Mayıs ayı ortalarında (UNIDO) Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı nın Hindistan ta otomotiv sektöründe başlatmak üzeri olduğu Tedarikçi Geliştirme Programı çerçevesinde Hindistan a gittim. Hindistan denilince ekonomik coğrafya açısından da başka açılardan da aslında tek bir ülkeden bahsetmiyoruz. Ülke ve nüfus bildiğiniz üzere büyük.
Belli sektörel branşların kendilerine ev edindikleri, yoğunlaştıkları şehirler, eyaletler, bölgeler mevcut. Bizim gittiğimiz Pune civarında belli başlı sektörleri sayacak olursak; iletişim sektörü, otomotiv ana ve yan sanayi ve tekstil sektöründen bahsedebiliriz.
Bundan önceki Hindistan seyahatinde Delhi, Faridabad ve Pune kentindeki otomotiv yansanayi firmalarını yakından görme, tanıma şansım olmuştu. Yukarıda bahsettiğim UNIDO projesi için bir teşhis gezisi idi. Zaten bu seyahatin neticesinde de Tedarikçi Geliştirme Programı şekillendi ve yakın bir tarihte Pune kentinde projeye başlıyoruz.
Sizlere bu seyahatlerdeki gözlemlerim ve mukayaseler üzerine dikkatinizi çekeceğini umduğum bazı saptamalardan bahsetmek istiyorum.
Saptamalara geçmeden önce zihniyet konusunda bir-iki şey belirtmek istiyorum. Aşağıda okuyacaklarınız Hindistan ı klasik anlamda‚ gelişmekte olan ülkeler olarak, bugüne kadar bilindik‚ gelişme-büyüme teorilerinden farklı gördüğümün altını çizmek isterim (bahse konu teoriler başka bir disiplinin konusu olduğu için burada uzun uzadıya girmeyeceğim). Çünkü Hindistan ı Türkiye ile mukayese edip aa tıpkı Türkiye nin 1970 li yılları gibi demenin günümüz şartlarında bir anlam ifade etmediğini ve o ülke gerçeklerini yansıtmadığını düşünüyorum.
Hindistan ilginç bir ülke; ne tipik batılı kapitalist ülkelere benziyor ne de kapitalizme özenen Çin gibi son dönemlerin en atak ülkesine benziyor. Şahsına münhasır bir durumu var. Zaten buradaki kapitalizmde ve dinamikleri de çok farklı.
Her neyse, yazının mesajını hemen belirteyim; Türkiye deki otomotiv yan sanayi firmaları küresel tedarikçi olmak istiyorlar ise biran evvel Hindistan a gitmeliler. Ya kendi başlarına ya da ortaklık veya işbirlikleri kurmayı hedeflemeliler. Hindistan da ana ve yan sanayiler çok büyüyecek ve bu büyüme bildiğimiz klasik metotta da olmayacak.
Hindistan belki şu an çok fazla teknoloji ithal ediyor, kalite ve lojistik sistemlerinde arıza gösteriyor ama bütün bunlar geçici bir durumu anlatıyor. Bu ülke, otomotiv alanında büyük işler başaracak. Bu tezi destekleyecek, yakın geçmişten bir örnek vermek gerekirse (hatırlanacağı üzere bu konuyu geçmiş yazılarımdan bir tanesinde dile getirmiştim) otomotiv üretiminde küçük segmentte en ucuz otomobili üreten firma Hintli bir firma; Tata. Burada altını önemle çizmek istediğim husus, Tata nın Nano ini ucuza üretmesi değil. Ucuza üretebilmesinin altında yatan neden. O da otomobil üretimde yaptığı zihniyet değişikliği. Bu zihniyet değişikliğini şöyle izah etmek mümkün. Batılı ve Japon otomotiv üreticileri şehirleşme ve iktisadi faktörler açısından hep küçük, az yakıt masraflı, ucuz üretmeye çalıştılar. Kalkış noktaları hep bilindik bir in küçüğü veya o den hareketle nelerden feragat edilebilir ve yeni teknolojiler de kullanılarak nasıl üretilir mantığından hareket ettiler. Oysa Tata nın mühendisleri baz bir i örnek almadan ‚ nasıl, küçük, kompakt ve ucuz otomobil üretebiliriz den hareket ettiler. Ve sonuç ortada; Nano!
Büyük otomotiv devleri Hindistan da fabrika kurmak için adeta yarış halindeler. Ülkedeki kişi başına düşen otomobil sayısı oldukça düşük. Bu da yeni satış pazarları arayan üreticilerin iştahını artırmaktadır. Son dönemlerin gözde otomobil üreticisi Volkswagen Grup un Pune de yaptığı yatırım şuan Almanlar ın Hindistan da yaptıkları en büyük yatırım unvanına sahip. Pune de Polo nun Hindistan ini üretecek olan fabrika, tam teşekküllü bir otomotiv fabrikası (yani sadece montaj fabrikası değil).
Pune ve yöresi Hindistan ın otomotiv bölgesi olmaya en güçlü aday bölgesi. Bu yörede oldukça yoğun ana ve yan sanayi firmalarına rastlamak mümkün.
Hindistan, hem binek hem de ticari araç yan sanayi firmaları için küresel anlamda gelecek yılların ülkesi olacaktır. Belli bir büyüklüğe erişmiş Türk yan sanayi firmaları muhakkak bu ülkede faaliyet göstermelidirler. Büyüme de teknolojik gelişmede dünyanın bu ülkesinde diğerlerinden hep farklı hep kazançlı olacaktır. Benden söylemesi.