Türkiye, makroekonomik düzlemde güçlü bir altyapıya sahiptir. Eskinin krizlerle malul ülkesinin yerini, güven ve istikrara dayalı bir ekonomi devralmıştır. Makroekonomik altyapının ne kadar sağlam olduğunu, 2009 yılında yaşanan küresel krizde test etme imkanı bulduk. Eskiden dünyada işlerin iyi gittiği dönemlerde bile, kendi kendimize çıkardığımız krizlerle alt üst olan ekonomimiz, dünyada büyük çalkantılara neden olan bu küresel kriz karşısında oldukça başarılı bir performans sergilemiştir.
Özellikle mali istikrarı sağlamaya yönelik politikalarımız ve bankacılık reformu, küresel krize karşı başlı başına bir tedbir olmuştur. Ancak kriz döneminde, gerekli durumlarda akılcı tedbirleri uygulamayı da ihmal etmedik. Bu tedbirlerimiz, piyasaları genişletici ve iç talebi artırıcı bir etki göstermiştir. 2009 Nisan ayından itibaren sanayi üretiminde, kapasite kullanımında ve güven endekslerinde yaşan