Merhaba,
Geçen sayı yılın son yazısı olunca, bu yazı da yılın ilk yazısı oluyor. Biz yazı yazanlara çok büyük rahatlık var, özellikle yılda sadece on iki tane yazanlar için ilk paragraf zaten o ayın önemli bir olayından bahsedilerek başlayabiliyor. Yılın son yazısı, yılın ilk yazısı, Şeker Bayramı, Kurban Bayramı, yaza giriyoruz, yazdan çıkıyoruz derken yıllar geçip gidiyor.
Yıllar geçerken de bizden birçok şey alıyor, moralimizi, sevinçlerimizi bazen, sevdiklerimizi derken yaşlanıyoruz. Galiba bu aralar bende de yaşlanma psikolojisi başladı. Yıllar doğal olarak bizi de yoruyor… Bu giriş pek yeni yılın ilk yazısına benzemedi ama ne yapalım bu seferde böyle başladık.
Bu sayıdaki konu başlığı aslında bu aralar çok talep gören bir eğitimin tanıtımı, belki biraz reklam yapıyor diyebilirsiniz ama bu eğitimin satışçılar için son zamanlarda çok önemli olduğunu hatırlatmak ve bu konuya önem vermenizi sağlamak istedim. Reklam tabii ki yapıyorum, çünkü ben de bir satışçıyım. Fikirlerimi satıyorum.
Eğitimin konusu özellikle bugünlerde yani kriz kelimesinin sektörlerde hala bir nebze etkisinin olduğu dönemlerde, satışçıların korkulu rüyası olan tahsilâtlarla ilgili, nasıl daha iyi tahsilât yapabiliriz? sorusunun cevabını aradığım bir eğitim.
İsteğe bağlı, bazı modül eklemeleri ile iki gün ya da normal hali ile bir günlük bir sunum. Tahsilatı; matematiğe, para, valör, çek, senet, vade, ıskonto gibi konulara pek girmeden anlattığımız bir eğitim. Biraz da kişisel beceri ya da satış becerileri eğitimlerine benziyor. Bu kez ürünü değil, tahsilâtı, en uygun vadeyi satmaya çalışıyoruz.
İster farklı sektörlerden, isterse sadece tek sektörün çalışanlarına sunulabiliyor. Farklı sesler de keyif verirken, aynı şirketin çalışanlarının ortak dertleri ile bir nevi telkin seansı oluşabiliyor.
Peki, bu çalışma katılanlara ne sağlıyor?
1. Doğru tahsilât için doğru müşteriyi nasıl bulabileceklerini ve onu nasıl test edebileceklerini,
2. Kendilerinin kişi olarak nasıl biri olduğunu ve tahsilâta bu kişiliklerinin nasıl etkili olabileceğini,
3. Tahsilât için karşı tarafı nasıl ikna edebileceğini,
4. Tahsilât amaçlı dinleme ve soru sormayı ve bunların önemini,
5. Müşteri tiplerini ve onlara nasıl davranılacağını,
6. Tahsilâtın zora düştüğünü nasıl anlayacağımızı,
7. Tahsilât yaparken nasıl bir davranış içinde olmamız gerektiğini,
Bazı katılımcıların en büyük eleştirisi tahsilâtla ilgili rakamsal şeylerin konuşulmadığı üzerine, bu nedenle bu tip bir beklentisi olanların eğitime katılmamaları daha doğru oluyor.
Benim bu eğitimdeki amacım, satışçının karşısındaki kişiye tahsilâtı satabilmeleri üzerine kurulu, burada satışçıların, pek sevmedikleri tahsilât yükünü, satış becerisi ile müşteriyi ikna ederek kendi lehlerine çevirebilmeleri.
Tabi ki yeri gelince müşteriye tedariki kesmek, evrak alma konusunda sıkıştırmak, açık hesapları belirli bir limitte tutmak, tahsilât-sipariş dengesini iyi ayarlamak da eğitimin konularının arasında geçiyor.
Katılımcılar, bu eğitimde anlatılanların en az yüzde ellisini biliyor fakat uygulamıyor.
Bu eğitimi bir şekilde alın ya da almayın, bilin ki tahsilâtı da satmadıkça, satış gerçekleşmiş olmayacaktır. Sat sat dediğimiz günlerden, doğru yere sat, tahsilâtı doğru yap sözü yerini aldı. Bunu da unutmamak gerekir…
Bana her konuda yazabilirsiniz. Tek yapmanız e-mail atmanız. Bu arada bana eğitimlerim ve çalışmalarla ilgili bilgi isteyenler için www.hakanomergider.com sitesine bir göz atmalarını da hatırlatırım.
info@hakanomergider.com
Unutmayın, Satış Kumar Değildir !
Profesyonel Destek Gerekir
Kriz zamanlarında daha fazla…