Avrupada, Türkiye denildiği zaman insanların aklına döner, Gastarbeiter – misafir işçi, eski kültür, geri kalmışlık gibi tanımlamalar gelirdi. Şimdi ise Türkiye ekonomik büyümede dünya şampiyonu, bazı sektörlerde ise uluslar arası alanda gizli şampiyon olarak yerini alıyor.
BRIC denildiği zaman da Türkiyenin bu ülkeler arasında yerini alacağı düşünülmezdi. Şimdi ise TRICden bahsedilerek, Türkiye; Rusya, Hindistan ve Çinin önüne yerleştiriliyor.
Türkiye; özellikle otomotiv sektöründe yeni kurulan Ar-Ge merkezleriyle ve bilişim sektöründe artan araştırma ve geliştirme faaliyetleriyle şampiyon olma yolunda da hızla ilerliyor. Bilişim sektörü ülkemizde son yıllarda ortalama %14 büyüyerek gelişti. 2014 yılına kadar Türkiye Avrupadaki bilişim sektöründe en hızlı büyüyen ikinci ülke konumunda olabilir; eğer coğrafik, ekonomik ve sosyal konumundaki avantajları iyi değerlendirebilirse. Türkiyede şu an Foxconn, Huawei, Microsoft, Toshiba, Siemens, Wipro ve Ericsson aktif faaliyetteler. HPnin ülkemizde bu yıl Şubat ayında başlattığı üretimi ile yılda 2,4 milyon bilgisayar üretimi hedefleniyor.
Uzmanlar, bugünün G7 ülkelerinin (Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya, Japonya, Kanada ve ABD) zaman içerisinde bayrağı E7 ülkelerine (Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Rusya ve Türkiye) teslim edeceklerini söylüyorlar.
Araştırmalara göre, 2050 yılına kadar E7-ülkelerinin GSMHleri G7-ülkelerinkinin %25 üzerine çıkacak. E7 ülkeleri içinde bulunan Türkiye, 2011-2017 arası OECD ülkeleri içinde en büyük ekonomik büyümeye sahip olan ülke konumunda yer alacak.
2011in ilk çeyreğindeki %11lik ekonomik büyüme ile Türkiye dünyanın en büyük 17. ekonomisi olarak yerini aldı. Bugün Türkiye AB üyesi olmuş olsaydı, Avrupanın altıncı ekonomik büyük gücü olurdu. Goldman Sachsın güncel araştırmasına göre Türkiye 2050 yılına kadar dünyanın dokuzuncu büyük ekonomisi, Avrupanın ise üçüncü büyük ekonomisi olacak.
Bazıları Sıcak Sever
Son ekonomik büyüme ile dünyada en hızlı büyüyen ekonomi olduk. Ancak bu büyümeyi ithalata ve iç tüketime dayalı olarak gerçekleştirdik. Bu şekilde bir ekonomik büyümenin dış ticaret açığını daha da artırması, bunun sonucunda ise cari açığın artması kaçınılmaz olacaktır. Bu yılın ilk beş ayında dış ticaret açığımız %90.3 artmış durumda. Son ekonomik başarımız ile piyasayı daha da ısındıracak bir ortam yarattık.
The Economist dergisi son analizinde Yükselen Piyasaların Aşırı Isınma Endeksine dayanarak yedi yükselen ekonomiyi aşırı ısınan ülke olarak değerlendirdi. Bu analize göre Türkiye; Arjantin, Brezilya, Hong Kong, Hindistan, Endonezya ve Vietnam ile birlikte ekonomisi çok ısınmış durumda. The Economist; enflasyon, ekonomik büyüme, işgücü piyasaları, kredideki artış, reel faiz oranları ve dış dengeden oluşan altı göstergeyi dikkate alarak hazırladığı endekse göre ülkeleri değerlendirdi. Bazıları Sıcak Sever başlığı ile yayımladığı bu araştırmasına göre ülkemiz çok ısınmış durumda.
E7 ülkeleri arasında Türkiye ile birlikte yer alan Çindeki hızlı gelişmeler de endişeyle karşılanıyor. Uzmanlar Çindeki bu hızlı gidişatın aşırı ekonomik ısınmaya neden olması yönünde uyarıyorlar. Bu ısınmanın sadece Çinin ekonomik ve sosyal yapısını değil aynı anda küresel ekonomiyi de olumsuz yönde etkileyeceği endişesini taşıyorlar. Ülkemize yönelik ekonomik ısınma uyarılarını dikkate almak zorundayız. Küresel ısınma uyarılarını da...