Türkiyenin ilk özel ve ikinci en büyük yassı çelik üreticisi olan Borçelik, toplam 500 milyon USD değerindeki üç farklı yatırımla kapasitesini 1,5 milyon tona çıkardı. Borçelik Genel Müdürü Erkan Kafadar, yeni yatırımları ve 5 yıllık stratejik planları hakkında bilgiler verdi.
SUBCONTURKEY: Öncelikle kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Erkan Kafadar: 1967 İstanbul doğumluyum, ortaöğrenimimi İstanbul Erkek Lisesinde tamamladım. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun olduktan sonra iş hayatına 1991 yılında Borusan Birleşik Boru Fabrikaları A.Ş.de başladım. 1995 - 2001 tarihleri arasında Borçelik İhracat Müdürlüğü görevinde bulundum.
Ocak 2002 Ağustos 2006 tarihleri arasında Borçelikte Satış - Pazarlama - Satınalma ve Müşteri Teknik Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yaptım. 2006 Ağustos ayından bu yana da kariyerime Borçelik Genel Müdürü olarak devam etmekteyim.
SUBCONTURKEY: Borçelikin sektördeki konumu hakkında bilgi verir misiniz?
Erkan Kafadar: 1990 yılında Türkiyenin ilk özel ve ikinci en büyük yassı çelik üreticisi olarak kurulan Borçelik, 1994, 2003 ve 2008 yıllarında gerçekleştirdiği ve toplam 500 milyon USD değerindeki üç farklı yatırımla kapasitesini 1,5 milyon tona çıkarmıştır. Üç soğuk haddeleme ve üç sıcak daldırma galvaniz hattına sahip olan Borçelik, 900 bin tonluk galvaniz kapasitesi ile Türkiyenin en yüksek üretim kapasitesine sahip ve en modern galvanizli sac üreticisi konumundadır.
Gemlikte İstanbul ve Bursaya yakınlığıyla stratejik öneme sahip tesisimizde üretim faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Üretimimizi ticari, çekme, derin çekme, ekstra derin çekme, dual fazlı, fırında sertleşebilen, refosforize, HSLA (düşük alaşımlı yüksek mukavemetli), emayelik ve yapı çeliği kalitelerinde gerçekleştiriyoruz.
ArcelorMittalden aldığımız Extragal galvanizleme teknolojisini özellikle otomotivde kullanılan dış ve iç yüzey saclar için kullanıyoruz. Türkiyede otomotiv görünür yüzeyi için sac üretebilen tek firmayız. Otomotiv sektörüne Avrupa Birliği standartlarında sanayi girdisi sağlıyor, Türkiyenin bu alandaki dışa bağımlılığını azaltıyoruz.
Dinamik iş gücümüz, yenilikçi yaklaşımımız, büyümeye ve kendimizi geliştirmeye yönelik süreklilik arz eden yatırımlarımız ile pazarda güçlü bir konum elde etmiş durumdayız. Müşteri odaklı kalite ve hizmet anlayışımız da bu konumumuzun temelindeki unsurlar arasında yer alıyor.
Tamamı sektörümüzde ilk olmak üzere, 1997 yılında ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, 1998 yılında ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi, 2000 yılında OHSAS 18001 İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yönetim Sistemi, 2003 yılında ISO TS 16949 Kalite Yönetim Sistemi, 2007 yılında ISO 10002 Müşteri şikayetleri Yönetim Sistemi ve ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Belgelerine sahibiz. Müşterilerimizin talep ve önerilerini kolayca bize ulaştırmalarına imkan sağlayan Müşterinin Sesi (Voice of Customer- VoC) sistemimiz de bu başarımızda önemli rol oynuyor.
Kalite belgelerimize ek olarak, 2001 yılında TÜSİAD KalDer Büyük Ölçekli Kuruluşlar Kategorisinde EFQM Mükemmellik Modeli Ulusal Kalite Başarı Ödülüne, 2006 yılı sonunda ISO tarafından Çevre Teşvik Ödülüne, 2008 yılı sonunda 2005ten bu yana başarıyla sürdürdüğümüz Toplam Verimli Bakım Yönetimi (TPM) çalışmalarımız sonucunda Japon Planlı Bakım Enstitüsü tarafından JIPM Mükemmellik Ödülüne ve 2009 yılında BUSİAD Çevre Ödülüne layık görüldük.Tüm faaliyetlerimizde çevrenin korunmasına büyük önem veriyoruz. Bu doğrultuda 2002 yılından beri şirketimizde gerçekleştirdiğimiz iyileştirme projelerinde Yalın 6 Sigma metodolojisinden de faydalanıyoruz.
2010 yılında çoğu beyaz eşya ve otomotiv sektörüne satılmak üzere ihracatımız 250 bin tonu aştı. Bu, şimdiye kadar gösterdiğimiz en iyi ihracat performansıdır. Bu performans ile İMMİB (İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı Birlikleri) tarafından düzenlenen İhracatın Yıldızları Ödül Töreninde Yılın Yassı Çelik İhracatçısı ödülüne layık görüldük. Borçelik Yassı Mamuller kategorisinde birincilik ödülünü Devlet Bakanı Sn. Zafer Çağlayanın elinden aldı.
SUBCONTURKEY: Borçelikin kısa vadede yeni yatırımları olacak mı? 2012 hedefleriniz nelerdir?
Erkan Kafadar: Yatırımlarımızı, 2011 - 2015 yıllarını kapsayan beş yıllık stratejik planımız doğrultusunda gerçekleştiriyoruz. Türkiye ekonomisinin ve özellikle hizmet verdiğimiz sektörlerin hızlı büyümeleri paralelinde oluşan ve oluşacak talebi en doğru şekilde karşılayacak yeni ürün ve hizmetleri müşterilerimize sunmak için, süreçlerimizi yeniliyor, gerekli olan her türlü ilave yatırımın çalışmasını büyük bir sürat ve titizlikle yapıyoruz.
SUBCONTURKEY: Bursada faaliyet göstermeniz ve Bursanın en büyük firmaları arasında yer almanız Borçelik için ne ifade ediyor?
Erkan Kafadar: Bursanın en büyük firmalarından biri olmamızın ve pazardaki güçlü konumumuzun temelinde yenilikçi yaklaşımımız, dinamik iş gücümüz, kendimizi geliştirmek ve büyümek için yaptığımız süreklilik arz eden yatırımlarımız, müşteri odaklı kalite ve hizmet anlayışımız bulunuyor. Bursada faaliyet gösteriyor olmamız sayesinde de hizmet verdiğimiz otomotiv sektörüne yakın olmanın avantajlarından faydalanıyoruz.
SUBCONTURKEY: Yassı çelik ve otomotiv sektöründeki gelişmeleri değerlendirir misiniz?
Erkan Kafadar: Yassı çelik sektörünün 2011 yılını başarılı bir şekilde kapatacağını öngörüyoruz. Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneğinin (DÇÜD) verilerine göre 2010 yılında yassı ürünlere yönelik ham çelik üretimi %53 oranında arttı.
2011 Ocak - Eylül dönemine baktığımızda yine yassı ürünlere yönelik ham çelik üretiminin 2010 yılının aynı dönemine göre %40 artmış olduğunu görüyoruz. Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerindeki sosyal ve politik problemler çelik ihracatını kısa vadede olumsuz etkilemiş olsa da, bu bölgelerde bir iyileşme gerçekleşmesi, bunun sonucunda da çelik talebinin artması bekleniyor. Tüm bunlar Türkiye demir-çelik sektörü için olumlu gelişmelerdir.
Diğer önemli bir konu, galvanizli sac üretimine son yıllarda çok fazla yatırım yapılmış olmasıdır. Devreye girmiş ve girecek olan yatırımlar sonucunda 5 - 6 yıllık süre için ülkemizin tüketim kapasitesinin üzerinde üretim yapılıyor olacaktır. Bu nedenle Türkiyede üretilmeyen ürünler haricinde ithalatın azalacağını öngörüyor, üretim fazlasının ihtiyacı olan pazarlara satılması gerektiğini düşünüyorum.
Otomotiv Sanayi Derneğinin (OSD) açıklamasına göre ise 2011in Eylül ayında 2010un Eylül ayına göre toplam üretim %8, otomobil üretimi ise %6 arttı. 2011in Ocak - Eylül döneminde ise toplam üretim %14 artarken, otomobil üretimindeki artış %8 oranında gerçekleşti. Aynı dönemde toplam üretim 917 bine ulaşırken, otomobil üretimi 477 bin adede ulaştı. Yine aynı dönemde toplam otomotiv sanayi ihracatının ise %6 oranında arttığı kaydedildi.
Bu verilere baktığımızda otomotiv sektöründe de olumlu gelişmeler olduğunu görüyoruz ancak son günlerde gündeme gelen bir konu da yeni ÖTV artışlarıdır. Sektördeki firmaların çoğunluğu bu artışın bu yıl değil ancak 2012de piyasayı olumsuz etkileyeceğini düşünüyor. Borçelik olarak planlarımızı yaparken bu ÖTV artışını ve etkilerinin neler olabileceğini göz önünde bulunduracağız.
SUBCONTURKEY: 2023 yılı için birçok sektör için hedeflenen rakamlar dikkate alındığında Borçelik nasıl bir strateji izleyecek? Uzun vadedeki planlarınızdan bahseder misiniz?
Erkan Kafadar: Stratejik planlarımızı 5 yılı kapsayacak şekilde yapıyoruz. Planımızı yaparken de farklı sektörlerdeki talep durumunu ayrıntılı bir şekilde araştırıyoruz. 2011 - 2015 dönemini kapsayan planımız için yaptığımız araştırmalar ve değerlendirmeler sonucunda faaliyet gösterdiğimiz otomotiv ve beyaz eşya sektörüne odaklanmaya karar verdik. Aynı zamanda büyüyeceğini öngördüğümüz radyatör sektörüne de odaklanacağız. Uzun vadede de hizmet verdiğimiz sektörleri, faaliyet gösterdiğimiz ve potansiyel pazarları, piyasadaki talebin durumunu değerlendirerek yatırımlarımızı sürdüreceğiz.