SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   8 Åžubat 2012, ÇarÅŸamba

Subat 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 70

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.turkeyautosummit.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 





























 

Uğur Özgöker
Kadir Has Üniversitesi, uozgoker@khas.edu.tr


Türkiyenin Uluslararası İlişkilerde Yeniden Bölgesel Lider Olması


Osmanlı; Sanayi Devrimini kaçırarak üretimi yani ekonomik gelişmeyi, Westfalia Barışı ve Fransız Devrimi ilkelerini kaçırarak siyasi gelişmeyi ıskalamış ve 18. yya kadar bugün Dünyanın en stratejik bölgesi olan Balkanlar-Kafkasya ve Orta-Doğuya hükmederken birden Avrupanın hasta adamı olmuş ve 20. yyın başında da dağılmıştır.

Aynı durum uzun süre başta kalan ilk başlarda çok başarılı olan ancak daha sonra kendini çağın dinamiklerine uyduramayıp geri kalan Medici, Habsburg, Tudor, Bourbon ve Romanov gibi Hanedanlarının da başına gelmiştir. Ülkelerini ekonomik bakımdan hızlı kalkındıramayan, çağın koşullarına ayak uyduramayan ve askeri ve siyasi bakımdan başarısız bütün hanedanlar yönetimden uzaklaştırılmışlar ve yerlerini ya yeni bir hanedan ya da Cumhuriyet rejimi almıştır.

Osmanlı Orta-Doğu, Kafkaslar ve Balkanlarda 400 yıldan fazla lider rol oynadıktan sonra parçalanıp dağılmış, mirasçısı Türkiye ise son 100 senedir Bölgede belirleyici değil seyirci yani başka uluslararası aktörlerin yazıp sahneye koyduğu senaryoların izleyicisi konumuna düşürülmüştür. Bugün Dünya enerji kaynaklarının %65i Orta-Doğudadır. Keza Kafkasya gerek kendi petrol ve doğal gaz kaynakları gerekse bu enerji kaynaklarının yanı sıra pamuk-buğday-tütün ve diğer değerli madenler bakımından çok zengin rezervleri bulunan Orta-Asya ülkelerine geçiş yolu olması bakından çok stratejik bir bölgedir. Aynı şekilde Avrupa ile Asyayı ve Orta-Doğuyu bağlayan kavşakta Balkanlar Gümrük Kontrol noktası olarak vazife görmektedir.

Türkiye 1. ve 2. Dünya Savaşlarının arkasından 45 yıl süren Soğuk Savaş, daha sonra 20 yıl kadar süren küreselleşme yani liberal enternasyonalizm ve nihayet bölgede yeniden başlayan bölgesel sıcak savaşlar, terör, mikro milliyetçilik, din-mezhep ve medeniyet savaşları, enerji krizleri sonucu bölgede 100 yıl sonra yeniden lider konuma gelmektedir. Ülkemizin jeo-stratejik ve jeo-politik coğrafi konumu, muazzam askeri gücü, çok iyi eğitilmiş-disiplinli ve Mustafa Kemal ATATÜRK ün Başkomutan olmasından buyana 90 yıldır girdiği bütün savaşları büyük zaferlerle kazanmış ordusu, demokrasisinin köklü ve yerleşmiş olması, şanlı tarihi, dünyanın 16. büyük ekonomisi olması, ABye ortak üye olması, NATO-OECD-Avrupa Konseyi-DTÖ gibi uluslararası askeri-siyasi ve ekonomik örgütlerin kurucusu ve üyesi olması, ve 400 seneden fazla Osmanlı Sultanlarının Bölgedeki bütün halklar üzerindeki Padişah olmaktan kaynaklanan siyasi otoritesinin yanı sıra Halife ünvanı taşımasından kaynaklanan dini otoritesinin bölge halkları üzerinde bıraktığı etki yeniden Türkiyeyi bölgesel lider konuma getirmektedir.

Son zamanlarda bölge ülkeleri ile Türkiye arasında uygulanan vizenin birbiri ardına kaldırılmaları. Türkiyenin bölge ülkelerinin en büyük ticaret partnerlerinden birisi olması bu süreci hızlandırmaktadır. Ancak bu süreci tamamlayacak olan tarihi bağların yeniden kurulması olacaktır.

Aslında Mısırda hüküm süren ve özbeöz Türk olan güçlü Kavalalı Hanedanının Osmanlı Ordularını sürekli yenip Kütahyaya kadar gelmesi İngilteredeki Stuard Hanedanının Tudor Hanedanının yerini alması gibi Osmanlı Hanedanının yerine Kavalalı Hanedanının gelmesi Rusların zayıf Osmanlıya yardım etmeleri sonucu akim kalmıştır. Böyle bir deÄŸiÅŸiklik o zaman olsaydı Osmanlı İmparatorluÄŸu belki de dağılmayacaktı. Ruslar Avrupanın hasta adamı olarak gördükleri Osmanlının çökeceÄŸini biliyorlardı. Ve Osmanlının çökmesiyle Balkan topraklarını ve İstanbulu alarak sıcak denizlere inmek istiyorlardı. Güçlü bir Kavalalı Hanedanı Rusların bu kötü emellerine engel teÅŸkil ediyordu. Onun yerine her istediklerini kabul ettirecekleri zayıf bir Osmanlı Hanedanını destekleyerek Kavalalı Mehmet Ali PaÅŸanın İstanbula giriÅŸini önlediler. Osmanlı ve Kavalalı Orduları arasında Rusların hakemliÄŸinde Kütahyada yapılan barış anlaÅŸmasına göre Mısır ÅŸeklen Osmanlıya baÄŸlı ancak Kavalalı Mehmet Ali PaÅŸanın Kral yetkilerini üstleneceÄŸi bir idari yapıya dönüştürülüyor ve oÄŸlu İbrahim PaÅŸaya ise Kral yetkileriyle Åžam (Suriye) ValiliÄŸi veriliyordu. Bu Valilikler Hanedanlar gibi babadan oÄŸula geçecekti. Nitekim son Firavun olarak adlandırılan Mısırın son Kralı Kral Farukta bu ailedendi. Osmanlı Hanedanı Kasım 1922 de sürgüne gönderilmesinden sonra bölge üzerinde bütün siyasi otoritesini kaybetmiÅŸti. Zaten idaresi altındaki toprakları da fiilen kaybetmiÅŸti. Ancak dini otorite 1924de kadar Halife ünvanı ile bu ailede kaldı. En son TBMM de kabul edilen 3 Mart 1924 tarihli Hilafetin İlgası Kanunu ile Osmanlı Hanedanı bölge halkları üzerindeki siyasi otoritesinden sonra dini otoritesini de kaybetti ve ailenin geri kalanı da yurtdışına sürgüne yollandı. 
Hilafetin TBMM tarafından kaldırıldığı 1924 tarihinden beri bir milyar üçyüzbin kiÅŸilik Müslüman aleminin dini lideri yoktur. Üçyüz milyonluk Ortodoks aleminin (DoÄŸu Kilisesi) ruhani lideri İstanbul PatriÄŸi, birbuçuk milyarlık Katolik aleminin  (Batı Kilisesi) ruhani lideri ise Romanın içinde bulunan Vatikanda mukim Papadır. Ne İstanbulda bulunan Patrik ne de Romada bulunan Papa Türkiye ve İtalyanın Laik ve Demokratik Cumhuriyet karakterini zedelememektedir. Osmanlı PadiÅŸahı Yavuz Sultan Selim 1517 Ridaniye zaferi ile Mısırı alıp, Mısırda hüküm süren Abbasi Halifesinden Halifelik makamını devralmıştı. Bu defa 3 Mart 1924 tarihli kanunun yürürlükten kaldırılmasıyla yeni bir düzenlemeye gerek kalmaksızın hilafet makamı yeniden ihdas edilebilecektir. Bu makam da özbeöz Türk olan ancak uzun süre Mısır ve Suriye Krallıkları görevini de deruhte ettiÄŸi için Araplar üzerinde büyük etkisi olan Kavalalı ailesine tevdi edilebilir. Böylece hem hiçbir Cumhuriyet kanunu ve kurumu ihlal edilmemiÅŸ olur hem de Magrepten MaÅŸreke kadar hatta Endonezyaya kadar 40 kadar ülkenin ruhani merkezi yeniden İstanbul haline gelir. Bu makama İstanbulda Tarlabaşı veya Fener-Balatta uygulanan kentsel dönüşüm projeleri kapsamında bir mekan tahsis edilebilir ve tıpkı Vatikanın kendi bankası olduÄŸu gibi kapatılmış olan Osmanlı Bankası da yeni ihdas edilen bu makamın finansal kurumu olabilir. Böylece zengin körfez ülkeleri ile Suudi Arabistan ve İranın sekizyüzmilyar doları aÅŸan petro-dolarları için güvenli bir liman bulunacağı gibi ülkemizin büyük ihtiyaç duyduÄŸu yabancı sermaye ve yabancı finansman çok ucuz ve kolay bir ÅŸekilde tedarik edilmiÅŸ olur, Türkiye hızla ekonomik olarak kalkınır, zenginleÅŸir, kiÅŸi başına düşen GSMH 2 katından fazla artar. Siyasi bakımdan ise Türkiyenin bölge ülkeleri üstünde artan nüfuzu sayesinde KKTCnin Müslüman ülkelerce tanınması, Ermenistanın Karabağı iÅŸgalini sonlandırması ve Türkiyeden toprak ve tazminat talebinden vazgeçmek zorunda kalması saÄŸlanır. Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi de beyaz bayrak çekip Türkiyeye teslim olurlar. Türkiye yüzyıl sonra yeniden bölgesel lider olur. Ayrıca ekonomik ve siyasi bakımdan güçlü bir Türkiyeyi AB derhal tam üye olarak bünyesine almak ister ancak kanaatimizce bu kez Türk halkı Norveçte 2 kez görüldüğü gibi referandum sonucu ABye girmeyi kabul etmez.

 

  İlgili Haberler

 

Yeşilköy Rotary Kulübü TÖSHİD ve İSGİD Başkanı Murat ERSOYa MESLEK HİZMETİ Ödülü Verdi
HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Kadir Has Üniversitesi ve Avrupa Koleji işbirliğiyle: AB Uyum Semineri
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Doğu Akdenizdeki Hidrokarbon Yataklarının AB, Kıbrıs ve Türkiye Açısından Ekonomik ve Stratejik Önemi
KKTCde Ekonomik Yapıdaki Bozukluklar Artarak Sürerken Kıbrıs Rum Yönetimi AB Dönem Başkanlığını Devralmaya Hazırlanıyor
Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi -III-
Nato Libya Operasyonunun Stratejik Olarak Değerlendirilmesi ve Usama Bin Ladinin Öldürülmesi
Büyük Ortadoğu Projesinin Son Eksik Taşı da Tamamlanıyor
 

http://www.hannovermesse.de/en/promo?xvn4x

http://maktekfuari.com








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi