Son zamanlarda, medyada plastikler aleyhine yoğun bir haber ve yorum kampanyası başlatıldı. Çoğu bilim adamı, plastiklerden doğa katili olarak bahsetmekte ve plastiklere karşı bir savaş verilmesi gerektiğine yönelik yorumlar yapmaktadır.
Sözde bilim adamı olan bu kişilerin herhangi bir bilimsel çalışmaya dayanmadan ortaya attıkları ve gerçeği yansıtmayan maksatlı bilgi ve ifadeleri, plastiklerin kamuoyu nezdinde yanlış bir şekilde algılanmasına yol açmaktadır. Oysa plastiklerle ilgili yapılan bilimsel araştırmalar, plastiğin her aşamadaki avantajlarını ve çevreci yönünü ortaya koymaktadır. Olaya tarafsız bir biçimde bakıldığında, aslında plastiklerin doğru ve verimli kullanıldıkları takdirde, en çevreci ürün olduğu görülebilmektedir. Bu açıdan bakıldığında, plastiklerin yasaklanması ve yerine diğer alternatif malzemelerin kullanılması, doğaya yapılabilecek en büyük kötülüklerin başında gelmektedir. Her şeyden önce, çevreyi plastikler değil, cahil ve doğaya saygılı olmayan kişiler kirletmektedir.
Plastikler, hayatımızın vazgeçilmez unsurları haline geldiler. 21. yüzyılın malzemesi olarak nitelendirilen plastikler, kullanım kolaylığı, hafiflik, esneklik, kolay işlenebilirlik gibi sundukları pek çok avantaj nedeniyle her yerde kullanılıyor. Evlerimizde, işyerlerimizde, giysilerimizde, aksesuarlarımızda, otomobillerimizde, kullandığımız sağlık gereçlerinde, bindiğimiz uçaklarda ve daha pek çok alanda plastikler kullanılıyor. Plastiğin hayatımızdaki yerini anlamak için çok uzağa gitmeden etrafımıza şöyle bir bakmamız yeterli olacaktır.
Plastikler, hızlı bir şekilde cam, kâğıt, alüminyum gibi malzemelerin yerini aldıkları ve kullanım alanları arttığı için tartışmaların da odağı haline geliyorlar. Bu durum, plastiklerle ilgili pek çok gerçek olmayan bilginin üretilmesine de neden oluyor. Bunların başında da plastiklerin çevreye verdiği zarar geliyor. Tamamen bilimsellikten uzak, herhangi bir araştırmaya dayanmayan bilgiler, insanların plastiğe kuşkuyla bakmasına neden oluyor. Oysa yapılmış bilimsel çalışmaların sonuçları plastiğin en çevreci ürün olduğunu ortaya koyuyor.
Plastiklerin gelişi güzel çevreye bırakılmasının suçlusu olarak plastikleri görmemeliyiz. Plastik poşetleri, şişeleri denize ya da doğaya atanlara dur demek yerine plastikleri günah keçisi ilan etmek doğru değildir. Bu konuda bireylerin sorumluluk almaları gerekiyor. Bu nedenle de çevre bilincinin artırılması ve geri dönüşümün öneminin anlatılması son derece önemlidir. Ülkemizde bu alandaki en önemli sıkıntı yeterli bilincin oluşmaması nedeniyle atıkların kaynağında ayrı toplanamaması ve geri dönüşümün yaygınlaşamamasından ileri gelmektedir. Bunun için de yerel yönetimlere büyük görevler düşmektedir.
Son dönemlerde birçok haberde, plastik poşetler yerine kâğıt torbaların kullanılması yönünde öneriler görülüyor. Oysa kâğıt torbalar, plastiğe göre hem üretim hem de geri dönüşüm anlamında çok daha fazla enerji tüketiyorlar. Amerika Birleşik Devletlerinde faaliyet gösteren Progressive Bag Alliance (Progresif Torba Birliği), tek kullanımlık plastik torbaların, kâğıt torbalara göre çok daha çevreci, tek kullanımlık plastik torbaların üretim, işleme ve geri dönüşüm aşamalarında en az enerji tüketen ve çevresel etkisi en az malzeme olduğunu kanıtlamıştır.
Rapora göre plastik torbalara alternatif olarak gösterilen kâğıt torbaların üretimi için harcanan enerji tek kullanımlık plastik torbalar için harcanan enerjinin 4,5 katı; yine kâğıt torbaların taşınmasında harcanan enerji ise plastik torbaların taşınmasında kullanılan enerjinin 3 katı. Toplamda ise kâğıt torbalar için 73 kWh enerji harcanırken plastik torbalar için kullanılan enerji ise sadece 14 kWh. dir.
Yapılan araştırmada, dünyanın giderek en önemli gündem maddelerinden biri haline gelen katı atık konusunda da plastik torbaların daha az atık oluşturduğu ve bu bakımdan daha çevreci olduğu görülüyor. 1000 adet plastik torbanın 4,7 kg katı atık oluşturduğu buna karşılık aynı adetteki kâğıt torbaların ise bu rakamın yaklaşık 7 katı kadar yani 33,9 kg katı atığa neden olduğu ortaya çıkmıştır.
Tek kullanımlık plastik torbaların kâğıt torbalara tercih edilmesi halinde sera gazı emisyonunu azalacak ve küresel ısınma yavaşlayacaktır. Diğer taraftan, kâğıt torbaların üretimi için ağaçların kesilmesi ekosistemdeki dengeyi bozmakta ve çevreye zarar vermektedir. Yapılan araştırmalar, küresel ısınma nedeniyle dünyada su kaynaklarının değerinin çok daha arttığı şu dönemde tek kullanımlık plastik torbaları tercih etmenin çok daha önemli olduğunu göstermektedir. Çünkü plastik torbalar çok daha az su tüketilerek üretilmektedir. 1000 adet kâğıt torba için 3 bin 785 litre, aynı adetteki polietilen plastik torbalar içinse sadece 30 litre su harcanmaktadır.
Plastiklere alternatif olarak sunulan bez torbaların üretimi için de pamuk veya benzeri bir ürün kullanılması gerekiyor. Tarım alanlarının daraldığı, su kaynaklarının azaldığı günümüzde, plastik gibi kolay üretilen, üretirken daha az enerji kullanılan, geri dönüştürülebilen çevreci bir ürünü kullanmak yerine, pamuk vb. tüketmek doğru bir seçim olmayacaktır. Plastiğin sunduğu avantajlar nedeniyle yerine başka bir malzemeyi koymak çok güçtür. Örneğin, yağmur yağdığında satın aldığınız ürünlerin kâğıt ve bez torbayla ıslanmadan eve götürülmesi mümkün değildir.
Plastiklerle ilgili ortaya atılan spekülasyonlardan bir diğeri ise plastik ürünlerin doğadaki ömürleriyle ilgili. Plastiklerin doğada çözünme oranlarına ilişkin ortaya atılan rakamlar 100 yıldan 1.000 yıla kadar artırılabiliyor ki bunların hiçbir bilimsel dayanağı bulunmuyor. Plastiklerin doğada uzun süre bozulmadan kalması mümkün değildir çünkü plastikler organik maddelerdir. Bir süre sonra çevresel şartlar ve oksijenin etkisi ile yıpranırlar ve yapıtaşlarına ayrılmaya başlarlar. Örneğin bir market poşeti, doğada sadece 8 ile 10 yılda tamamen yok olur. Hatta yeni teknolojiler sayesinde bu süre artık 1 yıla bile inmiştir.
Plastikler tamamen geri dönüştürülebilir ve değerli malzemelerdir. Geri dönüştürülen plastikler, yeni ürünlerin üretiminde kullanılabilir. Oysa bazı haberlerde, plastik poşetlerin geri dönüştürülemediği ve yenisini üretmenin çok daha ucuz olması nedeniyle eskisinin kullanılmadığı gibi gerçekle hiç ilgisi olmayan söylemler yer almaktadır. Oysa bir ton torba üretim maliyeti en az 2.720 dolarken geri dönüşüm malzemeden imal edilen torba fiyatı ise ton başına 1.220 dolar civarındadır. Bu rakamlar da gösteriyor ki geri dönüştürülmüş ürün kullanmak çok daha avantajlıdır.
Son yıllarda siyah poşetlerin tehlikeli olduğu, atık poşetlerden yapıldığı ve kanserojen maddeler içerdiğine dair, tamamen bilimsellikten uzak iddialar da gündeme taşınmıştır. Poşetlerin zararlarının renkleri ya da kokularından anlaşılması mümkün değildir. Ayrıca Türk Gıda Kodeksine göre geri dönüşüm malzemeler, gıda ile temas eden ambalajlarda kullanılamazlar. Tarım ve Köyişleri Bakanlığının belirlediği kurallar çerçevesinde, usulüne uygun olarak üretilen plastik poşetlerin insan sağlığına zararlı olduğu söylenemez.
Plastikler üretim ve geri dönüşüm aşamalarında en az enerji tüketen, bu yönleri ile en çevreci ürünlerdir. Pek çok açıdan büyük avantaj sağlayan plastikler, hafif malzemeler oldukları için nakliyede harcanan enerjiden de önemli oranda tasarruf edilmesini sağlamaktadır. Nitekim, Almanyada Ambalaj Piyasası Araştırma Kurumu tarafından yapılan bir çalışmaya göre bugün plastikten üretilen ambalajlar eğer ahşap, cam, kâğıt, karton veya alüminyumdan üretilseydi, ambalajların ağırlığı ve buna bağlı olarak nakliye giderleri 4 katına çıkacaktı. Bu ambalajları üretmek için iki katı enerji harcanacak ve çöpün hacmi de 2,5 kat artacaktı.
Kanada Plastik Derneğine göre dünyadaki tüm plastik torbaların atıkları, toplam atıkların sadece yüzde 1ini oluşturmaktadır. Kaynak tasarrufu sağlayarak çevrenin korunmasına yardımcı olan plastiklerin üretilmesi için dünya toplam ham petrolünün sadece yüzde 4ü tüketiliyor. Ancak, örneğin otomobillerdeki her 100 kg plastik parça Avrupada benzin tüketimini yılda 12 milyon ton, CO2 emisyonlarını da yılda 30 milyon ton azaltmaktadır.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte plastik ürünlere pek çok kullanım alanı yaratıldığı gibi plastiklerin üretimine ilişkin de pek çok yenilikler gündeme gelmektedir. ABD Missouri Üniversitesinde yapılan bir çalışma, kirlilik yaratmayan, yenilenebilir plastiklerin, petrol bazlı bazı plastiklerin yerini alabileceğini ortaya koymuştur. Missouri Üniversitesi Disiplinlerarası Bitki Grubu (MU Interdisciplinary Plant Group) market poşetleri, soda şişeleri, tek kullanımlık jiletler ve çatal bıçak takımları gibi pek çok ürünü üretmek için kullanılabilen esnek ve şekil alabilen organik bir polimer üretmiştir. Üstelik bu plastik, çevreye atılsa bile doğal yollarla su ve karbondioksite ayrışabilmektedir. Plastik yetiştirmek için bitkilerin kullanılması, çevre açısından da olumlu sonuçlar doğuracak. Yeşil plastikler, karbon ayak izlerini azaltabilecek. Gelecekte plastiklerin tarlada bitki olarak yetişebilmesi, petrole olan bağımlılığı da azaltacak ve çiftçiler için yepyeni bir ihraç ürünü olabilecektir.
Plastiklerden vazgeçilmesi halinde daha çevreci olunmayacağının anlaşılması gerekiyor. İnsanlarımızı plastik kullanmamaya değil, kullandıkları plastikleri geri dönüşüme kazandırmaya teşvik etmeliyiz. Modern dünya, plastiklerle ilgili olarak, 3R olarak kısaltılan Reduce, Reuse ve Recycle yaklaşımını tartışıyor, benimsiyor. Plastikleri, verimli bir şekilde kullanıp, geri dönüştürmeliyiz. Örneğin, kâğıt en fazla 5 kere geri dönüştürülebilirken plastikler sonsuz kere geri dönüştürebilmektedir.
Bir plastiği geri kazanım için eritirken 120 ile 200 derece arasında ısıtılırken, alüminyum için bu oran 650 derece, cam için ise tam 1400 derecedir. Görüldüğü gibi plastikler hem geri dönüştürülebilir hem de geri dönüşümü için en az düzeyde enerjiye ihtiyaç duyan bir malzemedir. Plastik kullanımı gelişmişliğin bir göstergesi olarak kabul ediliyor ve özellikle gelişmiş ülkelerde plastik kullanımı artıyor. Modern insanın her alanda olduğu gibi sahip olduğu kaynakları verimli kullanması gereklidir. Bu durum plastikler için de geçerli.
Plastikle ilgili bilimsel gerçeklikten uzak açıklamalar ve bilgiler, hem bu açıklamaları yapan bilim adamlarının saygınlığına hem de 200 binden fazla insana iş sağlayan, ülke ekonomisine yılda 7 milyar dolarlık ihracat, 15 milyar dolarlık ta üretim katkısı olan plastik sektörüne haksız yere zarar veriyor.