Değişen dünyamızda iş yapma biçimleri de hızla değişmektedir. Şirketlerde yeni iş leri, iş akışları, müşteri profilleri ve tedarikçiler yeni müşteri ilişkileri ile yönetim anlayışları değişmiştir.
İşletmeler arası ilişkilerin önemi anlaşılmıştır. Gerek tedarikçiler gerekse müşterilerle olan karşılıklı işbirliği yeniden yapılandırılmaya başlanmıştır. Değişen şirket stratejilerinde pazarlama, finans, insan kaynakları, markalaşma ve satış odaklı üretim yanında tedarik zinciri stratejisi de önemli bir rol oynar.
Günümüz koşullarında tedarik zincirinin şirket stratejilerinde ne kadar başarılı bir biçimde yönetilmesi gerektiğinin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Tedarikçiler ile geliştirilen güçlü işbirliği, ürün kalitesinin artırılması, satın alınan ürünlerin maliyetlerinin düşürülmesi, üretim esnekliğinin arttırılması ve müşteri memnuniyetinin artırılması gibi konular şirketlerin gelişmesine çok fazla katkı sağlamaktadır. Tedarik zinciri yönetimi; tedarikçiler, üreticiler, dağıtımcılar ve müşterilerden oluşan bir ağda bütün akışları yöneten ve bütün hareketi sağlayan ilişkilerin bütünüdür.
Şirketler tedarik zincirlerini yapılandırma sürecinde, verimliliği hedef alarak, müşteri odaklı ürüne, küresel yönetim anlayışı ile rekabet avantajı kazanma gibi konulara eğilim gösterirler. Tedarik zinciri stratejisinin belirginleştirilmesi ve planların uygulamaya geçirilmesi esnasında, kendi içlerinde koordinasyonun ve entegrasyonun sağlanması ile şirketlerin güçlü yönlerine odaklanılırsa, stratejilerin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi mümkün olur… Ve işte o zaman bu basit ama önemli operasyonlar, şirketin başarı adımları haline dönüşür.
Örneğin, müşteri aradığı bir ürünü en uzak noktada bile bulabilmesi Tedarik Zinciri Yönetimi ile yapılabilmektedir. Özellikle otomotiv, tekstil, gıda, nakliye ve üretim sektörlerinde uygulanmaktadır. Günümüz dünyasında ticaret yapma anlayışlarının geliştiğinin bir göstergesidir.
Rekabetin yaşandığı uluslararası pazarda, şirketlerin tedarikçilerinden en uygun koşullarda ürün+hizmet talep etmesi, örneğin ürünün zamanında müşteriye teslim edilmesi, şirketlerin başarı şansını artırmaktadır. İş stratejilerimizi oluştururken başarılı bir tedarik zinciri yönetimi ile maliyetler azalıp, belirsizlikler ortadan kaldırılacak ve şirketin rekabet gücü artacaktır.
Tedarik süreçleri işletmenin girdi olarak kullandığı etmenlerin uyumlu ve verimli bir biçimde bir araya gelmesidir. Üretime girecek ham madde ve diğer kaynakların en iyi kalitede ve en iyi fiyat ile tedarik edilmiş olması işletmelerin hem hatalı hem de kalitesiz üretim sonucu katlanılması gereken maliyetlerden kurtarmaktadır ki bu maliyetler işletmenin devamlılığında rol oynar.
Tedarik sürecinde işletmenin ham madde ihtiyacını tek bir yerden veya bir çok yerden karşılanabilmesi ve benzer koşullara göre farklılıklar göstermektedir. Sonuçta, tedarikçi ile fiyat, zaman ve kalite kıstaslarında uyumlu çalışmalar KOBİlerin üretim faaliyetlerini olumlu yönde etkilemektedir. Ancak, KOBİlerimiz eski iş yapma şekillerinde tedarik süreçlerinde sıkıntılar yaşamaktadır.
Genel olarak, KOBİlerde yeterli kalifiye eleman olmayışı, kalitesi düşük ve pahalı ham madde alımına yol açmaktadır.(Yeterli piyasa araştırma yapılmaması, alımların plansız ve programsız işlemesi) Şirket sahiplerinin her bölümdeki gibi satın alma ve tedarik etme konularında kendilerinin var olmasından dolayı iş akışları planlı gitmez. Bu yüzden, ürünlerin kalitesiz ve daha pahalıya mal olması gibi sorunlar ile karşılaşılmaktadır.
Durum böyle iken, zamanında yapılmayan alımlarda söz konusu kalite, zaman ve miktar dikkate alınmamaktadır. Ayrıca, KOBİler üretim için gerekli olan girdileri özel sektörden ve yurtdışından temin etmektedirler. Döviz kurlarının artışı nedeniyle, ithalatın pahalılaşması ve özel sektör firmaların bu artışlar yüzünden yapılan zamlar KOBİleri zor durumda bırakmaktadır.
Beyaz eşya, otomotiv ve makina imalat sektörünün ülkemizdeki durumunu göz önünde bulundurur isek, rekabet edebilir KOBİ tedarik zincirlerinin gerek ilgili ana sanayi firmaları gerekse ülkemiz sanayi kapsamında desteklenmesini stratejik önemli adım olarak görmemiz gerekiyor. Bu kapsamda, tedarik zincirinin hangi halkasında olunacağı çok iyi analiz edilmelidir. Bu halkalarda doğru ilerleme yönünde yerleştirilmiş teknolojik bilgi birikimi çok önemlidir. Küreselleşen pazarda özel teknolojik ve katma değerli imalatların Avrupa, ABD ve Asya ülkelerinde üretilirken ülkemizdeki yan sanayi işletmelerin halkanın dışında kalması ve piyasada tutunamaması ülkemizin ekonomik kalkınmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Metal yan sanayi sektöründe KOBİler Ar-Ge çalışmalarına ağırlık verip, ana sanayi ile iş birliği sağlayarak tedarik zincirinin bir halkası olmalıdırlar. Kendini bu yönde geliştiremeyen şirketler, sadece ucuz ve kalitesiz işçiliğe ve tabii ki başarısızlığa mahkum kalırlar.
Tedarik Zincirinin hedefi, ürün, hizmet, bilgi ve kaynak akışının tam zamanında tamamlanmasıdır. Müşterinin ihtiyaçlarına kısa sürede cevap verilmesi, daha hızlı, ucuz ve daha kaliteli karşılanabilmesi için, organizasyonu doğru ve planlı bir şekilde tasarlayıp, hayata geçirmek gereklidir. Müşteri memnuniyetini arttıracak iş i stratejileri geliştirmek çok önemlidir.
Tedarik Zinciri Yönetimi Lojistik olarak algılanmamalıdır. Zinciri komple düşünmek gerekir. Tedarik zinciri İş Yapma Şeklidir. Strateji - hedeflerden oluşur ve bütün organizasyonu kaplar. En önemlisi ise, kaliteli insan kaynağı ile yapılacak yatırım büyük değer yaratacaktır. Üst yönetimin desteği sağlandıktan sonra eğitimler ile başarılı bir değişim başlar. Önemli olan, işi doğru yapmak ve daha önemlisi, doğru işi doğru yapmak. İş süreçleri belirlenerek, süreç maliyetlerinin oluşturulması, maliyetlerin azaltılması ile ilgili çalışmalar, verimliliğin kalitesi adına başarılar kazandırır. Doğru bir bilgi sistemi kurularak çalışmalara başlanmalıdır. Her zaman analizler (what-if) yapılmalıdır. Herhangi bir sorun ile karşılaşıldığında ‘eğer şöyle olur ise vb. gibi hikayeler yaratılmalıdır. Alternatif sonuçlar geliştirildiğinde tedarikçi ile müşteri arasında yer alan şirketlerin sorunları daha aza indirgenecektir.
Türkiyeye bakıldığında, ülkemizdeki firmaların birçoğunun etkin bir Tedarik Zinciri Yönetimi gerçekleştiremediği ve özellikle verimlilik açısından önemli sorunlar yaşadığı bilinmektedir. Yakın bir gelecekte, tedarik zinciri entegrasyonunu başarıyla gerçekleştirebilen firmalar verimli hale dönüşecek, müşteri memnuniyetini sağlayabilecek ve pazarda kalıcı olacaktır.
Zincirin halkalarından biri olmamız dileğiyle.