SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Mart 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 71

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Ülkemizin Parlak Geleceği OTOMOTİV ENDÜSTRİSİ

Son iki yılda ekonomik krizin oluşturduğu fonda, otomotiv endüstrisini şöyle değerlendirmek mümkün:  Krizle birlikte artan stokların eritilmesi ve iç talebin canlandırılması amacıyla hükümetin 15 Mart-16 Haziran tarihleri arasında uyguladığı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) indirimi, azalan oranlarla 30 Eylül 2009 tarihine kadar devam etti. ÖTV indirimi silindir hacmi 1600 ccden küçük otomobillerde önce yüzde 14, daha sonra da yüzde 7, kamyonetlerde ise önce yüzde 8, daha sonra da yüzde 6 oranında fiyat indirimi sağladı.

Minibüs, midibüs , kamyon ve otobüs gibi ağır ticari araçlarda ÖTV değerlerinin düşük olması, bu araçlarda vergi indirimlerinin de düşük değerlerde seyretmesine neden oldu. Bu sorunun aşılmasına yönelik olarak KDV indirimi talebimizin hükümetimizce uygun bulunmaması, bu araçlarda talebin, bir önceki yıla oranla 2009da yüzde 34 gerilemesini beraberinde getirdi. Sanayimizin üretiminde büyük bir ağırlığı olan ticari araçlarda kriz nedeniyle ihracatın da azalmasıyla üretim kaybı yüzde 60 gibi dramatik bir orana yaklaştı.

Tarım sektörünün de önemli oranda küresel krizden etkilenmesi, başta traktör olmak üzere, tüm girdilerde talebin büyük oranda düşmesini beraberinde getirdi. Kriz sürecinde azalan talebin canlandırılması için bu alanda herhangi bir teşvikin de uygulanmamasıyla birlikte, traktör talebi 2009 yılı içinde yüzde 50 azaldı.

Bu çerçevede: 2009 yılında hükümetin uyguladığı ÖTV indirimi çerçevesinde, 1600 cc ve daha küçük otomobiller ile kamyonetlerden oluşan hafif ticari araçlarda Mart-Eylül döneminde talep artışı sağlandı. Bu pazarda yüzde 23lere ulaşan talep artışı, toplam pazarı sadece yüzde 10 etkiledi.

Ağır ticari araçlar ve traktörde vergi indirimi uygulanmaması sonucu, talep keskin bir şekilde düştü. Talep, ağır ticari araçlarda yüzde 34, traktörde ise yüzde 50 geriledi. Vergi indirimi kapsamında olmayan ağır ticari araçlar pazarında üretim düşüşü yüzde 24e ulaşırken, aynı ürünlerde ihracat da yüzde 31 geriledi.

Yukarıda özetlemeye çalıştığımız gelişmeler çerçevesinde 2010 yılına bakışımıza gelince: Bu yıl, gerek yurt içi gerek AB pazarında ek teşviklerin olmayacağı gerçeğinden hareketle, iç talep ve ihracatın ancak 2009 yılı düzeyinde seyredeceği veya az da olsa artabileceği  tahmininde bulunabiliriz. Ağır ticari araçlar ve  traktörde ise durgunluğun bu yıl da devam edeceğini söyleyebiliriz.

Talebin  büyük oranda gerilemesi nedeniyle, özellikle ticari araçlar ve traktör üreten fabrikalarımızda 2010 yılı başından itibaren üretime ara verilmesine başlanmıştır. Bu nedenle 2009 yılında birçok üründe KDV indirimi uygulanırken, ticari araçlar ve traktörün dikkate alınmaması böyle bir sonucun doğmasına neden olmuştur. Bu yıl ticari araçlarda 10,  traktörde ise 7 puanlık KDV indirimi uygulamasının başlatılması gereklidir. Bu araçlarda sanayimiz yerli tasarımlarla küresel pazarlara üretim yaptığı, katma değerin daha yüksek olduğu ve bu pazarda ithalatın sınırlı bulunduğu dikkate alınmalıdır.

Bu arada Otomotiv Endüstrisi Tanıtım Komitesinden (OETK) bahsetmekte fayda var diye düşünüyorum. Otomotiv endüstrisi olarak uzun yıllar boyunca hızlı büyüme ve hızlı küçülme koşulları altında varlık mücadelesi verdik. Ama çok kısa sayılabilecek bir sürede, büyük başarılar elde ettik. Ancak bu başarıyı kamuoyuyla yeterince paylaşamadığımız sonucuna vardık. Bu çerçevede, Uludağ İhracatçı Birliği liderliğinde OETKyı kurduk ve endüstrimizin tanıtımı  konusunda bir strateji belirledik.

OETK, otomotiv endüstrisini iç ve dış kamuoyuna tanıtmak amacıyla 2008 yılında faaliyete geçti. Tanıtımda, doğru bilgiyi güçlü bir biçimde kamuoyuna aktarmak prensibini benimsedik. Yani kamuoyunu bir ürün değil, bir vizyon satmayı hedefledik. Otomotiv endüstrisinin başarı öyküsü ve hedefler toplamını, bu milletin ortak malı yapmaya çalışıyoruz. Ama şunu tekrarlamakta fayda var: Biz tanınmayan bir endüstriyi tanıtmaya çalışmıyoruz. Endüstrimizin çok bilinmeyen başarılı yüzünü göstermek istiyoruz. Biz bu ülkenin bu gününde son derece önemli bir yer tutan ve parlak geleceğinde de çok önemli katkılarda bulunabilecek bir endüstrinin gücünü ortaya koymaya çalışıyoruz.

Otomotiv endüstrisi, ihracatın yanı sıra üretimde de Türkiyenin büyüme şampiyonu olmasına rağmen, kamuoyunda endüstrinin geneli konusunda doğru bir algının henüz oluşmadığını söyleyebiliriz. Yaptığımız araştırmaya dayalı anketlerde de Türkiye kamuoyunda otomotiv endüstrisinin üstünlükleri hakkında net bir bilgiye sahip olmadığını gördük. Bu yüzden algı konusuna büyük önem veriyoruz.

Biz otomotiv endüstrisini dünyanın parlayan yıldızı ve de ülkemizin parlak geleceği olarak görüyoruz. Biz bu vizyona inanıyoruz. Ve bu inancımızı, bu milletin ortak inancı haline getirmek istiyoruz. Çünkü kendi milletinin inancını destek olarak arkasına almış, kendi ülkesinin milli takımı muamelesi gören bir endüstriyi yenecek bir güç yoktur. TV kampanyasında kamuoyuna diyoruz ki; sizin dünya  kalitesinde üretim yapan bir endüstriniz var. Bu endüstri sizin için yılmadan yorulmadan çalışıyor üretiyor ve ürettiklerini ihraç ediyor İhracatı ithalatını geçmiş durumda.Yalnızca üretmiyor aynı zamanda tasarlıyor da. Bu nedenle sizin parlak geleceğiniz otomotiv endüstrisinde saklı. Bunu biliyor musunuz? Yani asıl amacımız, otomotiv endüstrisinin başarı öyküsü ve hedefler toplamını, bu milletin ortak malı yapmaya çalışmak.

2000 yılından bu yana ülke ihracatının 4 kat artmasına karşılık, otomotiv endüstrisi olarak ihracatımızı neredeyse 12  kata çıkardık. 2000 yılında ihracatta 7. sıradaydık ama bugün ihracatın lideriz. Ekonomik krizin etkisinin zirveye çıktığı 2009 yılında dahi 16.8 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Bunlar kolay elde edilecek başarılar değil.

Ekonomik krize rağmen yabancı firmalar yatırım için Türkiyeyi tercih ediyorlarsa bunun bir nedeni olsa gerek. Endüstrimiz teknolojik olarak da çok ileri bir düzeye ulaştığını söyleyebiliriz. Son yıllarda otobüsten binek araçlara ,ticari minibüslerden kombi araçlara kadar ülkemiz ürünlerinin dünya pazarlarında üst üste aldığı uluslararası ödüller bunun  en somut kanıtıdır..

 

  İlgili Haberler

 

Lukoil, Vites Yükseltme Hedefinde
Denizatı Petrokimya, İhracatta Yeni Rekorlar Hedefliyor
BUSWORLD TURKEY 2012
4. Busworld Turkey 19 Nisan da Açılıyor
Yan Sanayide Hedef, Daha Fazla İhracat

  İlgili Yazılar

 

Bir üretim stratejisi olarak Volkswagen MQB nedir? Yan sanayi firmaları için ne anlam ihtiva ediyor?
Türk Sanayisinde ERP Tatminini Etkileyen Faktörlerin Analizi
Türk Havacılık Sanayisinde İlk Girişimler
KOBİ-ler İçin KOSGEB KalDer Destek i
2012-de Ne Olacak
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi