SubconTurkey

HoÅŸgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   24 Mayıs 2012, PerÅŸembe

Temmuz 2010 Sayısı

Yıl : 7 | Sayı : 75

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Abone Formu
     ArÅŸiv
     İletiÅŸim

http://www.ankiros.com


http://maktekfuari.com




Dergimizin sayfalarına
taranmış ÅŸekilde ulaÅŸmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 



























 

Dr.İlhami Fındıkçı
Davranış Bilimleri Uzmanı, ifindikci@degerdanismanlik.com.tr


Aile Åžirketlerinden Dersler


20 yılı aşkın danışmanlık çalışmalarımızda aile şirketlerinin kurucuları, hissedarları, yeni kuşak temsilcileri ve diğer aile üyeleri (anneler, kızlar, de-likanlılar, gelinler, damatlar…) ile iç içeyiz. Tüm yönleriyle onları tanımaya ve kurumsallaşma yolculuklarında yardımcı olmaya çalışıyoruz. Birçok renkli, dü-şündürücü, çarpıcı ve ders alınabilecek başarı ve başarısızlık öyküleri ile kar-şılaşıyoruz. Belki onlara bir şeyler kazandırıyor, kurumsallaşma yolculuğunda aracı oluyoruz. Ama sanırım onlardan öğrendiklerimiz daha da fazla.

İşte bu yazımızda aile ile şirket bağının oluşumu ve bu bağın sağlıklı bir biçimde geliştirilmesine yönelik gerçek yaşantılardan ve örnek olaylardan hareketle edindiğimiz dersleri ve kimi görüşleri paylaşacağız.

• Siz olmazsanız ne olur?

Öncelikle aile ile şirket arasındaki dengeye bir bakın. Birinci dereceden lider, ortak, yeni yetişen kuşak yahut aile üyesi… Hangi rolde olursanız olun. Bir düşünün: Ailenizdeki ve kurumunuzdaki rolünüz nedir? Siz sürecin neresindesiniz? Siz olmazsanız ne olur? Ailede ve iş ortamınızda neler değişir? Zor sorular farkındayız ama çoğu aile şirketinin, iş dünyasının yoğun, hızlı ve inişli çıkışlı ortamında kendi bireysel rolleriyle yüz yüze gelmediklerini görüyoruz. Demek istiyoruz ki aile şirketinin tepesindekiler çoğu zaman konuşuyorlar, eleştiriyorlar, başkalarının yetersizliklerine takılıyorlar. Ama eleştiriye açık olamıyorlar.

Aile şirketinizin uzun ömürlü olmasını istiyorsanız eleştiriye kendinizden başlayın. Önce kendi yeter-sizliklerinizle, artı ve özellikle eksilerinizle yüzleşin. Bu anlamda çevrenizdekilere örnek olun. Unutmayın ki aile şirketlerinin başarısında birçok değişken rol alıyor. Bunların en önemlisi temel aile değerlerinin, sevgi ve saygının yitirilmemesidir.

• Liderin ihtiyaçları mı, şirketin ihtiyaçları mı?

Sözünü sakınmamakla tanınan bir iş adamı dostumuzla dağılan aile şirketlerine ilişkin hararetli sohbetimizin sonunda şöyle bir ders çıkarmıştık: Aslında dağılan şirket olmaz. Dağıtılan şirketler var. Kurum kendi kendine dağıl-maz. Onu kuran, idare edenler bir şeyleri eksik ya da fazla yaptıkları için dağılma gerçekleşiyor. Yıllardır işadamları ile iç içeyiz. Birbirine düşen aile şirketi ortaklarının görünüşteki nedenlerine değil, asıl arkada saklı kalan nedenleri-ne bakmalıyız. Aile şirketlerinin dağılmasına yol açan ve çoğu zaman gizli kalan gerçek, maalesef insanların çeşitli biçimlerde ortaya çıkan ahlaki zaafları olabiliyor.

İçgüdüleriyle hareket eden, cinselliği hayatının merkezine koyan, kendisini maddi değerler çemberine hapseden kimi liderler önlerini göremiyorlar. Kişisel çıkarları ve beklentileri kurumun çıkar ve beklentilerinin önüne geçiyor.

Şu halde kişisel çıkarlarımız, hazlarımız, heyecanlarımız ile kurumun beklenti ve ihtiyaçlarının dengesi-ne odaklanmalıyız. Acaba kurumun ihtiyacı ile bizim kişisel ihtiyacımız ne oranda örtüşüyor? Acaba lider kurumu, aileyi, hissedarları sadece kendi çıkarları doğrultusunda mı yönetiyor? Yoksa hizmet ettiği yegane odak kurum, yani herkesin ortak çıkarları mı? Unutmayalım ki lider, çevresindekilerin kendilerini, mal, mülk ve ailelerini kolaylıkla emanet ettikleri kişilikler olmalıdır. Liderin kişisel ihtiyaçları ve önceliği aile ve -kuru-mun ihtiyaç ve önceliklerini geçmemelidir.

• Hayatınızın merkezinde ne var?

Bazı aile şirketi liderlerinin sadece göz bebeklerinde değil vücutlarının her organında dolar işareti görmeniz mümkün. İşin latifesi bir yana ama hayatın merkezine para yı -maddi değerleri- koyanlarımız az değil. Ba-kıyorsunuz ki varsa yoksa para. Bütün dertleri, milyon dolarları yakalamak. Sonra üzerine, dahasını koymak. İşleri, ilişkileri, seyahatleri; hatta aile ilişkileri siyasetleri, kısacası para, tüm hayatlarını kuşatmış. Tabii ki ticari faaliyetin yegâne amacıdır para kazanmak. Ama bu amaç sizi paranın ötesindeki dünyaya kör, sağır ve dilsiz hale getirmemelidir. Böyle bir bakış önce sağlığı götürüyor. Belki daha da öncesinden en yakınımızdakileri yitirmemize neden oluyor.

Unutmayın ki para önemlidir. Ama her şey değildir. Kasalarınızdaki somut maddi değerlerle, gönül kasalarınızdaki sosyal değerleri karşılaştırın. Sadece bir para kaynağı olarak değil, sevgi kaynağı ola-rak da güçlü olmalısınız. İçgüdüsel hazlarınızı aşıp zihinsel hazlar dünyasının doruklarına yol almalısı-nız. Düşünce ikliminizi insani değerlerle doldurarak öğrenilmiş çaresizliği aşmalısınız.

Hz. Mevlananın şu sözünü belki de birkaç kez okumamız gerekir. Fikir ona derler ki bir yol açsın, yol ona derler ki bir gerçeğe ulaşsın. Sultan ona derler ki kendiliğinden sultan olsun, hazinelerle as-kerlerle değil. Evet, lider fikri üreten, insanların yolunu açan, insanları gerçeğe ulaştıran tüm bunları yaparken de maddi güç ve otoritesinden çok kendi liderlik becerisini kullanan çizgi dışı bir kişiliktir.

• Kaç kişinin elinden tuttunuz?

Ülkemizin tanınmış bir aile şirketi liderini ziyaret etmiştik. Biraz durgun hatta gözleri de nemliydi. Görüşme-nin sonundaki ısrarımız ile konu anlaşıldı. Yönetim katının çay işlerine bakan görevlinin kızı kan kanserinden vefat etmişti. Sonradan öğrendik ki kurum lideri, çalışanının hasta çocuğu ile 3 yıldır yakından ilgilenmiş. Tüm tedavi sürecini izlemiş, yurt dışına göndermiş, masraflarını karşılamıştı.

Başarılı aile şirketleri, başarılı liderlerin eseridir. Liderlik bireyin doğuştan getirdiği, kişiye has potansi-yelin, yetişme sürecindeki kazanımların da katkılarıyla performansa dönüşmesidir. Lider ortalama insanlardan farklıdır. Etkileme gücü, ikna kabiliyeti, karizması, çalışkanlığı, başarma isteği, ahlakı, adaleti, bilimselliği ile farkını sürekli kılar.

Ancak bir lideri vazgeçilmez kılan tüm bu potansiyellerini sadece şahsına yönelik değil, başkalarına yönelik performansa dönüştürme başarısıdır. Yani bir liderin gelişiminde zihinsel kapasite (IQ) ve duygusal kapasite (EQ) gerekli ancak bunlar yetmez. Bir liderde bu kapasiteleri, benini aşıp başkaları için kullanma basiretini sağlayan, etik odaklı zihinsel kapasite (MQ) de gelişmiş olmalıdır. Etik odaklı zihinsel kapasitesi gelişmiş lider, benlik çıkmazını aşmıştır. Katı otoriteyi yol edinmiş bir lider değil, bilgelik yolunu tercih etmiş bir lider-dir. Maddi değerler kadar hatta bunlardan daha çok sosyal değerleri, insani değerleri önemser.

Siz çevrenizdekilerin hastalıklarına, sıkıntılarına, dertlerine ne kadar duyarlısınız? Yanı başınızdaki-lerin maddi ya da duygusal çöküşlerini görebiliyor musunuz? Yoksa çatınızın altındaki insanlara salt size kazandırdıkları maddi değerler için mi yöneliyorsunuz? Kaç kişinin elinden tuttunuz? Kaç kişiye burs verdiniz? Kaçının başını okşadınız? Kaç kişinin iş, meslek ve insanlık adına mesafe almasına yardımcı oldunuz, örnek oldunuz? Kaç kişinin kendini iyi hissetmesini sağladınız? Dilimiz söylemeye varmıyor ama yoksa insanlar sizi gördüklerinde yollarını mı değiştiriyorlar.

• Aile üyelerinizi yaşatın ki aileniz ve şirketiniz yaşasın.

Yüksek başarı güdüsü sizi iki yere götürebilir. Beninize yahut ötekine. Beninize yani egonuza odaklanan başarma isteği sonuç olarak egonuzun şişmesine, enaniyete, yüksek bir kibir alışkanlığına götürür. Bu insani bir hastalıktır. Buradan kurtuluş zordur. Etrafınızdaki kalabalığa rağmen yalnız, gürültünün içinde sessiz kalırsınız. Başarı güdünüz beninize değil de ötekilere hizmete odaklanmışsa siz tipik bir hizmetkâr lidersiniz. En büyük savaşı kazandığınız için yolunuz açıktır. Bu yolculuk size insani derinlik te mesafe kazandırır.

Başarılı aileler ve aile şirketlerinin üyelerinin çok önemli bir özellikleri birbirlerine üstünlük, ayrıca-lık, geçiş üstünlüğü taslamamalarıdır. Birbirlerine bir katma değer üretmenin adeta yarışında olmaları, onları amaçta birliğe götürür. Mesela siz; annenizin, babanızın, eşinizin, çocuklarınızın, kardeşlerinizin hizmetinde misiniz? Yani ki onlar için ne yapıyorsunuz? Para pul ile sınırlı kalmayın. Onların insani derinliklerine, gönül hanelerine katkınız nedir? Onların kişiliklerinin inşasındaki harcınız nedir? Onları gönüllerinden yakalayabilirseniz, günlük işlerinde davranışlarında etkili olabilirsiniz.

Şeyh Edebalinin batı literatüründe de çok önemli yer tutan sözlerinden biri şudur: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Sizin devletiniz aile şirketiniz olduğuna göre bu sözde küçük bir değişiklik yapabiliriz: Aile üyelerinizi yaşatın ki aileniz ve şirketiniz yaşasın.

 

  İlgili Haberler

 

HOME APPLIANCES SUPPLIERS MAGAZINE-in Üçüncü sayısı hazırlanıyor
HOME APPLIANCES-SUPPLIERS MAGAZINE nin ikinci sayısı çıktı ve yurtdışına gönderildi.
Dr. İlhami Fındıkçının Bir Gönül Yolculuğu: HİZMETKAR LİDERLİK kitabı çıktı
Türkiyenin ilk katalog rehber sanal fuarı, www-sektorel-com aylık 30.000 ziyaretçisi ile 300 ana ve alt sektörde faaliyet gösteriyor

  İlgili Yazılar

 

Yöneticilerin Duyguları
Bir İnsan Bir İşletme
Düşünen Yöneticiler, Yapan Yöneticiler
İnsan Merkezli Bir Dünyaya Doğru
İnsan Kaynaklarından İnsani Değerlere
 

http://www.commercial-vehicles-turkey.com/?referer=Subcon

http://www.cnrsubconist.com/content/tr_index.asp








































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Åžti.

  BahçeÅŸehir 2.Kısım Mah.(BoÄŸazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEÅžEHİR-BAÅžAKÅžEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi