BEYSAD - Beyaz Eşya Yan Sanayiciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Bahadır Balkır ile Maslak Beybi Giz Plazada yaptığımız sohbette yeni dönemde yapmak istedikleri, projeleri ve beyaz eşya yan sanayinin durumu hakkında bilgiler aldık.
Bahadır Balkır Kimdir?
1964 İstanbul doğumlu. Anne ve babası Bursa kökenli. Saint Michel Fransız Lisesinden sonra, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. Bu arada lise ve üniversite yıllarında Almanyada çalıştı. Farklı yabancı lisanlar öğrenmek amacıyla yurtdışındaki yaz okullarına gitti. Üniversiteden mezun olduktan sonra aile şirketlerinin mümessili olduğu bir firmada hem staj olarak hem de iş öğrenmek amacıyla bir buçuk sene Güney Amerikada Şilide yaşadı. Burada hem iş tecrübesi edindi, hem de İspanyolca öğrenme imkanı buldu. Fransızca, İngilizce, Almanca, İspanyolca, biraz da Rusça biliyor ve Beşiktaş taraftarı.
Küçük yaşlardan beri kayak kayıyor. Bunun haricinde boks yapıyor. Futbol meraklısı, gençlik yıllarında futbol oynadı, bilardo oynar. Okumayı çok sever, özellikle yakın tarih 19. yüzyıl ve Osmanlı tarihi ile ilgilenir. Müzik olarak jazz dinler ve jazz müzik ile ilgili özel koleksiyonu var.
SUBCONTURKEY: Profesyonel iş yaşamına ne zaman ve nasıl başladınız?
Bahadır Balkır: Aile firmalarımızda çalışmaya başladım. 1989 yılından 1996 yılına kadar ahşap hammadde ithalatı ile ilgili çalıştım. Bu işle birlikte dünyanın hemen hemen her tarafını dolaşma imkanı buldum. Güney Amerika, Yeni Zelanda, Avustralya, Güney Afrika, ABD, Kanada, İskandinavya gibi yerlerde iş yaptığımız firmalar vardı, oralardan hammaddeyi alıp buraya getiriyorduk, burada da satışını gerçekleştiriyorduk. 6-7 sene kadar bu işle uğraştım. Bu bana değişik kültürlerde insanlarla tanışma imkanı sağladı. Senenin yarısını yurtdışında geçiriyordum. Daha sonra 90lı yılların ortalarında Rusya, Ukrayna gibi ülkelerin ticaretinin açılması dolayısıyla, bizim getirdiğimiz hammadde yakın bölgelerden gelmeye başladı. Bizim müşterimiz konumundaki firmalar, çok daha küçük partilerle oralardan mal getirme imkanı buldular ve zaman içerisinde bu ithalat işi azalmaya başladı. Bizim ana fabrikamız Tekirdağda kurulu olan Tekağaç firmasıdır. Otel ve ofis ahşap mobilyaları üzerine çalışan bu fabrikamızın yönetimini ağırlıklı olarak ağabeyim yürütüyor.
90lı yılların ortalarında Rusya yatırımımız oldu. Kereste fabrikamızdan özellikle Avrupaya ihracat yaptık. Yine 90lı yılların ikinci yarısı gibi beyaz eşya sektörü ile tanıştık. 90lı yılların sonunda Boluda Balormanı kurduk. Beyaz eşyaya şu anda yaptığımız üç tane ana ürün var. Bir tanesi üst tabla, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ve kurutma makinalarında kullanılan üst tablalar. Biri de ambalajda kullanılan ahşap destek malzemeleri, ambalaj malzemeleri ve ahşap palet de yapıyoruz. Şu anda beyaz eşya yan sanayi işi dışında yaptığımız ahşap palet ve buna bağlı olarak lojistik işi var. Televizyon sehpasına yönelik ahşap parçalar üretiyoruz. Bunlar Balorman firmamızda yaptığımız işler.
SUBCONTURKEY: BEYSADa ne zaman üye oldunuz? Başka üye olduğunuz dernekler var mı?
Bahadır Balkır: BEYSADa üye olmama vesile olan kişi Semavi Yorgancılardır. 2000 yılında üye oldum ve 2002 yılında da yönetim kuruluna girdim. Bir dönem Semavi Yorgancılar, üç dönem de Murat Önay Başkanlığında olmak üzere 4 dönem yönetim kurulu üyeliği yaptım. Bu dönemde de bayrağı teslim aldım.
BEYSADdan başka, geçen dönem Ağaç Mamülleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğinde yönetim kurulu üyesiydim. BEYSAD Başkanlık görevi sebebiyle oradan ayrıldım. İstanbul Rotary Kulübü ve TÜSİAD üyesiyim. Ayrıca koyu bir Beşiktaş taraftarıyım ve Beşiktaş Kulübü üyesiyim.
BEYSADın Strateji Belgesini Oluşturacağız
SUBCONTURKEY: BEYSADda neler yapmayı planlıyorsunuz?
Bahadır Balkır: Öncelikle ben şuna çok inanıyorum. BEYSADda yapılacak olanlar aslında kendi firmalarımızın başarıları için yaptığımız çalışmalarımızın aynısı olmalı. Bu anlayışı BEYSADa yansıtmamız ve bütün üyelere de bunu yaymaya çalışmamız gerekiyor. Netice itibari ile hepimiz kendi firmalarımızı yönetiyor ve başarılı olmaya çalışıyoruz. BEYSADda beyaz eşya sektöründe yapılacak en doğru işleri seçmeye çalışacağız. Bunu yapmak için de bir durum tespiti yapmamız gerekiyor diye yola çıktık. Bugünlerin daha moda sözü ile strateji belgesini oluşturalım istedik. Bugün neredeyiz, önümüzdeki senelerde nerede olmamız gerekir. Daha çok beyaz eşya yan sanayine konsantre olmak istiyoruz. Her ne kadar beyaz eşya ana sanayine hizmet ediyorsak da Türkiyede onunla sınırlı değiliz. Türkiye beyaz eşya ana sanayi dışında koca bir dünya var önümüzde. Bunu ben her yerde paylaşıyorum. Beyaz eşya yan sanayi olarak çok daha etkin olabiliriz. Bunun dışında da, beyaz eşya ana sanayi haricinde başka sektörlere de hizmet edebilecek alt yapıya sahibiz, bunları da araştırıp ortaya çıkarmamız gerekiyor. Yan sanayilerimizin ufkunu genişletmemiz gerektiğini düşünüyorum.
SUBCONTURKEY: BEYSAD üyelerine bu konuda neler önereceksiniz?
Bahadır Balkır: Öncelikle strateji belgesinin oluşturulması aşamasında ortaya şu çıktı. Ana sanayilerle diyaloğu son derece açık tutmaya çalışıyoruz. Bugünkünden daha da açık olmaya çalışıyoruz. Bunu ana sanayilere de açıkça söylüyoruz. Ben BEYSAD Başkanı olarak bütün ana sanayilerin hepsini ziyaret edeceğim ve şunu söyleyeceğim; bizim beyaz eşya yan sanayiciler olarak önümüzü görmemiz lazım, bu sektör nereye gidiyor, sizden mümkün olduğunca sağlıklı bilgi almamız lazım ki bunu yan sanayilere aktaralım, onlar da istikbali görsünler.
Strateji belgesini oluştururken dediğim gibi ana sanayi ile birebir ilişki içerisinde olacağız. BEYSAD dediğimizde tek bir sektörden bahsetmiyoruz. Bunun içinde cam, plastik, kauçuk, sac gibi çok farklı alt sektörler var. Konuştuğumuz birçok kişiden şunu da duyuyorum ki ben çok hak veriyorum; strateji belgesini oluştururken gelecekte hangi sektörler Türk beyaz eşya yan sanayi için rekabetçiliğini devam ettirecek, hangileri rekabetçilikten uzak olacak, hangilerine yatırım yapmalı, hangilerinden uzak durmalı, bunları tespit etmeli ve bunları yan sanayinize anlatmalısınız diyorlar, ben söylediğim gibi buna çok katılıyorum. Çünkü sadece beyaz eşya yan sanayi diye bakamayız. Bugün örneğin bir Çin faktörü var. Çin bir sürü yan sanayinin gündeminde olan bir unsur. Ama Çinden gelebilecek ürünler var, gelemeyecek ürünler var. Eğer o ürünler gelebilecekse bugün bazı firmaların, yarın ben ne yapacağımı bugünden düşünmesi lazım. Sorun kapıya dayandığı zaman o saatten sonra bir önlem alamazsınız.
Strateji belgesini oluştururken olaya bilimsel yaklaşmak istedik. Bununla ilgili TTGV ile ortak çalışma başlattık. TTGV ile yaptığımız çalışmada, onlar bize şunu dediler; sektörü inceleme imkanına sahip olursak, ortak bir çalışma yapabilirsek, özel fonlar var onlardan yararlanırız, biz burada bilimsel araştırmalarını yaparız ve bu belgeyi oluşturmada katkılar sağlarız dediler. Ayrıca TTGV vasıtasıyla TUBİTAK, KOSGEB gibi kuruluşlarda birçok fonlar var. Bugün üyelerimizin belki haberdar olmadığı, haberdar olsa da kullanmaya yeltenmediği birçok fon var, bunları üyelerimizin kullanımına sunmayı planlıyoruz. Üyelerimize hangi fonlar var, hangi aşamada bu fonlardan yararlanılabilir, patent almak için neler yapmak gerekir, bunun faydaları nedir gibi konularda bilgi vermeye çalışacağız. Dolayısıyla her şeyin başında teknoloji geliyor. Teknoloji olmadan hiçbir şey olmuyor, Ar-Ge artık herkesin gündemindeki bir söz fakat bizim yan sanayimiz Ar-Geye yönelik çalışmaları maalesef dediğim sebeplerden dolayı çok kısıtlı yapıyor veya yapamıyor. Mümkün olduğu kadar bu konuda katkıda bulunmayı planlıyoruz.
BEYSAD Organize Sanayi Bölgesinin temelini atmak istiyoruz
Yapacaklarımız derken toplamak gerekirse birincisi, strateji belgesini ortaya koymak, herkesin önümüzdeki senelerde ne yapacağına dair en azından bilgi olarak katkıda bulunmak. İkinci yapacağımız proje, bir organize sanayi bölgesi oluşturmayı düşünüyoruz. BEYSAD Organize Sanayi Bölgesini oluşturmak çok uzun soluklu bir proje. Bizim dönemimizde inşallah temelini atmak nasip olur ve gelecek dönemlerde geliştirilir ve hayata geçirilebilirse sektöre çok büyük bir hizmet yapılmış olur diye düşünüyorum. Bu organize sanayi bölgesinin içerisinde bir Ar-Ge merkezi yapılabilir, ortak bir laboratuar kurulabilir. Bugün birçok firma kendi testlerini yapacak makinelere sahip değiller. Yatırım yapmaları gerekiyor. Orada bir ortak büyük laboratuar oluşturulur, bu laboratuarın içerisinde belli sektörlerin kullanabileceği test cihazları bulunur ve organize sanayi bölgesi içerisindeki bütün üyeler de oradan faydalanma imkanına sahip olabilir. Bu proje fikri yönetim kurulundaki arkadaşlarımın hepsini heyecanlandırdı. Bunu bütün üyelerimize anlatmak istiyoruz, bu heyecana onların da ortak olacağını biliyoruz.
Kriz dönemlerinde dahi büyüyebilen bir sektörüz
BEYSADın çok büyük de bir avantajı var. Türkiyede beyaz eşya sektörü çok dinamik bir sektör. Son 10 senedeki gelişime baktığımızda birçok sektörden çok daha hızlı bir gelişim yakalamış durumdayız. 2000li yıllarda 4,5 milyon adet toplam üretim varken, bugün 16 milyon adet üretim var. Bu, çok ciddi bir atış. Dolayısıyla parçası olduğumuz sektör Türkiyenin en önemli sektörlerinden biri konumunda. Bunu daha da vurgu yaparak anlatmamız gerekiyor, yan sanayimize de anlatmamız gerekiyor. Çok dinamik bir sektörün içerisindeyiz ve bunun pozitif yanlarını yakalayabilmemiz ve firmalarımıza da bunu artı olarak yansıtmamız gerekir diye düşünüyorum. Böyle bir ciro artışı çok az sektörde oluyor. Biz, kriz dönemlerinde dahi büyüyebilen bir sektörüz.
Yan sanayilerimizi ziyaret etme planımız var. Firmaları tek tek ziyaret etmeyi düşünüyoruz ve onların da fikirlerini almak istiyoruz. Yönetim kurulundan birkaç arkadaşla birlikte 3-4 kişilik ekiplerle mümkün olduğu kadar çok yan sanayiyi ziyaret edip, onların görüşlerini de öğrenmek istiyoruz. Her şeyin başı maddi olarak güçlü bir dernek olmaktan geçiyor. Derneğin bütçesinin kuvvetli olması gerekiyor. Bunu da yapacak olan üyelerimiz. Yine yaptığımız bir çalışma var. Özellikle kriz dönemlerinden kalma bir takım aidat problemlerimiz vardı, şimdi herkes daha çok anlayış gösteriyor. Yeni üyeler ile bütçemize yeni katkı sağlamak düşüncesindeyiz.
SUBCONTURKEY: Sektörde faaliyet gösteren bir firma BEYSADa neden üye olsun, üye olmanın avantajları neler?
Bahadır Balkır: Sivil toplum örgütlerine çok inanan bir insanım. Sivil toplum örgütlerinin kuvvetli olduğu ülkeler yere daha sağlam basıyor, demokrasinin sağlam olduğu ülkeler oluyor. Bu yüzden sivil toplum örgütlerine hizmet edilmesi gerektiğini düşünüyorum. BEYSAD, üyelerini hem Türkiyedeki hem de dünyadaki sektörle ilgili gelişmelerden haberdar eden bir dernek. Dergimizden hariç yeni bir uygulamamıza daha başladık. Haftalık bültenlerle bütün üyelerimizi gelişmelerden haberdar ediyoruz.
Avrupadaki Gelişmeleri Yakından Takip Etmeliyiz
Oluşturacağımız strateji belgesi ile ileriye yönelik projeksiyonları yan sanayiyle yani üyelerimizle paylaşacağız. Üçüncüsü TTGV ile yapılacak ortak çalışmalarda, bir nevi danışmanlık yapmak düşüncesindeyiz. Organize sanayi bölgesinde yine sadece üyelerimiz buradan faydalanabilecek. Yine bu organize sanayi bölgesi içerisinde yer alacak olan laboratuvar Ar-Ge merkezlerinden üyelerimiz yararlanabilecek. Ana sanayi yan sanayi buluşmalarında yine BEYSAD üyeleri faydalanabilecek. Ayrıca yan sanayinin herhangi bir sorun yaşamasında çözümü bulacak olan yan sanayiyi temsilen yine BEYSADtır. Bunun örnekleri de var. Rezistans üreticisi üyelerimiz için ÖTV zorunluluğu konusunda dernek çalışmaları ile çözüm getirilmiştir. Üyelerimiz aramalı ve aksam parça niteliğinde olan ısıtıcı rezistanslar üretmekte iken, son üründen alınan ÖTV vergisine tabi tutulmak istenmiş ancak işin doğrusu derneğimiz tarafından ilgili mercilere iletilerek, üyelerimiz ağır bir vergi yükünden kurtarılmışlardır.
Bu seneki Genel Kurul birçok katılımcı tarafından çok pozitif karşılandı. Çünkü yan sanayiyle ana sanayinin bir araya geldiği bir ortam oldu. Biz bu tip platformları genişletmek düşüncesindeyiz. Farklı konular yakalayarak, hem ana sanayiyle yan sanayiyi bir araya getirmek şeklinde, hem deTTGV yetkilileri ve bir finans kuruluşu ile ortak bir gün düzenleyeceğiz.
İlk kısmında onların baş ekonomisti dünya ekonomisi ve bizim sektörlerimizle ilgili değişimleri anlatacak. Arkasından da TTGV yetkilileri ile ikinci bir oturuma geçilecek ve firmaların Ar-Geye yönelik yapacakları çalışmaların yolları, yöntemleri, bununla ilgili kullanılabilecek fonlarla ilgili bilgiler verilecek. Bu da bizim BEYSAD Strateji Belgesi oluşturmanın adımlarından bir tanesi olacak. Yine sektörü bu şekilde bir araya getirmiş olacağız. Ana sanayilerle toplantılar düşünüyoruz. Bir yan sanayi için bu toplantıların çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Bu sene için 2 tane fuara katılım konusunda çalışma yapıyoruz. Bunlardan bir tanesi 1-4 Aralıkta İrandaki fuar. Bu BEYSAD için bir yenilik olacak, ilk defa doğuya yönümüzü çevirmiş olacağız. Diğeri ise Ekimde Çinde düzenlenecek olan yan sanayi fuarı. Çindeki fuarda bulunmak, olayı yerinde görmek açısından önemli. Bugün ne kadar çok bilgi sahibi olursanız o kadar doğru karar verirsiniz. Ben buna çok inanıyorum. Belki bazı bilgiler ileriye yönelik işinizle ilgili negatif bilgiler olabilir ama o bilgileri bugünden almanız sizin önlem almanızı sağlar. Doğru bilgi her zaman çok faydalı diye düşünüyorum. Bizim de dolayısıyla şu anda dünyanın kalbinin attığı noktalara gitmemiz gerekiyor. İran, Türkiye için büyük bir pazar ve çok yakınımızda. Lojistik olarak da bize çok uygun bir yer ve Avrupa ile rekabet edebileceğimiz bir yer. Ayrıca Hindistanda bir fuar bulup oraya da gitmemiz gerekiyor diye düşünüyorum.
İki tane daha nokta var ki ilgimizi çekecektir bu dönemlerde. Biri Polonya, Batı Avrupanın çok büyük yatırımları Polonyaya kaydı. Polonyadaki gelişmeleri yakından takip etmemiz gerekiyor. Hem Türkiyeye rakip olması bakımından, hem de beyaz eşya yan sanayi için alternatif bir pazar olması açısından. Yine Rusyada da gelişen bir pazar var ve bu pazarda yan sanayimiz neler yapabilir bunları araştıracağız.
SUBCONTURKEY: Domotechnica Fuarı ilk kez Türkiyede düzenlendi. Tekrar Türkiyede yapılsa destek verir misiniz? Ana sanayi ikna edilerek çok daha güçlü bir fuar Türkiyede yapılamaz mı?
Bahadır Balkır: Ana sanayi bu konuda pozitif bir yaklaşım göstermedi ama bu sadece Türkiye için geçerli değil, Avrupada da yavaş yavaş fuardan çekildiler. Yan sanayi fuarına dönüştü Almanyadaki fuar. Bizim yan sanayi olarak görüşümüz, Türkiyede yapılan bir yan sanayi fuarına katılmaktansa, bizim ihraç pazarımız olan herhangi bir ülkede yapılan bir fuara yan sanayi olarak katılmak daha faydalı. Türkiyede zaten malımızı satıyoruz, yan sanayi olarak ihraç bölgelerimizde olan fuarlar bizim için daha faydalı olacaktır. Potansiyel pazarlarımızın olduğu ve mümkün olduğu kadar doğuda olmasını tercih ediyoruz.
SUBCONTURKEY: 2010 yılının ikinci yarısını beyaz eşya sektörü için nasıl görüyorsunuz? Değerlendirir misiniz?
Bahadır Balkır: 2009 ile 2010 yılını karşılaştırdığımız ve ilk 3 ayına baktığımızda çok ciddi bir artış var. Ama bu 2009 yılının ilk 3 ayının çok yavaş geçmesinden kaynaklanıyor. 2010da üretimde yüzde 33lük bir artış var. Son üç senedir üretim 16 milyon adetlerde gitti. Geçen sene 16 milyon adedin yakalanabilmesinin sebebi, ilk üç ay çok düşük gitmesine rağmen sonra ÖTVnin geçici olarak kaldırılması ve KDVnin indirilmesi ile Nisan ayından itibaren çok ciddi artış oldu. Bu da bir önceki senelerin rakamlarını tutturmayı sağladı. Bu sene ilk üç ayda 4 milyon adet yakalanmış durumda, bu da geçen seneden daha fazla olacağını gösteriyor. Çok büyük fark olacağını zannetmiyorum ama geçen senenin rakamlarını geçeceğine inanıyorum.
Avrupadaki gelişmeleri yakından takip etmeliyiz
SUBCONTURKEY: Avrupalı ana sanayicilerin veya büyük yan sanayilerin Türkiyeye yatırım yapmasını ister misiniz?
Bahadır Balkır: Beyaz eşya yan sanayicileri olarak Avrupadaki gelişmeleri çok yakından takip etmemiz lazım. Çünkü yan sanayilerde şu anda büyük bir hareket var. Batı Avrupada; Almanya, İtalya, Fransa, İspanya gibi ülkelerde birçok ana sanayiler, doğuya, başta Polonya, Slovakya, Macaristan gibi ülkelere kayıyor. Böylece Batıdaki yan sanayiler çok ciddi iş kaybına uğramış oluyor. Yan sanayicilerin bazıları ana sanayileri ile birlikte hareket edebiliyorlar ve eski doğu bloğu ülkelerine gidiyorlar, birçoğu bunu yaptı, bazıları ise kendi ülkelerinde kalıyor ve küçülüyorlar. Bu küçülen firmalardan bazıları Türkiyede ortak arayışı içerisine girdiler ve daha da girecekler. Bunu risk olarak görebiliriz, rekabet diye. Avantaj olarak görebiliriz, birlikte çalışarak daha büyük pazarlara açılabiliriz diye. Bu artık firmaların görüşü ile alakalı bir durum. Yani yurt dışındaki yan sanayilerle Türkiyedeki yan sanayilerin hem ortak çalışma imkanları doğabilir hem de rekabet ortamı doğabilir. Her yan sanayi kendi pozisyonunu kendi almalı diye düşünüyorum.
Ana sanayi tarafında da belki birleşmeler, belki yeni yatırımlar olacaktır. Türkiyede beyaz eşya ana sanayinin çok dinamik bir yapısı var, buna paralel kapasiteleri de artacaktır.
Rekabetçi olmamız gerekiyor
SUBCONTURKEY: Sektöre vermek istediğiniz diğer mesajlar nelerdir?
Bahadır Balkır: Beyaz eşya sektörünün genelinde önce beyaz eşya yan sanayi ne yapmalı buna bakmamız gerektiğini düşünüyoruz. Burada da ne yapacağımızı bilmemiz için strateji belgemizi ortaya koymamız lazım. Nerede olduğumuzu, sektörün nereye gideceğini görmemiz ve rekabetçi olmamız gerekiyor. Artık dünyada rekabetçi olmayan firmaların yaşama şansı kalmadı. Türkiye pazarına ve yurt dışı pazarına satış yapabilmemiz için rekabetçi olmamız şart. Tek firmaya, tek ürüne, tek pazara dayalı iş yapmamamız gerekiyor. Verimli çalışmamız ve teknolojiye yatırım yapmamız gerekiyor.