SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, Perşembe

Nisan 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 72

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Uğur Özgöker
Kadir Has Üniversitesi, uozgoker@khas.edu.tr


Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi -III-


4. LİBYADA TARİHSEL MÜCADELE:

A) LİBYA, İŞGALCİ GÜÇLERİN SALDIRISINA UĞRAMASI:

Libya 600lü yıllarda Hz. Ömer tarafından işgal edilerek Kuzey Afrikanın İslamlaştırılması  sürecine dahil edildi. 1100lü yıllarda Libya bu kez İspanyolların işgalinde kaldı. Bu da bir bakıma Hıristiyanlaştırma politikasının bir yansımasıydı.16. yüzyılın başlarında Bingazi bölgesinin Osmanlı İmparatorluğu tarafından işgal edilmesiyle yeni bir tarihsel süreç başladı ve Kuzey Afrikanın önemli bir kısmı Osmanlıların işgalinde kaldı. Birinci Dünya Savaşıyla Avrupanın işgalci devletleri Libyayı yeniden işgal ettiler. İtalyanlar Libyayı 4 Ekim 1911 tarihinde işgal etti. Bölgenin yerli halklarından olan Senusiler direnişte önemli bir rol oynadılar ve İtalyanların işgaline karşı ciddi bir mücadele örgütlediler. Önemli bir tarihsel geçmişi bulunan Libya, II. Dünya Savaşı sırasında Ocak 1943te, İtalyan faşist askeri kuvvetleri Libya topraklarını işgal etti. Daha sonra Trablusgarb ve Bingazi bölgeleri İngilizler, Fizan bölgesi de Fransızlar tarafından işgal edildi. Senusi emirlerinden İdris es-Senusi Libya halkını yeniden bağımsızlık mücadelesine çağırdı ve 24 Aralık 1951de Libyanın bağımsızlığını ilan etti. ( www.gazete5.com: Dışişleri bakanından NATO açıklaması, www.aktüel deniz.com : Nato-libya aktüel haber, www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon, www.habertürk.com: Libya ile ilgili haberler,.)

B) KADDAFİNİN İKTİDARA GELİŞİ:
 
1 Eylül 1969da, Albay rütbesinde olan Muammer Kaddafi, Kral İdris es-Senusiyi Türkiyede resmi bir ziyarette bulunduğu sırada gerçekleştirdiği askeri darbe ile devirerek yönetimi ele geçirdi. 42 yıldır iktidarda olan Kaddafi ile uluslararası güçler arasında sürekli bir çatışma yaşandı. Uluslararası ilişkilerinin merkezine Sovyetler Birliğini oturttu. Baas rejimlerinin bölgesel politikaları bakımından ABDden çok Sovyetler Birliğiyle yakın durdular. Libya bu politikanın öncülerinden biri oldu. Avrupa ülkeleri içerisinde ise Fransa ile yakın ilişkiler kurdu. Özellikle savaş gücünü, Fransız silahlılarıyla güçlendirmeye çalıştı. Küresel sermayenin Libyada istediği gibi hareket edememesi, ülkenin enerji kaynaklarını istediği gibi kullanamaması politik krizlerin en önemli noktasını oluşturuyordu. Bu nedenle özellikle ABD ile Libya arasındaki çatışma sürekli var olmaya devam etti. Kaddafi, bir dönem , Arap devletleri arasında bir birlik gerçekleştirmeye çalıştı. Arap Baas Sosyalizmi olarak ortaya çıkan rejimlerle tek merkezde hareket etmek için bir kısım politikalar geliştirmeye çalışmıştır. Birleşmeye çalıştığı Çad ile çatışmaya girdi, Fas ve Tunus ile ilişkilerinde önemli bir gerilim yaşadı. Birleşme süreçlerinin tamamı başarısız olunca bu kez Afrika Birliğine yöneldi. Kendisini bir Arap olarak değil, Afrikalı olarak gördü. Avrupa Birliğine benzer şekilde Afrika Devletler Birliğini oluşturmak için yoğun çaba sarf etti. Libya, BM, İKÖ (İslâm Konferansı Örgütü), Arap Devletleri Birliği, Afrika Birliği Örgütü, OPEC (Petrol İhraç Eden Ülkeler Teşkilatı), Uluslararası Para Fonu (IMF), İslâm Kalkınma Bankası gibi uluslararası örgütlere üye olmakla birlikte, küresel sermaye için sorunlu ülkeler kategorisinde bulunmaktaydı. Bugün başta ABD, Fransa ve İngiltere olmak üzere kapitalist devletlerin Libyaya yönelik saldırıları aslında geçmişten beri çok yönlü bir biçimde kesintisizce devam etti. ABD, Ağustos 1981 tarihinde Sirte körfezinde iki Libya yolcu uçağını düşürdü, 1986da ABD savaş uçakları Kaddafi karargahını bombaladı. 1988 yılında PAN-AM Havayollarına ait bir uçağı düşürmekle suçlanan iki Libyalının ABD veya İngiltereye teslim edilmesi gerekçesiyle yapılan saldırılarla devam etti. ABD ve İngiltere etki gücünü kullanarak BMye, Libyaya ambargo uygulattı. Burada küçük ama ilginç bir ayrıntıya dikkat çekmek gerek. Libyaya ambargo uygulanmasından önce, Libya, ithalatının önemli bir kısmını ABDden yapmaktaydı. Daha sonra İspanya, İtalya, İsveç geliyordu. (www.günebakış.com: Libya tarihi ve İslam alemi, Cumhuriyet gazetesi, Libyanın doğuşu sayfa, 3.)

C. NATO ZİRVESİNDE GÜNDEM LİBYA STRATEJİSİ:

Uluslararası camia, Kaddafinin liderliği sürdürmesinin ülkedeki krize çözüm bulunmasını güçleştirdiğini belirtti.

Kaddafiyi devirmeyi amaçlayan isyancılar ilk kez, Katardaki toplantıda bu kadar üst düzey bir diplomatik görüşmeye katıldı.( www.sesli Show.com: Libya savaşı ve son durum.)

BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, Libyanın 6 milyonluk nüfusunun yarısından fazlasının insanî yardıma ihtiyacı olabileceğini değerlendirmektedir.

BBCnin Berlin muhabiri Stephen Evans, Libya yönelik askeri müdahale konusunda farklı düşüncelere sahip NATO dışişleri bakanlarının uyumlu bir strateji oluşturmaya çalışacaklarını belirtiyor. (Cumhuriyet gazetesi, Libyanın doğuşu sayfa, 3, Volkan gazetesi, Nato Libya
stratejisi, 2)

Dışişleri Bakanlarının gündeminde Libya üzerindeki uçuşa yasak bölgenin ve silah ambargosu uygulamalarının denetlenmesi de bulunuyor.

Libya sorunu Kahirede Afrika Birliği ve İslam Konferansı Örgütü yetkilileri arasında yapılarak bir diğer toplantıda da ele alınmıştır. Söz konusu toplantıya BM Genel Sekreteri Ban Ki-moon, AB Dış Politika yetkilisi Catherine Ashton ve Arap Birliği başkanı Amr Musa da katılmışlardır. ( www.sesli Show.com: Libya savaşı ve son durum.)

Fransa ve İngiltere başından bugüne kadar, NATOnun Libya müdahalesinin yetersiz olduğunu belirtmektedir. (Volkan gazetesi,  Nato  Libya stratejisi, 2)

Fransa Dışişleri Bakanı Alain Juppe, NATOnun Libya lideri Muammer Kaddafinin silahlarını etkisiz hale getirmek ve sivil halkı korumak konusunda üzerine düşenleri tam olarak yapmadığını düşünmektedirler,

Koalisyon güçlerinin Libya operasyonu 19 Martta başlamış, operasyonun liderliği bir süre sonra Amerika Birleşik Devletlerinden NATOya geçmişti. (www.sesli Show.com: Libya savaşı ve son durum.)

İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague de, NATOnun Libyadaki sivilleri koruma çabalarını yoğunlaştırması gerektiğini düşünmektedir. (Cumhuriyet gazetesi, Libyanın doğuşu sayfa, 3, Volkan gazetesi,  Nato Libya stratejisi, 2)

Ç) NATONUN AFGANİSTAN VE LİBYA MÜDAHALESİNDEKİ STRATEJİK YAPISI FARKLI MI?

Afganistanda NATO askerlerinin sivillere pusu kurmalarının ve onları vahşice katletmelerinin görüntüleri daha birkaç gün önce İnternette yayınlandı. Bunlar tabi ki NATOnun Afganistandaki sivil insanlara yönelik tek pusuları ve ilk saldırıları değildi. Her ne kadar yanlışlıkla oldu iddialarıyla izah edilmeye çalışıldıysa da, sivillere yönelik olarak yanlışlıkla olabilecekten çok fazla sayıda saldırı gerçekleştirmiştir. (Volkan gazetesi, Nato Libya stratejisi, 2)
                                                                              
Afganistanda sivillere yönelik bunca saldırı, cinayet ve katliam gerçekleştiren NATOnun Libyaya sivilleri korumak amacıyla askerî operasyon düzenlediğine nasıl inanacağız? Afganistandaki NATO ile Libyadaki NATO birbirinden çok farklı mı? Afganistanda insana bir sinek kadar bile değer vermeyen NATO, Libyada Kaddafinin sivilleri rastgele öldürmesine tahammül edemediği, vicdanı bu vahşete ve cinayetlere katlanamadığı için mi operasyon başlattı? (www.dünya detayı.com:  Libya ve Nato operasyonları, www.Dışişleribakanlıgı.com.tr: Türkiye Dışişleri Bakanlığının Nato operasyonları acıklaması.)

Bu operasyon, artık akışının engellenmesinin imkânsız olduğu kesinlik kazanan bir selin rotasını belirleme amacı taşıyan müdahaledir. Sivillerin zarar görmesini engelleme amacı taşıdığı iddia edilen bu müdahale bizzat kendisi sivillerin zarar görmesine, hedef alınmalarına ve öldürülmelerine sebep olmaktadır. Bu gerçeği bizzat Batılı kaynaklar itiraf ediyor. (www.haberim.com: Libyada petrol savaşı.)

NATOnun beyin tabakasını oluşturan ABD askerî gücü açısından da geçerlidir. Irakta bir milyondan fazla sivili katleden, bugün Afganistanda NATO çatısı altında aynı katliamı sürdüren ABDnin Libyadaki dikta rejimi tarafından sivillerin öldürülmesinden dolayı acaba vicdanı mı sızladı da harekete geçme ihtiyacı duydu? Elbette onun harekete geçmesinin arkasında da başka hesaplar ve planlar vardır. (www.aktüel deniz.com : Nato-libya aktüel haber www.dünya bülteni.net: Libyada savaş için ABD sahneleri.)

Bugün Libya halkının Kaddafi zulmüne başkaldırısı karşısında sık sık onun Kıbrıs çıkartmasında Türk uçaklarına petrol verdiğinin konuşulmasını, Türk firmalarına ihale verdiğinin gündeme getirilmesini anlamakta da zorlanıyorum. O petroller ve ihalelerin getirdiği paralar binlerce insanın canından ve kanından kıymetli midir? ( www.haberim.com: Libyada petrol savaşı.)                          

Çağdaş emperyalizmi ve zulmü temsil eden NATO çatısı altında, başını ABDnin çektiği çağdaş emperyalist güçlerle aynı safta Libyadaki zulmün sonlandırılacağına inanmak mümkün değildir. Çünkü emperyalist güçlerin ve onların askerî mekanizması NATOnun zulmü Kaddafi zulmünden çok daha geniş bir alana yayılmıştır. ( www.dünya detayı.com: Libya ve Nato operasyonları.)

D) NATONUN LİBYAYA MÜDAHALESİ, PETROLE RAĞMEN REJİM DEĞİŞİKLİĞİ Mİ?

Suudi Arabistan, Bahreyn ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki ayaklanmalar yoksulluk-yolsuzluk-yasaklılık alanlarının bir kesişiminden kaynaklansa da Kuzey Afrika ülkelerininkinden biraz daha farklıdır. Dünya şimdiye kadar Kuzey Afrikadaki ayaklanmalara destek vermiş ve diktatör liderlerin gitmesi için gerektiğinde baskı yapmıştır. Ortadoğudaki ayaklanmalar ise (Bahreyn dışında) nispeten daha küçük olmuştur. ( www.haberim.com: Libyada petrol savaşı.)

Bununla beraber ayaklanma ile hedeflenen krallıkların devrilmesi olmamış, aksine yönetimden ve ekonomik pastadan daha fazla pay almaları mümkün olmuştur. Özellikle Suudi Arabistan da bulunan (2 milyon Şii nüfus bulunmakta) ve Bahreynde dışlandıklarını iddia eden Şiiler daha fazla hak talep etmektedir. İranda ise protestocuların durumu daha farklıdır ve Batı desteklidir. Suriye ve Ürdündeki ayaklanmalar. Kısacası Ortadoğudaki hareketler de Kuzey Afrika ülkelerinde olduğu gibi daha adil bir düzen ve daha katılımcı bir demokrasi istemektedir. Zira Ortadoğu monarşilerinde krala yakın olanlar parlamentoya seçilmekte ve yönetim hep aynı kişiler etrafında toplanmaktadır. İranda ise işi vatandaşa veren devlettir. Vatandaşın işini kaybetme riski fazladır, dolayısıyla protestolara fazla destek vermesi beklenmemelidir. Bununla beraber halkta rejimi koruma fikri halen geçerlidir. Petrol fiyatlarının sürekli artması da rejim için bir avantajdır.
( www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon. www.milligazete.com: Libya savaşı uzatılıyor.)                                                                                       
Suriye ve Ürdündeki durumun kendine özgü yapısı bulunmaktadır. 6,5 milyon nüfusa sahip Ürdünde yaklaşık 2 milyon Filistinli yaşamaktadır. Ayrıca ülkede ABDnin 2003 Irak işgali sonrasında buradan gelen yarım milyona yakın Iraklı da bulunmaktadır. Özellikle işsizlik ve vatandaşlık haklarından faydalanamamanın sıkıntısını çeken Filistinliler her türlü ayaklanmanın başını çekmektedir. Öyle gözüküyor ki Filistinli ve Iraklı mültecilere çözüm bulunmadığı sürece Ortadoğu bir süre daha bir hayli sıcak kalacaktır.
(www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon.)

Ortadoğudaki en tehlikeli olabilecek protestolar ve Türkiyeyi de sıkıntıya sokabilecek ülkelerin başında Suriye gelmektedir. Suriyede iktidar, yıllardır Alevi azınlık olan Esed ailesinde bulunmaktadır. Suriye, Sünni ağırlıklı bir ülke olmasına rağmen Alevilerle ve ülkedeki Hıristiyanlarla beraber yönetilmektedir  Petrol fiyatlarının sürekli artması en fazla Suudi Arabistan, İran ve Rusyaya yaradığı gibi en fazla Çin ve Batı ülkelerini olumsuz etkilemektedir. Petrol fiyatlarındaki artış, günde yaklaşık 9 milyon varil petrol üreten ve nüfusunun yüzde 60ı 18 yaşın altında olan; ancak bu nüfusun yüzde 28inin işsiz olduğu Suudi Arabistana yaramaktadır. Gençler arasındaki huzursuzluğun farkında olan Kral Abdullah, fiyat artışlarının verdiği kârlılıkla beraber hemen 36 milyar dolarlık yeni bir yardım paketi açıkladı. Bu da kişi başına 2 bin dolar düşmesi anlamına gelmektedir.
( www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon. www.milligazete.com: Libya savaşı uzatılıyor.) 

Dünya Ortadoğuda büyük bir sorun istemeyecektir. Petrol fiyatlarının artması Libyadaki mevcut petrol yataklarına yapılan sabotajlardan kaynaklanmamaktadır. Libyanın sağladığı miktarın dünya petrol tüketimi içindeki payı çok küçüktür ve Suudi Arabistan ve diğer önde gelen diğer OPEC ülkeleri bu üretimi kolayca kapatabilecek konumdadır. Fiyatların yükselmesi daha çok Ortadoğudaki belirsizlik ile ilgilidir. Fiyatların artışı; ancak Suudi Arabistanın petrol kaynaklarına yapılacak bir saldırıda kontrol edilemez. Aksi hallerin tamamında Suudi Arabistan bugünkü üretimine ek olarak günde 5 milyon varil daha üreterek piyasaları kolaylıkla rahatlatabilecek kapasitededir. ( www.haberim.com: Libyada petrol savaşı.)
Dünya ve özellikle de Batı için petrol yataklarının korunması birinci derecede önem taşımaktadır. Dolayısıyla Ortadoğuda kısa vadede herhangi bir rejim değişikliği beklenmemelidir. Başta Suudi Arabistan olmak üzere Ortadoğunun birçok yeri petrol boru hattı ağlarıyla döşenmiş durumdadır. Ayrıca Basra Körfezinden çıkıp dünyaya yayılan petrol tankerlerinin durması da dünya ekonomilerini uzunca süre çıkılmayacak bir krize sokacağından, özellikle Suudi Arabistan, Irak, Mısır, Ürdün ve Suriyede kısa vadede herhangi büyük bir değişim beklenmemelidir. Domino taşı etkisi gibi bir değişim yaratmayacak olan bu ayaklanmalar uzun vadede Ortadoğudaki değişimin temelini atmıştır. Yavaş ama etkili bir değişimin öncüsü olan bu protestoları tarihsel bir perspektifle yorumlamakta fayda vardır. ( www.gazete5.com: Dünyanın Libya savaşına bakışı.)

Dünya tarihine bakıldığında bir bölgede bazı değişimlerin yaşandığı ve değişimlerin zamanla dünyanın birçok yerine yayıldığı gerçeği söz konusudur. Özellikle 1848de Fransada başlayan ve zamanla tüm Avrupayı saran Fransız Devrimi gibi. 1968 kuşağının başlattığı hareket de Batıyı aşarak dünyanın geri kalanındaki birçok ülkeyi etkisi altında almıştır. 1989 Berlin Duvarının yıkılışı ve ardından da Sovyetler Birliğinin çöküşü ve ardından Doğu Bloğu ülkelerin bağımsızlıklarına kavuşması da dünya değişimi için önemli anlardır. Şimdi ise ayaklanmalar ve değişim İslam dünyasının ağırlıklı olduğu bölgelerde yaşanmaktadır. Hareketler özellikle de demokrasiden yoksun olan Kuzey Afrikada yaşanmaktadır ve burada yine özellikle yönetimdeki kişilere karşı verilen bir mücadele söz konusudur. (www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon, www. milligazete.com: Libya savaşı uzatılıyor.) 

5. RUSYANIN LİBYA STRATEJİSİ;

Yahudi asıllı ünlü entelektüel İsrael Shamir, Ruslar iki kez düşünür adlı aşağıdaki makalesinde Rusya başta olmak üzere dünyadaki güçlerin Libyaya bakış açısını ortaya koymuştur. ( www.gazeticileronline.com; Rusyadan Libyada kara savaşı uyarısı.)

Rusya farklı bir yer. Amerikalılar, İngilizler ve Fransızların ekserisi, Libyadaki bombardıman cümbüşünü destekliyor. (Gerçi attıkları taş ürküttükleri kurbağaya değer mi, şüpheli), Ruslar, Libyadaki Batı müdahalesinden hoşnut değil. Rus blog yazarlarına göre, isyancılar da ayrıca samimi değil. Rüşvet-yozlaşma nedeniyle kovulan Kaddafinin eski bakanları, el-Kaide mücahitleri, SAS (İngiliz) askerlerinin donattığı budala ayak takımından oluşan bir güruh. Arapların en iyi dostu Amerikan Cruise füzeleriyle destekleniyorlar. Rus medyası, sivil can kayıplarıyla ilgili ilk haberlerin Londra ve Paristeki editörlerce uydurulduğunu ortaya çıkardı. İsyancılarla savaşan hükümetten daha fazla sivili, Batılı müdahalesi öldürdü. Komsomolskaya Pravda, Libyadaki Rus göçmenlere dayandırdığı haberinde, Kaddafinin değil Fransız-İngilizler uçaklarının yerleşim bölgelerini vurduğunu gösterdi. (www.akşam.com.tr: ABD ve Avrupanın Libya operasyon israrları .) 

Ruslar, siyasetin komplocu tarafına meyillidir. Arap ayaklanmalarının düşmanlarınca organize edildiğini farz eder. Bazı portakal Batılı güçler; NED, CIA, Mossad, aklınıza ne gelirse artık, Irak-benzeri bir karmaşa yaratılmak istendiğini düşünür. Bunun için İsrail ve Amerikan doktrinlerindeki yapıcı kaosun özendirilişini referans verirler. Kaddafiyi desteklerler ve hatta Mübareke sempati duyarlar.
(www.medyarazzi.com: Rusyanın Libya operasyonuna bakışı.)                                                                                                                
Medvedev, Güvenlik Konseyinde Büyükelçisine çekimser kalmasını emreden kişi olarak algılandı. Rusya ve Çin, dünyanın şerifinin isteğinin aksine birlikte hareket eder. 2008deki Zimbabwe oylamasından beri Rusya vetosunu kullanmadı. Rusya, Afrika devletine karşı Batılı yaptırımları durdurmuştu. Arkasından BBC, İngiliz Dışişleri Sekreter David Miliband, Rusyanın, Başkan Dmitry Medvedevin sözüne karşı, veto ettiğini söylediğini yazdı. Yeni bir Süveyş operasyonu gibi duran öneride bu sefer Medvedev, baskın çıkıp boyun eğmeyi başarmış görünüyor. Hala hatırlayanlar vardır; 1956da İngilizler ve Fransızlar, Mısırı, Nil Hitleri-Cemal Abdül Nasırdan özgürleştirerek Kanalı kendilerine almaya çalışmıştı. ( www.medyarazzi.com: Rusyanın Libya operasyonuna bakışı.)

Vladimir Putin, Batılı müdahaleyi yeni bir haçlı seferi olarak nitelendirdi ve döktükleri kanlar için Batılı liderlerin ruhları için dua etmeleri ve Allahtan bağışlanma dilemeleri gerektiğini söyledi. Millet bayıldı buna. Medvedev, haçlı seferlerinden bahsetme gibi bir şeyler geveleyerek terslemeye çalıştı ancak NATOnun Libyadaki operasyonuyla ilgili söyleyebilecek tek olumlu söz bulamadı.
(www.akşam.com.tr: ABD ve Avrupanın Libya operasyon israrları.)
 
Her zaman olduğu gibi Ruslar, Batılı müdahalelerde isteksiz olur. Amerikanın Vietnam, Kore, Irak ve Afganistan müdahalelerine karşıydılar. İngilizlerin ve Fransızların sömürge savaşlarına da aynı şekilde karşı çıktılar. Ruslar, Batılı müdahalenin demokrasi aşkıyla, insan hayatının değeri ya da insan haklarıyla uzaktan yakından ilgisi olmadığını bilir. Onlar için bir gül bir güldür ve bir Batılı müdahale, bir Batılı müdahaledir.
(www. akşam.com.tr: ABD ve Avrupanın Libya operasyon israrları .) 

Buna rağmen Medvedev, Batılı müdahaleye izin verirken sadece Avrupayı desteklemenin duygusal nedenlerine dayanmıyordu. Olay, NATO, Doğuda meşgul olacağına Güneyde meşgul olsundu. Libya, Ruslar için Gürcistan, Ukrayna ve hatta Afganistandan çok daha önemsiz bir yer. Eğer bu canavar birini yiyecekse, Rusların hiçbir zaman güçlü olmadığı Mağripte birilerini yesin. Bir WPR yazarı bu sırayı NATO için Tilsit anı olarak nitelendirdi: Güney cephesinde elini boşaltabilmek için Batı, Doğu sınırlarının değişmezliğini tanıdı. Bu nedenle Polonya, Şafak Yolculuğu operasyonundan mutlu olmadı. En büyük yüzleşme cephesi olmak varken, bu güney hamlesi Lehleri jeopolitik çıkmaza soktu. ( NTV haber bülteni,06 Mayıs saat,19:50)

ABD yavaşça çökerken, Avrupalı güçler rollerini yeniden kazanmaya başladı. Libya savaşı, bir Fransız projesidir. Libya Savaşı, Sarkozynin Evian Anlaşmasıyla görünüşte 50 yıl önce biten Kuzey Afrikada Fransız İmparatorluğunu yeniden kurma çabası olarak başladı. Bu eski bir fikir aslında. Seçim kampanyasında Akdeniz Birliğinin kurulmasını savunmuştu. Akdeniz Birliği projesi, İsraillilerce destekleniyor. Müdahalenin en ateşli savunucusu bugünlerde Bernard Henry Levy. Türkiye, Birliği reddediyor ve Eric Walbergin de işaret ettiği gibi müdahaleye de inceden karşı çıkıyor. İtalya, Akdeniz Birliğini destekliyor ve müdahalenin de yanındaymış gibi görünüyor. Almanya, Birliğin ve müdahalenin karşısında yer alıyor. Bu bakış açısından Libya müdahalesi, Mağribin sömürgeleştirilmesinin ikinci dalgası. (www.akşam.com.tr: ABD ve Avrupanın Libya operasyon israrları.)

Bir Rus gözlemci, operasyonun yüzyıl önceki sömürgeleştirme dalgasına olağanüstü benzerliğine işaret etti. O zamanlar, yeni birliğini sağlamış saldırgan İtalya imparatorluk hayaliyle bir Osmanlı eyaleti Libyayı işgal etmişti. Tıpkı şimdiki gibi o zamanların gazeteleri de, özgürlük isteyen Libyalıların Osmanlı hâkimiyetinde acı çektiklerini ve onları özgürleştirmenin İtalyanların ahlaki ödevi olduğunu yazıyordu. Türkler zor durumdaydı ve itibarlarını koruyarak teslim olacak yol arıyorlardı. İtalyanlara yönetmeleri ve sömürgeleştirmeleri için Libya topraklarını önerdiler ancak hâkimiyet Babı Alide kalacaktı. İtalyanlar reddetti ve onların Şafak Yolculuğu başladı. Türkler yiğitçe karşı koydular aralarında cesaretini ispatlayan genç bir subay, daha sonra Atatürk adını alacak Mustafa Kemal de vardı. Müdahaleye karşı çıkan tek ses genç bir sosyalist Benito Mussoliniydi. İtalyanların Libyaya operasyonu ilk hava bombardımanıydı. (www.günebakış.com: Libya tarihi, Libya savaşı ve İslam alemi, www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon.)

Modern Rusya, SSCB değil. Dünya çapında çok az ihtirası var. Dünyanın kendine ait kısmıyla endişeli ve başka bir yere bulaşmakta istekli değil. Ruslar için, Avrupanın güneye gidişi tehdit değil daha çok Fransanın bölgesel rolünü yeniden benimseyişi. Bu nedenle Ruslar, BM Güvenlik Konseyinde çekimser kaldı. ( www.akşam.com.tr: Rusya Nato operasyonunda cekimser.)

Libya lideri Kaddafi, birçok yerde birçok insanı kızdırmayı başardı. Fransız ve Ruslarla anlaşmalar yaptı ardından caydı. WikiLeakste, özellikle 10PARIS151 kodlu yazışmasında Fransızlar Libyalıların vizeler, profesyonel takas, Fransız dil eğitimi ve ticari anlaşmalarla ilgili sözlerini tutmamalarından çok rahatsız deniliyordu: Libyalılar çok konuşan ancak Libyada sözlerin arkasından hareket olmadığını görmeye başlanmış.
( www.dünya bülteni.net: Libya liderinin güven vermeyen politikaları.)

Kaddafiyi desteklemek o kadar kolay ve kesin değil. Muammer Kaddafi çift taraflı bir kişilik. Bir taraftan halkına yüksek maaşlar, ücretsiz eğitim ve sağlık ile Afrikadaki en yüksek hayat standardını sağlamış, Filistin/İsrailde Tek Devlet fikrini benimsemiş, ulusal petrol ve gaz firmalarını kendi avantajlarına kullanıyordu. Yeni Kaddafi birçok sosyal başarısını geri aldı ve halkına en temel siyasi özgürlükleri vermekten imtina etti. (Volkan gazetesi,  25 Mart sayfa, 1)

Siyaset rahat bir şöhret yatağı sağlamaz. Muammer Kaddafiye ve geçmiş başarılarına rağmen artık zamanını doldurdu. Fırtınayı atlatacağını ummak için nedenler var; kalpten müdahale kuvvetlerini mağlup etmesini istiyoruz. Fakat ayrılırsa, bu Libyadaki demokrasi için olacak. Avrupa tarzı bir demokrasi de olmak zorunda değil üstelik. Sadece Libyalıların kendi hayatlarını belirlemede katılım gösterebilecekleri daha iyi bir yol için bir ayrılış olacak. ( www.dünya bülteni.net: Libya liderinin güven vermeyen politikaları.) 

Yahudi kökenli Rusya (Sibirya) ve İsrail vatandaşı ünlü entelektüel. Holocoust (Soykırımı) ve Siyonizmi reddeden görüşleriyle tanınıyor.

İngiltere ve Fransa, NATOdaki müttefiklerinin yeterince katkıda bulunmadıklarından yakınıyor ve İtalya ve İspanya gibi diğer ülkelerin de Kaddafinin kara güçlerine yönelik saldırılarda daha etkin rol oynamalarını istiyor. Bir Fransız yetkili, Fransız Haber Ajansı AFPye verdiği demeçte, NATOnun 28 üyesinden sadece 6sının hava saldırılarına katıldığını; bu uçuşlardan yarısını Fransız ve İngiliz savaş uçaklarının gerçekleştirdiğini söyledi. BBCnin Berlin muhabiri Stephen Evans, Libya yönelik askeri müdahale konusunda farklı düşüncelere sahip NATO dışişleri bakanlarının uyumlu bir strateji oluşturmaya çalışacaklarını belirtiyor. (www.akşam.com.tr: ABD ve Avrupanın Libya operasyon israrları .) 

6. SONUÇ:

Dünyanın ileri kapitalist güçlerinin Libyaya yönelik saldırılarının demokrasi gibi bir amacı yoktur. Bu saldırı Büyük Ortadoğu Projesi ( BOP ) ile başlattıkları, fakat başaramadıkları küresel projeyi yaşama geçirmenin bir parçasıdır. Ortadoğunun küresel sürece dâhil edilmesi için bölgenin yaramaz adamı olarak gösterilen Kaddafiye yönelik operasyon bölgenin işgal edilmesinin bir başka yöntemidir. (www.günebakış.com: Libya tarihi, Libya savaşı ve İslam alemi.)Kapitalist barbarların saldırı güçleri, bir kaç projeyi birlikte yaşama geçirmek istemektedirler. Birincisi, Libyayı bölmek ve Bingazi bölgesinde kendilerine bağımlı ikinci bir yapay devlet oluşturmak. Bunun başarılı olma şansı oldukça zayıftır. Bu nedenle ikinci olasılık ön plana çıkmaktadır. Kolu kanadı kırılmış bir Kaddafi ile anlaşmak ve kendi ekonomik-politik kararlarını dikte ettirerek teslim almak. Küresel güçlerin, Libyaya yönelik doğrudan kara hareketli bir operasyona girmeleri oldukça zor. Hava harekâtı ile askeri gücünü zayıflatmak ve İsyancı olarak adlandırdığı güçlere destek sunarak, iç savaşı yoğunlaştırmayı hedefliyorlar. Böylelikle Libya halkını yoğunluklu bir iç savaşın içine çekerek, bölgenin denetimini daha güçlü bir şekilde sağlamak istemektedirler. Kapitalist saldırganların planları hiçbir şekilde tutmadı. Bu planın da pek tutma şansı bulunmuyor. Kapitalist sistem güçlerinin demokrasi, insan hakları, özgürlükler konusunda sicillerinin çok kirli olduğu biliniyor. İsrail Siyonist devletinin Filistin halkına yönelik katliamlarına hiçbir şekilde ses çıkarmayan bir gücün amacının insan hakları olamayacağını politikadan az çok haberi olan herkes bilir. (www.haberim.com: NATO Libyada psikolojik savaş). Dünya kapitalist barbarlarının bombaları Arap halklarının köleleştirilmesine yöneliktir. Amaç bölgenin zenginliklerini ele geçirmektir. Tarihsel deneyimler bunu onlarca kez kanıtlamıştır. Çıkarları için her oyunu oynamaktadırlar. Tek çözüm halkların birlikteliğini sağlamaktır. Bölge halkları hem kendi diktatörlüklerine hem de kapitalist barbarlara yönelik mücadeleyi geliştirdiklerinde kazanacaklar ve özgürleşeceklerdir. Tarih bunu hep böyle yazdı. (www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon. www.günceldurum.com: Libya ülkesine kimler saldırdı.)

Konuyu degerlendirecek olursak, daha fazla özgürlük ve daha fazla değişim isteyen Kuzey Afrikalı ve Ortadoğulu ülkelerdeki kalabalıklar ilk başlarda Mısırdaki Müslüman Kardeşler gibi İslamcı kesimi başa getirecektir.( www.günebakış.com: Libya tarihi, Libya savaşı ve İslam alemi.) Katılımcı ve daha özgür seçim ortamlarında daha organize olmuş olan bu grupların, Batı politikalarına inanmayan ve bölgelerinin Batı tarafından sömürüldüğüne inanan tüm kesimlerin desteğini alacağı kuşku götürmez. Liberal partiler ve diğer statükocu partilerse Türkiye örneğinde olduğu gibi organize olmaktan yoksun ve halkın beklentilerine cevap verebilecek nitelikte değildir. Dolayısıyla Kuzey Afrika halkı onları anlayan, onlarla aynı dili konuşan ve rejimin muhafazasından ziyade onlara ekmek ve iş götürebilen kesimin (kimine göre radikal İslam, kimine göre de ılımlı İslamcılar) peşinden gidecektir. Geçiş döneminde başa geçen bu kesimin ömrü, yapacağı ve yapmayacağı icraatlara bağlıdır. Nihayetinde dünya sürekli değişmekte ve bununla beraber her ülkedeki insanların beklentileri de değişmektedir. Pragmatik ve vatandaşlarının beklentilerini karşılayabilen rejimler ayakta kalabilecek, karşılayamayanlarsa tarihe karışacaktır.
(www.habertürk.com: Libya ile ilgili haberler,  www.Aktif haber.com: Libya savaşı sınırı aştı).

7. KAYNAKÇA:
www.haberim.com: Natodaki Fransa savaşını Türkiye kazandı.
www.interaktifhaber.com: Libya Natoyu ikiye böldü.
www. Mynet haber : Libyayla savaşa kimler gidiyor?
www.Aktif haber.com: Libya savaşı sınırı aştı.
Sabah gazetesi, 25 Mart  2011 s,2.
TRT haber bülteni, Libya ateş altında ,
05 Mayıs 2011 saat 19:00.
www.haber kritik :  Libya savaşı ve sebepleri,
06 Mayıs 2011.
www.risaleforum.net :Libyada şok gelişmeler,
08 Mayıs 2011.
www.Anadolu Ajansı :Libyada deniz savaşı,
09 Mayıs 2011.
www.haber eğir.com: Libya savaşı neden çıktı?,
24 Mayıs 2011.
www.haberim.com: Noto Libyada psikolojik savaş.
www.sesli Show.com: Libya savaşı ve son durum .
www.habertürk.com: Libya ile ilgili haberler,
18 Mayıs 2011-05-27.
www.interaktifhaber.com: Rasmussen kaddafinin savaşma gücü kalmadı.
www.günceldurum.com: Libya ülkesine kimler saldırdı.
 www.gazeticileronline.com; Rusyadan Libyada kara savaşı uyarısı.
www.haberim.com: Libyada petrol savaşı.
www.haber10.com: Libya ve Arap devletleri.
www.beyazgazete.com: Libyada çatışmalar.
www.dünya detayı.com : Libya ve Nato operasyonları.
www.milligazete.com: Libya savaşı uzatılıyor .
www.obamorg.tr.: Libya savaşının uluslar arası etkisi ve Türkiyenin konumu.
www.günebakış.com: Libya tarihi, Libya savaşı ve İslam alemi.
www.habervakti.com: Tarihe tanık olacak operasyon.
www.dünya bülteni.net: Libyada savaş için ABD sahneleri.
www.gazete5.com: Dünyanın Libya savaşına bakışı.
www.beyazgazete.com: Natonun Libya misyonunun komutanı.
www.akşam.com.tr: ABD ve Avrupanın Libya
operasyon israrları .
www.medyarazzi.com: Nato uçakları bombaladı.
www.aktüel deniz.com : Nato-libya aktüel haber,
www.medyarazzi.com: Fransanın Nato gücünü
arttırma istegi
Milliyet gazetesi, 23 Nisan sayfa 3
Volkan  gazetesi, 25 Nisan sayfa 1
Cumhuriyet gazetesi, 26 Nisan sayfa 2
www.haberim.com: Natoda Türkiye- Fransa ilişkileri
Volkan gazetesi, 28 Nisan sayfa 2
Milliyet gazetesi, 15 Nisan sayfa 2
Star haber bülteni, Nato Libya stratejisi,18:40
NTV haber bülteni,06 Mayıs saat,19:50
Cumhuriyet gazetesi, Libyanın doğuşu sayfa, 3
www.Dışişleribakanlıgı.com.tr: Türkiyenin Nato operasyonunda tutumu. 
Volkan gazetesi, 25 Mart sayfa, 1
Volkan gazetesi, Nato Libya stratejisi, 2
www.Dışişleribakanlıgı.com.tr: Türkiye Dışişleri Bakanlığının Nato operasyonları  acıklaması.
 www.medyarazzi.com: Fransanın Nato gücünü
arttırma istegi
www.medyarazzi.com: Rusyanın Libya
operasyonuna bakışı.
www.akşam.com.tr: Rusya Nato operasyonunda cekimser.
www.dünya bülteni.net: Libya liderinin güven vermeyen politikaları.

 

  İlgili Haberler

 

Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eşya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Geçmişle Hesaplaşmak… Salçalı Ekmek

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Şirketler Ritim Tutuyor
2011 Yılında Takım Tezgahı Sektörü
Enerji ve Sürdürülebilirlik
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi