Hazırlayan: Bora Esen
(İGEME-T.C. Başbakanlık DışTicaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi)
I. SEKTÖRÜN TANIMI
Bu rapor aşağıda Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Numaraları verilen ürün gruplarını kapsamaktadır.
Buzdolabı:
8418.10, 8418.21, 8418.29
Çamaşır makinesi:
8450.11, 8450.12, 8450.19
Bulaşık makinesi:
8422.11
Fırınlar ve diğer yemek pişirme ve hazırlama cihazları, çay kahve makineleri vs.:
7321.11, 7321.12, 7321.13,
7321.19, 8516.50, 8516.60,
8509.40, 8509.80, 8516.71,
8516.72, 8516.79
Ütüler ve elektrik süpürgeleri:
8508.11, 8516.40
II. ÜRETİM
1955 yılında Arçelikin ilk işletmesi Sütlüce fabrikasında faaliyete başlayan beyaz eşya sanayisi, sonraki yıllarda büyük gelişmeler göstererek ülke sanayisinin önemli sektörlerinden biri haline gelmiştir. İlk yerli çamaşır makinası 1959, ilk yerli buzdolabı ise 1960 yılında aynı işletmede üretilmiştir. 1980den itibaren ekonomide görülen liberalleşme hareketleri ve ithal ikameci politikanın yerini ihracata dayalı büyümeye bırakmasıyla diğer pek çok sektör gibi beyaz eşya sektörü de üretim ve ihracatta ikinci bir atılım sürecine girmiştir.
1989da dayanıklı tüketim malları ithalatında alınan gümrük vergisinde yapılan indirimler ve 1996da Türkiye ve AB ülkeleri arasında alınan Gümrük Birliği kararı ile beyaz eşya sanayimizin dış rekabetle karşı karşıya kalması, ürün kalitesi ve ürün çeşitliliği açısından olumlu sonuçlar yaratmıştır.
Türkiye, 70 milyonluk nüfusa sahip olması, bu nüfus içinde genç nüfusun yoğunluğu ve büyük aileden çekirdek aileye geçiş süreci yaşanması gibi nedenlerle, ev aletleri üreten firmalar için çok cazip bir pazar durumundadır. 2007 yılı nüfus sayımına göre Türkiyede ortalama hanehalkı sayısı 4,7 kişidir, ancak bu oran kişi başına düşen ortalama gelir seviyesinin yüksek olduğu illerde daha azdır. Ayrıca her yıl yaklaşık 500 bin çiftin evlendiği ülkemizde hane sayısındaki yıllık ortalama % 2,5lik büyüme gelişmiş ülkelerin (ortalama %1,5) çok üzerindedir. Bu koşullar dikkate alındığında ekonominin istikrarlı bir seyir izlemesi durumunda ülkemizdeki ev aletleri pazarının ve üretim miktarının büyümeye devam etmesi beklenmektedir.
Gelişmiş batı ülkelerinde genç nüfusun tüm nüfus içindeki oranının az olması, yani göreli olarak yaşlı nüfusa sahip olmaları, bu nedenlerden ötürü beyaz eşya pazarının doygunluğa yakın olmasından dolayı beyaz eşya satışları büyük oranda yenileme alımları ve nisbeten az sayıda da olsa, yeni konutların yerleşime açılması sonucu yapılan ilk satın almalara bağlıdır. Sektör ürünlerinin gelecekteki en önemli pazarlarının Türkiye gibi genç nüfus yoğunluğu fazla olan ve kişi başına düşen geliri yükselen gelişmekte olan ülkeler olacağı tahmin edilmektedir.
Sektörün imalatı daha çok Marmara, Ege ve Orta Anadoluda yoğunlaşmıştır. Başlıca fabrikalar İstanbul, Manisa, Eskişehir, Bolu, Bursa, İzmir, Ankara, Kocaeli, Yalova, Kayseri, Konya ve Bilecikte yer almaktadır.
2 milyonun üzerinde kişiye geçim kaynağı sağlayan sektör, yıllık 25 milyon adedi aşan üretim kapasitesi ile ABde İtalyadan sonra ikinci büyük üretim üssüdür.
Sektörde 50nin üzerinde orta ölçekli imalatçı ve büyük üreticilerin yanı sıra, sayıları 500ün üzerinde olduğu tahmin edilen aksam ve parça imalatçısı faaliyet göstermektedir. Altı büyük beyaz eşya üreticisi de Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği - TÜRKBESD üyesidirler. Yan sanayi grubunda yer alan 200 kadar firma Beyaz Eşya Yan Sanayicileri Derneği-BEYSAD çatısı altında toplanmışlardır. bu iki derneğin dışında bir diğer üretici derneği olarak da Küçük Ev Aletleri Sanayicileri Derneği-KESİD mevcuttur.
Türk beyaz eşya üreticileri basit montaj hatlarıyla başladıkları imalat faaliyetlerini, bugün kendi tasarım ve teknolojilerini yaratacak hatta dışarı teknoloji transfer edecek düzeye getirmişlerdir. Sektördeki başlıca markalar şunlardır: Arçelik, Beko, Altus, Aygaz, (Arçelik); Profilo, Bosch, Siemens (BSH-Profilo); Vestel (Vestel); Ariston, Indesit (Indesit).
Her zaman en yeni ürünleri tercih eden Türk tüketicilerini tercihi yerli ürünlerden yana olmaktadır. Bu durum sektörün iç pazardaki başarısına işaret etmektedir. Sektör aynı zamanda sıkı müşteri bağlılığına sahip güçlü markalar yaratmıştır ve başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere dış pazarlarda varlığını güçlendirmektedir. İç pazarın yanı sıra, Türk Beyaz Eşya Sektörü AB pazarında da önemli bir paya sahiptir. Dört büyük beyaz eşya olarak tabir edilen buzdolabı, fırın, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi pazarında yıllık 50 milyon adet satışın gerçekleştiği AB pazarının yaklaşık % 15i Türk malı ürünlerden oluşmaktadır.
Ankastre ürünler kategorisi de hızla büyüyen bir başka ürün grubudur. Bu kategori tasarım bakımından yeni çizgiler taşımakta ve yüksek gelir kesimlerine hitap etmektedir. Ürünler müşterilerin öncelikleri dikkate alınarak tasarlanmakta ve üretilmekte, müşteri memnuniyeti ön planda tutulmaktadır.
Sektör çevre konusuna özenle eğilmekte ve çevreyle ilgili mevzuat ve düzenlemeleri takip etmektedir. Yeni kuşak ürünlerde enerji, su ve deterjan tüketiminde azaltılmakta, gürültü emisyonları daha düşük seviyelere indirilmektedir.
Sektörün başarısını borçlu olduğu bir diğer önemli konu satış sonrası hizmetlerdir. Servis hizmetleri son derece titizlikle ele alınmakta ve bu konudaki sıkı yasal düzenlemeler takip edilmektedir. Yaygın servis ağları müşterilerin beyaz eşyaya olan ilgisini desteklemektedir.


