2011 yılı ilk aylarında makina sanayinin durumunu belirleyen göstergeler genel olarak olumlu bir görünüm vermektedir. İmalat, satış ve ihracatta önemli ölçüde artışlar gözlenmektedir. Ancak, ithalat gerek imalat gerekse ihracattan daha hızlı bir şekilde artmaktadır.
Yılın ilk dört ayında imalat endeksi; Ocak ayındaki 122,4 değerinden (2005=100) Mart ayında 144,4 değerine yükselmiştir. Ancak Nisan ayında 137,9 değerine gerileme yaşanmıştır. Buna rağmen bu rakamlar, Aralık 2010 ve Mart 2011 aylarındakiler hariç 2009 yılı başından beri erişilen en yüksek değerlerdir.
Satış rakamları da benzer niteliktedir 2009 yılı sonunda 196,8e kadar yükselen endeks, artışını Mart ayına kadar sürdürmüş ve 230,2ye erişmiş, Nisanda ise 228,5 değerine gerilemiştir. Bu rakamlara bakarak bir yavaşlamanın başladığını söylemek için zamanın henüz erken olduğu düşünülmektedir.
Makina ihracatında (GTİP 84 tamamında) Mayıs ayında % 30,8 gibi önemli bir artış olmuş ve aylık ihracat 989.413.000 ABD $ değerine çıkmıştır. Yılın ilk 5 ayındaki ihracat artışı ise % 25,5 olmuştur. Detay bilgilere henüz ulaşılmamakla birlikte bu artışta AB ülkelerinden çok komşu ve yakın ülkelerde talebin hissedilir ölçüde artmasının, makina imalatçılarımızın kalite, marka ve güvenilirlikleri ile bu ülkelerde iyi bir konuma gelmiş olmalarının etkisi büyüktür.
Buraya kadar açıklanan rakamlar bir iyimserlik yaratmakta ise de, ithalat rakamları rahatsız edici bir görünüm vermektedir. 84 GTİP faslının tümünün ithalatı Mayıs ayında % 49 gibi ürkütücü bir artış göstermiştir. İlk 5 aylık ithalat ise % 44,2 artarak 10.970.475.000 ABD $a ulaşmıştır.
Daha sağlıklı yorumlar için detayların görülmesi, ithalatın hangi mal türlerinde önemli artış gösterdiği ve ülkeler bazındaki değişimin ne olduğunu incelemek gerekmektedir. Ancak bu durumda bu artışın nedenlerini sağlıklı bir şekilde yorumlamak mümkün olabilecektir. Kısa süre sonra bu nitelikte yorum yapmaya yarayacak bilgiler TÜİK tarafından hazırlanmış olabilecektir.
Cari açığın hızla büyümesinin bu yıl içinde kurlar üzerinde önemli baskı yapabileceği endişesi ile yatırımlarında ithal makina kullanacak kuruluşların siparişlerini öne çekmelerine neden olmuş olabilir. Ancak, böyle bir etki olsa da artış oranının büyüklüğü talebin öne çekilmesi ile izah edilebilecek bir oran değildir. Alıcıyı ithal makinaya yönlendiren en önemli etkilerden birisi dış ülke Exim Banklarının sağladığı kredi imkanlarının ve şartlarının yurt içi bankalardan sağlananlarla kıyaslanamayacak kadar iyi oluşudur. Kısa bir süre öncesinde Halk Bankın makina satışlarında sağladığı ödemesiz dönemi de olan uzun vadeli kredilerin olumlu etki yapması beklenmekte ise de, tek bir bankanın imkanları sorunu önemli ölçüde çözmek için yeterli olmayabilir.
Bu gelişmeler, günümüzde klasik ve düşük teknolojili makina imal eden bir kısım küçük ölçekli makina imalatçılarını daha fazla zorlayabilecektir. Son yıllarda Çinin yanında Hindistan gibi bazı yeni oyuncular, sadece düşük teknolojili makinaların imalat ve ihracatında etkinliklerini artırmamakta, orta teknoloji gurubundaki makinaları da imal etmeye çalışmaktadırlar. Dünya pazarlarında rekabet fiyattan çok yenilikçilik veya en azından rakiplerinden daha farklı özellikte makinalarla sağlanmaktadır. Yenilikçilik, yeni teknolojilerin uygulanması ve farklılık yaratılması ancak ciddi mühendislik çalışmaları ile sağlanabilmektedir. Ülkemizde halen önemli sayıda firmamız, tasarım yapma ve geliştirme işinde mühendis istihdam etmemektedir. Bu tip kuruluşların değişen piyasa koşullarında pazar paylarını artırmak bir yana korumaları dahi zorlaşmaktadır. Diğer yandan önemli sayıda firmamızın devamlı olarak makinalarını geliştirme, yeni modelleri devreye alma konusunda çok önemli çalışmalar yaptıkları da görülmektedir. Bu durum yerli imalatçılar arasında da rekabet koşullarını zorlaştırmaktadır. Bu etkilerle önümüzdeki yıllarda bazı makina türlerinin imalatçı sayısında bir azalma yaşanması kaçınılmaz gözükmektedir.