SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Şubat 2012, Çarşamba

Subat 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 70

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     Arşiv
     İletişim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Ali Rıza Büyükuslu
arbuyukuslu@yahoo.com.tr


Türkiye Ekonomisi İçin Yeni Gelişim i: The Science-Based Technologies


Bugün itibariyle gelişmiş ekonomilerin en temel ortak özelliği Bilimin, teknolojiye, teknolojinin ürün veya markaya dönüştüğü ilişkinin iyi kurularak özellikle önceden belirlenen stratejik sektörlere kanalize edilmesidir.

Yazılarımızı takip edenler bilir, bilim adamı şapkamızla olup bitenleri sadece bilimsel şüpheci yaklaşımla ele almayız aynı zamanda konulara ilişkin çözüm önerileri ile uluslararası trend ve başarılı uygulamaları anlatmaya çalışırız. Bu bağlamda vicdanen ve bilimsel sorumluluk bazında özellikle işgücü piyasaları, istihdam, işsizlik, üretim güçleri, sermaye birikimi, büyüme, kalkınma, uluslar arası şirketler, üretim, yatırım, global standartlar, KOBİler, yönetim ve organizasyon ve mesleki eğitim konularında somut yapılması gerekenleri yol haritası formatında ilgililere ve ilgilenenlere aktarma vazifemizi yapmış durumdayız. Nitekim, önerilerimiz çoğu zaman devlet nezdinde, kamusal ve özel sektör anlamında itibar görmüş ve bizzat görevlendirilme, proje bazlı ya da çalışma komisyonlarına katkı yapma noktasında ülkemiz için yararlı olma boyutuyla devam etmektedir.

Bu yazımızda da Türk ekonomisinin geldiği bu aşamada yeni bir büyüme ve gelişim ine ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır. Aslında tarihimizin hiçbir döneminde Türk ekonomisinin, makro düzeyde uyum sağladığı uluslar arası konjonktürel iktisadi gelişmeler ve uygulamalar dışında, konuyla ilgili uzun dönem perspektifi ve planı olmamıştır. Başka bir ifade ile dünya devletçi olmuş bizde, dünya yönünü liberal ekonomiye çevirmiş bizde, esasında gayette doğal eğer Kuzey Kore değilseniz aklın yolu da dünyadaki gelişmelere ayak uydurmak ve uyum sağlamak olmalıdır. Kaldı ki az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkeleri, onların yönlendirdiği uluslararası ekonomik organizasyonları referans alması veya tavsiyelerine kulak vermeleri en azından batı tarzı serbest piyasa leri açısından son derece normaldir. Bu anlamda Avrupa Birliği de üyelerini doğrudan etkileyecek zorunlu ve ya rehber niteliğindeki ekonomi ve sosyal alana ait kararları ve kriterleri merkezden alabilmekte ve empoze edebilmektedir.

Eğer bir ülke ileri toplum ve gelişmiş ekonomiler dışında genel kabul görmemiş ekonomik tabanı olmayan siyasal rejim, marjinal akımlar, anti-demokratik uygulamalar, teoride kalmaya mahkum romantik ideolojiler, etnik kimlik arayışına dayalı övünçler, gerçek dışı yaşam vaatlerinin ve ödüllendirilmelerin peşinde koşarsa vasat ve sıradan bir yaşam kalitesini baştan kabullenir, sürünün başının yada binlerce yıl öncesinin insan topluluklarına yön vermiş sözcülerin, bir zamanların veya birilerinin öngördüğü değiştirilemez mutlak yaşam biçimini benimserse, akıllı ülkelerin ve bugün dünyayı yönetenlerin esas odaklandıkları geniş çerçeveyi,  zenginliğin, refahın, huzurun, insan gibi yaşamanın kaynağı olan bilim ve teknolojiyi ıskalar ve gündemine almaz.

Günümüzde ülkelerin uyguladıkları ekonomik programların aşağı yukarı birbirine benzediğini, aynı reçete ve düşünce sistematiği ile beslendiğini varsayarsak birini diğerinden farklılaştıracak ve ileri ekonomi, bilgi ve refah toplumuna taşıyacak sihirli mekanizmanın formülünü bilim ve teknolojinin yeniden buluşması ve yeni kalkınma inin bilime dayalı teknoloji üretimi ve bilime dayalı sermaye birikiminin sağlanması olarak tanımlayabiliriz.

Bugün itibariyle gelişmiş ekonomilerin en temel ortak özelliği Bilimin, teknolojiye, teknolojinin ürün veya markaya dönüştüğü ilişkinin iyi kurularak özellikle önceden belirlenen stratejik sektörlere kanalize edilmesidir. Son yıllarda bu anlamda enformasyon teknolojileri, telekomünikasyon, tıp-genetik, savunma, tarım ve nano teknoloji alanlarında üniversite ve iş dünyası her zamankinden daha fazla iç içe geçerek, birlikte bilim ve teknolojiye fokuslanmak suretiyle yeni buluş, inovasyon,   ileri ve digital teknoloji desteği ile geleceği şekillendirecek,  uluslar arası ticarete ve pazarlara hükmedecek yeni lokomatif  güç olacak iş sahaları ve üretim sektörlerine yönelmişlerdir.

Devlet kaynakları da çok disiplinli akademik araştırma ve çalışmalara önemli finansal destek sağlamak için kullanılmaktadır. Bu süreçte geleneksel üniversiteler yerine sanayi ile doğrudan organik bağ kuran, üretim ve hizmet sektörlerinin teknoloji alt yapısı ve ürün geliştirme, patent, lisans, Ar-Ge sorunlarına çözüm ortağı olan yenilikçi ve müteşebbis üniversiteler ön plana çıkmaktadır.

İçinde bulunduğumuz yeni çağda unutulmaması gereken tek gerçek bilim ve teknolojiyi kim elinde tutar ise patron ya da patronlar o ülkeler olacaktır. İstediğiniz kadar petrol, enerji, toprak yada insan kalabalığınız olsun elinizdeki yeraltı ve yerüstü zenginlikleriniz ancak bilim, teknoloji ve entellektüel sermayenizin kullanımı ile ekonomik bir değere dönüşebilir. Maalesef yıllardır ve bugünkü mevcut yapılanması ile üniversiteler ve iş dünyası bunu gerçekleştirecek donanım, kapasite ve beceride görünmemektedirler.

Konuyla ilgili üniversitelerin yeniden yapılandırılması ve özel sektöründe üniversitelere açılması ve elbette ki devletin kaynaklarından bilimin ve araştırmanın daha fazla pay alacağı, Türkiye ye üretken bilim adamı kazandıracak beyin göçünü teşvik edecek politikaların ve üniversitelerin uluslararası bilimsel rekabete ve işbirliklerine yönlendirecek çalışmaların bir an evvel yapılması gerekir. Aksi takdirde ilkel toplumların kazandığı savaşlar ancak Avatar filminde olur ve o prodüksiyonu da yine bilim ve teknoloji üreten beyinler yapabilir…

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor
şehirce Aylık Kent & Şehir Yaşamı Dergisi, dinamik bir iletişim ve tanıtım platformu olarak 15 Haziran da yayına başlıyor..
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (1): Ev Ödevimiz (Institution)
Kusursuz Küresel Fırtına
Türkiye 2023 Vizyonu İçin Ön Plana Çıkması Gereken Öncelikli İstihdam Alanları ve Yükselen Meslekler
2023 Vizyonu ve Sosyo-Ekonomik Hedefler
2013e Doğru Avrupa Birliği: Borç Batağı veya Daha Fazlası mı?
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi