SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, PerÅŸembe

Subat 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 70

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Dr.İlhami Fındıkçı
Davranış Bilimleri Uzmanı, ifindikci@degerdanismanlik.com.tr


Ben Çıkmazı


Gündelik hayatımızdaki insan ilişkilerine dikkatli gözle bakıldığında birçok insanın kendi beni üzerine (ego) yoğunlaştığı görülecektir. Kendi beni üzerine yoğunlaşmak, kişinin kendisi ile fazlaca ilgilenmesi, kendisine fazlaca değer vermesi, bununla yetinmeyip kendisini daha üstün, daha gelişmiş, daha girişken görmesi eğilimidir. Diğer bir ifade ile kendi beni üzerine yoğunlaşan birey, kendisini her ilişkinin, olayın, etkinliğin merkezi olarak görür. Ben-merkezci (ego centric) olarak davranır. İlgisi olmadığı halde kendisinden örnekler vermek, kendisini gündeme getirmek, ürünlerini yüceltmek, hatalarını kabul etmemek, mazeretler geliştirmek vb. davranışlar alışkanlık halini alır. Bireyselliğin ön plana çıktığı toplumsal hayata geçiş süreci, saklı olan bu tür eğilimleri açığa çıkarmaktır.

Ben takıntısı olan bir baba için ailede en önemli kişi kendisidir. Eşinin ve çocuklarının fikirleri ne kadar değişik ve iyi olursa olsun kendi fikirlerinden iyi olamaz. Zaten geliştirilen yeni fikirler kendi fikirlerinin değişik bir anlatımıdır ona göre. Bu babanın kuvvetli bir ihtimalle eşi ve çocukları tarafından idare edilmesi ya da sık sık çatışmaya girmesi söz konusu olacaktır.

İş ortamında ben takıntısı olan orta kademedeki bir yönetici, ideal bir yönetici olmazsa bile ideale çok yakın olduğunu düşünür. Fikirleri dağınıktır. Astlarını dinler gibi görünürken aslında kendi fikirlerine gerekçeler arar. Üstlerinin kendisini anlayamadığından sürekli olarak şikâyetçidir. Herhangi bir konuşmayı bile ilgisi bulunmadığı halde kendine doğru çeker, kendisi ile ilgili hale getirir. Bir süre sonra asıl konudan sapıldığı görülür ve yöneticinin hüner dolu çalışma geçmişi, projeler ve eserleri kim bilir kaçıncı defa yeniden dinlenir.

Ben takıntısının en acıklı sonuçlarını yaşayanlar arasında bu hastalığa bulaşmış bilim adamları (ya da kendisine göre diyenler) öncelik alırlar. Bu bilim adamları genellikle popülerdirler, medyanın karşısına çıkarlar, yazarlar, görüş bildirirler ama okumazlar, araştırma yapmazlar. Çünkü ihtiyaç duymazlar. Zaten mevcut araştırma ve eserlerden alıntı yapmaktan zamanları da kalmaz. Kendi görüşlerinin, bilimsel görüşten daha önemli ve öncelikli olduğunu düşünürler. Düşünmekten çok düşünülmüş olguları kendilerine mal etmeyi ve dinlemekten çok konuşmayı, abartmayı severler. Durup dururken kendilerini bir konunun uzmanı ilan ederler. Ancak buna inananlar da yine konunun uzmanı olmayanlardır.

Ben takıntısı olan bireyin arkadaş ilişkileri de bundan etkilenir. Çünkü kendisini grubun lideri olarak görür. Genellikle liderlik özelliklerine sahip olmadığından bunu beceremez ama o hep bir adım önde hisseder. Paylaşmanın hazzını çok az yaşar. Çoğunlukla arkadaşları tarafından idare edilmesi ya da hoş görülmesi, bu davranışı pekiştirir. Bilgi, beceri, zekâ düzeyi ve diğer bütün insani özellikler bakımından kendisini arkadaşlarından üstün görür. Arkadaşlarının kendisini kıskandığını ve hep kendisi ile uğraştıklarını düşünür. Sistemlere uymak yerine sistemin kendisine uymasını bekler.

Kısacası ben takıntısı olan birey, kendisini aşamamış ve orada takılıp kalmıştır. Yani ben çıkmazına girmiştir. Kendisini bütün olayların merkezinde görmeye başlamıştır.

Birçoğunun ben-merkezci düşünce yapısı küçük bir farklılıkla aynıdır. Yetişkin (yetişkin çocuk), bilerek ve isteyerek ben-merkezci düşünür ve davranır. Çocuk ise normalde yedi yaşına kadar bu süreci doğal olarak ve farkında olmadan yaşar ve sonra bunu aşar. Ben çıkmazının yokuşlarında yorulan birey, yerleşik değerleri olmadığını, ilkelerden yoksun olduğunu, yönünü esen rüzgâra göre belirlediğini öğrenme şansını çoğu zaman elde edemez.

Sonuç olarak ben çıkmazı ile ilgili bütün anlatımların tek bir kişide görülmesi ihtimali düşük olabilir. Ancak bu özelliklerden bir-ikisi bile kişinin çekilmez olmasına yol açabilmektedir. Bu anlayışla kendimizi gözden geçirmemiz ve objektif bir değerlendirme yapmamız gereklidir. Ben çıkmazının aşılabilecek bir sorun olduğu unutulmamalıdır. Kuşkusuz bir insanın kendisini değerli görmesi, sevmesi, kendisi ile barış içinde olması ruh sağlığı bakımından gereklidir. Ama bunun düzeyi önemlidir. Bireyin kendine verdiği değer, eksikliklerini görmesine engel olmamalıdır.

 

  İlgili Haberler

 

Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Beyaz eÅŸya ana ve yan sanayi de FIRSATLAR
Geçmişle Hesaplaşmak… Salçalı Ekmek

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Yüzyılın En Büyük Ekonomi Savaşı: Çin ve Amerika
Åžirketler Ritim Tutuyor
2011 Yılında Takım Tezgahı Sektörü
Enerji ve Sürdürülebilirlik
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi