Türkiye ekonomisi kabuk değiştiriyor. Türkiye artık AB kalitesinde üretim yapabilen, rekabet gücü yüksek bir ekonomi olarak algılanıyor. Türk ihraç ürünleri dünya pazarlarına yayılıyor. KOBİler bu sürece az sayıda ve gecikmeli olarak katılıyorlar. Bu nedenle KOBİlerimizi hızlandırmamız gerekmektedir.
Türkiyede KOBİlerin büyük çoğunluğu dar bir ekonomik çevrede, içe kapalı işletme yapısıyla varlığını sürdürmeye çalışmaktadır. KOBİ böyle büyüyemez. Önce iç pazara, sonra küresel pazara entegre olmak zorundadır. KOBİlerimizin kendi ülke pazarımıza yabancılığı Türkiyeye çok büyük ekonomik kayıplara mal olmaktadır. Yüksek cari açık bu nedenledir. Mevcut küreselleşme sürecinin KOBİlerimizi fasonlaştırmasının sebebi budur. Böylelikle KOBİlerimiz, Tedarik-Üretim-Satış zincirinin en az karlı ve en çok fedakarlık gerektiren bir halkasında boğulup kalmaktadırlar.
Buradan çıkış mümkündür. İhracatımızın yüzde 72si ithal ettiğimiz aramalarıdır. Böyle olmasının yapay nedeni düşük kur politikasıdır ama asıl ve dikey sebebi geri ve orta teknoloji ile düşük katma değerli üretimdir. İhracatımızın yüzde 50sini KOBİlerimiz üretse Türkiyenin katma-değer üretimi ve istihdamı artar, cari açığı azalır, dış pazarlarda daha etkin olur.
Bunun için KOBİlerimizin Bilgi ve İletişim teknolojilerine bir an önce uyum sağlaması, somut ihtiyaç analizine göre yeniden yapılanması, içselleştirilmiş bir mükemmellik kültürü edinmesi, iş yönetimi kalitesini yükseltmesi, öz kaynak kullanımında ısrarcı olmaması, büyümeyi hedeflemesi ve inovasyona yönelmesi gerekmektedir.
KOBİlerimiz genellikle, dış uyarıcı olmadan işletme kültürü yönünden statükoyu tercih etmektedirler. Dünyaya açılmakta ürkek davranmaktadırlar. Yabancı sermaye ortaklı imalatçı KOBİ sayımız yüzde 1 bile olamamıştır. Oysa dış pazarlarda belki yüz binlerce KOBİ, ortaklık kurabileceği bir Türk KOBİsini beklemektedir.
Yeni düşüncelere, araçlara ve iş yapma biçimlerine ihtiyaç duyduğumuz; değişimin paradigmasında bilginin belirleyici olduğu bir döneme giriyoruz. Herkes kendi kendine, nasıl yüksek katma-değerli üretirim ve sürdürebilirim? diye sormalı, yanıtını aramalıdır. Başka seçenek yoktur.
SUBCONTURKEYin 75. sayısına ulaştığını memnuniyetle öğrenmiş bulunuyorum. Medya gibi, güçlükleri bol ve gönüllü fedakarlık gerektiren bir sektörde süreklilik ve etkinlik sağlamış olmanız Gazetenizin hedef kitlesi olan yan sanayiciler açısından gerçek bir gereksinmeye yanıt verdiğinin kanıtı sayılmalıdır. Daha nice 75in katı sayılara ulaşacağınıza duyduğum güvenle sizleri tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
TOSYÖVDE YENİ YÖNETİM KURULU GÖREV DAĞILIMI YAPTI

Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfının (TOSYÖV) 27 Mayıs 2010 tarihinde yapılan Seçimli Olağan Genel Kurulunda seçilen yeni Yönetim Kurulu görev dağılımı yaptı.
Yönetim Kurulu Başkanlığına Yalçın Sönmez getirilirken başkan yardımcılıkları şu isimlerden oluştu: Ayfer Yılmaz, Dr. Niyazi Erdoğan, Osman Deveci ve Mahmut Esat Yalçın.
Yönetim Kurulu (Asil)
Yalçın Sönmez (Yönetim Kurulu Başkanı)
Ayfer Yılmaz (Başkan Yardımcısı)
Dr. Niyazi Erdoğan (Başkan Yardımcısı)
Osman Deveci (Başkan Yardımcısı)
Mahmut Esat Yalçın (Başkan Yardımcısı)
Rahmi Aktepe (Genel Sekreter)
Ali Rıza Dastar (Sayman Üye)
Halil Özgökçe (Üye)
Osman Samsunlu (Üye)
Tahsin Rende (Üye)
İhsan Beşer (Üye)
Yönetim Kurulu (Yedek)
Adem Ceylan
Seçil Tok
Ertuğrul Gür
Atilla Söğüt
Turan Özfurat
Cemal ErdoÄŸan
Mehmet Elmas
Mehmet Güleryüzlü
Mehmet Kalıp
Erol AltunbaÅŸ
Celalettin Tüfekçi
Denetim Kurulu (Asil)
Hilmi Develi
Ümit Uzel
Nasuh Ekinci
Denetim Kurulu (Yedek)
Ertan Okyar
Hanife Akcengiz
Veysi Bakaç