SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   9 Åžubat 2012, PerÅŸembe

Ocak 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 69

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Uğur Özgöker
Kadir Has Üniversitesi, uozgoker@khas.edu.tr


Küresel iktisadi kriz döneminde Türkiyede iç ve dış politik konular iktisadi konuların önüne geçti


Bütün Dünya küresel, finansal ve ekonomik sorunlar ve bunun ortaya çıkardığı işsizlik, durgunluk, üretim ve ihracatta düşüşler, fabrikalar ve işyerlerinin birbirinin ardına kapılarına kilit asıp kapanmaları gibi konular ile meşgulken, yaz sonuna yaklaşırken Türkiyede hükümet çok riskli ve o derece tehlikeli bir hamleyle kürt açılımı politikasını başlattı. ABD; Iraktaki 6 senelik başarısız ve uluslararası hukuka aykırı işgalini sona erdirmeden Washigton da derin mahfillerde dizayn ettiği ve kapalı kapılar ardında Türk Hükümetine empoze ettiği bu politika uzunca bir süre bütün ekonomik sorunların bir tarafa bırakılarak ülkemizin bütün dikkat ve enerjisinin İç ve Dış Politika üzerinde yoğunlaşmasına neden olacaktır.

Türkiyenin kendi sorunu olduÄŸu için iç,  ABD de planlanıp AB tarafından uygulanmaya konulduÄŸu için de dış politika konusu olan kürt açılımı Cumhuriyet tarihinde -%13,5 gibi rekor düzeyde gerileyen ekonomi ve bunun sonucu olarak artan iÅŸsizlik konusunun kamuoyunda ikinci plana atılmasına ve alınması gerekli acil iktisadi önlemler ile uygulanması gerekli ekonomik politikaların geciktirilmesine neden olacaktır. Küresel iktisadi kriz bütün dünyada o kadar radikal sonuçlara yol açmıştır ki; 2 atom ası yiyerek savaşı kaybeden Japonyayı 2. Dünya Savaşı sonrası ABDden sonra dünyanın 2. Büyük ekonomik gücü yapan ve birkaç aylık kısa bir ara hariç kesintisiz olarak 54 senedir iktidarda olan Japon Liberal Demokrat Parti ( LDP ), geçen ay yapılan seçimlerde ezici bir yenilgi almış ve 54 senelik iktidarını Japon Parlamentosundaki koltukların % 75ini kazanan Demokrat Partiye devir etmek zorunda kalmıştır.
 
Böyle uluslararası bir konjonktürde hiç zamanı değilken ve gereği yokken ABD ve ABnin baskılarıyla kürt açılımı projesini gündeme getiren Hükümet, hem ihmal edilip 2. plana atılacağı için ülke ekonomisine büyük zarar verecektir, hem de iç ve dış politika bakımından ülkenin Sevr haritasında ortaya konduğu gibi bölünüp parçalanmasına neden olabilecek bir sürecin startını vermiş olacaktır.

Türk Dış Politikasının bütün kırmızı çizgilerinin aşıldığı, ülkemizin gözbebeği ve temel direği olan Türk Silahlı Kuvvetleri, Yüksek Yargı Organları, Üniversiteler ve medya gibi kurumların büyük bir psikolojik harbe maruz bıraktırılarak güçsüzleştirildiği, Cumhuriyetin temel ilkesi olan laikliğin zaafa uğratıldığı ve Küresel İktisadi Krizin ülkemizin ekonomisini çok olumsuz etkilediği bir dönemde, ABD tasarımlı AB tatbikatlı bu kürt açılımı politikası sanki son yumruğu indirerek Türkiyeyi mindere yapıştıracak ve Lozanın getirdiği yetersiz kazanımların da elden çıkartılarak Sevr Anlaşmasının hortlatılmasına yol açacak bir ortam yaratabilecektir.
 
En üst makamlar tarafından Kuzey Irak Bölgesel yönetiminin Kürdistan diye adlandırıldığı, Dünyanın en çok izlenen haber kanalı CNNde Türkiyenin Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinin Kürdistan olarak gösterildiği haritalar yayınlandığı, sözde Ermeni soykırımı yalanının en yetkili makamlarca kabul edilmeye hazırlanıldığı, bize hiçbir getirisi olmamasına karşın çok büyük siyasi bedelleri olan Ermenistan sınır kapısının açılmasına alt yapı oluşturulduğu, Anayasaya açıkça aykırı olmasına rağmen halen kapalı olan Heybeliada ruhban okulu nun ilahiyat fakültesi olarak tekrar yüksek öğretim düzeyinde açılmasının ve Fener Rum Patrikanesi nin Ekümenik yani evrensel olmasının dolayısıyla Türkiye içinde Vatikan benzeri bağımsız bir Bizans devletinin kurulmasının tohumlarının atıldığı, azınlık vakıflarına Türk hazinesini telafisi güç büyük zararlara uğratacak şekilde on milyarlarca dolar değerinde gayrimenkulün ve menkulün devredilmesine çalışıldığı, Egenin bir Yunan gölü haline gelerek İstanbuldan Antalyaya gidecek bir Türk gemisinin bile Yunan makamlarından izin alma zorunluluğuna yol açacak, Egenin altındaki bütün petrol kaynaklarının Yunanlıların eline geçmesine neden olacak Egede ki haksız Yunan tezlerinin Türkiyeye AB tarafından kabul ettirilmeye uğraşıldığı ve Kıbrıstan Türk askerinin çıkartılarak adanın tamamının Yunanistanın tam üye olduğu Türkiyenin ise önümüzdeki 15 sene girmesinin imkansız olduğu ABye alınarak dolaylı Enosis in tesis edileceği bir ortamda kürt açılımı hepsinin üzerine tuz-biber ekecektir.

Son yapılan ve gizli tutulmaya çalışılmasına rağmen medyaya geniş şekilde yansıyan kamuoyu yoklamaları Hükümetin kürt açılımı politikasına Türk kamuoyundan büyük tepki geldiğini göstermektedir. ABDnin en önemli düşünce kuruluşlarından ( think-thank ) biri olan ve ABD Dış Politikasının temel belirleyicilerinden Brookings Institute ün ilkbaharda çok isabetli bir şekilde tahmin ettiği gibi Türkiyede Türk ve Kürt Milliyetçi partiler yükselişe geçmişlerdir. Kürt açılımı politikası birkaç ay önce Türk kamuoyu belki de Türk Hükümeti tarafından bile bilinmiyorken, kaleme alındığı ve uygulama planlarının oluşturulduğu ABDde bu politikanın muhtemel sonuçları bile tespit edilip açıklanmıştı. Nitekim kürt açılımı politikasının çerçevesi ve kapsamı hükümet tarafından kamuoyuna ifade edilmeden ve TBMMde gizli oturumda açıklanmasına karar verilmişken, sadece politikanın adının telaffuz edilip, muhteviyatı bile açıklanmadan bu politikaya en sert muhalefet eden Türk Milliyetçisi MHP % 16 civarındaki oy oranını % 20nin üzerine çıkartmıştır. Diğer taraftan da en temel insan hakkı olan yaşama hakkını hiçe sayan, bebek katili ve bölücü terör örgütü PKKnın Parlamentodaki uzantısı olan ve kürt açılımı politikası nın en hararetli destekçisi kürt milliyetçisi DTP de oy oranını %1,5 artırarak siyasi partilerin hazine yardımına hak kazanmaları için gerekli oy oranı olan % 7ye çok yaklaşmıştır. Buna karşılık ABD ve AB mahreçli Politikanın taşeronu iktidar partisi AKP nin oy oranı ise % 35in altına düşmüştür.

Umuyoruz ki, küresel finansal krizin başladığı 2008 Ağustos ayına kadar ekonomide çok başarılı bir performans gösteren Hükümetimiz, kendi yaptırdığı anketten ders çıkartarak; dış kaynaklı ve ülkemizi bölünmeye götürecek kürt açılımı gibi politikalardan derhal vazgeçer, bütün dikkatini ve enerjisini ekonomiye yoğunlaştırıp, bir an önce üretimi artırır, negatif büyüme oranını pozitife çevirir, yabancı sermaye girişi-yatırımlar ve ihracatın artması ve işsizliğin azaltılması için gerekli iktisadi politikaları ivedi yürürlüğe koyar.

 

  İlgili Haberler

 

Yeşilköy Rotary Kulübü TÖSHİD ve İSGİD Başkanı Murat ERSOYa MESLEK HİZMETİ Ödülü Verdi
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
MarkalaÅŸma, kalite ve kriz
Kadir Has Üniversitesi ve Avrupa Koleji işbirliğiyle: AB Uyum Semineri

  İlgili Yazılar

 

Doğu Akdenizdeki Hidrokarbon Yataklarının AB, Kıbrıs ve Türkiye Açısından Ekonomik ve Stratejik Önemi
KKTCde Ekonomik Yapıdaki Bozukluklar Artarak Sürerken Kıbrıs Rum Yönetimi AB Dönem Başkanlığını Devralmaya Hazırlanıyor
Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi -III-
Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi
Büyük Ortadoğu Projesinin Son Eksik Taşı da Tamamlanıyor
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi