SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Nisan 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 72

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Hakan Ömer Gider
info@hakanomergider.com


Bir Dizinin Ardından


İşte o sayılı günler geçti, yaz dedik, geçti, Ramazan dedik, geçti, bayram dedik o da geçti. Şimdi çalışma zamanı bu yazıyı yazdığım gün bayram sonrasındaki pazartesi, eminim birçoğumuz için pazartesi sendromu dediğimiz gün, merak etmeyin o da geçecek…

Bizim işimiz için bir sezon söz konusu her ne kadar bunu değiştirmeye çalışsak bile, işletmeler ancak kışa girerken ve çıkarken, eğitim işleriyle haşır neşir oluyorlar. Bu nedenle bizim için yılın son çeyreği ve işlerimizin de en yoğun olacağı dönem.

Yalnız bu yaz sonu, Ramazan ve bayram ile birlikte tüm sektörlerde bir rehavet havası gördük, işe adapte olmaları ve eğitimleri talep etmeleri için galiba birkaç haftaya ihtiyaç var. Yoksa bu eğitim talebi sözü sizin şirketiniz ya da sektörünüz için pek kullanılmayan bir söz mü? Bu rehavetin yanı sıra pek dile getirilmese bile firmaların sanki ortak bir beklentisi gibi kriz söylemleri de başladı. Hatta bizim sektörde de birçok firma 2012 yılında eğitim yapmayacakmış söylentileri dolaşıyor.

Bu bu yıl çok borcumuz var çocukları okula göndermeyelim! gibi bir şey herhalde, ne de olsa ilk kısılacak bütçeler eğitim, reklam ve personel olarak sıralanıyor. Belki bir başka mantıkta; nasıl olsa eninde sonunda eleman çıkaracağız, eğitmesek daha iyi olur! şeklinde çalışıyordur. Durum ne olursa olsun, umarız olmaz, bir taraf sıkmaya başlayınca öbür taraflar da mutlaka daralacaktır. Olumlu düşünmek ve tedbiri elden bırakmamak en doğrusu olacaktır.

Aslında bu sayıdaki yazım çok sevdiğim gençlik dizisi olan yabancı versiyonun sadece adını bildiğim Dawsons Creek isimli bir diziden alınan kavak yelleri ni yazacaktım. Çünkü bu dizi tam 170 hafta oynadı ve ben en az 160 bölümünü ilk yayınında izlemişimdir. (tekrarlar, internetten indirmeler artık dizileri gününde izlemeyi gerektirmiyor) Bu diziyi izlerken çevremden, eş, dost ve akrabalardan sürekli eleştiri aldım ve gerçekten hayıflandım. Hepsi şunu soruyordu;  ne buluyorsun bu dizide?, ben de karar verdim ve bu dizinin ardından ne bulduklarımı anlatmak istedim. Yalnız bu diziyi izlemeyenler için söylediklerim farklı gelebilir, ama izleyenler ile ortak bir dünyayı paylaşırız.

Kavak Yelleri ve Ardında öğrettikleri:

1- Kavak Yelleri başta lise arkadaşlığını ve koşulsuz dostluğu gösterdi. Ayrıca liseden sonra yine uzun soluklu istenirse dost, arkadaş olunabileceğini de, (lise bittikten sonra en az 10 sene dostlukları devam etti)

2- Üniversite okumanın önemini fakat arkadaşlar arasında okumayan birinin de okumuşlar gibi barınabileceğini ve okul ile adam olunmanın garanti olmadığını,(Efenin okulu kazanmayıp, İstanbuldaki girişimci maceraları)

3- Hayatın sürekli mücadele gerektiğini, işin yanında aşkında bir mücadele ve çaba ile elde edileceğini,(Kahramanlar en az birkaç defa birbirlerinin arkadaşlarına aşık oldular!)

4- Çok eşya değil sadece hayalleriniz ve bir küçük bavul ile her zaman hazır olunabileceğini,(her kahraman, kafası attığında küçük bir bavula eşyalarını koyup, bir başka eve geçebildi)

5- Çok kindarda olsak affetmenin zamanı gelince yapılması gerektiğini, (Minenin Denizi kızının babası olmasına rağmen affetmemesi ve sonrasında dayanamayıp, affetmesi)

6- Bazılarının para kazanmak için her türlü yaratıcılığı düşünme kapasitesi olabileceğini ve kullanmanın sadece risk almak demek olduğunu, (Efenin köprü trafiğinde kalanlara, su, kolonyalı mendil vb. paketi satması)

7- Kötü yola da sapsak bir gün bile arkadaşlarının ondan vazgeçmeyip onu kurtarabilmek için çabalayacağını, (Efenin mafyaya karışması)

8- İnsan isterse her şeyden vazgeçerek her ortamda yaşayabileceğini, (Güvenin kız arkadaşının zengin ailesinden kaçarak barakada yaşamaya başlaması)

9- Bazılarının para ile her şeyi alamayacağını, (Aslının şahit olduğu cinayete karşılık çocukların babasının Aslıyı para ile susturamaması)

10- Bir diziyi 170 bölüm yazmanın aslında çok kolay olmadığını (Efe karakteri iki kere öldü ve bence dizi devam etseydi, bir kez daha canlanabilirdi)

Satırları okuyanlar şöyle diyor; hocam, ya sen bunları bilmiyor muydun? cevap veriyorum: biliyordum ama izlemek ve başkalarının üstünde görmek beni çok mutlu etti!                 

Bilmiyorum dizileri seyreder misiniz? Eğer seyretmiyorsanız yerli ve yabancı bir tane mutlaka takip edin, kafanızı rahatlatır, günlük düşüncelerden arındırır ve en güzeli düşündürür…
 
Bu sayı da buraya kadar, bana her türlü konuda yazabilirsiniz. Şimdilik hoşça kalın.

Satış Kumar Değildir
Profesyonel Destek gerekir

 

  İlgili Haberler

 

Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Geçmişle Hesaplaşmak… Salçalı Ekmek

  İlgili Yazılar

 

Satışta meli-malı Sendromu
Yöneticilerin Duyguları
Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Şirketler Ritim Tutuyor
2011 Yılında Takım Tezgahı Sektörü
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi