SUBCONTURKEY: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Tahsin Öztiryaki: İstanbul Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliği Başkanıyım. Aynı zamanda TİM Yönetim kurulunda muhasip üyeyim, başkan vekili görevi yapıyorum. Ayrıca da Öztiryakiler Madeni Eşya Sanayi Ticaret A.Ş.nin Yönetim Kurulu Başkan Vekiliyim. Kendi firmam dışında sivil toplum örgütleri olarak çalıştığım yer İstanbul Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliğidir.
SUBCONTURKEY: 2010 yılı üye sayınız ve ihracat rakamları hakkında bilgi verir misiniz?
Tahsin Öztiryaki: 2010 yılındaki üye sayımız yaklaşık 5500dür. 2010 yılındaki ihracatımız ise 5 milyar 900 milyon dolardır. 2010 yılında 2008 yılındaki yüksek ihracatımızı yakalamış olduk. 2011 yılında ise yaklaşık 7 milyar dolar civarında olmasını bekliyoruz. İhracatımızdaki artış Türkiye geneline paralel gidiyor, yaklaşık %24ler civarındadır. İMMİB olarak baktığımızda ise yine yüzde 24lük artışı sağlıyoruz. Yani ihracatımız 134 milyar dolar olursa İMMİB olarak yüzde 30luk payı yine yakalayacağız.
İMMİBde 6 birlik var ama İMMİB çok bütün çalışan bir sekreterlik, 6 birliğinin de ortak çalışmaları var. Bu birliklerimiz bir bütün olarak da çalışmalar düzenleyebiliyor.
Bizim grubumuzda, İstanbul Demir ve Demir Dışı İhracatçılar Birliğinde alt sektörler olarak; alüminyum, bakır, paslanmaz çelik, çelikten mamul ürünler, el aletleri, döküm var. Kendi alt sektörleri fazla olan birliklerden biriyiz, bağlantı elemanları da bu sektörlerden biridir. Dolayısıyla sektör açısından zengin bir birliğiz.
SUBCONTURKEY: Bugün temelini atacağınız tasarım okulu ile neyi hedefliyorsunuz?
Tahsin Öztiryaki: İMMİB olarak 6 yıldır tasarım yarışması yapıyoruz. Tasarımın Türkiye ve Türkiye ihracatı için önemli olduğunun algısını aldık ve bu yarışmalarda çıkan ürünler üretilir hale geldi. Şuanda firmalarımız, genç tasarımcılarımız, profesyonel tasarımcılarımız bu yarışmayı bekler hale geldiler. Buradaki amacımız Türkiyenin sürdürebilir ihracat yapmasının temellerini oluşturuyor. Bu amacın çok önemli olduğunu biliyoruz. Türkiye çok yaparak değil, hem çok hem de tasarımlanmış ve marka olmuş ürünler yaparak, katma değerli ürünler yaparak ihracatını artırabilecek ve cari açığını kapatabileceğini düşünüyoruz. Katma değerli ürün demek teknolojik ürün yapmak demek, tasarımlı bir ürün demektir. Bu okulunda hedefi Türkiyenin genel hedefi ile çakışan bir hedeftir. Türkiyede böyle bir okul yok, Avrupada da yok, bu okul bir ilk olacak. Müfredatını Milli Eğitim Bakanlığı ile beraber hazırlıyoruz. Tasarım yüksek okullarına gidecek öğrencilerimizin altyapısı hazırlanacak ve KOBİ düzeyindeki firmaların da tasarımla buluşmasını sağlayacak. Buradan mezun olacak öğrenciler için Türkiye düzeninde muhakkak endüstri tasarım bölümünü kazanır diyemeyiz ama en azından tasarım bilinci gelişmiş, her yapacağı işi daha düzgün ve güzel düşünebilecek bir eleman yetiştirmiş olacağız. Okulumuz yaklaşık 28 derslikli 1000 öğrenciye hizmet edecek laboratuarları ve çok amaçlı salonları olan bir okul olacak. Okuldan sonra ekipmanlarını da tesis etmeye çalışacağız. Dolayısıyla burası bundan sonraki yıllarda başka şehirlerde okul açılmasına sebep olacak bir başlangıç, hakikaten önemli bir tohum. Türkiyede tasarımı tohum olarak ancak atabiliyoruz şuanda, tasarımı algılatmak zaman isteyen bir iş. Hayatımızı tasarlamak önemli, Türkiyenin hedeflerini tasarlamak önemli. Bu bilinci oluşturacak bir okul olduğu için çok önem veriyoruz. Tasarım anlayışına paralel bir modern bir bina yapıyoruz. Aynı zamanda İhracatçılar Birliğimizin okulun içerisinde bir katı olacak, okulun işlevi ile ilgili detaylarda desteğimizi sürdüreceğiz. Okulu bu yılın sonunda bitirmeyi düşünüyoruz.
SUBCONTURKEY: İşadamlarımıza ihracatlarını artırmaları için ne tip çalışmalar yapmalarını tavsiye dersiniz?
Tahsin Öztiryaki: İhracatımızı artırmak için öncelikle bütün dünyayı dolaşmayı tavsiye ediyoruz. Çünkü belli ve sabit ülkelerde hareket eden firmalar boşluğa düşebilirler, onun için dünyanın çeşitli ülkelerde hareket etmemiz gerektiğini düşünüyoruz. Tasarıma ve markalaşmaya önem vermeleri gerekiyor. Bunlar işin başında geliyor. Tabi girdi maliyetleri ve dövizin hareketliliği ile ilgili işadamlarımızın direkt yapacağı çok şey yok, bu durumlarda biz hükümetimize tavsiyelerde bulunarak bunların düzelmesini sağlayacağız ama öncelikle bizim bütün dünyada kalitesi ispat edilmiş ürünlerin tanıtılması ve o pazarlarda araştırma yapılmasının önemli olduğunu görüyoruz ve bunların yapılmasını işadamlarımızdan istiyoruz. İhracatımızda görüldüğü gibi artırıyor, bu sene 2008deki 132 milyar dolarlık hedefi yakalayacağımızı düşünüyoruz. 2023 yılındaki 500 milyar dolar hedefimiz için çalışmalarımızı her 5 senede bir tazeleyeceğiz, bunun için gerekli limanlar, yollar, altyapı çalışmaları, serbest bölgeler gibi bütün planlar 1.5 yıl gibi çalışmadan sonra ortaya çıktı. Bu raporu biz hükümetimize verdik ve bunun bir devlet politikası olmasını istiyoruz. Hükümetimizde büyük bir ihtimalle bunu devlet politikası haline getirecek. Hangi hükümet olursa olsun bu işe sahip çıkması konusunda önemli bir başlangıçtı. Bu çalışmalarımıza devam ediyoruz.
SUBCONTURKEY: Öztiryakiler Sanayi ve Ticaret A.Ş. hakkında da bilgi verir misiniz?
Tahsin Öztiryaki: Öztiryekiler 60 yıllık bir firma. Bir aile şirketidir. 4500 değişik çeşit ürün üretiyoruz. Bir otelin, hastanenin, restoranın, askeri kurumun bütün yiyecek içecek hizmetleri ile alakalı her şeyi üretiyoruz, bunun içerisinde porselen de dahil olmak üzeredir. 1200 çalışanımız var. Yaklaşık 105 ülkeye sürekli ihracat yapıyoruz. İstanbulda, Ankarada, Antalyada, Bodrumda, İzmirde kendi mağazalarımız var. Romanyada, Kazakistanda, Almanyada, Azerbeycanda, Rusyada imalatımız ve kendi mağazalarımız var. İhracatımız Şiliden İlgiltereye, Avusturalyadan Çine kadar, dünyanın her ülkesine kabul görüyor. Dünyadaki bütün ülkelere mal satabilecek kalite belgelerine sahibiz. Dünyadaki birçok otel zinciri tarafından kabul edilmiş firmayız. Türkiyenin eski ve bu konudaki büyük firmalarından birisiyiz. Öztiryakiler olarak geçen yıl 120 milyon dolar ciro gerçekleştirdik ve bunun 70 milyon dolarını ihracattan sağladık.