SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, PerÅŸembe

Ocak 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 69

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Uğur Özgöker
Kadir Has Üniversitesi, uozgoker@khas.edu.tr


Avrupa Birliğinin çevre politikası ve Türkiyenin uyumu-III


Çevre bölümü ekonomik etkileri nedeni ile zor müzakere başlıklarından biri olarak kabul edilmektedir. Sermaye açısından sıkıntı yaşayan Merkezi ve Doğu Avrupa Aday Ülkeleri için AB standartlarına ekonomik olarak en uygun yöntemi kullanarak aşamalı olarak erişmek en çok kabul gören politikadır. Çevre mevzuatının uygulama maliyetlerinin büyüklüğü nedeni ile çevre alanı, en çok geçiş düzenlemesi talebi gelen bölümdür. Ayrıca, 15 üye ülkenin çevre mevzuatını uygulama performansları da oldukça düşüktür. Komisyonun yıllık yayımladığı Monitoring of the Aplication of Community Law raporunda Üye Ülkelerin uygulamadaki eksiklikleri detaylı olarak verilmektedir. Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri, her alan için acil idari ihtiyaçlar bulunması nedeni ile çevre konularını en öncelikli alan olarak ele almamışlardır. Ancak, artan toplumsal bilinçle birlikte yüksek çevre standartları için talep de artmıştır.

Temel sorun, kamu finansmanındaki diğer baskılar da dikkate alındığında çevre mevzuatının uygulama maliyetinin nasıl karşılanacağıdır. Dünya Bankası veya diğer imkanlar kullanılarak maliyetlerin tespiti çalışmaları yapılmıştır (Örneğin Çek Cumhuriyeti için Dünya Bankası tarafından 1999 yılında finanse edilen, AB Çevre Direktiflerine Uyum çalışması). Bu çalışmalarda yapılan makroekonomik tahminler yapılan detaylı etki analizi çalışmaları ile düzeltilmiştir ve Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkelerinin katılımdan önce uygulama maliyetlerini karşılamayacağı bu çalışmalarla ortaya konmuştur.

Müzakere pozisyonları incelendiğinde, geçiş süresi talepleri, temel olarak kentsel atıksu arıtımı, içme suyu ve yüzey sularına yapılan deşarjlar ile atık konularındadır. Bu konulardaki geçiş süresi talepleri AB tarafından göreceli olarak olumlu karşılanmıştır. İlk iki konudaki AB mevzuatının rekabete etkisi ve sınıraşan etkileri sınırlıdır. Baltık Denizine, Karadeniz ve Akdenize yapılan su deşarjları konusunda kademeli olarak iyileşme, hiçbir iyileşme olmamasından iyidir yaklaşımı hakimdir. Atık konusu ise daha komplike bir husus olmakla birlikte geçiş süresi talepleri evsel atıklarla ilgilidir . Daha sıkı çevre kontrollerinden yana olan üye ülkeler, aynı zamanda genişleme yanlısı ülkelerdir (Avusturya ve Almanya gibi). Bu nedenle, aday ülkelerin tüm geçiş süresi taleplerinin kabul edilmesi de mümkün olamamaktadır . Çevre mevzuatının büyüklüğü düşünüldüğünde, aday ülkelere tanınan geçiş süreleri istisna oluşturmaktadır. Geçiş düzenlemeleri, geçiş süresince uygulamanın kontrol edilebilmesi açısından, bağlayıcılığı olan ara hedefleri içermelidir. Bu hedefler Katılım Antlaşmasında da yer alır. Geçiş süresine ilişkin düzenlemelerin kapsamı mümkün olduğunca tesis bazında belirlenmelidir.

Müzakerelerde çevre alanında karşılaşılan sorunlara çözüm bulunması görece daha kolaydır. Çünkü müzakerelerdeki her iki tarafın da ortak hedefi çevre kalitesinin iyileştirilmesidir. Aday ülkeler, daha sıkı çevre standartlarının koyulmasına karşı olmamakla birlikte, bu çalışmaların mali planlama ile birlikte yürütülmesi gerektiğinden, geçiş sürelerine ihtiyaç duymaktadır. Müzakere pozisyonlarının eki olarak, geçiş süresi taleplerini güçlendirmek için aday ülkelerce hazırlanan uygulama planları ve bu uygulama planlarını hayata geçirmek üzere hazırlanan finansman planları ile katılım sonrası gelişmelerin izlenmesi sağlanmakta, ayrıca, kimi durumlarda sağlanan geçiş sürelerinin ileriki dönemlerde tekrar gözden geçirilmesi koşulu ile anlaşma sağlanabil-mektedir .

Aday ülkelerin hazırladığı müzakere pozisyonları incelendiğinde, pozisyonların birbirine yakın olduğu, doğa koruma alanındaki teknik adaptasyon talepleri konusunda, ek listelere eklenmesi istenilen türlere ilişkin olarak yayımlanmış bilimsel çalışmalar temel alınarak bilgi sağlandığı, geçiş düzenlemesi taleplerinin, önemli yatırımlar gerektiren direktifler üzerinde yoğunlaştığı ve uyum maliyetleri (direktif özelinde gerekli yatırım miktarlarının ve bu sonuçların elde edildiği çalışmaların, örneğin Phare yada Dünya Bankası projelerinin belirtildiği) ve yatırımların gerçekleştirilebilmesi için gerekli süreler (yatırımların büyüklüğüne göre farklılık arz etmektedir, Tablo 2.2) ile desteklendiği görülmektedir. Pozisyonları asıl destekleyen unsurlar ise direktif spesifik uygulama ve finansman planlarıdır. Aşağıda demografik ve ekonomik büyüklük göstergeleri açısından Türkiyeye en yakın aday ülke olan ve çevre alanında en çok geçiş süresi hakkı kazanan Polonyanın hazırladığı müzakere pozisyonu belgesinin geçiş süresi talepleri ile ilgili bölümlerinin özeti verilmektedir.

1. Son Genişleme Sürecinde Çevre Müzakerelerinin Sonuçları

Tüm aday ülkeler, çevre müzakerelerinde, teknik adaptasyon ve/veya geçiş süresi talebinde bulunmuşlardır. 2004 yılında üye olan ülkelerle, yapılan katılım antlaşmalarının çevre bölümleri incelendiğinde (Tablo 2.1), geçiş sürelerinin aday ülkelerin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterdiği ve kapsamının sınırlandırılmış olduğu (genellikle direktifin ilgili maddesi veya tesis özelinde), akaryakıt depo ve dağıtım sistemlerinden kaynaklanan uçucu organik madde emisyonları, yakıtlardaki kükürt miktarı, kentsel atıksu arıtımı, içme suyu, tehlikeli maddelerin su ortamına deşarjı, ambalaj ve ambalaj atıkları, atıkların düzenli depolanması, asbest atıkları, atıkların taşınması, kuşların yakalanması, vaşakların korunması, IPPC, büyük yakma tesisleri, tehlikeli atıkların yakılması, tıbbi tedavi amaçlı radyasyon konularında tanındığı görülmektedir.

Tablo 2.1 ve Tablo 2.2 karşılaştırıldığında, müzakerelerde, ABnin aday ülkelerin geçiş süresi taleplerine ilişkin istediği açıklamalar ve aday ülkelerin taleplerini desteklemek için yaptıkları çalışmalar, müzakere süreci ve gösterilen gayretler sonucu söz konusu taleplerin bir bölümünün geri çekilmiş olduğu görülmektedir. Özellikle çerçeve mevzuatlar (75/442/EEC gibi), atık yönetimi konusunda atık yağlar, piller ve akümülatörler ve hurda taşıtlara ilişkin direktifler, nitrat kirliliği, yüzme sularına dair direktif ile ürünlere ilişkin mevzuatlar konusunda, iç pazara etkisi nedeni ile yakıt kalitesi (98/70/EEC) gibi konularda geçiş süresi tanınmadığı görülmektedir. Ancak bazı sıvı yakıtların kükürt oranının azaltılmasına dair 99/32/EC sayılı Direktif kapsamında Kıbrısa bir yıl derogasyon ve Polonyaya fuel-oilin kükürt içeriği hususunda 2006ya kadar geçiş süresi tanındığı görülmektedir. Ayrıca, doğa koruma ile ilgili yabani kuşların korunması ve habitat direktifleri ve 76/464/EEC sayılı Tehlikeli Maddelerin Su Ortamına Deşarjına dair Direktif konusunda aday ülkelerin çoğuna ve IPPC Direktifi konusunda Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Maltaya (talepleri olmasına rağmen) geçiş süresi tanınmadığı ve kimi konularda istenilenden daha kısa sürelerde anlaşmaya varılmış olduğu (örneğin Macaristan 94/67/EC sayılı Atıkların Yakılması Direktifi konusunda 2010a kadar geçiş süresi talep etmesine rağmen 2005te veya büyük yakma tesisleri direktifleri kapsamında (istenen:2010) 2004te anlaşıldığı) görülmektedir. Müzakerelerde, 91/271/EC sayılı Kentsel Atıksu Arıtımı Direktifi konusunda 2007-2015 yılları arasında tüm aday ülkelere ve 96/62/EC sayılı Ambalaj Atıkları Direktifi kapsamında Estonya dışında tüm ülkelere 2005-2009 yılları arasında geçiş süresi tanındığı görülmektedir. Bu direktiflerin dışında en çok geçiş süresi tanınan alanların, akaryakıtın depolanması ve dağıtımı sırasında oluşan uçucu organik madde emisyonlarına ilişkin 94/63/EC sayılı Direktif ve 2001/80/EC sayılı Büyük Yakma Tesisleri ile ilgili Direktif ile ilgili olduğu dikkat çekmektedir. Tablolarda direktifler gösterilmiş olmakla birlikte, geçiş sürelerinin direktifin tüm hükümleri için değil, belirli maddeleri özelinde, belirli bir parametre (içme suyu direktifi kapsamında arsenik konusunda Macaristana tanınan geçiş süresi gibi) için belirlenen limit değer, belli hükümlere ilişkin olarak isimleri Katılım Antlaşmasında belirtilen tesisler veya tesislerin belli üniteleri için (örneğin büyük yakma tesisleri konusunda tanınan geçiş süreleri) veya belli kapasitenin üzerindeki (sayısı belirtilen) tesislere (atıksu arıtımı direktifi kapsamında olduğu gibi) tanındığı ve tüm geçiş sürelerinin sadece mevcut tesisleri kapsadığı, yeni tesislerin AB mevzuatı gerekliliklerini karşılaması gerektiği görülmektedir.

Genellikle yatırım büyüklükleri nedeni ile geçiÅŸ düzenlemeleri talep edilmekle birlikte, geçiÅŸ düzenlemeleri ülkelerin ihtiyaçlarına göre deÄŸiÅŸmektedir. ÖrneÄŸin Estonyaya, doÄŸa koruma konusu geçiÅŸ süresi tanınmayan alanlar arasında belirtilmesine raÄŸmen, vaÅŸaklar (92/43/EC) konusunda geçiÅŸ süresi tanınmıştır: VaÅŸaklar direktif kapsamında koruma altında olmalarına karşın, Estonyada çok yaygın olmaları nedeni ile jeolojik istisna tanınarak avlanmalarına izin verilmesi ve 2009da vaÅŸakların ve diÄŸer türlerin sürdürülebilir popülasyonu dikkate alınarak geçiÅŸ düzenlemesinin kaldırılabileceÄŸi Katılım AntlaÅŸmasında belirtilmiÅŸtir. Ayrıca, Kıbrısa doÄŸal gaza eriÅŸimi olmaması ve elektrik ithal edememesi nedeni ile farklı enerji kaynaklarına yönelemediÄŸi için büyük yakma tesislerinden kaynaklanan emisyonların azaltılması direktifi konusunda tanınan özel hükümler bulunmaktadır. 

Aday ülkelere farklı uzunlukta ve farklı alanlarda geçiş süresi tanınmış olmasından hareketle, müzakere sürecinde ülkemiz ihtiyaçlarının net olarak ortaya koyulmasının ve detaylı olarak gerekçelenmesinin önemi açıktır. Bu çerçevede, müzakere süreci öncesi, müzakerelerde geçiş düzenlemesi talep edilmesi muhtemel alanların tespit edilerek, bu alanlarda uygulamaya geçilebilmesi için yapılması gerekenlerin/yatırımların tespiti, muhtemel uygulama takvimi ile tam uygulama öncesi ara hedeflerin gerçekçi olarak belirlenmesi, direktifler kapsamına giren (IPPC gibi) tesislere ilişkin bilgi sahibi olunmasının ve müzakerelerde hangi alanda ne kadar geçiş süresi gerekeceğini, vazgeçilebilecek müzakere pozisyonlarının tespiti için geniş kapsamlı ve detaylı bir çalışmanın (etki değerlendirmesi) yapılmasının önemi görülmektedir. Talep edilen geçiş sürelerinin ağır yatırım gerektiren direktiflerde yoğunlaşmış olduğu (Tablo 2.2) ve ülkemiz için gerekli çevre yatırımlarının büyüklüğü (tahmini 27 milyar Euro) dikkate alınarak müzakerelerde ülke pozisyonunun gerçekçi olarak belirlenebilmesi için öncelikli olarak ağır yatırım gerektiren direktifler özelinde müzakereler öncesi çalışmalara başlanması büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmalar, müzakerelerde geçiş düzenlemesi talep edilen konularda, müzakere pozisyonlarının güçlendirilmesi için, pozisyonların eki olarak sunulan, ABnin talep ettiği, direktiflere özel hazırlanan uygulama ve finansman planlarının hazırlanması konusunda faydalı olacaktır.
 
Kaynak: European Commission, Enlargement of the European Union: Guide to the Negotiations Chapter By Chapter, Aralık 2003, sf.68-74.

 

  İlgili Haberler

 

Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Geçmişle Hesaplaşmak… Salçalı Ekmek

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Åžirketler Ritim Tutuyor
2011 Yılında Takım Tezgahı Sektörü
Enerji ve Sürdürülebilirlik
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi