SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Şubat 2012, Çarşamba

Nisan 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 72

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Berrak Çekin
berrak@hidrotam.com.tr


Made In Turkey


Başarılı olmanın tek yolunun kaliteli mal üretmek olduğunu biliyoruz. Ürün ve hizmet kalitemizi hep artırma yollarını yakaladık ve uyguladık. Mükemmelli oluşturmayı hedefledik ve bir de baktık ki, alıcı bulamıyoruz.

Önceleri, tüm dünyada kalitesizlik problemleri yaşarken, ürünleri almak için sıralara girilir ve aldığınız ürün elinizde kaldığında şikayet edebileceğiniz kimseyi bulamazdınız. Alternatiflerin olmadığı bir dönemde yapabileceğimiz pek bir şey kalmıyordu. 

Bugünkü duruma bakıldığında, yerli veya ithal farklı bir sürü ürün ve hizmet var. Artık bizim için önemli olan kalite ve markanın bize sunmuş olduğu önem ortaya çıkıyor. Türkiyede kırk fırın ekmek yemesi gereken bir sürü firma var. Müşteriler ürünü almayacağına dair tövbe etseler bile, satın almaya devam ederler. Farkında olmadan, sürekli aşağıya doğru yuvarlanacaklarını bilmeden şirketlerini sürdürebiliyorlar.

Yerli üretim ve ihracat için başarılı olmak istiyorsak, sadece kaliteli mal ve hizmet üretmek yetmeyebilir. Kalitenin altında yatan operasyonel prosesler olmalıdır. Fakat, operasyonel prosesler ile strateji birbirinden farklı iki şeydir. Çok iyi olmak için farklılaşmak çok önemlidir. Size sağladığı hizmet, hissettirdiği duygu, statü sembolü de önemlidir. İnsanları hayran bırakan, çarpıcı olan ve farklı olan ürünü üretmek hem yurtiçi hem de yurtdışı pazarlarda  başarıyı getirir.

Makina imalat sanayi sektöründe ağırlıklı olarak yatırım ve ara malı niteliğindeki ürünler yer almaktadır. Ülkemizde planlı kalkınmaya geçişten sonra ara ve yatırım malı niteliğindeki makina ve teçhizatın üretimi önem kazanmıştır.
 
Bu imalat sanayi OECD Ülkelerinde yoğunlaşmış bulunmaktadır ve bu ülkeler arasında Japonya, Almanya, Amerika, İtalya ve İsviçre lider ülkeler grubunu oluşturmaktadır. Bu arada İsveç, Fransa ve İngilterede bu konuda önemli imalatçı ülkelerdir.
 
Tüm dünya ülkelerinde makina imalat sanayinde faaliyet gösteren firmaların önemli bir bölümü, KOBİ niteliğindedir. İstihdam bakımından ortalama firma büyüklükleri oldukça küçüktür. 1994 yılında Batı Avrupada 23.000 kadar imalatçı 2 milyon kadar kişiyi istihdam etmekte ve ortalama istihdam 87 kişi düzeyinde idi. Birleşik Amerikada da yüzlerce küçük firma faaliyet gösterirken, sadece 88 kuruluş 100den fazla kişi istihdam etmekte idi. Buna karşın Almanyada yapı biraz daha farklı olup, 1995yılında 5.800 firmanın ortalama istihdamı 170 kişi idi. İtalyada ortalama istihdam ise 70 kişi olarak tespit edilmektedir.
 
Türk makine sanayinin başlangıcı 1950li yıllara dayanmaktadır.  1950 yılında makine sektöründe  ilk büyük ölçekli sanayi yatırımı %100 devlet eliyle gerçekleştirilmiş olup, özel sermayeli firmalar ise 1960lı yıllarda oluşmaya  başlamıştır. Türkiyede Makina İmalat Sanayi, devlet teşebbüsüyle kurulmasına rağmen bugün itibariyle kamu iştirakleri büyük ölçüde yerini özel sektör firmalarına bırakmıştır.

Türkiye imalat sanayi gelişme sürecinde, makina imalatının payı giderek artmaktadır. En önemli gelişme eğilimi ise ihracattır. Mühendislik ve işçilik bakımından uzuz olmasının yanı sıra, teknolojik birikimimizin güçlü olması rekabet gücümüzü arttırmaktadır. Buna rağmen, bazı ön yargıların baş gösterdiği düzende, yerli üretimde kalitesizlik problemlerin olduğu, sektörün gelişmediği, hizmet ve servis açısından zayıf olduğunu düşünen müşteriler ithalata yönelmektedirler. 
 
Makina sanayinde faaliyette bulunan çoğu firma KOBİ (Küçük ve Orta Ölçekli İşletme) niteliğinde olmakla birlikte, ülkemizdeki ucuz işgücü ve gelişmiş mühendislik becerileri, makina imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran  unsurlardır.  Türk makina sanayinde her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecinde yerli girdi oranı %80-85 civarındadır.
 
Ülkemizde, makina sanayi ihracatı, toplam ihracat içindeki payını son yıllarda sürekli olarak artırmıştır. Sektörün toplam ihracatımız içindeki payı 2006 yılında 3,5 milyar dolar ile %4,1 olmuş ve 2007 yılında 4,9 milyar dolar ile % 4,7 seviyesine ve 2009 yılında % 4,8 seviyesine ulaşmıştır.
 
Ancak makine sektörü ithalatımız, 2006 yılında 12,6 milyar, 2007 yılında 15,4 milyar dolar, 2008 yılında 15,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Sektörün toplam ithalatımız içerisindeki payı devamlı azalarak 2003 yılında % 11,  2004 yılında %9,3, 2005 yılında %9, 2006 yılında %9,4, 2007 yılında % 9,1 ve 2008 yılında ise % 7,2 olmuştur. Söz konusu oran 2009 yılının ilk dört aylık döneminde ise % 10,2 olmuştur.

Ülkemizde ki en büyük sıkıntılardan biri de ithalat ihracat arasındaki farkın son yıllarda daha da açılmasıdır. Bunu makina imalat sanayinde de yoğun olarak görmekteyiz.
 
Günümüzde, yeni makina tezgahları oluşturmak ve burada yüksek kalitede makinalar üretmek zorundayız. Son yaşanan global krizde de bunun etkileri AB ülkelerinde etkin olarak görülmüştür. Uzakdoğu imalat sanayinin modernizasyonda ve verimlilikte AB ülkelerini geçmesi Avrupada ki bir çok ülkede yeni teşvik tasarılarının gündeme gelmesini sağlamıştır. Özellikle Almanya ve Fransa bu konuda ciddi atılımlar yapmıştır. Ülkemizdeki durum AB ülkelerinden daha vahimdir. 20 yıldan eski birçok tezgah hala ülkemizde üretimde yoğun olarak kullanılmaktadır.
 
Artık bu verimsiz ve hantal yapıdan tüm kurumların ortak istişare yaparak kurtulması gerekmektedir. Ana sanayi, yan sanayiyi dönem dönem zorlasa bile bu yeterli değildir. Bu kapsamda devletin yeni teşvik mekanizması çıkarması zaruri hale gelmiştir.  Bu yeni tezgahların ise dış ülkelerden alınması yerine ülke içindeki Ar-Ge faaliyetlerinde bulunan işletmelerden sağlanılması gerekmektedir. Ülkemizde makina hammaddesi ve ek makine ithalat oranını %50 oranın altına çekmeyi orta vade de gerçekleştirmek zorundayız.
 
Dış Ticaret Müsteşarlığından alınan istatistik bilgiler doğrultusunda açıkça görülmektedir ki her yıl bu kaotik durum büyümektedir.

Sonuç olarak, yerli makina algısını güçlendirmeliyiz. Türkiye makina sektöründe; Ar-Ge teknoloji bilgisine sahip, markalaşma ve kurumsallaşma temellerini oluşturmuş, yeniliklere, gelişmeye açık ve pazarlama ve tanıtım faaliyetlerine ağırlık veren firmalar başarının farkında olurlar.
 
Türkiye için Türkiye içinde üretimin gelişmesi dileğiyle,

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.

  İlgili Yazılar

 

Zaman Tekrar Kazanılmayan Bir Servettir
Hatırımızda Kalan ve Unutulmayan Renkler, Sesler, Duygular
Radikal Değişimler Yaratan Zeki ve Çevik Şirketler
Bilgi, Beceri, Tecrübe ve Bilgelik
Sınırlar, Yetkiler ve Güçler Arasında Yönetme
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi