SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Mart 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 71

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

TAYSAD Danışma Kurulu Üyesi, 2006-2009 Dönemi Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Burhanoğlu: 2009 Yılı Otomotiv Sanayi Değerlendirmesi Gelecek Beklentileri ve TAYSAD

2009 DEĞERLENDİRMESİ

2009 sonu itibariyle 884.466 adet araç üretimi gerçekleştirilmiştir. 2008 yılına oranla araç üretiminde %25 düşüş yaşanmıştır.

Küresel ekonomik krizin ardından Avrupa ülkelerinde açıklanan teşvik paketleri ile otomobil ihracatı 388.994 adet olarak gerçekleşmiştir. 239.976 adetlik hafif ve ağır ticari araç ihracatı ile 2009 yılı toplam ihracatımız traktör dahil 637.855 adet düzeyinde gerçekleşmiştir.

Yıl sonundaki ihracat tutarı, ana sanayi için 9,6 milyar $ ve yan sanayi için 4,9 milyar $ olmak üzere toplam 14,5 milyar $ olarak öngörüldüğü şekilde gerçekleşmiştir.

Otomotiv yan sanayisinin iş hacmi 2008 yılında 18,3 milyar USD iken 2009da 11,40 milyar USDye gerilemiştir.

2009 yılında traktör hariç toplam taşıt aracı satışı ise 575.865 adet olarak gerçekleşmiştir.

GELECEK ÖNGÖRÜLERİ

2010 yılı için 3 farklı senaryo öngörmekteyiz.  Bu senaryolar ışığında tahmini ihracat rakamlarımız aşağıdaki gibi olacaktır.

Kötümser Senaryo:
• AB ülkeleri teşvikleri kaldırıyor
• Hedef pazarlara ihracatımız artmıyor
• Krizin etkileri hafiflemiyor
• Yılın 2. yarısından itibaren aylık 1-1,2 milyar dolar sektör ihracatı

2010 Otomotiv Sanayi Toplam İhracatı: 14-15 Milyar Dolar

İyimser Senaryo:
• AB ülkelerinde teşvikler devam ediyor
• Hedef pazarlara ihracatımız artıyor
• Yılın ilk yarısında 8-9 milyar dolar ihracat
• Yılın 2. yarısında krizin etkileri hafifliyor, pazarlar canlanıyor.

2010 Otomotiv Sanayi Toplam İhracatı: 20 Milyar Dolar

Beklenen/Olası Senaryo:
• AB ülkelerinde teşvikler bir süre daha devam ediyor
• Krizde yaşanan kısmi düzelme
• Mevcut durumu koruyarak faaliyet planlaması

2010 Otomotiv Sanayi Toplam İhracatı: 17 Milyar Dolar

2010 yılına ilişkin üretim öngörülerimiz ise 441 bin adet binek, 434 bin 850 adet de hafif ticari ve ticari olmak üzere toplamda 875 bin 850 adet araç şeklindedir.

2011de 990 bin ve 2012de ise 1.170 bin araç üretimi öngörmekteyiz. Görüldüğü üzere ancak 3 yıl sonra 2008 üretim rakamlarına ulaşmamız mümkün olabilecektir. Kriz öncesinde bu rakamlara ilişkin öngörülerimiz ise 2008de 1.300 bin, 2010-2011ler de ise 1.500 bin adedi geçip 2 milyon araca doğru ilerleyeceğimiz şeklinde idi.  Şu anki durumda hedeflediğimiz rakamlara çok uzaktayız. Tüm yatırımlarımız 2012de 2 milyon araca yönelik olarak yapılmıştı.

Her platformda dile getirdiğimiz gibi hükümetimizden beklentimiz; binek araçlarda ÖTV indiriminin kademeli olarak devam ettirilmesi ve ticari araçlarda ise ya direk olarak daha düşük bir KDV oranı uygulanması ya da hurda indirimi metoduyla KDV muafiyetinin sağlanmasıdır.

5746 nolu yasanın kabul edilmesinden bu yana başvuruda bulunan 7 otomotiv yan sanayi firması da incelemeler sonucu Ar-Ge Merkezi kurmaya hak kazanmıştır. Firma başvurularına baktığımızda ülkemizde bu konudaki heves ve talep bizi heyecanlandırıyor. Ancak yetmez. Bu sayının minimum 30-40 adede yükselmesi sevindirici olacaktır. Özellikle kriz dönemlerinde Ar-Ge faaliyetleri oldukça önemli olmaktadır. Ancak, birçok firma gerek kapasite boşluğu ve gerekse krize tam da yatırımda yakalanmaları nedeniyle, Ar-Ge çalışmalarına fazla enerji harcayamamaktalar.  Bizce ilerleyen dönemlerde, üretimin ve ihracatın artmasıyla birlikte, olmazsa olmaz olarak ifade edebileceğimiz Ar-Ge faaliyetlerine yatırım yapmanın gerekliliği daha iyi anlaşılacaktır. Dünyada artık yeni bir dönem var. Müşteri; çevreci, az yakıt tüketen, hem daha hafif hem daha konforlu hem de daha güvenilir araçlara yöneliyor. Neden Türkiye hafif ticari araç üretim merkezi olmada yakaladığı başarıyı; yeni nesil araçların Ar-Ge ve üretim merkezi olma hedefini kendisine koyarak ve bu hedefe uygun teşvik sistemini yaratarak yakalamasın?

Kısa vadede üretim miktarlarımızı 2 ile çarpmayı düşünürken içinde bulunduğumuz günleri hep birlikte yaşamaktayız. Maalesef  Dünyadaki iklim, enerji, nüfus, talep, teknolojik ve ekonomik değişimlerden en çok etkilenen sanayi Otomotiv sanayisidir. İleriki günlerde bazı ana sanayi firmalarının küçüldüğünü ya da birleştiğini görmek pek de sürpriz olmayacak. Bunları büyük yan sanayicilerin altında gruplaşan yan sanayiler ya da maalesef kapananlar izleyebilir.

Geldiğimiz Durum Küresel Tedarikçiler Açısından Çeşitli Risk ve Potansiyel Fırsatlar Taşıyor

Artık tüm dünyada olduğu gibi firmalarımızda da kısıtlı finansman sözkonusu. OEMler açısından tedarikçi seçim kriterleri arasında fiyat önde geliyor ve sürekli iyileştirme programları uygulanıyor, nereden daha fazla kısabiliriz diye bakılıyor. Ve kapasite fazlasıyla doymuş pazarlarda ulusal rekabetler için hem yeni projeler üretiliyor, bunlara yatırım yapılması bekleniyor hem de yeni çok sayıda yabancı yan sanayici çıkıyor. Özellikle Uzak Doğudan.  Tüm bunlar tedarikçilerimiz için risk faktörü olarak karşımıza çıkıyor.

Tüm bu risk faktörlerine karşılık potansiyel fırsatlar da mevcut:

Otomotiv artık bölge değiştiriyor, Doğuya doğru kayıyor. Bu noktada Türkiye çok iyi bir potansiyel, Doğuya giderken ilk durak, Doğudan Batıya giderken de en yakın son durağız, bu fırsatı kullanmamız lazım. Ama yeni ülkelerin çıkacağı muhakkak. Artık herkez Çin, Hindistan ve Rusyayı biliyor. Bunların da dışında yeni ülkeler çıkacak. Bu Türkiye için hem bir tehdit hem bir fırsat.

Yeni projeler / modeller sözkonusu. Bu kadar kapasite fazlası olmasına rağmen pazarı canlandırmak için uğraşan OEMlerle birlikte bizler de bu yeni projelerde yer almak için uğraşabiliriz.

Yeni teknolojiler çıkıyor, yeni nesil araçlar olacak. Dünya tamamen değişecek. Bildiğimiz yanmalı motorların ötesinde elektrikli / hibrid motorlar ve bunlara bağlı olarak da farklı aktarma organları ve farklı hafif metallerin kullanılması, plastik oranının artması sözkonusu. Bu yeni teknolojiler, tedarikçilerimizin kendilerine fırsat yaratmaları açısından son derece önemli. Bu teknolojilere şimdiden yatırım yapılması gerekiyor. Bu tarz projeleri kesinlikle destekliyoruz. Çünkü ülkemiz yeni oluşan bu dünyada bir koltuk kapabilir. Kendi otomobil markamızı yaratamadık ama bu fırsatı da kaçırmayalım istiyoruz.

Küçük tedarikçileri konsolide edip, büyük çaplı yan sanayicilere bağlamak üzere olan politikalar da bizler için yeni potansiyel fırsat olarak görülebilir. Küçük tedarikçileri bir araya getirip kendimize daha büyük potansiyel yaratmamız da mümkün.

Tedarikçiler çalıştığı OEM karşısında pozisyonlarını netleştirmelidirler. Tier 1 dediğimiz anahtar üretici ya da bölgesel tedarikçi mi olacağız yoksa, Tier 2 denilen yerel tedarikçi ya da emtia üreticisi olarak mı kalacağız? Bunu belirlememiz gerekiyor.

Anahtar tedarikçi olabilmek için küresel tedarikçi olmak, tüm bölgelere / tüm markalara çalışabilmek ve uzun süreli bir ilişkiyi sağlamak, kritik bir takım kategorilerde ortak yatırım yapabilmek gerekiyor. Böyle bir durumda dış kaynak için ilk seçenek siz oluyorsunuz.

Türkiyedeki lokal tedarikçiler açısından baktığımızda, bizler Tier 1 olarak hizmet verebilmek için daha çok bölgesel tedarikçi olarak konumlandırmalıyız kendimizi. Bunun için de anahtar tedarikçi felsefesine sahip olmak gerekiyor. OEMlerle ilişkilerimizde mutlaka sınırlı ortak gelişim rolümüz olmalı ve anahtar tedarikçiler için fiyat rekabetleri ve özellikle dış kaynak anlaşmalarında ön plana geçmemiz lazım.

Bunun dışında Tier 2 olarak adlandırılan yerel tedarikçiler var. Bu tedarikçilerin şansı daha fazla, çünkü küresel rekabete girmeden yerel tedarikçi oluyor, tedarik zincirinde Tier 2 olmayı kabul ediyor. Bu tedarikçilerin ülke içindeki yapısı, tekniği, fiyat yapısı güçlü oluyor ama sadece bölgesel olarak çalışıp, dış kaynakta sınırlı rol oynuyor.

Bunların hiç birini yapamıyorsak yine Tier 2 olarak tanımlanan emtia üreticisi olarak devam edebiliriz. Emtia üreticileri küçük ve yerel tedarikçi konumunda oluyor, ortak geliştirme rolleri yok, karşılıklı ilişkiler fiyata dayalıdır.

Tedarikçilerimiz stratejilerini bunlara göre oluşturmalıdır. Nakit akışı dengeli, yüksek kredi borçları olmayan tedarikçilerimiz, otomobil ve hafif ticari araç sektörlerinde 2013 yılına hazırlanmalıdır. Ancak özellikle küçük kamyon ve kamyonete çalışanlar için durum daha sıkıntılı, onlar dişlerini sıkıp ayakta kalma çabası vermelidir.

Bizleri en fazla düze çıkaracak olan yeni nesil araç projelerinin ülkemize getirilmesidir. Bu sayede karar vericiler koltuğundan oturabiliriz. 50 yıllık yan sanayi tecrübesi, kalite ve bilgi birikimi, müşteri memnuniyeti odaklı çalışma anlayışı ve otomotiv disiplinini oldukça iyi bilen yan sanayi yapısı ile Türkiyenin yeni oluşumlarda şansı da yüksek olacaktır. Aslında kim önce hamle yaparsa, o avantajlı duruma gelecektir.

Kriz dönemi boyunca yan sanayicilerimiz ciddi bir fedakarlıkta bulunmuşlardır. İşlerin %50 daraldığı bir ortamda, yeni müşteriler bulmak, yeni pazarlara açılmak için uğraş vermektedirler. Böyle bir dönemde bile sadece %15 seviyesinde istihdam kaybına izin vermişlerdir. Tüm bu fedakarlıklar, 50 yıllık tarihin getirdiği birikim ve istikrardandır. Hiç birimiz otomotiv sanayinden vazgeçmedik, daha zor günler yaşayacak olsak da otomotivin milli bir sektör olduğunu bilerek hareket ediyoruz.

Öncelikle iç pazarı canlandırmak, uzun süredir oldukça nitelikli hale getirdiğimiz çalışanlarımızı kaybetmemek, geleceğe dönük yatırımlar yapmaya devam etmek ve finans sektörü ile sanayi sektörünün birlikte projeler yapması konusunda çalışmak bizim için önemli 4 ana konu.

TAYSAD

TAYSAD; kendi ihtisas OSBsi olan, Türkiyenin gayri safi milli hâsılasının % 3ünü  gerçekleştiren; aslında 300 üyesi olmakla beraber temsil ettiği binin üzerinde sanayicisi olan, toplam 8 milyar dolar ihracat yapan, temsil ettiği şirketlerin toplam çalışan sayısı 150 bin olan, yarattığı 17 milyar dolarlık iş hacmiyle Türkiye ekonomisinin önemi atar damarlarından bir tanesidir. Sektörünün tek temsilcisi olan bu güzide derneğin, 2006 yılından bu yana, sektörün tek temsilcisi olan bu güzide derneğin başkanlığını yürüttüm. 17 Şubatta gerçekleştirdiğimiz 32. Genel Kurul Toplantımızda, gururla yürüttüğüm başkanlık görevini Celal Kayaya devrettim.

Başkanlık görevine getirildiğim 2006 yılında, Türkiyenin ihracat şampiyonu, vergi rekortmeni, istihdam kaynağı en önemli sanayisinin, alt yapısını oluşturan sektörün en kalabalık ailesi olarak en fazla işe ihtiyacı olmanın getirdiği zorunluluk ve cesaretle;  misyonumuzu, Türk otomotiv sanayinin dünya otomotiv pazarından aldığı payı büyütmek ve bu pay içinde yan sanayimizin katma değerini arttırmak üzere belirleyip, genel olarak sektörü bir araya getirecek Projeler Türkiyeye sloganını ürettik.  Otomotiv sanayinin Türkiyenin milli sanayisi haline gelmesi için siyasi otoriteyi zorladık, kamuoyu yaratık. Üyelerimizin küresel otomotiv oyuncusu olabilmesi için gerekli şartları oluşturduk.

Böylece, gelişen otomotiv sanayinin küresel trendlerini vizyoner şekilde yakalayıp, bunu sektörümüze ve ilgili diğer sanayi, kurum ve kuruluşlara aktarmaya ve bu doğrultuda projeler, fikirler, politikalar üretmeye çalıştık.
 
Küresel trendlerin ne olduğunu, ne yapılması gerektiğini anlattık, bunun için eğitimler, seminerler düzenledik. Bir yandan tüm paydaşlarımızı bir araya getirip sinerji oluşturmaya çalışırken bir yandan da onlardan beklentilerimizi açıkça ifade edip, ısrar ettik. Sanayimizde birliktelik ve tek sesliliğin oluşmasına katkı sağladık.

TAYSAD çıtasını çok yukarılara çıkardı. Referans dernek oldu, söz sahibi ve fikrine başvurulan bir dernek konumuna geldi. Bunları TAYSADın üyelerinden ve geçmişinden aldığı güçten, sahip olduğu ekonomik boyuttan, yarattığı istihdamdan aldığı cesaretle yaptık. TAYSAD, üyelerinin desteği ile yaratılan bu sinerjinin ürünüdür.

TAYSAD, otomotiv trend ivmesinin üstüne çıkmış, söylemleri ve aksiyonları ile paydaşlarını bilgilendirmeye ve farkındalık yaratmaya gayret etmiş, küresel otomotiv fırsat dalgasından sektörümüzü mümkün olduğu kadar fazla yararlandırmaya ve sürekliliğini sağlamaya çalışmıştır.

TAYSADın Projeler Türkiyeye sloganı ile yarattığı pozitif işbirliği atmosferini devam ettirmeye, farkındalık yaratmaya, referans dernek olmaya, kamuoyu oluşturmaya, hizmet ve proje üretmeye, sanayinin, otomotivin önemini ve küresel eğilimlerini anlatmaya, paydaşlarını uyarma ve işbirliği görevini yerine getirmeye bu yeni dönemde de devam edeceğine yürekten inanıyorum.

TAYSADın ve sektörümüzün başarılarının devamı dileğiyle, yeni dönemin tüm sanayimize hayırlı olmasını temenni ederim.

 

  İlgili Haberler

 

Denizatı Petrokimya, İhracatta Yeni Rekorlar Hedefliyor
Yan Sanayide Hedef, Daha Fazla İhracat
Ünver Group, Yılda 3,5 Milyon Adet Hortum Üretiyor
Tunaoğlu Otomotiv, Knorr Bremse Firmasının 2011 Yılı En Başarılı Sac Parça Tedarikçisi Oldu
Dünya Liderliğine Hazırlanan Aktaş Holding Dünyada Bir İlk e İmza Attı: Aktaş Newtone

  İlgili Yazılar

 

2012-de Ne Olacak
Bağlantı Elemanlarının Cirosu 5 Milyar Dolar!
İkibinoniki-ye Bir Kala
Kıssadan Hisseler
Kriz ve IAA Fuarı
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi