Merhaba,
Eskiden yaz başlarında sıcakların arttığı şu günlerde… diye yazılarımıza başlardık. Ama bu dönemlerde ne diyeceğimi bilmiyorum. Çünkü yaz İstanbula ne kadar geldi tartışılır. Hava bir açıp bir kapamasının yanı sıra bir yağmur bir de dolu görüyoruz. Sonuçta havalarında pek eski tadı kalmadı.
Yılbaşından beri geçen altı aylık süre içerisinde en popüler ve ilgi gören eğitimim, herhalde biraz da krizin etkisi ile, tahsilat becerisi eğitimiydi. Satmak değil tahsilat yapmak çok zor diye herkesin en önemli derdi haline gelen tahsilat maalesef krizin firmalara yaşattığı en önemli buhran herhalde.
Hizmeti veren ile hizmeti alanın işin başında biraz rahat davranması, sözlü talepler ve sözlü olurlar sonucunda istenen ile yapılan oldukça farklı sonuçlara varmaktadır. Bu farklılıklar da gününde ödenmeyen tahsilat olarak hizmet vereni zor durumda bırakmaktadır.
Tahsilatı hak etmek için hizmeti alan ile verenin sorumlulukları:
1. Hizmeti alan kişi ya da kurumun ihtiyaçlarını mutlaka sıralı bir liste ile hazırlaması,
2. Hizmeti verenin de bu ihtiyaç listesine bakarak hangi hizmetleri verebileceğini ve hangilerini veremeyeceğini belirlemesi,
3. İşin teslimi ile ilgili olarak tarih, zaman, yer ve saat kesin belirlenip, her iki tarafında mutabık kalması,
4. İşi veren ile işi yapanın iş tesliminde bir şekilde mutlaka bir araya gelmeleri önemlidir.
5. İş teslimi sırasında beğenilmeyen ve eksik olduğu düşünülen maddeler var ise, işi teslim alanın mutlaka bu eksikler konusunda uyarıp, bundan sonra ne yapılacağı konusunda karşılıklı mutabakat yapması gerekir.
6. Bizim pek bilmediğimiz fakat yabancıların çok iyi bildiği reklamasyon* konusunun iyi öğrenilmesi ve firmaların gerektiğinde bu gibi sorunlar yaşadığında, bu konuda karşı firmaya cezai yaptırımlar verilmesi önemlidir.
7. Cezai yaptırımlar yerine tercih edilen daha çok tüm ödemeyi yapmamak olmakta bu da firmayı daha zor bir duruma düşürmektedir.
Tüm mutabakatlar yapıldıktan sonra hizmeti verenin tahsilatı hak ettiğini düşünmesi gerekir. Aksi taktirde memnun olmayan bir müşteri mutlaka ödemelerinden bir kısmını iptal etme, geç ödeme, evrakı geç verme, konusunda kendini haklı sayarak, haksız bir davranışta bulunur.
Tahsilatı hak etmeniz için işinizi harfiyen yapıp teslim etmeniz gerekir. Lütfen şimdi, alamadığınız ya da tahsilatı çok geç olan alacaklarınız için yukarıdaki şartları yerine getirip getirmediğinize bir kez daha bakın. Belki de alacaklınızın da ödememesi için bir sebebi vardır.
Bana her konuda yazabilirsiniz. Tek yapmanız e-mail atmanız. Bu arada bana eğitimlerim ve çalışmalarla ilgili bilgi isteyenler için www.hakanomergider.com sitesine bir göz atmalarını da hatırlatırım.
*Reklamasyon, geçtiğimiz günlerde yayına giren bir telefon şebekesi firmasındaki oyuncunun söylediği gibi reklam yapmak ya da reklam malzemesi değil, yapılan işin eksik olmasının sonucunda işi veren firmanın işi yapan firmaya sözleşmede yazan miktarlar çerçevesinde para cezası kesmesidir.
SUBCONTURKEY ile tanışmamın üzerinden yaklaşık üç yıl geçti. Vedat Beyin yayına yazı yazma teklifini dün gibi hatırlıyorum. Kendisinin imalat sektöründeki bu yayına bir Satış Eğitimci ve Danışmanından yazı istemesi aslında çok önemli bir vizyondu. Çünkü satmadığın taktirde ne üretirsen üret hiç bir şey olamazsın... İlk sayının konusu sektörel yayınların gücü hakkındaydı, yayına gönül veren ve reklamları ile destekleyen herkesin bu gücü gördüğünü düşünüyorum. Sektörler var oldukça sektörel yayınlar da yaşamalı, kolay değil 75 sayı geçmiş kriz vardı, yoktu teğetti, ortasındandı, derken günler aylar geçmiş, satışın ve satışçının önemine inanan sanayici ve KOBİler ile bu yayınların daha nice 75 yılları görmesi için birlikte omuz omuza çalışmak gerekir.