SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   16 Eylül 2014,

Subat 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 70

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.fastenerfairturkey.com


http://www.plasteurasia.com


http://www.ankiros.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 































 

Dr.İlhami Fındıkçı
Davranış Bilimleri Uzmanı, ifindikci@degerdanismanlik.com.tr


İnsanları Ayıran Temel Farklılıklar


İnsanoğlu ile ilgili olarak bilinen bilgilerin tamamı bir araya getirilirse bile insanı tam olarak tanımamız ve anlamamız için yeterli değildir. Nitekim insan bir tarafı ile bütün canlıların en gelişmişi, zeka olarak en önde olanı, duygu olarak en ilerisi daha da önemlisi kavram üretebilen tek canlı. Bundan da önemlisi ruh tarafı ile varlığını sorgulayabilen, evrendeki canlı ve cansız olayları, eşyayı merak ve araştırma güdüsü ile ele alabilen bir canlı. Diğer yandan böylesine gelişmiş özelliklerine rağmen oldukça zayıf bir canlı insan. Nitekim görmesi, duyması, hissetmesi, çeşitli uyaranlara tepki vermesi gibi günlük algıları bakımından sınırlı bir canlıyız. Daha da önemlisi geçmişte olduğu gibi günümüzde de çevresine, tabiata, hatta insan ırkına onu yok edecek içgüdü ile yönelebilen insanlar da var. Günümüzde suçluların, boşananların, öldürmelerin giderek çoğaldığı düşünülürse günümüz insanının bu açıdan daha fazla sıkıntılarla karşı karşıya olduğu anlaşılacaktır.

İnsanlar neden farklıdır? Bu temel soru insanlık tarihi kadar eski olup hemen her dönemin, her bütünsel yaklaşımın ve özellikle de temel bilimlerin yegane uğraşı alanı olmuştur. Motodolojik bir yaklaşım olarak, insanlar arasındaki farkı; inanç, felsefe ve temel bilimleri açısından uzun olarak ele almak mümkündür.

Öncelikle artık evrensel olarak kabul ettiğimiz önemli bir gerçek olarak insanların farklılıkları tartışılmazdır. Öyle ki gerek şu ana kadar yaşamış ve ölmüş insanlar olsun gerekse halen yaşayanlar olsun her birinin bir diğerinden farklı olduğu gerek teorik olarak gerekse uygulamada görülmüş ve anlaşılmıştır. Bu fark bütün organizmaya yayılmakla birlikte her insanın tek bir parmağının ucundaki küçücük bir alanda bile kendisini gösteren muazzam bir başkalıktır. Böylece biz görünürde insanların sadece boy, kilo gibi fiziki özellikleri ile değil daha derindeki kişilik, zihinsel, duygusal, sosyal ve ruhsal özellikleri ile de farklı olduklarını biliyoruz. Bu temel farklılıkları insanların genel olarak tüm yaşamlarını etkileyebilmektedir. Öyle ki çevremizdeki kimi insanlar daha rahat, uyumlu, girişken, kolay ilişkiler kuran bir yaşam tarzı sürdürürken, kimi insanların başta kendileri olmak üzere, çevreleri ile ilişkilerinde çeşitli takıntılarının olduğunu görüyoruz. Bazı insanlar rahatlıkla eğitim kademelerini hızla geçip, meslek öğrenip, hayatta aktif bir katılım sağlarken, bir kısmı bunu yapamaz, yaşama tutunmakta zorlanır ve hayatın kıyısında adeta günlerini geçirmeye, zamanını yitirmeye çalışır. Diğer yandan eğitim ve gelişme fırsatı olmadığı halde sahip olduğu kısmi kişilik özellikleri nedeniyle toplum içinde sıyrılıp, kendisine bir yer bulan, insanları etkileyebilen kişiler de az değildir. Ayrıca, eğitim imkânı, aile ve çevre imkânı olduğu halde bunu çok iyi bir arka plan haline getirerek kendisini gerçekleştirme ve insanlara katma değer üretme anlamında önemli yol kat edenler olduğu gibi, tüm artılarına, fazlalıklarına, potansiyellerine rağmen kişi olarak gevşek, hareketsiz, adeta dünyadan uzak duran, kişilere katma değer üretmek bir yana kendisini bile ifade etmekten aciz insanlar da var. Sadece kendisine, kendi beklentilerine odaklanan, benini okşayan, okşaması için yoğun çaba gösteren insanlar kadar, kendisini unutan, hiç gören ve sadece başkalarına hizmeti en önemli amaç edinen insanlar da az değildir.

Daha da uzatabileceğimiz bütün bu farklar, insanların günlük yaşamlarının da farklılaşmasına, her türlü tercihlerinin, hayat tarzlarının ve doğal olarak kurdukları her türlü ilişkilerinin de farklılaşmasına yol açmaktadır. İnsanlar arasındaki temel farkların kökünde, bireylerin kendi anne babaları ve daha önceki atalarından genetik yolla aldıkları mirasın yanında hayatın ilk yıllarda özellikle aile içindeki etkileşim ve yetiştirilme sürecinin etkili olduğu bilinmektedir. Genel bir ilke olarak doğuştan getirilen ya da sonradan kazanılan farkların etki oranını tartışmak akademik olarak sonuçlanmış bir tartışma olmadığından üzerinde durmak istemiyoruz. Ancak burada göz ardı edemeyeceğimiz yegâne nokta şudur:

Doğuştan getirilen farklar önemli bir potansiyeldir ve kişiler arasındaki farkların olması için olmazsa olmaz ön koşuldur. Ancak doğuştan getirilen ve potansiyel olarak bulunan bu farklı özelliklerin, saklı bir potansiyel olmaktan çıkıp hayata, uygulamaya, etkinlik alanına girme düzeyi yetiştirilme sürecinin etkisindedir. Bir anda genetik olarak getirilen temel özelliklerin yoğunluğu, derinliği ve karışımı önemlidir. Ancak bu potansiyel bir değerdir. Bu potansiyelin uygulamaya geçebilmesi yahut geçememesi yetiştirilme süreci ile çok yakından ilişkilidir. Unutulmamalıdır ki doğuştan çok üst düzey yeteneklerle geldiği halde yetiştirilme sürecinde yeterince uyarılmayan bu yetenekler, ayırıcı özellikler eskilerin deyimiyle neşri nema bulamaz yani gelişim sergileyemezler. Diğer yandan doğuştan sınırlı özellik ve yeteneklerle dünyaya geldiği halde yetişme sürecinde zorluklar çeken, hayatta mücadeleyi bizzat yaşayan, tüm potansiyeli uyarılan ya da uyarılmak zorunda kalınan bireylerin başarı grafiklerinin üst noktalara çıktığını görüyoruz.

Bütün bunlardan hareketle bireyler arasındaki temel farkların doğuştan mı sonradan mı kazanıldığı paradoksundan çok bu her iki boyutun birbirini desteklemesi ve önemli olanın doğuştan getirilen potansiyelin değerlendirilmesi, uyarılması olduğu unutulmamalıdır. Diğer bir ifade ile hem potansiyel olarak bireysel farklılıkların, günlük işlere, alışkanlıklara, davranışlara, ilişkilere yansıtılması gerekli ve önemlidir.

Evet, bütün insanlar birbirinden farklıdırlar, benzer biçimde lider dediğimiz kişiler de herhangi bir insan olarak zaten farklıdırlar. Lider için belli birçok şey söyleniyor ama en temel yaklaşım olarak kişilerin herhangi bir insandan farklı oluşu öncelikle söylenebilir. Ancak liderlerin farkları herhangi bir insanın sahip olduğu bireysel farklardan daha da yukarıdadır. İşte temel kırılma noktamız budur. Yani tüm insanlar farklıdır. Liderler de farklıdır. Ama liderler sahip oldukları bireysel farklılıkları, yoğunlu, derinlik, renklilik ve içerik bakımından çok daha farklı bir kişilik karışımını oluşturuyor.

 

  İlgili Haberler

 

Türkiye de Kurumsallaşmayan Aile Şirketlerinin %80 i Batıyor
-İnsani Derinlik - Almanya da
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Dr. İlhami Fındıkçının Bir Gönül Yolculuğu: HİZMETKAR LİDERLİK kitabı çıktı

  İlgili Yazılar

 

iky nin amaçları ve işlevleri
İyi Bir Yönetici: İyi Bir Orkestra Şefi
Devirde Zorlanan Büyükler
Aşk ve Aşıklar
İnsan İlişkilerinde Benzerliklerin Yönetimi©
 

http://track.adform.net/C/?bn=3736695

http://automechanika.messefrankfurt.com/frankfurt/en/besucher/messebesuch/eintritt_fachbesucher1.html?wt_mc=automechanika.tr.subconturkey_com.allgemei
















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi