SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Åžubat 2012, ÇarÅŸamba

Mayis 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 73

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Prof.Dr.Ali Rıza Kaylan
Kalder Yönetim Kurulu Başkanı


Geleceği Şekillendiren Gönüllü Kuruluşlar


Sağlıklı toplum nasıl oluşur? Yoksulluğun azaltılması, işsizliğin önlenmesi, çevre duyarlılığının geliştirilmesi, giderek yaygınlaşan, derinleşen, kronikleşen ve yaşamı tehdit eden yerel, bölgesel ve küresel sorunların çözümünü devletten beklemek ne kadar akılcıdır? Toplumsal yararı kişisel yararın önüne koyabilen, içinde yaşadığı topluma, çevreye ve geleceğe karşı duyarlı ve sorumluluk duygusu gelişmiş bireylerin artması geleceğe güvenle bakmamızı sağlayacaktır.

Türkiyede sosyal deÄŸiÅŸimi olumlu yönde etkileyecek önemli bir aktör ve dinamik bir sektör olarak sivil toplum, giderek ağırlığını daha çok hissettirmektedir.  Ancak bu konuda toplumsal algılama ve bilinçlenme arzu edilen düzeyde deÄŸildir.  Buna raÄŸmen Türkiyede sivil topluma bakış açısının son 15 yılda ciddi ölçüde deÄŸiÅŸim geçirdiÄŸi söylenebilir.  Bu deÄŸiÅŸim sürecinde 1996 yılında İstanbulda gerçekleÅŸen Habitat Konferansının ve 2001de AB üyelik süreci çerçevesinde kabul edilen Kopenhag Kriterlerinin katkısı büyüktür.

Sivil toplumun dünya çapında artan önemi konusunda bilinçlenme doğal olarak artmaktadır. Ayrıca ABnin demokratik değer ve uygulamalarını benimsemede önemli adımlar atılmaktadır. Böylece ülkemizde üçüncü sektörün örgütlenmesinde 1980den beri süregelen kısıtlamalar büyük ölçüde kalkmış ve sivil toplum faaliyetleri için daha elverişli bir iklim oluşmuştur. Son yıllarda sürdürülebilir kalkınma ve sosyal adalet konuları daha ağırlıklı olarak gündeme girmekte ve küresel sivil toplum hareketine Türkiyeden de katılım artmaktadır.

Bu yazıda öncelikle Türkiyede sivil toplumun mevcut durumunu özetleyeceğim. Derneklerle ilgili istatistiklere ve gönüllü katılım performansımıza değindikten sonra, Türkiye Kalite Derneğinin yirmi yıllık serüvenini ve kazandığı deneyimleri paylaşacağım.

TÜRKİYEDE SİVİL TOPLUMUN MEVCUT DURUMU

Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) tarafından Ocak 2004-Aralık 2005 tarihleri arasında CIVICUS (YurttaÅŸ Katılımı için Dünya İşbirliÄŸi) uluslararası kuruluÅŸunun Sivil Toplum Endeksi Projesi (STEP) gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir (1).  Böylece sivil toplum sektörünün güçlü ve zayıf yönleri belirlenmeye ve sektörün darboÄŸazları ve gereksinimleri hakkında farkındalık yaratmaya çalışılmıştır. Son derece kapsamlı ve analitik bir çerçeve oluÅŸturan bu çalışmayla uluslararası karşılaÅŸtırmalı bir bakış açısı da edinilmektedir. 

Kavramsal çerçeve, yapı, ortam, deÄŸerler ve etki olmak üzere dört ana boyuttan oluÅŸmaktadır. Yapısal boyut dendiÄŸinde üye sayıları, sivil toplum altyapısı, insan kaynakları ve mali kaynaklar, bağış yapma ve gönüllülük oranları, ÅŸemsiye kuruluÅŸların varlığı gibi göstergeler akla gelmektedir. Ortam boyutu yasal, siyasi, kültürel ve ekonomik baÄŸlamlar, devlet ve özel sektör iliÅŸkilerini içermektedir.  DeÄŸerler dediÄŸimizde demokrasi, hoÅŸgörü, cinsiyet eÅŸitliÄŸi, çevresel sürdürülebilirlik gibi benimsenen ve savunulan kavramlar anlaşılmaktadır. Etki boyutunda ise kamu politikalarını etkileme, yaÅŸam standartının yükseltilmesi gibi göstergeler anlaşılmaktadır. 74 gösterge ile tanımlanan modelde söz konusu dört boyut Sivil Toplum Karosu ÅŸeklinde görselleÅŸtirilmiÅŸtir.

Araştırma, Türkiyede sivil toplumun gelişmeye açık ve hızlı bir değişim süreci içinde olduğunu vurgulamaktadır. Ancak bulgular, güçlü yönlerden çok zayıf yönler ortaya koymaktadır. Raporda sunulan gelişmeye açık alanlar arasında özellikle üç noktayı belirtmek isterim.

1. Gönüllü katılımın zayıflığı: Türk halkının geneli sivil toplum hareketinden kopuk yaşamaktadır.

2. Kurumsal kapasitenin yetersizliği: STKların özellikle insan kaynakları ve teknik altyapı alanlarında kurumsal kapasiteleri son derece kısıtlıdır.

3. STKlar arasında işbirliğinin yetersizliği: Ortak amaçlar için çalışan STKlar arası güç birliği sağlıyacak ağ ve platformlar son yıllarda sayıca artmakla beraber, STKlar arası işbirliği ve iletişim düzeyleri oldukça sınırlıdır. Uluslararası benzer STKlarla etkileşim ve bilgi paylaşımı yetersizdir.

Araştırmada sivil toplumun güçlenmesi için çözüm önerileri de yer almaktadır. Bunlar arasında yer alan iyi yönetişim ve kurumsal sosyal sorumluluk kavramlarını vurgulamakta yarar görmekteyim.
 
1. STKlarda iyi yönetişim: STKlarda iyi yönetişim ilkelerinin kurumsal kültür içerisine yerleştirilmesi ve şeffaflık ve hesap verebilirliğin sağlanması gerekir.

2. Kurumsal sosyal sorumluluk ve özel sektör desteği: Özel sektör kuruluşlarının STKlara bir kerelik bağışçı ve destekçi olmak yerine stratejik ve süreklilik gösteren işbirlikleri yapması, çalışanlarının gönüllü ve üye olarak STKlara katılımını teşvik etmesi STKları çok daha güçlendirecektir.

Belirtilen iyi yönetişim ilkeleri arasında şeffaflık, hesap verebilirliğin yanı sıra, tutarlılık, etkililik, katılımcılık, etik değerlere bağlılık sayılabilir. Bu ilkeler önemli ölçüde Marilyn Wyattın STK Yönetişim Rehberi raporunda yer almaktadır (2). Gönüllü kuruluşların tüm paydaşlar ve toplum karşısında açık ve şeffaf olması, gerçekleştirilen tüm etkinlikler ve kaynakların kullanımı konusunda bilgilere kolayca erişimin sağlanması beklenir. Misyon ve vizyon doğrultusunda gerçekleştirilen etkinliklerin ve kaynak kullanımının tarafsız bir kuruluş tarafından denetlenmesi ve hesap verme mekanizmalarının kurulması tüm paydaşlarda güven duygusunu güçlendirir, üye ve gönüllülerde bağlılığı artırır.

STKlar amaçları çerçevesinde faaliyet gösterdikleri sürece tutarlıdırlar. Yönetim Kurulu etkin planlamayla ve düzenli deÄŸerlendirmelerle etkinliklerin misyon ve vizyonla uyum içinde olduÄŸunu gözetir. Amaçlar doÄŸrultusunda deÄŸer yaratılırken en az kaynakla en yüksek etkiyi yaratmaya özen gösterilmelidir.  STKlar paydaÅŸların, üye ve gönüllülerin katılımını ve desteÄŸini saÄŸlamak için uygun ortamları geliÅŸtirmelidir.  Yönetim Kurulu yüksek etik deÄŸerleri geliÅŸtirir, tüm çalışanlar ve paydaÅŸlarla paylaşır, bu deÄŸerlerin benimsenmesini ve özenle korunmasını gözetir.  

GÖNÜLLÜLÜK KARNEMİZ NE DURUMDA?

Ülkemizdeki aktif dernek sayısı Nisan 2010da 84.205 olarak görülmektedir.

(www.dernekler.gov.tr). En fazla derneğin aktif olduğu beş ilimiz sırasıyla İstanbul (17.315), Ankara (8269), İzmir (4642), Bursa (3294), Kocaeli (2455)dir. Sıralamada en sondaki iller ise Bayburt (145), Tunceli (108), Kilis (107), Şırnak (107) ve Ardahan (86)dır. Coğrafi bölgeler açısından bakıldığında en çok derneğin Marmara Bölgesinde faaliyet gösterdiği görülmektedir. Ancak bölgesel nüfus göz önüne alındığında İç Anadolu Bölgesinde de dernekleşmenin Marmara Bölgesine yakın olduğu gözlemlenmektedir.

2005-2009 arası son beÅŸ yılda aktif dernek sayıları sırasıyla 71.287, 73.378, 77.849, 80.200 ve 83.583dür. Verilerden de görüldüğü gibi dernek sayıları sürekli artmaktadır.  Yıllara göre dernek sayısındaki artışa paralel olarak toplam üye sayıları da 4.738.414 (2004), 6.935.419 (2005), 7.674.066 (2006), 7.181.499 (2007), 7.349.454 (2008) ÅŸeklinde giderek yükselmektedir. Aktif dernekler hizmet alanlarına göre sınıflandırıldığında ilk üç sırada dini hizmetler (15.072), spor (14.488) ve yardımlaÅŸma (14.016) yer almaktadır. Daha sonra sırasıyla kalkınma (9589), mesleki dayanışma (8217), Toplumsal yaÅŸam (5429), dostluk (4108), kültür (3241) ve saÄŸlık (1896), imar (1465) gelmektedir. Görüldüğü gibi gençlik (614) ve öğrenci (260) dernekleri sayı olarak ilk on içerisinde deÄŸildir. 

Gönüllülük konusunda yapılan araÅŸtırmalara göre, Türkiye için ortaya çıkan genel tablo oldukça ÅŸaşırtıcıdır. Bu alanda bir uluslararası ve bir ulusal düzeyde gerçekleÅŸtirilen iki çalışmanın sonuçlarına kısaca deÄŸinmek isterim. Birincisi 1981 yılından bu yana dünyanın pek çok ülkesinde yürütülen Dünya DeÄŸerler AraÅŸtırması, ikincisi ise Türkiye EÄŸitim Gönüllüleri Vakfının Infacto araÅŸtırma ÅŸirketine yaptırdığı ve Kasım 2008de gerçekleÅŸtirilen  Türkiyede Gençlik, Gönüllülük ve Sosyal Sermaye AraÅŸtırmasıdır.

Dünya Değerler Araştırmasına göre Türkiyede gönüllü faaliyetlere katılanların oranı sıralamasında Türkiye %1,7lik değerle, 55 ülke arasında sonuncu sırada yer almıştır. Gönüllü katılım yüzdesi ABDde %67,8, İsveçte %56,4, Hollandada %49,8dir. Bu çalışmaya göre kentsel alanda yaşayan, 18-35 yaş arası gençlerin gönüllü faaliyetlere katılımı da benzer bir sıralama göstermektedir. Gençlerin katılımı ABDde %70,6, İsveçte %54,4 ve Hollandada %48,7, Türkiyede ise %7,7dir.

TEGVin araÅŸtırması incelendiÄŸinde, olumsuz sonuçlar daha belirgin olarak ortaya çıkmaktadır.  15 ilin kentsel bölgelerinde 18-35 yaÅŸ diliminde 748 gençle yapılan yüz yüze görüşmelere göre, son bir yıl içinde Türkiyedeki gençlerin sadece yüzde 4,8inin gönüllülük faaliyetlerine katıldığı görülmüştür. BaÅŸka bir deyiÅŸle gençlerin %95,2si son bir yılda hiç gönüllü faaliyette bulunmamıştır. Türk gençlerinin gönüllülük faaliyetlerine bu kadar düşük oranda katılmalarının nedenleri arasında, zaman ve maddi olanaklarda ki yetersizlikler en önemli neden olarak görülmektedir.   Aynı araÅŸtırmada evet yanıtı verenlerin çoÄŸunluÄŸu (%53), gönüllülük faaliyetine haftada ancak dört veya daha az zaman ayırabilmektedir. Haftada 9 saatten fazla zaman ayıranlar ise %23,4dür.

Bu sonuçlara göre ülkemizin gönüllülükte ne kadar geride kaldığını daha iyi algılayabilmek için ABDdeki benzer araÅŸtırmalara göz atılabilir (3). 2008 yılında  61.8 milyon Amerikalı yetiÅŸkin (nüfusun % 26.4ü) toplam 8 milyar saat gönüllü hizmet sunmuÅŸtur. Ekonomik krize raÄŸmen toplam katılan birey sayısı 2007ye göre bir milyon kiÅŸi artmıştır. 16-24 yaÅŸ grubunda katılan genç sayısı 2007de 7.8 milyon iken, 2008de 441 bin kiÅŸi artarak 8.2 milyon olmuÅŸtur.

Gençlerin gönüllü faaliyetlere katılmasının yararları ne olacaktır? AraÅŸtırma sonuçları bu soruya da ışık tutmaktadır. Gönüllülük etkinlikleri, anomi olarak adlandırılan  bireylerin toplumsal norm ve deÄŸerler konusunda akıllarının karışık olması  duygusunu azaltmaktadır. Aynı zamanda, bireylerin tanımadıkları kimselere de güvenebilmeleri anlamına gelen genelleÅŸtirilmiÅŸ güven ve empati duygularını yükseltmekte, kendine olumlu bakışı getirmektedir. Özetle gönüllü katılım gençleri kendisinden daha memnun, çevresine ve geleceÄŸine karşı daha güvenli ve dünyaya karşı daha hoÅŸgörülü bakmasını saÄŸlamakta ve gençlerin kiÅŸisel geliÅŸimini ve meslek yaÅŸamını olumlu yönde etkilemektedir. Bu nedenle gönüllü yaklaşım daha iyi bir topluma ulaÅŸabilmek için önemli bir kaldıraç oluÅŸturmaktadır. AraÅŸtırma sonuçlarıyla ilgili olarak www.tegv.org web adresinden daha ayrıntılı bilgi elde edilebilinir.

KALDERİN MÜKEMMELLİK YOLCULUĞU

Kamu ve özel sektörlerin yanı sıra misyon temelli gönüllü kuruluÅŸların güç olarak ortaya çıkması, demokrasinin geliÅŸtirilmesi, insana saygıyla baÅŸlayan bilinçlenme  ve yaÅŸam kalitesinin artması için bir güvencedir. Türkiye genelinde gönüllülük konusunda yapılan araÅŸtırma sonuçlarının, ülkemizin gönüllülükte sınıfta kaldığına iÅŸaret etmesi üzücüdür. DiÄŸer taraftan Türkiye Kalite DerneÄŸinin misyonu doÄŸrultusunda KalDer gönüllülerinin  fark yaratması örnek uygulama olarak gurur vericidir.

KalDer Mükemmellik yolculuÄŸunda yirminci yıla girmiÅŸtir. Yirmi yılda gelinen nokta tüm üye ve gönüllülerimizin eseridir. KalDer Ulusal Kalite Hareketi, eÄŸitim programları, dış deÄŸerlendirme çalışmaları, mükemmellik aÅŸamaları programı, yerel ve ulusal kalite ödül Süreçleri, her yıl düzenlenen Ulusal Kalite Kongresi, Ankara Kamu Kalite Sempozyumu, Bursa Kalite ve BaÅŸarı Sempozyumu, İzmir MükemmelliÄŸi Arayış Sempozyumu, EskiÅŸehir Kalite Şöleni, Kazananlar Konferansı, Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi (TMME) projesi, Küresel İlkeler SözleÅŸmesi çerçevesinde tasarlanan Yönetim Kadının Hakkıdır projesi ve diÄŸer etkinliklerle ülkemizde mükemmellik anlayışının yayılımında öncü rol oynamaktadır. Yirminci yıl nedeniyle geçmiÅŸ yıllarda sadece İstanbulda gerçekleÅŸtirilen Kazananlar Konferansı bu yıl Anadoluda KOBİlerin ağırlıklı olduÄŸu ÅŸehirlerde yapılacaktır. Bu bölümde gönüllü kuruluÅŸlar için örnek oluÅŸturabileceÄŸi düşüncesiyle  KalDer için önemli gördüğüm  son iki yılda gerçekleÅŸtirilen çalışmaların bir kısmına kısaca deÄŸineceÄŸim.
 
Misyon ve vizyonun güncellenmesi: 2009 yılında, geniÅŸ  paydaÅŸ gurubunun katılımıyla misyon, vizyon ve deÄŸerler gözden geçirilmiÅŸ ve misyonumuz  Mükemmellik kültürünü yaÅŸam biçimine dönüştürerek, ülkemizin rekabet gücünün ve refah düzeyinin yükseltilmesine katkıda bulunmak ve vizyonumuz Cumhuriyetimizin 100. yılında sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı çerçevesinde ülkemizi çaÄŸdaÅŸ yaÅŸam düzeyine ulaÅŸtırmak amacı ile, Türkiyenin tüm bölgelerinde mükemmellik kültürünü içselleÅŸtirmiÅŸ, rekabetçi kurum ve kuruluÅŸlar yaratılmasına katkıda bulunan bir kuruluÅŸ olmak ÅŸeklinde benimsenmiÅŸtir. Kurumsal deÄŸerlerimiz ise Güvenilir olmak, İnsana saygı, Sürekli iyileÅŸtirme, Gönüllülük ÅŸeklinde Haziran 2008de yapılan Kurum Kültürü Çalıştayında belirlenmiÅŸti.

Etik Kurallar ve Etik Kurul: KalDer etik kurallar konusunda duyarlılığını her zaman koruyarak, iyi yönetiÅŸim ilkelerinin benimsenmesi ve kurumsal sosyal sorumluluk bilincinin artmasında özen göstermektedir. 2008de Yönetim Kurulu tarafından  KalDerin Etik ilkeleri saptanmış ve bu kurallar çalışanlar, üye ve gönüllüler ve iÅŸ ortaklarıyla paylaşılmıştır. KalDer ailesi için etik pusula olacak bu kuralların uygulanması ve yönetimi için Etik Kurul oluÅŸturulmuÅŸtur.

Dış Değerlendirme: KalDerin tüm kuruluşlara yaymaya çalıştığı özdeğerlendirme ve dış değerlendirme kültürünü kendisi için de uygulaması son derece anlamlıdır. İlki Mart 2009da gerçekleştirilen dış değerlendirme, Mart 2009da da tekrarlanmıştır. Gelişmeye açık alanların belirlenmesiyle puan tablosunun ikinci yıl önemli ölçüde iyileşmesi sevindiricidir.

Genç-Kal Gençlik Platformu: KalDere genç gönüllü katılımın artırılması, KalDerin geleceğinin güvencesi olacaktır. Bu inançla, 2009 yazında Genç-Kal adıyla KalDer Gençlik Platformu oluşturulmuş ve Genç-Kal ilk etkinliğini 14 Kasım 2009 tarihinde gerçekleştirmiştir. Kişisel gelişim amaçlı 5K Eğitim Çalıştayında gençler için Kalitem, Kişiliğim, Kariyerim, Katkılarım ve Kazançlarım teması bir dizi seminerle işlenmiştir. Benzer bir uygulama 17 Nisan 2010 tarihinde KalDer İzmir şubesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.

DiÄŸer STKlarla Güç BirliÄŸi OluÅŸturmak: KalDer düzenlediÄŸi etkinliklerde ortak amaçlar doÄŸrultusunda ilgili STKlarla iÅŸ birliÄŸi yapmaktadır. Nitekim 16-18 kasım 2009 tarihlerinde gerçekleÅŸtirdiÄŸi 18. Kalite Kongresinde Sürdürülebilir Topluma Dönüşüm: Yeni iÅŸ Yapma Biçimleri teması iÅŸlenirken İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma DerneÄŸiyle yakın iÅŸbirliÄŸi yapmıştır. Aynı ÅŸekilde ABDnde Türk Bilim İnsanlarımızın oluÅŸturduÄŸu TASSA DerneÄŸi ile de kongrelere konuk konuÅŸmacı saÄŸlamakta destek almaktadır. İlgili STKlarla bir iÅŸbirliÄŸi sözleÅŸmesi imzalayarak bu tür iÅŸ birliklerinin daha uzun süreli  olmasını ve iliÅŸkinin güç birliÄŸine dönüşmesini planlamaktayız. Bu kapsamda iki sözleÅŸme SaÄŸlıkta Kalite İyileÅŸtirme DerneÄŸi (SKİD) ve İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma DerneÄŸi ile imzalanmıştır.
 
Katılımcı demokrasi ve aktif sorumlu bir yurttaÅŸ olmanın önkoÅŸulu gönüllülüktür. EÄŸer dünyadaki sorunların deÄŸil, çözümün bir parçası olup yaÅŸam kalitemizi yükseltmek istiyorsak,  daha iyi bir dünya için sivil toplum kuruluÅŸlarında gönüllü olarak çalışmak en akılcı yaklaşımdır.  Bu noktada KalDerin en büyük varlığının KalDer gönüllüleri olduÄŸunu bir kez daha vurgulamak isterim.

Gönüllü katılım, yapılacak iÅŸi coÅŸkuyla ve ÅŸevkle yapmak demektir. Ortak bilinç ve ortak akıl oluÅŸturarak, düşlerimizin gerçeÄŸe dönüştürmek için güç birliÄŸi oluÅŸturmaktır. 

KalDerin kurumsal kültürünü betimleyen en çarpıcı özellikleri, Gönüllülük, GeniÅŸ bakış açısı, GeleceÄŸe odaklanmak, GeliÅŸimde süreklilik, GiriÅŸimci ruh, Güç birliÄŸi ve Genç katılım ÅŸeklinde 7G ÅŸifresi olarak özetlemek istiyorum. Katılımcı demokrasinin vazgeçilmez öğesi olan sivil katılımın, genel güven duygusunu güçlendiren, sosyal sermayenin geliÅŸimine katkı yapan örgütlü gönüllülüğün toplumda daha fazla yaygınlaÅŸmasını içtenlikle diliyorum.  
 
Kaynaklar:
1. Filiz Bikmen, Zeynep Meydanoğlu (Editörler), Türkiyede Sivil Toplum: Bir Değişim Süreci, Uluslararası Sivil Toplum Endeksi Projesi Türkiye Ülke Raporu, TÜSEV Yayınları No:39, 2006.

2. Marilyn Wyatt, STK Yönetişim Rehberi, TÜSİAD ve TÜSEV Yayını, Ekim 2007.

3. Corporation for National and Community Service, Volunteering in America Research Highlights, July 2009, Web adresi: www.VolunteeringInAmerica.gov

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor
şehirce Aylık Kent & Şehir Yaşamı Dergisi, dinamik bir iletişim ve tanıtım platformu olarak 15 Haziran da yayına başlıyor..
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (1): Ev Ödevimiz (Institution)
Kusursuz Küresel Fırtına
Türkiye 2023 Vizyonu İçin Ön Plana Çıkması Gereken Öncelikli İstihdam Alanları ve Yükselen Meslekler
2023 Vizyonu ve Sosyo-Ekonomik Hedefler
2013e Doğru Avrupa Birliği: Borç Batağı veya Daha Fazlası mı?
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi