SubconTurkey

Hoşgeldiniz
subconturkey.com

Favorilerime Ekle

yan sanayi

Bugün :   11 Ağustos 2020,

Aralik 2011 Sayısı

Yıl : 9 | Sayı : 92

     Anasayfa
     Hakkımızda
     Künye
     Arşiv
     İletişim

http://www.subconturkey.com.tr




Dergimizin sayfalarına
taranmış şekilde ulaşmak için tıklayın  


 

Haberdar olmak için
üye olunuz

İsim
E-Posta

Sektör Seçiniz


 

 

























 

Ali Rıza Büyükuslu
arbuyukuslu@yahoo.com.tr


2011-2012 Global Rekabet Edilebilirlik Raporunun Söyledikleri (2):


Türkiye-de Temel Sorunların Başladığı Yer: INFRASTRUCTURE (ALTYAPI) ve Bazı Öneriler

Geniş, yoğun ve etkili bir altyapı üzerine inşa edilen ekonomik gelişim  modeli fonksiyonel çalışan bir ekonomi anlamına gelmektedir.  Bu nedenle Dünya Ekonomi Forumu (WORLD ECONOMIC FORUM) 2011-2012 yıllarına ilişkin  yayınladığı global rekabet edebilirlik raporunda ölçüm parametreleri arasına ikinci sırada altyapı parametresini koymuştur. Başka bir ifade ile, bir ülkenin global rekabet edebilirlik açısından dünyadaki sıralamadaki yerini belirleyen kurumlar (institution) faktöründen sonraki en önemli ikinci unsur bir ülkenin büyümesi, ekonomik-sosyal gelişim düzeyi ve nihayet rekabet gücünü gösteren altyapı kalitesidir.

İktisadi anlamda ekonomik aktivitelerin lokasyonu ve seçilen bu lokasyonun  ekonomik ve bölgesel gelişiminin sağlanması için iyi tasarlanmış altyapı yatırımlarına ihtiyaç vardır. İyi gelişmiş altyapı hizmetleri bölgeler arasındaki mesafeleri kısaltmakta, ulusal pazarın kolayca entegre olmasını sağlamakta ve diğer ülkelerdeki pazarlara veya ucuz hammaddeye erişmeyi de kolaylaştırmaktadır. Böylece, iyi bir altyapı gelişmiş lojistik sektörü ve iyi bir ulaşım (transportation)  anlamına da gelmektedir.

Kaliteli altyapı hizmetlerinin özellikle ekonomik olarak daha az gelişmiş bölgelere yaygınlaştırılması adil ekonomik büyüme sağlanması, ekonomik nedenle göçün engellenmesi, bölgesel farklılıkların en aza indirgenmesi, gelir adaletsizliklerinin giderilmesi ve yoksulluğun önüne geçilmesi açısından da önemli rol oynamaktadır.  Bu bağlamda, çok iyi organize olmuş ulaşım sisteminiz ve ileri teknoloji altyapısı ile donatılmış iletişim ağlarınız  vasıtasıyla rekabet edebilirlik  durumunuzu daha üst sıralara taşımanız mümkün olabilmektedir. Etkili  ulaşım yani güvenli karayolları, demiryolları, limanlar  ve hava taşımacılığı üretilen (manufacturing) mal ve hizmetlerin en güvenli biçimiyle  ve hızlı bir şekilde küresel pazarlara erişmesinde ve lojistik boyutuyla son derece önemli rol oynamaktadır.

Unutmayalım ki ekonomimiz aynı zamanda enerjiye de bağımlıdır. Dolayısıyla, alternatif enerji kaynaklarının yaratılması ihtiyacı bir yandan mevcut enerji kaynaklarının yeni üretim alanlarına taşınması diğer taraftan devletin acil ve öncelikli görevleri arasında yer almaktadır. Bu bağlamda, altyapı hizmetlerine  yönelik daha fazla kaynak, zaman ve emek harcayan ülkelerin rekabet avantajı yakalamada daha hızlı ilerlediği  gözlemlenmektedir. Bu nedenle,  altyapı yatırımları ve finansmanı hemen hemen tüm dünya ekonomilerinin başlıca gündem maddesidir.

Diğer taraftan, iletişim çağında hızlı ve ucuz yada en az maliyetli bilgi akışının sağlanması yine etkin bir ekonomik yapılanma, büyüme ve rekabet üstünlüğü yakalamak açısından  ihmal edilemeyecek unsurlar arasında yerini almaktadır.

Yukarıdaki teorik çerçeve ve 2011-2012 Global Rekabet Edebilirlik Raporunda altyapı (infrustructure) kriteri göz önünde tutularak yapılan sıralamada Türkiye-nin yeri dünyada 51-nci sıradır.  Kurumsallaşma ve kurumlarımızın durumuna göre yapılan sıralamada 80 olan yerimizin, altyapımız açısından yukarılarda olması nispeten sevindirici olmakla beraber bizim üzerimizde  Makedonya,  Litvanya,  Çin, İsrail, İrlanda, Macaristan ve Güney Kıbrıs gibi ülkelerin yer alması düşündürücüdür. Esasında, son yıllarda başta Ulaştırma Bakanlığımız olmak üzere hükümetin altyapı yatırımlarını artırdığı ve özellikle bölgesel kalkınma politikalarının merkezinde  yer aldığını gözlemlemekteyiz. Ancak bu yatırımların istenilen düzeyde olup, olmadığı hale hazırda tartışılmaktadır. Bu çerçevede, bizim akademik perspektif den yapacağımız öneriler aşağıdaki gibidir:

1) Türkiye-de kentsel teknik altyapının güçlendirilmesi, sürdürülebilir kentleşme ve kurumsal yapılanmanın sağlanması gerekir.

2) Kitlesel ulaşım ve iletişim imkanlarının artırılması ve özellikle yoksullara ve tüm alt gelir gruplarına yaygınlaştırılması gerekir.

3) Çarpık kentleşmenin önlemesi, gerçekçi şehir planlamalarının yapılması, kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesi ve arsa politikalarının politik rant, ekonomik vurgun ve siyasal yozlaşmanın bir unsuru olmaktan çıkarılması gerekmektedir.

4) Kentsel miras, mekan kalitesi, estetik ve kentsel tasarım konularına yoğunlaşılmalıdır.

5) İklim değişikliği (küresel ısınma), doğal kaynaklar, ekolojik denge, çevre dostu alternatif enerji kaynakları ve enerji verimliliği alanlarında daha fazla bilimsel çalışma, inovasyon ve teknolojik gelişim teşvik edilmelidir.

6) Kentsel yoksulluk, ahlaki çöküntü ile mücadele edilmeli ve göçün kontrolüne paralel sosyal politika araçlarının vakit kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, kadına yönelik şiddet, kadınların, çocukların ve özellikle gençlerin eğitimine ve çocuk işgücü sömürüsüne ayrıca bir parantez açmak gerekir. Unutmayalım ki UNESCO 2010 Türkiye eğitim raporuna göre Türkiye-de hale hazırda 17-24 yaş grubu içinde 5 milyon gencimizin ne bir mesleği var ne de herhangi bir eğitim sürecinden geçmekteler.

7) Bölgesel eşitsizliğin giderilmesi, yerel kalkınma ve rekabet edebilir kentler yaratmak için devlet destekli kalkınma modeli ve uluslar arası projeler bazlı çalışmalar hızla  başlatılmalıdır.

8) Kentlilik bilinci (yani kent kültürü) ve kent eğitimine temel eğitim politikaları içinde yer verilmesi önem arz etmektedir.

9) Katılımcı demokrasinin önünün açılması, yerel yönetimlerin maddi olanaklar ve yönetimsel yetki kullanımı boyutuyla güçlendirilmesi ve yenilikçi yönetim ve organizasyon modellerinin kamusal alanların yönetiminde de kullanılması gerekmektedir.

Günümüz dünyasında Küresel demokrasiyi inşa etmenin önemli saç ayaklarından biriside altyapı hizmetlerinin özellikle dezavantajlı gruplara ve yoksul bölgelere taşınmasından geçmektedir. Aksi takdirde bugün itibariyle ABD-de Wall Street-ti dolduran milyonlar ile İspanya-nın Puerta del Sol Meydanında isyan bayrağını çeken kitleler sadece küresel sermayenin sınır tanımaz biçimde yayılmasını, işgalci tutumunu ve post-modern kapitalist  fetihçiliği protesto etmemekte aynı zamanda elektronik devrimin kendilerine sunduğu imkanlar vasıtasıyla sosyal medya üzerinden kolayca örgütlenmek suretiyle daha adil , daha eşitlikçi ve daha özgür altyapı, iletişim ve toplumsal erişim mekanizmalarını talep etmektedirler. Daha da önemlisi aldıkları kamusal hizmetlerin bireyin özgürleşmesine olan katkısından tutunda kalitesine kadar sorgulamaktadırlar. Hiç kuşkusuz ki, insanların hizmetine harcanması gerekirken kamusal kaynakların ve finansal olanakların belirli sermaye çevrelerine, batan bankalara, şirket kurtarmalara, verimsiz yatırımlara ve nihayet eşe, dosta ve haksız servet dağılımına akıtılması ve buna benzer nedenlerle kısıtlı bütçelerle yönetilen altyapının niteliği yada niteliksizliği  sosyal devrimleri de tetikleyebilecek boyuttadır.

Dolayısıyla,  küresel sermayeyi çekme, küresel demokrasiye ulaşma ve global rekabet indeksinde üst sıralarda yer almak için altyapı, insani  ve yapısal sorunlarımızla ilgili ülke olarak alacağımız daha çok mesafeler vardır.

Prof. Dr. Ali Rıza Büyükuslu

 

  İlgili Haberler

 

İlgili haber bulunamadı!

  İlgili Yazılar

 

İlgili yazı bulunamadı!
 

http://www.subconturkey.com.tr




















































SEKTÖREL
Tanıtım Grubu
Rek. ve Tic. Ltd. Şti.

  Bahçeşehir 2.Kısım Mah.(Boğazköy)
  4.Cadde,Mavi Kardelen Sitesi, A-Blok No:1/2 Daire:2
  BAHÇEŞEHİR-BAŞAKŞEHİR-İSTANBUL
  Tel:0212 607 28 22- 5 Hat
 
E-posta : subcon@sektorel.com

SUBCONTURKEY Yan Sanayi Ürünleri Gazetesi
www.sektorel.com | www.subconturkey.com | subcon@subconturkey.com
yan sanayi