Sürdürülebilir Rekabet Gücü; Kriz Sonrası Yeni Yön temalı Sekizinci Sanayi Kongresinin açılış konuşmasında konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, dünyada devasa şirketlerin, rekabet güçlerini ve pazar paylarını artırmak için evliliklere, birleşmelere ihtiyaç duyarken Türkiyedeki işletmelerin böyle bir ihtiyaç duymadıklarını belirterek, Bunu önemli bir sorun olarak görüyorlar. Halbuki sorun olarak gördüğümüz şey bizim için bir fırsat. Bu kültüre mutlaka sahip olmamız lazım dedi.
Nihat Ergün, bugünkü Türkiye resmine baktıklarında yapısal sorunlarını büyük ölçüde aşmış, küresel krizde başarılı bir sınav vermiş, küresel kriz sonrası dönemde de hızlı ve istikrarlı şekilde büyüyecek bir ülke gördüklerini söyledi.
Uyguladıkları politikaların, demokratikleşmenin, dünya ile komşu ülkelerle kurdukları ilişkilerin meyvesinin önümüzdeki dönemde toplanacağını dile getiren Ergün, Bütün politikalar birbiriyle uyumlu olmalıdır. Türkiyenin dünyaya açılma ve komşularıyla sıfır problem politikası, bugün maksimum işbirliği politikasına dönüşmüştür. Komşularla ilişkiler, azaltılan ve çözülen problemler önemli pazar fırsatları meydana getirmiştir. Teşvik sistemiyle yatırım almakta, gelişmekte zorlanan bölgelerimiz yeni oluşturulan dış politika argümanlarıyla önemli sıçrama yapabilmişlerdir diye konuştu.
Özel sektörün daha fazla yatırım yapacağına, daha fazla üreteceğine inandığını vurgulayan Ergün, Teknoloji hamlesine biz ortam hazırlayacağız ama bu hamle için gerekli adımları atacak olan sizlersiniz. Sizlerle beraber çıktığımız uzun yolculuğun henüz başındayız.
Geleceğimiz adına aşmamız gereken daha çok merhale var. Özeleştirimizi yapacağız, bilgilerimizi, heyecanımızı paylaşacağız, birbirimize destek olmaya devam edeceğiz. Bu kervanı hep birlikte hedefine ulaştıracağız. Bu konuda özel sektörümüz zaten takdire şayan bir performans gösterdi, bunu devam edeceğine gönülden inanıyorum şeklinde konuştu.
Nihat Ergün, şu anda işletmelerin büyük bir bölümünün çok küçük ölçekte faaliyetlerini sürdürdüklerine dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu küçük ölçeğin ya yeni finansman imkanlarıyla ya yeni yatırım imkanlarıyla ya da birleşmelerle büyük ölçeğe dönüşmesini teşvik edeceğiz ama öncelikle birleşme ve ortaklık kültürünün bizim toplumumuzda geliştirilmesi, bu konuda bir farkındalığın getirilmesi gerekiyor. Dünyanın devasa şirketleri rekabet güçlerini artırmak, pazar paylarını artırmak için evliliklere, birleşmelere ihtiyaç duyarken bizim işletmelerimiz hiç böyle bir ihtiyaç duymuyor. Bunu önemli bir sorun olarak görüyorlar.
Halbuki sorun olarak gördüğümüz şey bizim için bir fırsat. Bu kültüre mutlaka sahip olmamız lazım. Bununla ilgili yaptığımız yasal düzenleme ile işletmelere verilen süre bu yılın sonunda doluyor.
Yeni dönemde şirket birleşmelerini daha kalıcı yere oturtmak, süreklilik arz eden bir mekanizmaya dönüştürmek için çalışma yapacağız. Bu kapsamda şirketlerimizde ortaklık kültürünün, rekabet öncesi işbirliğinin geliştirilmesini, yönetim kabiliyetlerinin artırılmasını, birleşmelerini sürekli teşvik eden bir model üzerinde çalışıyoruz.
Kriz, sıçrama tahtası olarak değerlendirilebilir
Sanayi Kongresi ile birlikte düzenlenen inovasyon sergisine de değinen Ergün, gelişmiş ekonomilerdeki büyümenin yarıdan fazlasının inovasyon kaynaklı olduğunu, iyi tanımlanmış inovasyon politikalarının kriz sonrası yeni yön arayışında kendilerine mihmandarlık yapacağını vurguladı.
İnovasyonun ekonomiye rekabet gücü, esneklik ve stratejik seçenekler kazandıracağını, ülkeyi küresel ve bölgesel krizlere karşı daha korunaklı hale getireceğini belirten Ergün, Bu bağlamda ekonomik kriz ortamını sürdürülebilir gelişim için bir sıçrama tahtası olarak değerlendirmek mümkündür. Mevcut krizde de açıklanan acil ekonomik destek paketlerinde, Ar-Ge ve yenilik temel başlıklardan biri olarak yer almaktadır. Yani biz krizde bile bir panik havası içinde günü kurtaracak adımlar atmıyoruz, bunun yerine Türkiyenin yapısal sorunlarına uzun vadede çözüm üretecek uygulamalara, tedbirlere imza atıyoruz şeklinde konuştu.
Bilim ve teknolojide 2013 yılında Ar-Ge harcamalarının GSYİH içindeki payını yüzde 2ye, bilim insanı sayısını ve niteliğini de geliştirerek 150 bine çıkarmayı hedeflediklerini anımsatan Ergün, Türkiyenin yeni sanayi stratejisinin uzun dönemli vizyonunun orta ve yüksek teknolojili ürünlerde Avrupa ve Avrasyanın üretim üssü olmak olarak belirlediklerini söyledi.
Bu arada, Bakan Nihat Ergün, konuşmasının ardından eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, AK Parti Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Tüzmen, İSO Başkanı Tanıl Küçük ile birlikte 8. Sanayi Kongresi kapsamında düzenlenen İnovasyon Sergisini gezdi.