.
SUBCONTURKEY: Yan sanayilerinizden hangi kalemlerde alımlar gerçekleştirdiniz? 2010 yılında hangi alımları gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz?
M. Kemal Özer: Küresel krizin neden olduğu talep daralması ve devreden yüksek mamul stokları 2009 yılında üretime sık sık ara vermemize neden oldu. Buna bağlı olarak yan sanayilerimizden gerçekleştirdiğimiz malzeme alımları da ciddi oranda geriledi. 2008 yılı ile mukayese ettiğimizde alım tutarımız %70 mertebesinde azaldı. 2010 yılında ise 2009 a göre %45-55 seviyesinde daha yüksek tutarda bir alım gerçekleşeceğini öngörüyoruz.
250 yerli tedarikçi ile çalışıyoruz
SUBCONTURKEY: Üretim sürecinde kaç yerli yan sanayiyle çalışıyorsunuz? Yerli parça kullanma oranınız ve satın aldığınız parçalar hakkında bilgi verir misiniz?
M. Kemal Özer: Kamyon ve Midibüs üretimlerine yönelik yaklaşık 250 yerli, 30 yabancı tedarikçi firmadan toplam 7000 kalem alımı gerçekleştirilmektedir. Yerli tedarikçilerimiz lokasyon olarak, İstanbul yoğun olmak üzere ağırlıkla (%90 ) Marmara Bölgesinde konuşlanmış olup, 30 tedarikçimiz Marmara Bölgesi sınırları dışında kalmaktadır. İthal malzemelerin çok büyük ağırlığı Japonya Isuzudan tedarik edilmekte olup, bir kısım malzeme ise Avrupa menşeili firmalardan ithal edilmektedir.
Üretimimiz montaj ağırlıklı olduğu için satın alınan malzemenin çeşidi çoktur. Yerli ve ithal toplam 7000 kalem malzemenin satınalması Şekerpınar fabrikamızdan yapılmaktadır. Ürünlerimizin %50 civarında bir oranını yerli tedarikçilerimizden temin ettiğimiz parçalar oluşturmaktadır. Yerli oranı artırmaya dönük çalışmalarımız Isuzu Japonya desteğinde sürmekte olup, orijinal ürüne eş değer kaliteyi garanti altına alacak tüm test aşamalarının sonuçlanması akabinde yerli kararı verilmektedir.
Ürünlerimizde kullandığımız, emniyet açısından birinci derece önem taşıyan ve A grade olarak nitelendirdiğimiz pek çok parçanın yerli tedarikçilerimizden temin edildiğini de söylemeliyim.
SUBCONTURKEY: Anadolu Isuzunun satınalma süreçlerinde yan sanayilerinden en büyük beklentisi nelerdir?
M. Kemal Özer: Kuruluşundan bu yana üretim, satış ve satış sonrasında kalite bilincine önem veren Anadolu Isuzu, ürün kalitesinde de Japon standartlarını hedef alarak hareket etmekte, Japon Isuzunun da desteği ile tüm süreçlerinde Toplam Kaliteyi güvence altına alacak sistemleri uygulamaktadır. Bu hedefin bir parçası olarak satınalma süreçlerine de aynı felsefe ile yaklaşılmaktadır. Tedarikçilerimizden de en büyük beklentimiz benzer şekilde süreç organizasyonlarını sağlamış olmalarıdır.
Bununla birlikte sevkiyat güvenilirliği, fiyat performansı, co dizayn kabiliyeti, üretim esnekliği gibi hususlar da tedarikçilerimizde aradığımız ve yeni tedarikçi tayininde önem verdiğimiz öncelikler arasında yeralmaktadır.
SUBCONTURKEY: Satınalama süreçlerini nasıl yürütüyorsunuz?
M. Kemal Özer: Satınalma taleplerimiz, 2001 yılından beri kullanmakta olduğumuz SAP Kurumsal Kaynak Planlaması ile yönetilmekte olup, yine Lotus tabanlı oluşturulan bir sistem sayesinde tedarikçilerimiz tarafından online takip edilebilmektedir. Satınalma taleplerimiz malzemelerin özelliklerine uygun olarak saatlik, günlük, haftalık ya da aylık olarak temin edilmektedir.
SUBCONTURKEY: Yerli tedarikçilerin uzun vadede ve küresel pazarda geleceğini nasıl görüyorsunuz?
M. Kemal Özer: Yerli tedarikçilerimizin ürün geliştirme, tasarım ve kalite anlamında oldukça mesafe katettiklerini rahatlıkla söyleyebilirim ki bunu Japonyadan gelerek tedarikçilerimizi denetleyen kalite ve üretim sorumluları da ifade etmektedirler. Burada daha çok fiyat rekabeti konusunda eksiğimiz olduğunu düşünüyorum. Üretim adetlerindeki yetersizlik önemli bir dezavantaj olarak görülmekle birlikte yerli tedarikçilerin üretim süreçlerini gözden geçirerek kayıpları asgariye indirecek, işgücü verimliliğini artıracak projeler üretmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Örneğin geçtiğimiz yılın başında devreye aldığımız IMM (Isuzu Manifacturing Management) Isuzu Üretim Yönetim Sistemi sayesinde, üretim hatlarında verimsizliğe neden olan aktiviteleri hat dışına alarak farklı bir ikmal organizasyonu ile üretim verimliliğimizi kayda değer oranda artırdık. Benzer çalışmaların tedarikçi firmalarımızda da uygulanabileceği inancındayım.
SUBCONTURKEY: Yerli sanayilerinizle yaşadığınız en büyük sıkıntı nedir?
M. Kemal Özer: Yerli tedarikçi firmalarımızın birçoğu ile uzun yıllardır süregelen ve oldukça sağlam temellere dayanan bir birlikteliğimiz bulunmakta. Geçmiş dönemlerde yaşanan pek çok sıkıntılı süreçte birbirine şu ya da bu şekilde destek olarak süregelmiş bir birliktelik bu. Otomotiv sektörünün sürekli değişen ve gelişen ihtiyaçları ise gerek ana sanayi gerek yan sanayi firmalarını son derece dinamik davranmak mecburiyetinde bırakıyor. Dönemin ihtiyaçlarına zamanında ayak uyduramayan firmaların günümüz rekabet koşullarında varlıklarını devam ettirebilmeleri mümkün gözükmüyor. Bu nedenle tüm uyarı ve yönlendirmelerimize rağmen üretim/sevkiyat esnekliği, kalite ve fiyat rekabeti gibi konularda gelişme sağlayamayan bazı firmalar ile yollarımızı ayırmak mecburiyetinde kalabiliyoruz.
SUBCONTURKEY: Tedarikçilerinizle Ar-Ge, kalite, çalışanların eğitimi gibi konularda ortak çalışmalar yürütüyor musunuz?
M. Kemal Özer: Tedarikçilerimizle gerek ürün geliştirme gerek kalite güvence sistemleri hususlarında çok önem verdiğimiz çalışmalar yürütüyoruz. Özellikle son dönem üzerinde titizlikle durduğumuz SQA( Supplier Quality Assurance) Tedarikçi Kalite Güvence çalışmalarından bahsetmek istiyorum. Tedarikçilerimizin tüm süreçlerini toplam kalite bilinci ile yönetmelerini sağlayabilmeleri için yürütmekte olduğumuz ve bir yol haritası ile onları yönlendirdiğimiz bir sistematikten bahsediyorum.
Japon Isuzudan gelen SQA denetçilerinin de katılımı ile yürütülen çalışmaların sonucunda yeni kamyon projemizde, bu denetimden geçmeyi başaran 51 Tedarikçimiz ile çalışma kararı verilmiştir.
Önümüzdeki süreçte benzer çalışma Otobüse malzeme tedarik eden yan sanayi firmalarımız içinde uygulanacaktır.
SUBCONTURKEY: Sorunlar konusunda yan sanayilerinizle nasıl bir iletişim kuruyorsunuz?
M. Kemal Özer: Yan sanayi firmalarımız ile oldukça sağlıklı bir iletişimimiz bulunduğuna inanıyorum. Zaman içerisinde sorunlar elbette yaşanabiliyor, önemli olan bu sorunlara üretilen çözümlerin sürati ve kalitesi ki bunu da büyük ölçüde sağlayabiliyoruz. Tedarikçi firmalarımız güncel sipariş bakiyelerini, toplam ve vadesi gelmiş alacaklarını, haftalık ödemelerini, ileriye dönük sipariş öngörülerini sistemimize online bağlanarak rahatlıkla izleyebiliyorlar.
SUBCONTURKEY: Yan sanayilerinizle ortak yürüttüğünüz seminer ve eğitim çalışmaları var mı?
M. Kemal Özer: Yan sanayi firmalarımız ile yürüttüğümüz proje çalışmalarına son örnek e-irsaliye ve e-fatura projesidir. Bu projenin devreye girişi ile sevkiyat miktarlarının tedarikçiden çıktığı andan itibaren izlenmesi, irsaliye girişlerinin anlık olması, güncel fiyattan otomatik olarak faturalaşması, stok hareketlerinin anlık olarak takibi söz konusu olabilecektir. Bu sayede gerek tedarikçide gerek firmamızda tekrar eden bir dizi işlem ve kontrol süreci devre dışı kalmış olacaktır.
SUBCONTURKEY: Yan sanayinizden ürün tasarım aşamasında da faydalanıyor musunuz?
M. Kemal Özer: Ar-Ge bölümümüzde iyi eğitim almış, konusunda uzman, son derece geniş bir kadro görev yapmaktadır. Krizin yaşattığı tüm olumsuzluklara rağmen, bu sene hem otobüste hem de kamyon da çok önemli projeleri tamamladık ve yeni araçlarımızın lansmanlarını gerçekleştirdik. Bunu yaparken Ar-Ge kadromuzun yanı sıra, yan sanayi firmalarımızın da bilgi ve deneyimlerinden, tasarım geliştirme kabiliyetlerinden ciddi anlamda istifade ettik.
SUBCONTURKEY: Uzun vadede otomotiv ve ticari araçlarda dengelerin değişimini nasıl görüyorsunuz? Sektörel anlamda Türkiyeyi nasıl bir değişim bekliyor?
M. Kemal Özer: Türkiyede otomotiv sanayi özellikle ticari araçlar da son yıllarda gerçekleşen üretim adetleri ile önemli bir konuma geldi.Türkiye ticari araç sektörü kriz öncesi verilere göre Avrupa Birliğindeki üretim rakamları esas alındığında otobüs üretiminde 1., hafif ticari araç üretiminde 2., ağır kamyon üretiminde 7. sırada yer almaktadır. Ancak yaşanan küresel kriz bu üretimin büyük bölümünün ihraç edildiği Avrupa Birliği ülkelerindeki talep daralması nedeni ile ciddi oranda geriledi. Buna iç pazardaki daralma da eklendiğinde üretim kaybı %80lere ulaştı.
Önümüzdeki sürece baktığımızda da kriz öncesi yakalanan üretim ve satış adetlerine çok kısa sürede ulaşmanın mümkün olmadığını düşünüyoruz. Bu süreçte otomotiv üreticileri daha yenilikçi olmak ve bu yenilikleri daha kısa sürede uygulamaya geçirmek zorunda olacaklar. Ayrıca düşen üretim kapasitelerine rağmen verimlilik ve kalite anlamında da bir kayıpla karşılaşılmaması gerekiyor.
Otomotiv sektörünün yakın geleceğinde elektrikli, hibrid benzeri çevreci teknolojilere olan ilgilinin otomobil için olduğu kadar ticari araç içinde artacağı inancındayım.
SUBCONTURKEY: Sanayicilerimize ve tedarikçilerimize vermek istediğiniz başka mesajlarınız var mı?
M. Kemal Özer: Otomotiv sektörünün, sadece bu sektör çalışanları için değil, sağladığı katma değer ile tüm ülke ekonomisi için son derece önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Sektörü daha ileriye götürmek ve daha başarılı kılmak adına gerekli tüm unsurların uyumlu bir şekilde çalışmasına ihtiyaç bulunmaktadır. Bu amaçla, sektörde var olan irili ufaklı tüm firmaların organizasyonlarını değişen şartlara hızlı uyum sağlayabilecek, verimli ve kaliteli sonuç alabilecek ve bu sonucu en etkin şekilde sunabilecek şekilde yapılandırmaları gerekmektedir.