İzmirin EXPO 2020 adaylığı üzerine değerlendirmelerde de bulunan Erdoğan, EXPOnun İzmir için önemini biliyorum. Ankarada bu işe kararlı. İzmirin burada bir deneyimi ve tecrübesi var. Geçtiğimiz dönemde ciddi haksızlık yapıldı. Orada alınan kararın siyasi olduğunu düşünüyorum dedi.
İzmirin bugün sahip olduğu imkanların çok çok ötesinde, çok daha büyük potansiyele sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, İzmirin sadece Ege Bölgesinin değil Akdenizin, bütün Akdeniz havzasının dolayısıyla Avrupanın, Asyanın, Afrikanın bir merkez şehri, bir yıldız şehri olma potansiyelini barındırdığını söyledi.
Ekonomi ve İzmir ile ilgili Başbakan Erdoğan, Türkiyenin ihracatının 8 yılda yaklaşık 3 kat artarak 36 milyar dolardan 114 milyar dolara ulaştığını söyledi. 2008 sonunda bu rakamın 132 milyar dolara kadar çıktığını ancak küresel kriz nedeniyle düşüş yaşandığını ifade eden Erdoğan, 2011 sonunda yeniden bu rakamın yakalanmasını umut ettiğini belirtti. Ekonomik rakamlardan örnekler vererek Türkiyenin geldiği noktayı anlatan Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: Bu rakamlar, bu tablo içinde, açık söylüyorum, İzmirin bugün arz ettiği manzaradan çok daha farklı bir yerde olmasını beklerim ve canı gönülden isterim. Bu saydığım başlıkların altyapısı burada yok mu? Var. Turizm destinasyonu itibariyle İzmir bir merkez değil mi? Merkez. Ama çalışacağız. İhracat mı? İzmir bugünkünden çok daha fazlasını yapabilir. Doğrudan yatırım mı? İzmir bugünkünden çok daha fazlasını, kat kat fazlasını çekebilir. Turizm mi? İzmir Akdenizin incisi olarak bugünkünden çok daha farklı bir yerde olabilir. Tabii ben bir Başbakan olarak şunu hep söylüyorum, işin kolaycılığına kaçmayacağız. Vücudumuzu taşın altına sokacağız. Hiç kimse yaşanan sıkıntıları, problemleri sürekli Ankaraya, hükümete, partizanlığa bağlamasın ifadesini kullandı.
İzmirin marka bir şehir olmayı ziyadesiyle hak ettiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, Ben bunu başarabileceğimize, bunu tabii ki hep birlikte başarabileceğimize yürekten inanıyorum diye konuştu.
İnsana homo ekonomicus olarak, bir ekonomik varlık olarak bakmadıklarını dile getiren Erdoğan, Biz, insan insanın kurdudur gibi bir yaklaşımı asla benimsemiyoruz. Rakamların, göstergelerin, grafiklerin, ekonomik büyümenin her şey olmadığını çok iyi biliyoruz. İşte onun için, insanların korkuları, endişeleri, kaygıları bizim için ekonomik büyüme kadar, hatta daha fazla önemlidir. Kendi yaşam tarzını tehdit altında hisseden vatandaşımın bu tehdit algısı bizim için son derece önemlidir. Biz, bu korkuları bastırmak, bu tehdit algısına sırt dönmek, endişeleri, kaygıları görmezden gelmek gibi bir yöntemi asla benimsemeyiz, benimsemedik. Tersine, empati kurmak, hissedebilmek, anlayabilmek ve gereğini yapmak için yoğun çaba içindeyiz ifadelerine yer verdi.
Konuşmalarının ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğana teşekkür plaketini Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Deniz Taner takdim etti.