Ulusal ve uluslararası düzeyde faaliyet gösteren kuruluşlar küresel krizin gidişatını izlemek için büyüme ve işsizlik verilerine bakıyor. Dünya ve Türkiye ekonomisine ilişkin son tablo şöyle:
Dünya Bankası Ocak ayı verilerine göre; 2009 yılında gelişmiş ülkelerde yüzde 3,3 küçülme yaşandı. Türkiyenin 2009da yüzde 5,8 küçüldüğü tahmin ediliyor. Economistin Ocak ayı sonunda açıkladığı 2009 yılı büyüme tahminlerine göre; Türkiye ekonomisi yüzde 6 ile dünyadaki 44 ülkeden daha fazla küçüldü. 2009 yılının tamamı için yapılan tahminler Türkiyenin küresel krizden en fazla etkilenen ülkeler arasında yer aldığını gösteriyor.
ILO verilerine göre; 2009 yılında 27 milyon kişi işini kaybetti. Önümüzdeki dönemde işsizliğin artması, gelişmiş ülkelerde 3 milyon kişinin daha işsiz kalması bekleniyor. IMFnin gelişmiş ülkeler için 2010 yılı işsizlik tahmini yüzde 9,3. Türkiye dünyada işsizliğin en yaygın olduğu 5 ülke arasında. Kasım ayı verilerine göre işsizlik ülkemizde yüzde 13e yükseldi. Kriz öncesi döneme göre toplam işsiz sayısının yaklaşık yüzde 40 arttığı görülüyor. Ülkemizde her dört gençten biri işsiz...
Rekabet ortamı kızışıyor
2009 yılı pek çok önemli gelişmeye sahne oldu. Dünyanın en büyük finans devleri iflasa sürüklendi. Yüzlerce işletme kapandı, milyonlarca çalışan işsiz kaldı. Güç dengeleri ve küresel piyasaların kuralları tamamen değişti. Krizden kazançlı çıkan ülkelerin ise Çin ve Hindistan olduğunu görüyoruz. Çinin yüzde 8in üzerinde, Hindistanın ise yüzde 5,5 büyüdüğü açıklandı. Çin ve Hindistan bu yıl da büyümeye devam edecek. ABD dolarının ve Euronun geleceğinin sorgulandığı bir dönemden geçiyoruz. Rekabet ortamı yeniden oluşuyor. Ülkeler daha da sertleşen rekabet yarışında ön sıralarda yer alabilmek için çalışıyor.
Geçtiğimiz şubat ayında dünya ekonomisinin önemli aktörlerinden biri olan Avrupa Birliğinin liderleri ekonomiyi değerlendirmek üzere bir araya geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Barroso krizin kalıcı etkisi olarak Avrupada büyüme potansiyelinin yarı yarıya azaldığı tespitini yaptı ve ekledi: Avrupa 20 yılda biriktirdiğini 2 yılda kaybetti.
Barrosonun açıklamalarına göre; Avrupada 2009 yılında kaydedilen yüzde 4lük küçülme 1930lardan beri görülen en kötü ekonomik performans. Sanayi üretiminde görülen yüzde 20 oranındaki gerileme 1990lı yıllara geri dönüş anlamına geliyor. ABde son 20 ayda 7 milyon kişi işsiz kaldı. Barroso AB liderlerine; ABnin gelecek 10 yılı kaybetmemesi için farklı bir ekonomiye geçiş hazırlığı yapması için çağrıda bulundu. Barroso; ABde ekonomik büyümenin bilgiye dayanması gerektiğini ve bu kapsamda inovasyon, eğitim, dijital topluma ağırlık verilmesi, nitelikli işgücü yetiştirilmesi ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti.
Türk sanayicisi mücadeleye devam ediyor
Dünya ekonomisinde karmaşa devam ediyor. Ekonominin tam anlamıyla bir toparlanma dönemine girdiğini söylemek ne yazık ki halen mümkün değil. Uluslararası düzeyde yeni ekonomik düzene uyum çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Türkiyede ise atılan adımlar büyüme ve istihdamın itici gücünü oluşturan reel sektörde hareketlenmeyi destekleyecek nitelikten çok uzakta. Büyüme, işsizlik, yatırım, sanayi üretimi, güven endeksi ile ilgili açıklanan son veriler göz önünde bulundurulduğunda ekonominin yükselen bir trende girdiğini söylemek mümkün değil. İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan Ekonomik Durum Tespiti Araştırması; sanayicilerin 2010 yılından umutlu olduklarını ortaya koyuyor. Araştırmada büyüme yönünde iyimser olan sanayiciler istihdam artışı konusunda ise umutsuz.
Sanayicilerin daha fazla iş yaratması ve çarkların zorlu koşullar altında dönmeye devam etmesi için sanayicinin mücadelesine destek verilmeli. Türkiyede ekonomi yönetiminin tüm ilgili kurumların ve temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Reel sektörün uluslararası düzeyde rekabetçi bir yapı kazanabileceği, istihdamı ve iş yaratma kapasitesini artırabileceği bir modele ihtiyaç var.