SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   7 Åžubat 2012,

Ocak 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 69

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Dr.İlhami Fındıkçı
Davranış Bilimleri Uzmanı, ifindikci@degerdanismanlik.com.tr


Zamanın Ruhu


Zamanın da ruhu vardır. Her yılın, ayın, haftanın, günün hatta yaşanan anların ayrı bir anlamı ve lezzeti kalır zihnimizde. Öyle ki sistematik döngü içinde yeniden yakaladığımız bu yaşam dilimlerinde bir öncesinden kalan zamanın ruhunu ararız.

Hayatı daha da kolaylaştırmak ve anlam katmak için bölüyor, parçalıyoruz. En çok kullandığımız zaman dilimi kuşkusuz aylardır. Günlük hayatımızda biten ve başlayan her ayın rutini, bu ayların ruhuna erişmemizi, ayı yaşamamızı önlüyor çoğu zaman. Oysaki her ayın insan ruhuna kattığı ayrı bir anlam ayrı bir ruh vardır. Kısacası her ay insan hayatının farklı dönemlerindeki gelgitler misali ayrı bir duyguyu, ayrı bir duruşu temsil eder.

Mesela derin kış uykusunu geride bırakmak ister Mart ayı. Her ne kadar bazen kazma kürek yaktırsa da bir uyanıştır iç âlemden dış âleme. Hamile annedeki gibi dünya adeta bir doğum sonrası yaşar. Yerler ve gökler girdikleri karamsar uykudan uyanma aşkına dönüşür adeta ve mevsim ölü kış duruşundan bahara döner yavaş yavaş. Birkaç ay önce kuruyarak dalından kopan ve toprakla buluşan sonra da çürüyen yapraklar adeta yeniden fışkırır toprağın bağrından hem de yeni bir aşk ve yeni bir heyecanla. Tohumlar yeryüzünün insanlığa sunacağı envai çeşit ürünler için toprakla buluşur ve bir gelişme, büyüme, bir boy gösterme sevdası başlar, görünmez âlemde.

Nisan, baharı getirir iyiden iyiye ve yeryüzü yeni bir âleme uyanır sanki. Öyle bir uyanış ki bu, sanki ilk kez yeşerircesine bir gelinlik kız gibi süslenir dünya. Yerin altındakiler, gün yüzüne çıkarlar ve kavuşurlar hasret kaldıkları ışığa. Nisan rahmettir aslında göklerden yerlere boşalan. Tohumların filize dönüşmesi, koyu kışa inat ayakta kalan ağacın çiçeklerle süslenmesidir.

Mayısta gün ve yerküre gibi gök kubbe de aydınlanır daha bir renklenir sanki. Hanımeli egemenliğindeki yeryüzünde canlılar uzun süre aradan sonra ısınmaya başlar. Ekinler çiçeklere, meyveye dönüşür ve hepsi de kendisini sunar insanlığa.

Haziranda doruklara ulaşır yeşilin her türlü kokusu ve birbirine karışır dünya, yeşil mavi bir top olur uzaktan. Ihlamurlar öne çıkar Haziran da. Bu güzelliklerin içinde canlılar da uyanırlar adeta yeniden. Bırakırlar kendilerini tabiatın engin renklerine.

Temmuzda teniniz kavrulmaya başlar yavaş yavaş. Serinliğe hasret bedenler arayışa girer. Kavunların, karpuzların süslediği etrafta her yer aydınlıktır. Işığın girmediği yer kalmaz adeta. Kış aylarının kavurucu soğuklarını dengeler sanki sıcaklar ve tabiatla daha çok birlikte olmak ister insanlar.

Ağustosta bedenler alışmıştır ve hatta sevmiştir sıcağı, biraz da gevşemiştir. Yeni bir zorlu dönemin enerjisi depolanır adeta. Muhtemelen Martta atılan ve Nisanda yaşanan aşk tohumları bu ayda evliliğe dönüşür çoğu zaman.

Eylül sanki bir uyanma dönemidir girilen uykudan. Ayva kokuları etrafı sarmışken kalemler, defterler, çantalar hazırlanır ve Eylül okulla özdeşleşir adeta. Sanki bir ayrılık rüzgarı getirir Eylül. Yuvadan ilk ayrılışlara, ilk ağlayışlara belki de ilk kırıklıklara sahne olur bu ay.

Ekimde yeniden uyur sanki insan. Birkaç ay önceki kavrulmasına inat, sıcağı aramaya başlar yeniden. Deniz kokusu ve çeşit çeşit balıklar daha bir fark edilir. Yeşil örtü renk değiştirmeye başlar iyiden iyiye ve yapraklar beklide bir gün yeniden uyanmak üzere ayrılmaya başlar dallarından. Hem de yeniden uyanmak için toprağa karışmayı ve çürümeyi göze alarak.

Kasımda tabiatın dönüşümü başlamıştır. Son baharın da sonu gelmiştir artık. Kara kış geliyorum demeye başlamıştır. Dallarını terk ederek sararan yapraklar savrulmaya başlarken, çürümüş yaprak kokusu dünyevi dönüşümü, yeniden doğmak için ölümü hatırlatır adeta. Bedendeki arızalar daha bir nükseder bu ayda.

Aralık soğuktur, gevşeyen hücreler adeta bir bir içeriye çekilir, beden korumaya alır kendini. Dış mekânlardaki gösterişler kapalı mekânlara geçer usulca. Sert rüzgârlar, dalgalar yerkürenin zorluklarını yaşatır yeniden. Çevredeki karanlığa paralel iç âlemler de derin düşüncelere dalar, sorgular kendini. Soğuk kış gecelerinde ayrı bir derinliği yakalamak ister insanlar. Yılın son ayı yıllık koşuşturmaların finali, yeni yılın hazırlığını da içerir bir yandan.

Ocaktan önce de beyaz örtü ile buluşmuş olabilirsiniz. Ama Ocaktaki örtü bir başkadır. Dönüşüm yorgunu yeryüzündeki kirleri, çürümüşlükleri saran ilahi bir örtü ve aynı zamanda yoğun bir temizlik faaliyetidir yeryüzünün. Yılın ilk ayı bir yeni başlangıçtır, bedenler bir yıl daha yaşlanmanın yorgunluğu ile uyanır bu ay.

Şubatta hâkim olan soğuğa inat iç âlemlerinde daha bir derinleşir insanlar. İç çatışmaların sorgulandığı, insanın daha çok kendisiyle olduğu bir uyku, bir uyanma öncesi dönemidir bu adeta. Ve çabuk geçmesi istenen bu ay isteğe kulak verircesine diğerlerine göre daha kısa tutar kendisini.

Sonra yeniden Mart, Nisan, Mayıs… Ve hayat döngüsü devam eder. Bu döngünün sarsılmaz aktörleri olarak biz insanların yaşadığımız ayların ve zamanın ruhuna uygun bir arayış içinde olmamız kaçınılmaz. Bu kısa zaman dilimleri ve onların bize yüklediği duygular ile kendimize daha bir yaklaşmamız gerekir. Zamanın ruhuna uygun olarak kendimizi çözmemiz, varlıklar âlemindeki rolümüze zamanın bize yaşattığı dönüşüm penceresinden bakabilmemiz önemlidir.

 

  İlgili Haberler

 

Küresel Krizde Büyüyen Otomotiv Sektörümüz
2011 Sac Piyasaları -III-
İhracatta Yeni Pazarlara Ulaşmak için-Turkish Automotive Suppliers Magazine
Otomotiv İmalatçılarına Yeni İhracat Kapıları Açıldı
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor

  İlgili Yazılar

 

Bu Gücü Kullanın
Sanayinin Hayalleri
İkibinoniki-ye Bir Kala
Risk Çemberi
Çok Az Kaldı
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi