Liderlik süreci bir farklılıklar manzumesidir. Yani sıradan insanların sergilediklerinin dışında farklılıklar, yoğunluk ve derinlikler, öngörüler söz konusudur liderler için. Liderlik, öylesine bir derinliği içerir ki işi, eğitimi, konumu ne olursa olsun bireylerin bundan etkilenmeleri söz konusudur. Bir anlamda liderlik etme süreci, bu temel farklılıkların bir sergilenişi gibidir. Söz konusu olan lider olduğuna göre biz yoğunlaşmış bir farklı özellikler kümesi bekliyoruz. Çünkü daha önce de ifade edildiği üzere zaten bütün insanlar birbirlerinden farklıdırlar. Sade insan olarak liderler de farklıdır. Ama bu fark ikiye, üçe hatta dörde katlanabilir düzeydedir lider için.
Çünkü lideri sade insandan ayıran temel özellikler onun farklılığını daha da koyulaştırır.
Liderliği, sadece belirli bir üst, tepe konumda olan kişiler değil; işi, konumu ne olursa olsun bireylerin mevcut işlerinin lideri olmaları yönüyle de ele almamız gerektiğini yinelemek isteriz. Dolayısıyla liderin temel kişisel farklarının ve taşıdığı özelliklerin iş alanı ne olursa olsun tüm iş ve rol alanlarına yansıtılabileceği, yansıtılması gereği unutulmamalıdır.
Lideri ve temel farklılıklarını bilmemiz ve öğrenmemiz neden önemlidir? Bu sorunun yanıtı, bizi lider kişiliğine daha da yaklaştıracaktır.
Bilindiği gibi insan hayatı iniş çıkışlarla doludur. Yerleşmiş toplumsal hayat içinde belirli bir eğitim sürecinden geçen insanlar, genç ve yetişkin bireyler olarak çeşitli işlerde çalışır, aile kurar ve hayatlarını sürdürürler. Gerek ailede gerekse eğitim kurumlarında insanlığın sahip olduğu bilgi birikimi biraz da aşırı akademik boyutları ile aktarılır. Çoğu zaman gerçek hayattaki izdüşümleri yoktur bu bilgilerin. Yoğun eğitim sürecinden geçen genç beyinler hayatı ve gerçekleri aynı yoğunlukta öğrenemezler çoğu zaman. Öyle ki zihinsel faaliyet olarak oldukça gelişmiş, teori olarak önemli çalışmalara imza atan ama yoğunlaşılan teorik konuların günlük hayattaki yansımalarından habersiz olan bilim adamları, aşırı mesleki bilgilerle donanmış ancak mesleki pratik ve becerisi olmayan meslek erbapları az değildir.
Şu halde bir yerlerde kimi eksiklikler var. Bu eksikliklerin yegâne kaynağı, giderek hızlanan, renklenen insan hayatının, aslında giderek özünden de uzaklaşmasıdır. Buradaki temel sıkıntı, yetişme sürecindeki insanımıza belki her şeyi öğretiyoruz. Dünyayı, uzayı, gezegenleri, kurbağanın sinir sistemini, yeryüzündeki akarsuları vb. Ama insanlara, insanlığı daha da önemlisi insan olmayı anlatamıyor, belki de öğretemiyoruz. Yani her şeyi öğreniyoruz da kendimizi öğrenemiyoruz, kendi gerçeklerimizle yüz yüze gelemiyoruz bir türlü. Kısacası eğitim süreçleri, bize kendimizi öğrenmemizi sağlayacak bir pratik vermekten uzak görünüyor. Böylece biz aslında bizi bilmenin yani kendimizi bilmenin dışında her şeyi bilen bir yolda hayatımıza hızla devam ediyoruz. Bu ise kendimizi yönetmede sorun olarak karşımıza çıkıyor. Gerçekten yeterince tanımadığımız kendimizi, yeterince bilemediğimiz, öğrenemediğimiz kendimizi yönetmek sanıldığı kadar kolay olmuyor.
Kendimizi yönetmek, her şeyden önce sahip olduğumuz temel özellikleri tanımayı, bilmeyi, kısacası kendimizle hem dem olmayı gerektirir. Ailelerin çocuk yetiştirme sürecinde özel bir hassasiyet göstermeleri ve çocuklarını doğal mecrasında kendileri gibi, insani değerler ve temel demokrasi anlayışının bilincinde olarak yetiştirmeleri gerekir ki bu duyarlılıkta olan aile sayısı sınırlıdır. Bu tür ailelerde yetişen şanslı çocuklar hariç tutulursa günümüzde insanların çoğunun kendisini bilmekten uzak olarak yetişmeleri ve maalesef çoğu zaman hayatları sona erdiğinde bile bunu öğrenme fırsatlarının bulunamaması tehlikesi söz konusudur. Şu halde kendisini yönetmek temel teorik bilgilerin yanında bir anlamda yaşama dair pratikleri, gerçekleri, uygulamaları da bilmeyi daha da önemlisi uygulayabilmeyi gerektiriyor. Bunun içindir ki lideri herhangi bir insandan ayıran temel özellikleri öğrenmeye yoğun biçimde ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç yani temel özelliklerimizi bilme ihtiyacı, sayılan nedenlerden dolayı elbette ki lider ve lider adayları için çok daha önemlidir.
Liderin temel özellikleri herhangi bir insanın temel gelişim alanlarına yeniden göz atmamızı gerektiriyor. Burada karşımıza çıkan en öncelikli gelişim alanı zihinsel özelliklerdir. Arkasından kişilik özellikleri, sosyal, duygusal ve ruhsal özellikler yer alır. Bu özellikler manzumesi detaylı biçimde sonraki başlıklarda ele alınmıştır.
Temel kişilik kuramlarında da görüldüğü gibi bireyler, psikolojik yapıları bakımından farklı biçimlerde, farklı yaklaşımlarla ele alınmışlardır. Her kuramın kendi içinde önemli bir ilerlemeyi sağladığı, bazılarının salt içgüdüsel farklara odaklandığı, bazılarının salt çevrenin kişilik özelliklerinin etkisine yoğunlaştığı kimi kuramların ise ikisinin birden etkisine yöneldikleri görülmektedir.
insanın kişilik özelliklerinin belirginleşip tanımlanmasında sözü edilen tüm kuramların vazgeçilmez etkisi ve katkısı olduğu bir gerçektir. Ancak bu kuram ve yaklaşımların tek başına insan kişiliğini analiz etmede yetersiz oluşları da bir gerçektir. Lider kişilik özelliğinin tanımlanmasında hümanist yaklaşım, bilişsel yaklaşım ve davranışçı yaklaşımın daha derin etkileri olduğunu söylemek mümkündür.
Sonuç olarak, liderin temel farkları itibari ile ortalama insanlardan hafıza, muhakeme, kelime ve kavram bilgisi, mekân algısı, sosyal analizler gibi alt yetenek ve becerilerden oluşan soyut zihinsel potansiyeli bakımından farklı olduğunu kolaylıkla söyleyebiliriz. Nitekim insanların çoğu doğuştan gelen bazı gelişmiş donanımlara sahiptir. Alexis Carrelin aktarımı(1) ile aynı durumun tersi de geçerlidir. Yani bazı insanlar da yaratılıştan bazı eksiklikleri taşırlar.
Lider; insan ilişkileri, iletişim ve ikna kabiliyeti, işe sarılma, iş bitirme, meslek edinme uğraşı gibi temel kişilik özellikleri bakımından da farklıdır. Yine lider, toplumsal olaylara duyarlılık, insanları yönetme, insan grupları içinde etkinlik gösterme, insanları yönlendirme, etkileme gibi sosyal ve duygusal özellikleri bakımından da kimi farklılıklara sahiptir. Nihayet lider, öngörü ve geleceği tahmin, olayları içselleştirme, kendi insani değerleri ile yüz yüze gelme, evrensel insani değerlere duyarlılık gibi ruhsal gelişim boyutunda da farklılığını yansıtır. Tüm bu farklılıklar her insanda farklı bir bileşim olarak zaten mevcuttur. Fakat bu bileşimler lider adayı ve liderler için daha yoğun, daha koyu ve daha keskindir. işte lider, sözü edilen alanlardaki farklılıklarını bildiği, bunlarla yüz yüze gelebildiği ölçüde kendini tanıma ve kendini keşfetme şansına sahip olur. Ancak kendini yönetebilen bir kişilik, diğerlerini yönetme ve liderlik etme konusunda başarılı olabilir.
(1) Alexis Carrel. (Ed. Özcan Ünlü) Başarının Sırrı. Hayat Yayınları. istanbul, 2005. s. 99.